Bu bir reklamdır.




Anneler Günü ile İlgili Hikayeler


Google Reklamları


Anneler Günü ile İlgili Hikayeler ile ilgili benzer olabilecek konular...

Anneler Günü ile İlgili Hikayeler hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

anneler günü kısa hikayeler - anneler günü hikaye yazıları - anneyle ilgili kısa hikayeler - anneler günü hikayesi - anneler gunu ile ilgili hikaye - anneler günü ile ilgili hikaye - anneler günü melek hikayesi

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


04 Ekim 2013, 11:36:11
Forum
Admin
Mesajlar: 75338
Türkiye'nin En Faydalı Forumu...















Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar



   

Anneler Günü ile İlgili Hikayeler

 

Anneler Günü ile İlgili Hikayeler ,Anneler günü hakkında hikaye,Anneler Günüyle İlgili Hikayeler
 

 Anneler Günü Hikayesi
 
Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber Amerika'da Philadelphia'da yaşayıp çalışmaya başladı 3 yıl sonra 9 Mayıs 1905 yılında annesini kaybetti Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra, Ona hayattayken gerekli ilgiyi gösteremediğine inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu
 
İki yıl sonra Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı
 
İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908′de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi
 
Sıra anneler gününü “milli bir gün” olarak kabul ettirmeye gelmişti Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile
 
Sonunda 8 Mayıs 1914′de Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı ‘Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının
tavana vurduğu bir gün oldu
 
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu
 
Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı Davaların hepsini kaybetti Dünyadan elini eteğini çekti
Bütün gelirlerini hatta ailesinden kalan evini bile kaybetti
 
Kalan hayatını adadığı, gözleri görmeyen kız kardeşi Elsinore'da 1944′de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948′de 84 yaşında öldü
 
Türkiye'de de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından bu yana Mayıs ayının ikinci Pazar günü ‘Anneler Günü' olarak kutlanmaktadır
 
 
 
Annenin Fedakarlığı

 
Çocuk, babasından aldığı harçlığı vaktinden önce bitirmiş ve günlerdir istediği top için yeterli parayı biriktirememişti Birkaç hafta sonra yaz tatiline girecek olması, onu bu konuda endişelendirip yeni kaynaklar aramaya sevkediyordu Evlerine gelen son aylık dergide “Her hizmetin bir ücret karşılığında olduğu”nu okuyunca, sevinçle havaya sıçradı Buna göre, ailesine yaptığı yardımların da bir karşılığı olmalıydı
Çocuk bu fikirle harekete geçip gördüğü işlerin listesini çıkardı ve bunların yanına da ücretlerini yazdı Fırından ekmek almak için 200, çöp dökmek için 100, annesiyle pazara gitmek için 500 lira hiç de fazla sayılmazdı
 
Aylık toplamı 25 bin lira tutan listeyi imzalayıp annesinin çantasına koyduğunda, bu akıllıca keşfinden dolayı gözleri parlıyordu
 
Çocuk, ertesi gün yatağının başucunda 25 bin lira ile birlikte küçük bir kağıt parçası buldu Kendi hazırladığı listeye benzeyen ve annesinin imzasını taşıyan kağıtta:
 
“Seni hayatım pahasına dünyaya getirmenin, yıllarca bezlerini yıkamamın; binbir güçlükle besleyip büyütmenin karşılığı, sadece sevgindir ve yanağından aldığım bir öpücüktür” yazıyordu “Kazandığın parayı güle güle harca yavrum”
 
Cüneyt SUAVİ
 
 Anneler Günü İle İlgili Hikaye
 
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış
 
Bir gün Tanrı'ya sormuş;
“Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?”
 
“Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın”
“Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?”
 
“Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek”
 
“Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?”
 
“Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek”
 
“Dünyada kötüler olduğunu da duydum Beni onlardan kim koruyacak?”
 
“Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak”
 
“Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm”
 
“Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek”
 
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;
 
“Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?”
 
“Meleğinin adının önemi yok yavrum Sen onu, “ANNE” diye çağıracaksın”
 
Anne Yüreği

 
Hiç Dükkanlardan gramla alışveriş edecekleri için habire sıralarını erteleyen ya da dükkanın tenha vaktini kollayan anneleri gördünüzmü? Ya da pazar yerinde? “Yarım kilo olmaz mı?” diye soran bir anneye rastladınızmı? Onların tedirgin ve mahçup halleri ile kavrulup üzüldüğünüz oldu mu? O tedirginliğin ve mahçubiyetin sebebi bir aile sırrının açığa vurulması, “eli dar günlerin” ifşa edilmesindendir
 
Böyle bir buruk manzaradan sonra eğer Behçet Necatigil Bursa da aşasaydı; Heykel den Yeşil e doğru ağır ağır yürüyen Behçet Necatigil e yetişir ve şu mısralarına kulak verirdim:
 
“Çarşılarda bir şey
 
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı
 
İnsanlara, tezgahlara, kağıtlara kolaydı
 
Biz bu kadar eğilmezdik
 
Çocuklar olmasaydı”
 
Dünya da hiçbir baş, kalbi evlat sevgisi ile dolu bir annenin ve babanın onlar için eğildiği kadar eğilmemiştir Yemeyip yediren, giymeyip giydiren anaların yüreğindeki şefkat ve fedakarlık ateşi ise söndürülesi bir ateş değildir Onlar ustaların ustası Arif Nihat Asya nın seslendirdiği gibi derler k:
 
“İlk kundağın ben oldum yavrum,
 
İlk oyuncağın ben oldum!
 
Acı nedir tatlı nedir bilmezdin,
 
Dilin damağın ben oldum,
 
Bir dediğini iki etmiyeyim diye
 
Öyle çırpındım ki…
 
Ve seni öyle sevdim
 
Sana o kadar ısındım ki…”
 
Önce annelerimizin dizinde insanlaşırız Hayatımız boyunca ağıtacağımız tebessümlerin kaynağı, onların bize teessümleridir
 
Biz hasta oluruz, eriyen onlar olur Biz elimizi çarpsak bir yere, onların kolu tutulur Bizim başımız ağrısa, onların çiğeri yanar Hani geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ve yanağımıza alev alev bir öpücük bırakıp sessizce giderler annelerimiz… O saf ve hesapsız sevgiden daha derinini gördünüzmü? Ne yazık ki kıymetini bilemeyip attık bir kenara o ana öpücüklerini Saklamak lazımmış birini bile olsa Artık analarımızın kimi var, kimi yok…
 
En çok annelerimiz özler bizi Onun bize duyduğu hasretle başedebilecek hasret yoktur Necip Fazılın dediği gibi ben de diyeceğim ki:
 
“Gözlerinde bir derin hiçin
 
Kanadın yayılmış çırpınmak için
 
Bu kış yolculuk var, diyorsa için
 
Beni de beraber al anneciğim”

ilgiliFORUM.com






Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Anneler Günü ile İlgili Hikayeler ile ilgili olarak; Anneler Günü ile İlgili Hikayeler hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Kadınca Forum, Kadınlara özel forum sitesi, kadınlara özel konular ile ilgili bilgiler ve kadın hakkında yazılar... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Anneler Günü ile İlgili Hikayeler siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.