Bu bir reklamdır.




Sabır Göstermenin İnsana Kazandırdığı Şeyler...


Google Reklamları


Sabır Göstermenin İnsana Kazandırdığı Şeyler... ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


06 Mart 2011, 02:27:13
Forum
Admin
Mesajlar: 74656
Türkiye'nin En Faydalı Forumu...















Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar



SABRIN İNSANA KAZANDIRDIKLARI

SABRIN KAZANDIRDIĞI BÜYÜK NİMET "AKIL" İnsanların akılcı davranmalarını engelleyen en önemli sebeplerden biri, sabırsızlıkları neticesinde ortaya çıkan fevri düşünceleri ve fevri tavırlarıdır. Ani bir öfke ya da ani bir hırsa kapılmak aklı kapatır ve insanı bir anda hiç düşünmeden hareket etmeye itebilir. Aynı şekilde korku, alınganlık, dargınlık gibi tavırlar da, insanın mantıklı ve akılcı düşünmesini engelleyebilir. İşte Kuran'ın kazandırdığı sabır anlayışını yaşamayan kimseler, hayatlarının büyük bölümünde bu tür duygularına yenik düşer ve akılcılıktan tamamen uzaklaşırlar. Müminler ise Allah'ın emrine uyarak sabretmeleri sonucunda, akıl gibi çok büyük bir nimete kavuşmuş olurlar. Sabırlı bir insan, bu özelliği sayesinde karşılaştığı olayları ani bir heyecan, korku, duygusallık içerisinde değil, sakin ve itidalli bir biçimde değerlendirebilme imkanına sahip olur. Olayları derinlemesine ve çok yönlü düşünerek, olabilecek en akılcı sonuçlara varıp en faydalı kararları alabilir. Daha da önemlisi mümin, sabrı neticesinde Kuran'ın tüm emirlerini en güzel şekilde uygulayabilir. Sabırlı davrandığı için hayatının her aşamasında, olayları Kuran'daki hatırlatmalarla değerlendirdikten sonra harekete geçme fırsatını yakalar. Kuran'a uyanları Allah doğru yola ve en mükemmel tavırlara, en akılcı düşüncelere yöneltir. Dolayısıyla sabreden bir insan, Kuran'ı en güzel şekilde uygulamakla bir yandan da Kuran'a uymanın getirdiği üstün aklı kazanmış olur. Sabır, ince düşünebilmeyi ve incelikleri görebilmeyi sağlar Sabrın önemli bir başka özelliği de, insanlara ilk anda göremedikleri detayları gösterebilme ve bu yönde akıl yürütebilme fırsatı kazandırmasıdır. Sabırsız insanlar, herşeyin bir an önce halledilmesini hedef edinir ve bunun dışındaki detaylarla pek ilgilenmezler. Dolayısıyla belki de kendileri için son derece önemli olan ayrıntıları kaçırır ve yanlış kararlar alırlar. Yine aynı şekilde karşılarındaki insanların içerisinde bulunduğu durumu da göremez, onların ihtiyaçlarını fark edemez ve bu nedenle de düşüncesiz ve insaniyetsiz tavırlar sergilerler. Müminler ise sabırlı davranabildikleri için, bir konuyu çözüme ulaştırırken gereksiz bir telaşa kapılmazlar. Zira telaş insanın aklını kapatan, doğru düşünebilmesini, incelikleri görebilmesini, isabetli kararlar alabilmesini engelleyen en önemli unsurlardan biridir. Sabırlı insan, telaşlanmadan aklını kullanarak hareket eder. Bu nedenle de akılcı hareket eder ve olayların belki de kimsenin fark etmediği girift noktalarını kolaylıkla görür ve bu detaylar doğrultusunda en doğru tavırları gerçekleştirir.

SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI
Allah'ın sabredenlere vaat ettiği güzel hayat Müminler, hayatları boyunca Allah'ın özel olarak yarattığı pek çok olayla denenirler, ancak bu onların zor ve sıkıntılı bir hayat yaşadıkları anlamına gelmez. Aksine dünya hayatında en güzel hayatı yaşayan kişiler müminlerdir. Çünkü Allah onların kalplerine, sabrın ve tevekkülün getirdiği huzur ve güven duygusunu yerleştirmiştir. Bu, insanların ne parayla, ne itibarla, ne de dünyanın herhangi başka bir imkanıyla elde edemeyecekleri, sadece müminlere has çok büyük bir nimettir. Refah içerisinde gibi görünen nice insanlar, dünyanın tüm servetini ortaya koysalar da, tüm imkanlarını seferber etseler de Allah'ın sabredenlere verdiği bu huzur ve güven duygusunu yaşayamazlar. Çünkü Allah yalnızca müminlerin kalplerine bu hisleri verir: Mü'minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp-artırsınlar diye, 'güven duygusu ve huzur' indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır: Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Fetih Suresi, 4) İşte müminler kalplerindeki bu huzur ve güven duyguları nedeniyle her ne zorlukla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, hiçbir şekilde üzüntüye, sıkıntıya ya da mutsuzluğa kapılmazlar. Onların bu kayıtsız şartsız teslimiyetlerine, sabretmelerine ve Rabbimizden gelen her türlü şeyden hoşnut olmalarına karşılık Allah onları dünyada güzel bir hayat ile yaşatacağını bildirmiştir: Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97) ... Kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz. (Yusuf Suresi, 90) (Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir. (Nahl Suresi, 30) De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir." (Zümer Suresi, 10)

SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI
Müminlerin sabrının karşılığı: Cennet Allah'a gönülden bağlı olan insanlar, dünya hayatında mallarını, canlarını, kısacası sahip oldukları herşeyi Rabbimize adamış ve O'nun rızasını kazanabilmek için iyi zamanlarda da, zor anlarda da sabretmişlerdir. Ne karşılaştıkları sıkıntılar, ne inkar edenlerin baskıları, ne de dünya hayatında yaşadıkları birtakım zorluklar onları Allah'ın dinini yaşamaktan vazgeçirememiştir. Çünkü onlar kesin bir imanla Rabbimize yönelmiş ve hayatlarının sonuna kadar da bu imanlarında sabır ve kararlılık göstermişlerdir. Hayatlarını böylesine üstün bir sabırla geçiren müminlere ahirette alabilecekleri en güzel karşılık olarak Rabbimizin sevgisi, hoşnutluğu ve rızası vardır: Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72) Rableri onlara Katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisinde sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 21) Rableri Katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir. (Beyyine Suresi, 8) Allah'ın sabırlı kulları, sonsuz güzellikteki cennette, meleklerin selam sözleriyle ve esenlik dilekleriyle karşılanacak ve sonsuza dek oradan asla ayrılmayacaklardır. Melekler, bu sonsuz nimetin müminlerin sabırlarının bir karşılığı olduğunu şöyle haber verir: Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarından, eşlerinden ve soylarından 'salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle derler:) "Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel." (Rad Suresi, 23-24) Allah dünyadaki yaşamları boyunca güzel ahlakı yaşamakta, zor zamanlarda tevekkül etmekte, Kendisinin hoşnut olacağı en güzel davranışları göstermekte büyük bir sebat gösteren bu insanlara karşılıklarını kat kat olarak verir: İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla ecirleri iki defa verilir... (Kasas Suresi, 54) Cennete layık görülmüş kullar orada nefislerinin arzu ettiği herşeyi bulacak ve göz alıcı köşklerde, çarpıcı güzellikteki tahtlar ve döşekler üzerinde konaklayacak, sonsuza kadar peygamberlerle ve salih müminlerle birlikte olacaklardır. İşte bu, Allah'ın sabretmelerine karşılık müminlere vaat ettiği kesin bir gerçektir. Bu nedenledir ki Allah "Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır." (Al-i İmran Suresi, 133) ayetiyle kullarını dünya hayatındayken Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmak için yarışmaya çağırmıştır. Ve başka ayetlerinde müminleri şöyle müjdelemiştir: İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. (Furkan Suresi, 75) "Bugün Ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim. Şüphesiz onlar, 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenlerdir." (Müminun Suresi, 111)

SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI
Sabır, insana neşeli ve huzurlu bir karakter kazandırır... Allah'a iman etmeyen insanlar için üzülmek, sıkılmak veya huzursuz olmak son derece olağan olaylardır. Çünkü bu insanlar, Allah'ın canlı cansız her varlığın hakimi olduğunu, tüm olayları bir hikmet üzerine yarattığını ve dilediği an kullarının dualarına dilediği şekilde cevap verebileceğini, herşeyi hakimiyeti altında tuttuğunu düşünmezler. Bu nedenle de dış görünüşte ters giden ya da aksilik gibi görünen bir olay olduğunda hemen ümitsizliğe ve sıkıntıya kapılırlar. Kuran'da inkar edenlerin bu özelliğine şöyle değinilmiştir: Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde, hemen umutsuzluğa kapılırlar. (Rum Suresi, 36) Müminler ise inkar edenlerin tam tersine Allah'tan hiçbir zaman hiçbir şekilde umutlarını kesmezler. Çünkü Allah sonsuz güç sahibidir ve evrendeki herşeyin hakimidir. O, iman edenlerin dostu, velisi ve yardımcısıdır. Kendisine sığınanları koruyan, kollayan ve rahata kavuşturandır. İşte Rabbimizin büyüklüğünü ve üzerlerindeki sonsuz rahmetini takdir edebilen müminler, her ne zorlukla ya da aksilik gibi görünen bir olayla karşılaşırsa karşılaşsınlar sabırla ve tevekkülle Allah'a sığınırlar. Bundan dolayı da en zor anlarda bile neşelerinden, huzurlarından en ufak bir şey kaybetmezler. Dahası sabrettikleri bu zorluklara karşılık cennette, Rabbimizden güzel bir mükafat göreceklerini bilmekten dolayı da çok yoğun bir şevk ve heyecan içinde yaşamlarını sürdürürler. Dünyada başlarına gelen zorluklara sabır göstermeyenler ise sadece dünya hayatını mutsuzlukla geçirmekle kalmazlar. Allah onların ahirette de mutsuz olacaklarına dikkat çekmiştir. Dünyadaki imtihana sabır gösterebilen üstün ahlaklı insanlarla, sabır gösteremeyen isyankar inkarcıların ahirette görecekleri karşılık arasındaki fark ayetlerde şöyle haber verilmiştir: (Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır. Mutsuz olanlar ateştedirler, onlar için orada (kahırla ve acıyla) nefes alıp vermeler vardır. Onlar, Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. Çünkü Rabbin, gerçekten dilediğini yapandır. Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır. (Hud Suresi, 105-108)

SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI


SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI


SABRIN MÜMİN'E KAZANDIRDIKLARI







Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Sabır Göstermenin İnsana Kazandırdığı Şeyler... ile ilgili olarak; Sabır Göstermenin İnsana Kazandırdığı Şeyler... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Kişisel Gelişim eğitimleri, NLP, yazıları, kitapları, seminerleri, forumu, forumları, kişisel gelişim kursları, hizmetleri, kişisel gelişim hakkında makaleler, kişisel gelişim merkezi... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Sabır Göstermenin İnsana Kazandırdığı Şeyler... siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.