Bu bir reklamdır.




Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri


ilgiliFORUM.com

Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


14 Haziran 2007, 02:54:31
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?
Mektubunuzda: "Bir arkadaşımın tavsiyesi ile (...) gazetesini okumaya başladım. Kaynak eserleri de alıyorum. (..) Bir televizyon programında, (...) isimli profesör: "- Klasik fıkıh kitaplarda şer'i delillerin dört olduğu yazılıdır. Ancak şer'i delil birdir. O da Kur'an-ı Kerimdir. Peygamberin sünneti, Kur'an-ı Kerim'e uymakla sınırlıdır. İcmai-i Ümmet ve kıyas-ı fukaha, birer yorumdan ibarettir. Allah (Celle celaluhu) yegane hüküm koyucudur" dedi. Bu iddia, garibime gitti. (..) Peygamberimizin sünneti; Kur'an-ı Kerim'e uymakla sınırlı ise, bunca hadis kitabı niçin kaleme alınmıştır?" diyorsunuz.

CEVAP: Mektubunuzu özetlemeye gayret ettim. Tarih boyunca Allah (Celle celaluhu) ile gönderdigi resullerinin arasına açmak ve hevalarına göre bir din anlayışına sahip olmak isteyen zümreler olmuştur. Bahsettiğiniz (..) isimli profesörün iddiası yeni degildir. Resul-i Ekrem (SallAllahu aleyhi ve sellem)'in "- İçinizden hiçbirinin koltuğuna (sedirine) yaslanmış bir vaziyette iken, kendisine benim emir ve nehiylerimden biri ulaştığında: "- Başkasını bilmem, biz Allah (Celle celaluhu)'nın kitabında gördüğümüze uyarız" dediğini sakın görmeyeyim" (1) diyerek, mü'minleri ikaz ettiği sabittir. Tabiun döneminde bir zümrenin; Kur'an-ı Kerim'e ehemmiyet verme perdesi altında, sünnete karşı tavır geliştirdiği, bazı kaynaklarda vardır.

"El Müstedrek'te" kaydedildiğine göre; Sahabe-i Kiram'dan İmran İbnu Huseyn (ra), Resul-i Ekrem (SallAllahu aleyhi ve sellem)'den hadis rivayet ederken, bir adam sözünün keser ve; "- Ey İbn-i Nüceyd, bize Kur'andan anlat!.." diye ikaz eder. İmran İbn-i Huseyn (ra) bu adama hitaben "- Sen ve arkadaşların Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz. Bana söyler misiniz, namazların rek'atları, vakitleri, farzları ve rükünleri nelerdir? Ben Resul-i Ekremi (sav) gördüm, siz görmediniz. Resul-i Ekrem (SallAllahu aleyhi ve sellem) bize zekatın nisabını, rüknünü ve nasıl eda edeceğimizi öğretti" diyerek, meseleyi izah eder. Bu açıklama karşısında ikna olan adam "- Bana hayat verecek şeyleri nakleddin. Allah (Celle celaluhu) senin ömrünü bereketlendirsin" diye dua eder. Rivayeti yapan Hasan Basri (rh.a) şu açıklamayı ilave eder: "- Bu zat, ölmezden önce iyi bir İslam fakihi oldu". Aynı hadisin "El Kifaye'de" kaydedilen vechinde İmran İbn-i Hüseyn (RA) muterize şunları söylemiştir: "- Sen ve arkadaşların sünneti hafife alıp sadece Kur'an'a dayandığınız takdirde öğle namazının dört rek'at olduğunu, Kabe-i Şerifi tavafın yedi defa yapılacağını veya Safa ile Merve arasında sa'y edileceğini ayetlerde bulabilecek misiniz?"

Bahsettiğiniz (...) isimli profesörün "Allah (Celle celaluhu) yegane hüküm koyucudur" şeklindeki tesbitine katılmamak mümkün değildir. Yegane hüküm koyucu olan Allah (Celle celaluhu); Resul-i Ekrem'e (SallAllahu aleyhi ve sellem) itaat etmemizi farz kılmıştır. Resul-i Ekrem'in (SallAllahu aleyhi ve sellem) din hususunda, hevasına göre söz söylemediğini haber vermiştir. Nitekim: "- Ve o (Resul), kendi hevasından söz söylemez. O (nun söyledikleri, din hususundaki emirleri ve nehiyleri) ilka edilegelen vahiyden başka birşey değildir. ( Necm / 3-4) buyurmuştur.

Bir Müslümanın; Allah'ın (Celle celaluhu): "- Bir de peygamber size ne emir verdiyse onu tutun. Nehyettiğinden de sakının. ( Haşr / 7) emrine ittiba etmesi farzdır.

Şahsi kanaati veya akli tercihleri sebebiyle sünnete muhalefet etmesi caiz degildir. (2) İmam-ı Suyuti "El İtkan" isimli eserinde, peygamberin din hususundaki her emirinin vahye istinad ettiğini zikretmektedir. (3) Peygamberimiz Efendimiz (SallAllahu aleyhi ve sellem) herhangi bir soruya muhatap olduğu veya bir hadise ile karşılaştığı zaman, önce vahyin gelmesini beklemiştir. (4) Vahyin gelmediği hallerde, ashabı ile istişare etmiş ve ictihadda bulunmuştur. Meselenin özü budur.

Yusuf KERİMOûLU / FIKHİ MESELELER

___________________________

Kaynaklar
(1)İmam-ı Şafii-Er Risale- Kahire: I979 (2 bsm) Sh: 89 Madde: 295
(2)İbn-i Huzeyme- Es Sahih- Beyrut: 1390 C: 1 Sh: 75.
(3)İmam-ı Suyuti- El İtkan fi Ulumu'l Kur'an- Kahire:1952 C:1 Sh:45
(4)İmam-ı Cessas- El Ahkamu'l Kur'an- Beyrut:1335 C:3 Sh:360



15 Haziran 2007, 07:41:58
Cevap #1
Leandros
Mesajlar: 450
"- Sen ve arkadaşların sünneti hafife alıp sadece Kur'an'a dayandığınız takdirde öğle namazının dört rek'at olduğunu, Kabe-i Şerifi tavafın yedi defa yapılacağını veya Safa ile Merve arasında sa'y edileceğini ayetlerde bulabilecek misiniz?"

Bahsettiğiniz (...) isimli profesörün "Allah (Celle celaluhu) yegane hüküm koyucudur" şeklindeki tesbitine katılmamak mümkün değildir. Yegane hüküm koyucu olan Allah (Celle celaluhu); Resul-i Ekrem'e (SallAllahu aleyhi ve sellem) itaat etmemizi farz kılmıştır. Resul-i Ekrem'in (SallAllahu aleyhi ve sellem) din hususunda, hevasına göre söz söylemediğini haber vermiştir. Nitekim: "- Ve o (Resul), kendi hevasından söz söylemez. O (nun söyledikleri, din hususundaki emirleri ve nehiyleri) ilka edilegelen vahiyden başka birşey değildir. ( Necm / 3-4) buyurmuştur.

Bir Müslümanın; Allah'ın (Celle celaluhu): "- Bir de peygamber size ne emir verdiyse onu tutun. Nehyettiğinden de sakının. ( Haşr / 7) emrine ittiba etmesi farzdır.

Yusuf KERİMOûLU / FIKHİ MESELELER


Peygamberimiz hayatta iken onun uygulamalarini gordugu halde "hayir ben kuranda ne yaziyorsa onu yapacagim" demek ile gunumuzde, peygamberimize atfedilen sayisiz yalan yanlis hadis ve sunnet karsisinda, dogruyla yanlisi ayird edemeyecek hale gelmis olmak ayni olamaz.
Ogle namazi yada sabah namazi veya aksam namazlarinin kac rekaat olduklari kuranda belirtilmemis olmasi bu namazlari kilinamaz mi yapar? Namazin amaci Allah'i anmak O na sukretmek ve dua etmek ise bunun suresi o anki kosullara bagli olarak degisebilecegini zaten Allah bildirmistir. Namazi ikiser rekaat halinde kilabilecegimizi de biliyoruz..(daha once de benzer bir nedenle namazin nasil kilinacagina dair ayetleri aktarmistim)

Kabenin kutsaliyeti Peygamberimizden once de vardi.. Ve o zamandan gelen hac uygulamalari devam etmekte idi. Nitekim hac zamani olarak "bilinen zamanlar" diye bildiriyor Allah.

Safa ile Merve arasinda say edilmesinde bir gunah olmadigini belirtiyor Allah. Yani say etmek farz degildir. Ayetleri neden bulamayalim

Bakara 158 " Gerçekten Safâ ile Merve Allah'ın alâmetlerindendir. Onun için her kim hac veya umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret ederse, bunları tavaf etmesinde ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah iyiliğin karşılığını verir, o her şeyi bilir. "

İnsanlar Kuran ayetleri isiginda kulluk vazifelerini yerine getirebilirler demis, olmak Peygamberimizin sunnetini yok saymak midir? Zaten Peygamberimizin sunnetinde kuran dan baska bir sey yoktur.
"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

15 Haziran 2007, 07:52:54
Cevap #2
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?
mesajınızdaki diğer cümlelerinize herhangi bir yorumda bulunmayacağım.. zira yukarıdaki metin  bu konuda oldukça açık..
yalnız şu cümlelerinize küçük bir yorumda bulunmak istiyorum..


İnsanlar Kuran ayetleri isiginda kulluk vazifelerini yerine getirebilirler demis, olmak Peygamberimizin sunnetini yok saymak midir? Zaten Peygamberimizin sunnetinde kuran dan baska bir sey yoktur.

Kuran ayetleri ışığında kullouk vazifeleri yerine getirilebilir demek belki çok açıkça değil ama ima ile peygamberimizin sünnetinin bir kenara atıldığının ifadesidir.. en azından ben öyle anlıyorum bu cümleden..
son cümleniz fevkalede bir cümle.. evet resulullahın sünnetinde de kurandan başka birşey yoktur... ama sizin bu cümleyi kullanma amacınızla benim bu cümlenize fevkalade doğru demiş olmam arasında maalesef hiçbir bağlantı yok...

vesselam


15 Haziran 2007, 08:25:28
Cevap #3
Leandros
Mesajlar: 450
Hangi sunnet?
Kuranda olmayanlari peygamberimizin sozleri yada davranislari diye sunanlara soracak bir sorunuz yok mu? Soyleyecek sozunuz yok mu? Benim var oldugu icin diyorum ki; Peygamberimizin sunneti kuranin kendisidir. Kim ki sunnet adi altinda kuranda olmayan bir seyden bahsediyor ben inanirim ki o yalandir, iftiradir.

"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

15 Haziran 2007, 08:40:22
Cevap #4
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?
 uydurma, zayıf vs.. olan hadisler bellidir.. ancak bununla beraber sahih olanlar da bellidir.. elbetteki  uydurma olan hadisleri kabul etmiyoruz, edemeyiz de zaten..

vesselam

17 Haziran 2007, 01:51:25
Cevap #5
Leandros
Mesajlar: 450
yalan olanlar ile dogru olanlar bellidir diyorsunuz.. insanlar bu ayirimi nasil yapacak?
Peygamberimizden oldugu iddia edilen bir hadis yada sunnetten bahsedildiginde, dogrulugunu nasil bilebiliriz? Soylenene inanip yaptigimizda ki bunlar birer yalan ise biz de sorumlu olmaz miyiz?

Ogrenmek istedigim sey bu ayirimi nasil yapabiliriz?

Hadisi rivayet edenlere dayanarak dogrulugunu kabul ederiz diyebilirsiniz belki, fakat rivayet ettigi soylenenlerin, rivayet ettigini nasil bilecegiz?

Demem o ki sizin kolayca yazdiginiz gibi kolayca ayirimi yapilabiliyorsa ben nicin bu kadar kasiyorum kendimi ?

Bana gore; yukarida da dedigim gibi herhangi bir hadis yada sunnetin kurana dayanip dayanmadigina, dinimizin ruhu ile bagdasip bagdasmadigina bakmak belki bir cikis yoludur.

Belki ileride cesitli orneklerle izah edebilme imkanim olur.
"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

17 Haziran 2007, 01:55:21
Cevap #6
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?
yalan olanlar ile dogru olanlar bellidir diyorsunuz.. insanlar bu ayirimi nasil yapacak?

yukarıdaki yazının yanı sıra,   HADİS İLMİ başlığına da bakabilirsiniz..

vesselam

17 Haziran 2007, 11:16:07
Cevap #7
Leandros
Mesajlar: 450

Hadisi rivayet edenlere dayanarak dogrulugunu kabul ederiz diyebilirsiniz belki, fakat rivayet ettigi soylenenlerin, rivayet ettigini nasil bilecegiz?



"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

17 Haziran 2007, 11:20:10
Cevap #8
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?

Hadisi rivayet edenlere dayanarak dogrulugunu kabul ederiz diyebilirsiniz belki, fakat rivayet ettigi soylenenlerin, rivayet ettigini nasil bilecegiz?



bu sorunuzun da cevabı var yukarıdaki yazıda ve HADİS İLMİ adlı başlıkta İnşaAllah.

17 Haziran 2007, 11:26:49
Cevap #9
Leandros
Mesajlar: 450
Okudum yaziyi ve anlatilmak isteneni de anladim.. Buna ragmen benim kafamdaki soruyla alakali bir yanit yok..
Yukarida anlatilan metodun bir ileriki adimindan bahsediyorum ben.. Ortada bir soz var ve hadis bilimciler bu sozu inceliyorlar.. Kim demis ne zaman demis nasil demis vs..

Ben diyorum ki o sozu, soyledigi iddia edilen ravinin soyledigini nasil bilecegim?
Misal: bu gun bende bir soz yazip falancadan rivayet edilmis dersem ve aradan 200-300 yil gectikten sonra okuyanlar bu sozu benim atfettigim ravinin soyledigine inanacaklar..

Cunku rivayet edenlere "siz bu sozleri soylediniz mi?" diye sorma imkanimiz yok degil mi?

Bir ayeti ele alirsak: Hic kimse bi ayet uyduramamaktadir. Bu halde hic bir ayetten hic bir kimse supheye dusmez. Fakat, bir hadis uydurulabiliyor ise butun hadislerin gercekligi tartisilabilir demektir.

"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

18 Haziran 2007, 12:12:41
Cevap #10
Leandros
Mesajlar: 450
Hadis metninde zaafiyet olusturacak kusuru kim tesbit edecek? Herhangi bir insan yani konu uzerinde ihtisasi olan birisi. Ve bazen ayni konu uzmanlarida bir konu uzerinde gorus ayriliklarina dusebiliyor.

O halde tekrar tekrar soylemek istedigim seyi tekrar soyleyecegim. Net bir kesinlikten soz etmek mumkun degil.

Bu halde, ben ne hadisleri inkar ederim nede onlara kosulsuz inanirim. Hadislere ve sunnete iman olmaz.
"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

18 Haziran 2007, 01:14:09
Cevap #11
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?
Biz müslümanlar, peygamberimizin hadislerini öyle topyekün inkar etme hakkına sahip değiliz. Bu, peygamberi inkar etmektir. Yaşayan her insanın söylediği sözleri, yaptığı fiilleri vardır. İşte peygamberimizin söz ve fiilerine de kısaca hadis diyoruz.
Muhaddislere itimadınız yoksa, siz onlardan daha iyi bir muhaddis olmak zorundasınız.. Çünkü, ilimde birşeyi peşinen kabul etmek veya reddetmek yoktur.. İlim sahibinin bunlar şüpheli deyip hepsini inkar etmesi yerine, içinden doğru ve yanlışları ispatlayarak ayırt etmesi gerekir..
Vermiş olduğum yazıların siizin tereddütlerinizi gidermediğini gördüm.. Fakat ben muhaddis değilim, ama sağlam kaynakları kabul ediyorum..Sizin bu husustaki tereddütlerinizi giderebilmeniz için de bu ilme ömrünüzü vererk muhaddis olmanız gerekir.. Hem bu vesileyle ortada bir yanlış varsa yanlışları delille tespit etmiş ve aynı zamanda peygamberimize hizmet etmiş olursunuz...

vesselam

18 Haziran 2007, 01:49:08
Cevap #12
Leandros
Mesajlar: 450
Onerinize tesekkur ederim. Bu sekilde de kesinlik iceren bir sonuca varilamayacagi aciktir.
Nitekim hic bir raviye "bu rivayet size mi ait?" diye sorabilme olanagi yok. Bu olanak hic bir sekilde olamayacagina gore bir degil bin omur de adansa netice degismeyecek.

Bu bir sorun mu? Hayir degil... Muhursuz kalplerde Kuran mevcuttur. Yanlisa dustugunde, yanlis yaptiginda kalbindeki huzursuzlugun sesini duyarsin. Peygamberimizin sozleri ve davranislari, kalplerimize rahatsizlik degil daha bir genislik ve rahatlik veren sozlerdir.

"Komsusu ac iken tok yatan bizden degildir" Sozunun hadis olup olmadiginda kim suphe eder ki? Cunku Kuran'in ruhu bu ve Peygamberimizin sozleride ancak Kuran'in ruhuna dairdir.

"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

18 Haziran 2007, 11:57:50
Cevap #13
nur_ay
Mesajlar: 2987
Bugün Allah için ne yaptınız?

Bir ayeti ele alirsak: Hic kimse bi ayet uyduramamaktadir. Bu halde hic bir ayetten hic bir kimse supheye dusmez. Fakat, bir hadis uydurulabiliyor ise butun hadislerin gercekligi tartisilabilir demektir.



O halde tekrar tekrar soylemek istedigim seyi tekrar soyleyecegim. Net bir kesinlikten soz etmek mumkun degil.

Bu halde, ben ne hadisleri inkar ederim nede onlara kosulsuz inanirim. Hadislere ve sunnete iman olmaz.


"Komsusu ac iken tok yatan bizden degildir" Sozunun hadis olup olmadiginda kim suphe eder ki? Cunku Kuran'in ruhu bu ve Peygamberimizin sozleride ancak Kuran'in ruhuna dairdir.



kendi kendinizle çelişkide olduğunuzun farkında mısınız acaba?

18 Haziran 2007, 04:20:26
Cevap #14
Leandros
Mesajlar: 450
Bana gore; yukarida da dedigim gibi herhangi bir hadis yada sunnetin kurana dayanip dayanmadigina, dinimizin ruhu ile bagdasip bagdasmadigina bakmak belki bir cikis yoludur.

Hayir bir celiski degil. Bilakis ustteki ifadelerimi destekleyici bir izahat.

Butun hadislerin gercekligi tartisilabilir. Cunkusunu yukarilarda ifade ettim.
Hadis ve sunnete iman olmaz. Cunku: İman etmek, sorgusuz sualsiz kabul etmektir.

Kacirdiginiz nokta, butun hadisler tartisilabilir derken, sizin yukarida hadis ilmi ile ilgili aktardiginiz aciklamalar neticesinde, hadislerin bilimsel olarak kesinliginden soz edilemeyecegini anlatmak istedim.

Ornek verdigim hadisin gercekliginden suphe etmemek mevzusu ise, bilimsel anlamda degil, Kuranin ruhu ile tam bagdasmasi ve kalbi duygularla kabul edilebilirligidir.
"Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,  Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.  Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!  Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...  İrticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri ile ilgili olarak; Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)'in hadis-i şerifleri... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Yapman gerekenleri yaparsan, mutlu olursun. (Z.Ç)

Copyright © 2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.