Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı


Google Reklamları





Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı ile ilgili benzer olabilecek konular...

Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

ankaranin baskent olmasiyla ilgili yazi - ankara nın başkent oluşu ilgilı yazı - ankaranin başkent oluŞu forum - başkent üniversitesi hakkında yazıları - ANKARANIN BAŞKENT OLUŞU İLE İLGİLİ YAZI - ankaranın başkenti ile ilgili yazı - 13 ekim 1923 ankara

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


26 Eylül 2013, 01:50:20
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11512
Su testisi taşıyan adamı takip edin!












Sponsorlu Bağlantılar

sponsorlu bağlantılar

ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU HAKKINDA
GÜZEL BİR BİLGİLENDİRİCİ YAZI

ankara başkent

Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğü zamanlarda başkent İstanbul'du. Dolayısıyla ülkeyi ilgilendiren bütün meselelerin görüşüldüğü yerde burasıydı.

Mustafa Kemal Atatürk 1919 yılında Ankara'ya gelmesiyle meclis ile ilgili çalışmalarını bitirmişti. Buna göre İstanbul'da toplanacak olan Son Osmanlı Mebusan Meclisinde bazı kararları iletmesi için milletvekilleri gönderdi. Bu kararlar; Mustafa Kemal'in meclis başkanlığına seçilmesi, Sivas kongresi kararlarının onaylanması, Meclis-i Mebusandaki çalışmaları yürütecek bir Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti oluşturulmasıydı. Ancak 12 Ocak 1920'de toplanan Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Atatürk başkanlığa seçilmedi Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yerine de Felah-ı Vatan adlı bir grup ortaya çıktı. Çünkü gönderilen milletvekilleri görevlerini yapmaktan çekindiler. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen Atatürk'ün önderlik etmiş olduğu yeni bir devlet kurma yolunda O'na bağlı olan inanan genç milletvekilleri sayesinde Sivas ve Erzurum'da alınan kararlar onaylandı. Misak-ı Milli de kabul edildi.

Bağımsız bir Türkiye için çok önemli adımlar atılmıştı. Ancak bu gelişmeler İtilaf Devletleri için gayet moral bozucu ve tehdit ediciydi. 16 Mart 1920'de Sevr Antlaşmasını zorla imzalatmak için İstanbul'u işgal ettiler. Atatürk böyle bir işgalin olabileceği kanaatindeydi ve işgal olduğunda ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. İşgali öğrenen Mustafa Kemal İstanbul ile tüm ilişkilerin kesilmesini istemiştir. Artık egemenliğe dayalı bir devletin kurulması için çalışmalar hızlandı ve nihayet 23 Nisan 1920'de TBMM Ankara'da açıldı başkanlığına da Mustafa Kemal Atatürk seçildi.

Ülkeyi kurtarma çalışmaları buradan devam etti, düzenli ordu kuruldu ve ardından 30 Ağustos 1922'de Kurtuluş Savaşı kazanıldı. Lozan Barış Antlaşmasının TBMM'de onaylanmasından sonra da İstanbul işgal devletleri tarafından boşaltılmaya başlandı. Daha sonra gündeme hükümet merkezinin neresi olacağı konusu üzerinde düşünülmeye başlandı.

Ankara o tarihlerde ulaşım yönünden çok iyi olanaklara sahipti. Üretim yönünden zengin kaynaklara sahipti, önemli şehir merkezlerine demiryolları ile gayet kolay ulaşım vardı. İsmet İnönü Ankara'nın başkent olmasını istiyordu birkaç milletvekiliyle beraber konuyu TBMM'ne taşıdı. Bu öneri 13 Ekim 1923 yılında kabul edilerek Ankara Türkiye'nin başkenti oldu. Atatürk daha sonra bir konuşmasında Ankara'nın başkent olmasıyla ilgili şunları söylemiştir:

* "Türkiye Devleti'nin başkenti Ankara şehridir."

Efendiler, Lozan Antlaşması`nın eklerinden olan düşman işgali altındaki topraklarımızı boşaltma protokolü uygulandıktan sonra, yabancı işgalinden tamamen kurtulan Türkiye'nin toprak bütünlüğü fiilî olarak sağlanmıştı. Artık yeni Türkiye Devleti'nin başkentini bir kanunla tespit etmek gerekiyordu. Bütün düşünceler, Yeni Türkiye`nin başkenti Anadolu'da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu.

Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyordu. Devletin başkentini bir an önce tespit ederek, içten ve dıştan gelen kararsızlıklara bir son vermek şarttı. Gerçekten de, bilindiği üzere, başkentin İstanbul olarak kalacağı veya Ankara olacağı konusunda öteden beri içeride ve dışarıda kararsızlıklar görülüyor, basında demeçlere ve tartışmalara rastlanıyordu.

Bu arada İstanbul'un yeni milletvekillerinden bazıları, Refet Paşa başta olmak üzere, İstanbul'un hükümet merkezi olarak kalması gereğini bazı örneklere dayanarak ispat etmeye çalışıyorlardı. Ankara'nın gerek iklim, gerek ulaştırma araçları ve gelişme kabiliyet ve istidadı ve gerekse mevcut tesisler ve kuruluşlar bakımından hiç de uygun ve elverişli olmadığını söylüyorlar; İstanbul`un "payitaht" olması lâzımdır ve mutlaka olacaktır, diyorlardı. Bu ifadeye dikkat edilirse, bizim "başkent" deyimiyle kastettiğimiz anlam ile, bu ifadelerdeki "payitaht"deyimini kullananların görüşleri arasında bir fark bulmamak mümkün değildir. Bundan dolayı, bu konuda zaten kesinleşmiş bulunan kararımızı resmen ve kanunî yoldan ilân ettirerek,"payitaht" sözünün de yeni Türkiye Devleti`nde kullanılmasına gerek kalmadığını göstermek lâzım, geldi.

Dışişleri bakanı İsmet Paşa, 9 Ekim 1923 tarihli tek maddelik bir kanun tasarısını Meclis`e teklif etti. Altında daha on dört kadar zatın imzası bulunan bu kanun teklifi, 13 Ekim 1923 tarihinde uzun görüşme ve tartışmalardan sonra çok büyük bir çoğunlukla kabul edildi.

Kabul edilen kanun maddesi şudur:
"Türkiye Devleti'nin başkenti Ankara şehridir.”



Allah'a Güven.


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı ile ilgili olarak; Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Türkiye'den ve Dünya'dan en son haberler, son dakika güncel haber, en son gelişmeler, yerel haberler, açıklamalar ve analizler... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Ankara'nın Başkent Oluşu hakkında yazı siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2017 AjansMail
Her hakkı saklıdır.