Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde!


Google Reklamları





Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde! ile ilgili benzer olabilecek konular...

Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde! hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

renkli yer döşeği - aslına benzer hale getirmek - rita carter zihnin haritasını cıkarmak

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


03 Ağustos 2012, 04:38:34
Forum
Forum Sitesi
Admin
Mesajlar: 86826












Sponsorlu Bağlantılar

sponsorlu bağlantılar

BU YERLERİN HEPSİ SİZİN İÇİNİZDE, BEYNİNİZDE...

Bu resimlerde gördüğünüz rahat döşekler, renk renk yastıklar, göze hoş gelen ortamlar sizden hiç de uzakta değil, çünkü her biri tam da beyninizin içinde, tıpkı hayallerinizin olduğu yerde. Yani gerçek sandığınızla, hayal olarak düşündüklerinizin içinizdeki yeri aynıdır...

Çünkü gördüğünüz her şey, ve tıpkı duyduğunuz , kokladığınız ve tattığınız her şey gibi, birer elektrik ışınından başka bir şey değildir.. ve bu elektrik ışınlarıyla beyninizde aslında her tür görüntü yaratılabilir - her türlü !

Yaratılan bu görüntülerle aslında tüm bu "hayat" dediğimiz süreci geçirmekteyiz. Gözlerimizin arkasında ve beynimizin içinde an an gerçekleştirilen elektrik çevirimi ile manzaralara, seslere, görüntü ve renklere, koku ve lezzetlere doyuyoruz, ruhumuz tadıyor böylece hayatın her anını..

Görüntünün varlığı için gerekli olan ışığı da bizim için ve bunun için özel tasarlanmış olan Güneş sayesinde mümkün oluyor. Mesela bu köşelerde uzanıp Güneşin tadını çıkarırken tüm gördüğümüz güzelliğin onun özel tasarımı sayesinde mümkün olduğu aklımıza o an belki de hiç gelmiyor.

Yaşadığımız dünyaya ait her türlü niteliği, her özelliği ve bildiğimiz herşeyi duyu organlarımız aracılığıyla öğreniriz. Duyu organlarımız aracılığı ile bize ulaşan bilgiler, bir dizi işlem sonucunda elektrik sinyallerine dönüşür ve bu sinyaller beynimizin ilgili noktalarında yorumlanır. Beynimizin bu yorumları sonucunda biz örneğin bir kitap görürüz, çileğin tadını alırız, çiçekleri koklar, ipek bir kumaşın dokusunu bilir veya rüzgarda sallanan yaprakların hışırtısını duyabiliriz.

Bu noktada şaşırtıcı bir gerçekle daha karşılaşırız: Beynimizde, gerçekte ne renkler, ne sesler, ne de görüntüler vardır. Beynimizde bulabileceğiniz tek şey elektrik sinyalleridir. Bu, felsefi bir görüş değildir; algılarımızın işleyişi ile ilgili bilimsel bir açıklamadır.

Rita Carter, Mapping The Mind (Zihnin Haritasını Çıkarmak) isimli kitabında dünyayı nasıl algıladığımızı şöyle açıklar: "Her bir duyu organı kendine uygun uyarıya cevap verecek şekilde yaratılmıştır. Bu uyarılar ise, moleküller, dalgalar veya titreşimler şeklindedir. Tüm bu çeşitliliklerine rağmen duyu organları temelde aynı görevi görürler: kendilerine özgü uyarıları elektrik sinyallerine dönüştürürler. Bir uyarı ise sadece bir uyarıdır. Kırmızı renk değildir, veya Beethoven'ın Beşinci Senfonisinin ilk notası değildir - sadece bir elektrik enerjisidir. Aslında, bir duyuyu diğerlerinden farklı hale getirmek yerine, duyu organları hepsini benzer hale, yani elektrik sinyallerine dönüştürürler.

Öyle ise, tüm duyulara ilişkin uyarılar, birbirinden tamamen farksız bir formda beyne elektrik akımları şeklinde girerler ve buradaki sinir hücrelerini uyarırlar. Tüm olan budur. Bu elektrik sinyallerini tekrar ışık dalgalarına veya moleküllere dönüştüren bir geri dönüşüm sistemi yoktur. Bir elektrik akımının görüntüye ve bir diğerinin kokuya dönüşmesi ise, bu elektrik akımının hangi sinir hücrelerini etkilediğine bağlıdır."

------------------
"Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra Biz Güneş'i ona bir delil kılmışızdır. Sonra da onu tutup Kendimize ağır ağır çekmişizdir. O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır." [Furkan Suresi, 45-47.ayetler]
_
 

BU YERLERİN HEPSİ SİZİN İÇİNİZDE, BEYNİNİZDE...
Bu resimlerde gördüğünüz rahat döşekler, renk renk yastıklar, göze hoş gelen ortamlar sizden hiç de uzakta değil, çünkü her biri tam da beyninizin içinde, tıpkı hayallerinizin olduğu yerde. Yani gerçek sandığınızla, hayal olarak düşündüklerinizin içinizdeki yeri aynıdır...

Çünkü gördüğünüz her şey, ve tıpkı duyduğunuz , kokladığınız ve tattığınız her şey gibi, birer elektrik ışınından başka bir şey değildir.. ve bu elektrik ışınlarıyla beyninizde aslında her tür görüntü yaratılabilir - her türlü !

Yaratılan bu görüntülerle aslında tüm bu "hayat" dediğimiz süreci geçirmekteyiz. Gözlerimizin arkasında ve beynimizin içinde an an gerçekleştirilen elektrik çevirimi ile manzaralara, seslere, görüntü ve renklere, koku ve lezzetlere doyuyoruz, ruhumuz tadıyor böylece hayatın her anını..


BU YERLERİN HEPSİ SİZİN İÇİNİZDE, BEYNİNİZDE...
Görüntünün varlığı için gerekli olan ışığı da bizim için ve bunun için özel tasarlanmış olan Güneş sayesinde mümkün oluyor. Mesela bu köşelerde uzanıp Güneşin tadını çıkarırken tüm gördüğümüz güzelliğin onun özel tasarımı sayesinde mümkün olduğu aklımıza o an belki de hiç gelmiyor.

Yaşadığımız dünyaya ait her türlü niteliği, her özelliği ve bildiğimiz herşeyi duyu organlarımız aracılığıyla öğreniriz. Duyu organlarımız aracılığı ile bize ulaşan bilgiler, bir dizi işlem sonucunda elektrik sinyallerine dönüşür ve bu sinyaller beynimizin ilgili noktalarında yorumlanır. Beynimizin bu yorumları sonucunda biz örneğin bir kitap görürüz, çileğin tadını alırız, çiçekleri koklar, ipek bir kumaşın dokusunu bilir veya rüzgarda sallanan yaprakların hışırtısını duyabiliriz.


BU YERLERİN HEPSİ SİZİN İÇİNİZDE, BEYNİNİZDE...
Bu noktada şaşırtıcı bir gerçekle daha karşılaşırız: Beynimizde, gerçekte ne renkler, ne sesler, ne de görüntüler vardır. Beynimizde bulabileceğiniz tek şey elektrik sinyalleridir. Bu, felsefi bir görüş değildir; algılarımızın işleyişi ile ilgili bilimsel bir açıklamadır.

Rita Carter, Mapping The Mind (Zihnin Haritasını Çıkarmak) isimli kitabında dünyayı nasıl algıladığımızı şöyle açıklar: "Her bir duyu organı kendine uygun uyarıya cevap verecek şekilde yaratılmıştır. Bu uyarılar ise, moleküller, dalgalar veya titreşimler şeklindedir. Tüm bu çeşitliliklerine rağmen duyu organları temelde aynı görevi görürler: kendilerine özgü uyarıları elektrik sinyallerine dönüştürürler. Bir uyarı ise sadece bir uyarıdır. Kırmızı renk değildir, veya Beethoven'ın Beşinci Senfonisinin ilk notası değildir - sadece bir elektrik enerjisidir. Aslında, bir duyuyu diğerlerinden farklı hale getirmek yerine, duyu organları hepsini benzer hale, yani elektrik sinyallerine dönüştürürler.

Öyle ise, tüm duyulara ilişkin uyarılar, birbirinden tamamen farksız bir formda beyne elektrik akımları şeklinde girerler ve buradaki sinir hücrelerini uyarırlar. Tüm olan budur. Bu elektrik sinyallerini tekrar ışık dalgalarına veya moleküllere dönüştüren bir geri dönüşüm sistemi yoktur. Bir elektrik akımının görüntüye ve bir diğerinin kokuya dönüşmesi ise, bu elektrik akımının hangi sinir hücrelerini etkilediğine bağlıdır."

------------------
"Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra Biz Güneş'i ona bir delil kılmışızdır. Sonra da onu tutup Kendimize ağır ağır çekmişizdir. O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır." [Furkan Suresi, 45-47.ayetler]
_




Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde! ile ilgili olarak; Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Hayata dair herşey, Serbest Fikirler, Diğer kategorilere uymayan konular... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Gördüğünüz her şey, beyninizin içerisinde! siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2017 AjansMail
Her hakkı saklıdır.