Bu bir reklamdır.




Peygamberimizin Şakaları


Google Reklamları


Peygamberimizin Şakaları ile ilgili benzer olabilecek konular...

Peygamberimizin Şakaları hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

peygamberimizin eşlerine şakaları - peygamber efendımızıjn dostları ıle şakalasması - peygamberımızın yaslı kadına sakası - peygamberimizin saka ile ilgili dusuncleri - peygamberimizin şakaları - peyğamberlri şakaları - hz.muhammed şakaları

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


01 Aralık 2006, 11:34:22
nur_ay
Mesajlar: 2980
Bugün Allah için ne yaptınız?















Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar



--------------------------------------------------------------------------------

PEYGAMBERİMİZİN ŞAKALARI

Herkese samimi ve içten davranırdı. Zaman olur, şakalaşır, tatlı ve güzel bir hava oluştururdu. Çünkü başka türlü olsaydı, insanlar Peygamberimiz (sav)’e yanaşamazlar, ona soru bile soramazlardı.
Zaten insan her zaman ciddi ve ağır meseleleri konuşamaz, bazen ortamın yumuşatılması, insanların rahatlatılması gerekir.
Herkes gibi Peygamberimiz (sav) de şaka yapar, lâtifeli konuşur, ama hiçbir zaman yalan söylemezdi. Çünkü şaka yollu da olsa, yalan yalandır.
Bunun yanında, Peygamberimiz (sav) insanlarla alay etmez, hafife almaz, dalga geçmez, küçük düşürmez, mahcup etmez, zor durumda bırakmaz, "işletme" gibi olumsuz tavırları hoş karşılamazdı.
Peygamberimiz (sav)’in yaptığı şakalar yerli yerinde ve mesaj doluydu. Lüzumsuz ve yersiz değildi. Daha çok gönül alıcı ve sevindirici şakalar yapardı. Çocuklarla, hanımlarıyla, yaşlı ve kimsesiz kişilerle şakalaşması bu türdendi.

Peygamberimiz (sav)’in bir başka latifesini de Enes bin Mâlik'ten dinleyelim:
"Çöl halkından Zahir adında bir adam vardı. Zahir Peygamberimiz (sav)’e her gelişinde kendi yetiştirdiği ürünlerden hediyeler getirirdi. Şehirden çöle döneceği zaman da, Peygamber (sav) Efendimiz ihtiyacı olan şeylerle onun heybesini doldururdu. Gelen hediyelere bu şekilde karşılık verdikten sonra da şöyle buyururdu:
"Zahir bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz."

"Peygamberimiz (sav) Zahir'i çok severdi. Halbuki Zahir hiç de güzel değildi. Fizikî olarak son derece çirkin bir adamdı.
"Bir gün pazarda çölden getirdiği malları satmaya çalıştığı bir sırada Peygamber (sav) Efendimiz gitti, sessizce yaklaştı, Zahir'i arkasından kucakladı ve elleriyle gözlerini kapadı.
"Zahir tutanın kim olduğunu göremiyordu. Tutan kimse bıraksın' diye çabalamaya başladı. Bu arada göz ucuyla arkasından tutanın Efendimiz (sav) olduğunu anlayınca sırtını Peygamberimiz (sav)’in göğsüne iyice dayamaya başladı.
"Zahir'in bu neşeli hareketinden hoşlanan Peygamber (sav) Efendimiz yüksek sesle:
"Bu köleyi satıyorum, var mı alan?' diye seslenmeye başladı.
"Zahir boynu bükük, mahzun bir halde:
"Yâ ResulAllah, benim gibi değersiz bir köleye vAllahi kuruş veren olmaz' deyince Peygamber (sav) Efendimiz: "Hayır, yâ Zahir, sen Allah katında hiç de değersiz değilsin' buyurdu."

Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimiz (sav)’e gelerek:
"Yâ ResulAllah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?" dedi.
Peygamber (sav) Efendimiz:
"Yaşlı kadınlar Cennete giremez" diye ona takıldı.
Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.
Peygamber (sav) Efendimiz, Sahabîlere:
"Gidin ona söyleyin, 'Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin.' Cenab-ı Hak, 'Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık' buyurmuyor mu?" (Vakıa Sû»resi, 36.)

Peygamberimiz (sav) kimsesiz, fakir, yoksul, herkesin yüz vermediği, ilgilenmediği insanlarla küçük şakalar yapar, kalplerini kazanırdı.
Enes bin Mâlik anlatıyor:
"Bir gün adamın biri Peygamber (sav) Efendimizin huzuruna geldi ve kendisinden bir binek hayvanı istedi.
"Peygamberimiz (sav) ona, 'Peki, sana bir dişi deve yavrusu vereyim mi?' diye takıldı.
"Adamcağız, 'Yâ ResulAllah, ben sizden bir binek istiyorum, dişi deve yavrusunu ne yapayım?"
"Peygamber (sav) Efendimiz gülerek:
"Bütün develer dişi deve yavrusu değil midir?' buyurdu."

Peygamberimiz (sav)’in dadısı ve Zeyd bin Hârise'nin hanımı Ümmü Eymen, bir gün Peygamber (sav) Efendimize gelir ve onu evine davet eder:
"Yâ ResulAllah, beyim sizi davet ediyor."
"O da kim, hani şu gözlerinde beyazlık olan adam mı?"
"Beyimin gözlerinde beyazlık yok yâ ResulAllah!"
"Evet, gözlerinde beyazlık var."
"VAllahi yok yâ ResulAllah."
"Hiçbir insan yoktur ki, gözlerinde beyazlık bulunmasın."

DEVEYİ KESTİRDİLER.
Sahabîlerin içinde Nuayman adında çok şakacı birisi vardı. Yaptığı şakalar bazen aşırıya kaçardı. Fakat yine de Peygamberimiz (sav) onu anlayışla karşılardı.
Bir gün çölde yaşayan bedevi Araplardan birisi Peygamberimiz (sav)’i ziyarete gelmişti. Devesini Mescidin avlusuna bağlayıp içeri girmişti.
Sahabîlerden birisi deveyi görünce Nuayman'a:
"Şu deveyi kessen de etini yesek, eti çok özledik. Nasıl olsa Peygamberimiz (sav) devenin parasını ödeyecektir."
Nuayman da itiraz etmedi ve deveyi yere yatırdı, kesti ve başladı yüzmeye.
Devenin sahibi Peygamberimiz (sav)’in huzurundan çıkınca bir de ne görsün, devesinin derisi yüzülüyor.
"Eyvah! Devemi kesmişler" diye feryada başladı.
Peygamber (sav) Efendimiz dışarı çıktı:
"Bunu kim yaptı?" diye sordu.
"Nuayman yaptı" dediler.
Nuayman kaçmıştı. Peygamber (sav) Efendimiz Nuayman'ın peşine düştü, aramaya koyuldu.
Sonunda Duabaa adında bir kadının evinin bahçesinde buldu. Nuayman evin avlusundaki çukura girmiş, üzerini de hurma ağacı yaprağı ile örtmüştü.
Peygamberimiz (sav) eve girince birisi bir taraftan yüksek sesle:
"Biz onu görmedik" diyor, bir taraftan da parmağıyla Nuayman'ın saklandığı çukura işaret ediyordu.
Peygamberimiz (sav) gitti, onu çukurdan çıkardı. Nuayman'ın yüzü gözü toz toprak içinde kalmıştı. Peygamberimiz (sav) sordu:
"Niçin böyle yaptın?"
Nuayman:
"Yâ ResulAllah, size burada olduğumu söyleyenler yaptırdılar bana..."
Peygamber (sav) Efendimiz bir yandan Nuayman'ın yüzünü gözünü siliyor, diğer yandan da gülüyordu. Peygamberimiz (sav) daha sonra deve sahibine devesinin parasını ödedi ve işi tatlıya bağladı.

alıntı


İki Kulaklı
   
Enes (ra) anlatır: “Peygamber Efendimiz (asm) beni, ‘Ey iki kulaklı adam!’ diye çağırırdı.”



Kristalleri Götürüyorsun

 Peygamber Efendimiz (SAV) bir gün hanımlarıyla yolculuk yapıyorlardı.

Enceşe isimli köle şiirler okuyarak develeri hızlandırınca,

Resul-i Ekrem (ASM),

"Enceşe, dikkatli ol! Kristalleri götürüyorsun" diye buyurmuşlardı.



02 Aralık 2006, 01:30:49
Cevap #1
hakancık
Mesajlar: 348
heR z@m@n gülmeK için birşeyler v@rdır...
saol böle şeyleri okumak öğrenmek güzel teşekkürler...
So close no matter how far...
Couldn't be much more from the heart...
Forever trusting who we are...
And nothing else matters...


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Peygamberimizin Şakaları ile ilgili olarak; Peygamberimizin Şakaları hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Resulullahın hayatı, özellikleri, mucizeleri, isimleri, güzel sözleri, sünneti, kişiliği, çocukluğu, tüm yaşamı, ailesi, dostları ve ona dair herşey... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Peygamberimizin Şakaları siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.