Bu bir reklamdır.




Tasavvufla İlgili Kitaplar


Google Reklamları


Tasavvufla İlgili Kitaplar ile ilgili benzer olabilecek konular...

Tasavvufla İlgili Kitaplar hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

dunyanin en iyi tasavvuf kitaplari - tasavvufi romanlar - dertli dolap e-kitap - tasavvufla ikgili en iyi kitsp - Tasavvufu anlatan en iyi kitap - en çok okunan 10 tasavvuf kitabı - tasavvufu anlatan kitaplar

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


09 Ocak 2007, 08:09:56
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?

Sponsorlu Bağlantılar




Arkadaşlar burada da tasavvufla ilgili birbirimize tavsiye edebileceğimiz kitapların isimlerini paylaşsak...? Ne dersiniz...?



09 Ocak 2007, 08:15:55
Cevap #1
Mütekaid
Mesajlar: 825
1. Amak-ı Hayal: Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Şule Yayınları
2. Su Üstüne Yazı Yazmak, Muhyiddin Şekur, İnsan Yayınları
3. Garipler Kitabı, çev. İsmet Özel, Şule Yayınları
4. Ciğerdelen, Safiye Erol, Kubbealtı Yayınları
5. Gelenek Yayınlarından çıkan kitapların hemen hemen tamamı
6. Kuşeyrî Risalesi  - Adülkerim b. Hevazin el-Kuşeyri
7. (Bir de özellikle bayanlar için , daha önce de yazmıştım galiba ama olsun, (mutlaka okuyun derim..ben demem de büyükler der, ben onların dediğini derim )  Ruhum Bir Kadındır, Annamaria Schimmel, İz Yayıncılık 
8. Dertli Dolap - Nezihe Araz, Altın Kitaplar... (Kitap piyasada yok, sahhaflardan bulabilirsiniz.. Yolunuz düşerse Beşiktaş'taki Kabalcı'ya bakın. belki orada karşınıza çıkar... 4 yıl aradım orada karşıma çıktı 5 tane birden.hepsini aldım tabi  Bu arada kitap Yunus Emre'nin hayatını anlatır muhabbet dolu bir romandır... 3 döneme ayırır hazretin hayatını, cünun, fünun ve sükun dönemleri... Umarım bulursunuz ) 


Ciğerdelen : roman... harika bir kitap.. Aşkı anlatan en iyi Türk romanı bence...Bulabilen hemen okusun.. 




09 Ocak 2007, 08:49:31
Cevap #2
cotton_prences
Mesajlar: 2739


Müzekki'n i Nüfus , kimyayı saadet, marifetname birde edinebilirseniz fettur rabbani (tam yazılışı umarım budur şimdi gidip kitaba bakmak zor geliyor açıkçası :) )


müzekki'n nüfus abdullah ibni Muhammed el mısr-i el rumi kadiri ye

marifetname - erzurumlu ismail hakkı hazretlerine


diğerini babam arkadaşına vermiş bilahare yazacağım tam adını  kusura bakmayın....

09 Ocak 2007, 10:45:40
Cevap #3
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?
1. Ö. Tuğrul İnançer il Gönül Sohbetleri ** Sufi Kitap**

2. Gönül Gözü)    / Ö.Tuğrul İnançer & Kenan Gürsoy   **Sufi Kitap**

3. Ö.Tuğrul İnançer  Sohbetler   **Keşkül yayın**

4. Vakte Karşı Sözler  ** Keşkül yayın**

5. Şarkılar Seni Söyler  /  Ö.Tuğrul İnançer & Ahmet Özhan  **Sufi Kitap**




Ömer Tuğrul İnançer'in Vakte Karşı Sözler adlı kitabının içeriğini merak edenler http://ilgiliforum.com/empty-t10799.0.html;forum   adresine bakabilirler...kitaptan alıntı yer almaktadır...







18 Ocak 2007, 12:27:59
Cevap #4
Mütekaid
Mesajlar: 825







Amak-ı Hayal Kitabı Hakkında Bilgi

yukarıdaki resimlerden ilki Amak-ı Hayal'deki Aynalı Baba'nın makamı... Ona nisbet ediliyor.. Külliyeyi andıran İkinci resim de yine kitapta geçen Manisa Akıl Hastahanesi... Şu anda tımarane değilmiş ama... Aşağıdaki yazı da bir arkadaşımın Amak-ı Hayal'e ilişkin değerlendirmeleri(nin bir kısmı)... Umarım müstefîd olursunuz...

***

(...) Kitap kısaca, hayata, varlığa dair sorular altında ezilen ve geçici bir çıkış yolu olarak alkol, eğlenceye dalan Raci adında bir delikanlının bir gün bir mezarlıkta tanıştığı Aynalı dede ile gün geçtikçe derinleşen sohbetlerini ve dedenin çaldığı müzikler eşliğinde Raci'nin hayalden hayale geçen maceralarını anlatıyor. Hikayenin Manisa'da, yani tarafımdan gayet iyi bilinir mekanlarda geçiyor oluşu da ayrı bir güzellik benim açımdan. Kitabın arkaplanını oluşturan tasavvufi vahdet-i vücud, seyr-i süluk ve varlık mertebeleri gibi meseleleri bir yana bırakarak kitabın benim için önem arzeden başka bir kaç hususa dair bahis eylemek istiyorum yalnızca.

Aynalı dede ile buluşmalarının ikincisinde Raci, hayalinde kendini karanlık ve aydınlığın çarpıştığı bir vadide görür. Aydınlık ve Nur tarafı yani İzid başlar söze; "Ey insanlar! İzid sizi kendisi gibi nur olmanız için yarattı, sizi bütün varlıklara tercih etti. Ama siz nur iken karanlıklarla karıştırdı. Ruhken cesetle birleştirdi ki nefret ettiği karanlıkları, sevdiği nurlar ile silip atasınız. Ey insanoğlu! Nur benim, bana gelin, benim olun, ben olun, nurun gereği olan güzelliklere bezenin, sakının, ..., kin, haset, nifak, gasp, zulüm, hırs gibi çirkin ve karanlık sıfatları nefsinizden uzaklaştırın. Her durumda Allah'a şükredin. Size ne verdiyse kanaat edin. Özetle, bu sınav dünyasından nur olarak ayrılın ki ebedi hayatınızda nurlar diyarında yaşayın." Ve ona cevaben karanlık yani Ehrimen şöyle der; "Ey insanlar! Gözünüzü açınız, doğanızın gereklerini iyice düşünün, şiir gibi ama yalan dolu sözlere uyup da ömrünüzü boşa geçirmeyin, gülün, eğlenin, zevkinize bakın, yiyip için! Dünyada yalnız iki amaç olup gerisi hep yalandır. Birisi kibir, diğeri şehvettir. İnsanı bu iki amaca yönlendiren benliktir. Siz de bu amaca ulaşmaya çalışın. Nefsinizi her şeye tercih edin... İşte gerçek budur. Uydurma laflara inanmayın, benliğinizden başka varlık, zevkinizden başka amaç tanımayın." Ve İzid bir kez daha söz alır; "Ey insanlar Ehrimen denilen bu iğrenç varlığı, bu bayağı kişiyi dinlemeyin. Söyledikleri tamamen yalandır. Gerçek kulluk, kibir denen temelsiz duyguyla karşılaştırılamayacak kadar yüce bir zevktir. Öyle manevi zevkler vardır ki şehvet onların yanında çok itici kalır. Ehrimen'in dediği benlik hayvanlara özgü bir dürtüdür. İnsan benliği ahlak dengesiyle düzenlemelidir..." Ve sıra yine Ehrimen'e gelir; "(İzid) size yalan söylüyor, sizi birtakım uydurma yasakların, hayali kuralların esiri, çaresizlik ve boyun eğme bakımından en aşağı hayvanların seviyesine düşürmek istiyor..." Bunun ardından sırası ile iki taraftan birbirlerine karşı savaşacak erleri sürmeye başlarlar. İzid tarafından "muhabbet" çıkar meydana, karşısına "gazap" çıkarılır. Ardından kendisine güvenilen "hikmet"i sürer ortaya İzid, fakat dişli bir rakibi vardır; "nefs-i emmare"... Ortalık toz duman olmuşken tüm dengeleri lat üst eden bir er çıkar son olarak meydana. Kim mi? Tabi ki "aşk"... Bu cenk meydanının niceleri kuruluyor ve ortalık toz dumana bulanıyor içimde bir bilsem? Üstelik de yaşantımın her anı... Gerçi hayatın her döneminde baskın olarak savaşanlar değişiyor ama şu son cenk var ya hani "hikmet, ona karşı duran nefs-i emmare ve toparlanmanın tek yolu olan aşk -bunu, özellikle her şey gibi hikmeti de verene olan bilkuvve sonsuz yakınlık babında anlıyorum-" sarmalı bir dönemimin en yaygın cenklerinden biri idi sanırım. Keşke bileydim böyle adlandırıldığını. Ama insanlık, önce yaşıyor sonra anca isimlendirebiliyor. Siz içinizde kaç kişi yaşıyorsunuz? Kaç cenk fırtınalar kapıp koyveriyor içinizde, hem de bir tek gün içerisinde bile?
..................................................................................................
Bol sorulu hayallerden birinde Beşeriyet'in şu sorularını işitiyor Raci; "Ya Rab! Hayatta nedir bu lezzet? Hayata bağlayan bu garip kuvvet! Hayat ki geçici, dert ve keder dolu, Yine umulan arzulanan o, nedir bu hikmet? Bir an bırakmaz insanı rahat, Bin türlü acı, geçim derdi. Çocukluğunda ağlar beşikte, Feryatla geçer o msaumiyet! Gençliğinde Bin türlü ümit, Yaşlılığında bin türlü zahmet. Ecel vaktinde geçmiş yaşam bir an, Bir an için mi bunca sefalet! Gizli bir ses verdi cevabı, Dedi: Hayattaki bu zevk ve kıymet, Akıllılar için eşsiz güzelliklerin seyri, Cahiller için yemekle şehvet!"... "madem ki hayattan hoşlanmıyorum neden vazgeçemiyorum? Mutluluk nedir?" Bazı meşhur zaatların ağzından cevaplar sıralanır ama benim an çok şu hoşuma gitti; "İnsanlar bu kelimeyi, bütün özlemlerini biz sözle ifade etmek için uydurmuşlar!" :)
...................................................................................................
Raci'nin kendini iyice kaybettiği demlerden birinde eski bir arkadaşına ve sevdiğinin ölümü ile çıldıran kızına derman için mezarlıkta yatan bu garip adamı yani Raci'yi ziyarete gelen bir kadına karşı Raci'nin feryadı; "Benim hayatımda ne zevk var? Hiç! Böyleyken delikanlı ölür, kız çıldırır. Ben ve yaşlı kadın yaşarız! Asıl garibi ne biliyor musun? Bunun niye böyle olduğunu bilen yok, yok, yok! Bu yaşlı kadına acıyor, bana acımıyorsun. Onun kızı çıldırmış ama pekala benim ruhum, benim varlığım... çıldırdı." Bu sön söz üzerine Y. Erdoğan'ın 'Bana Bir Şeyhler Oluyor'undan bir sahne hatırladım. Hafiften kendisine gelenler gelen baş kahraman da niye dilenmek için dışarı çıktığını soran eşine aşağı yukarı şunları söylüyordu; baktım dilenenlerin bir yerleri sakat ve birileri onlara acıyıp bir şeyler paylaşıyor onlarla. Ben de başladım dilenmeye ama kimse bir şey vermeye lazyık bulmadı beni, oysa benim ruhum hasta!
...
Ve Raci buradan doğruca Manisa deliler evine yani yukarıda resmini koyduğum yere... Delilerin kaldırıldığı yer artık orası değil, şehrin dışında "sarı bina" denilen ama sarı olmayan modern! bir bina. Sarı, deliliğin rengi mi acep? Orada delilere dair ilginç gözlemlerde bulunup çıkar dışarı (ben küçükken bazı zararsız delilerin sokakta dolaşmasına izin verildiğini hatırlıyorum. Bu, şimdilerde daha az sanırım. Bir b..lu Manisa vardı mesela. Niye öyle dendiğini bilemezdim de onun geldiğini gördüğümüzde mahallenin çocukları ile apartmana saklanıp kendi kendimize heyecan yaptığımızı hatırlıyorum) ve Aynalı'nın vefatının ardından kendine kalan not defterinden şu notları okur; "Her insan, her akıl ve vicdan sahibi, hatta en basit bir hayvan bile bu varlık ve çürüme aleminde gereksinim hissettiği andan itibaren mutluluğu aramaya başlar... Hayvanlar, yaratılışlarından gelen kanaatkarlıkla, belki de çoğunlukla mutluluktan kendilerine düşen payı alırlar... Ama insan (kamil insan dışında) aradığı, isteyip özlediği mutluluğun ne olduğunu çok da iyi bilmediği için mutluluğa dair belli sınır ve tanımlar koyamaz... İnsan tuhaf bir yaratılışa sahiptir. Sahip olduğu şeyler arttıkça hırsı da artar. Mutluluk nedir? İşte bunu bilen yok! En doğru ifade ise sadece dünyanın bitip tükenmez dertlerinden habersiz yaşayan delilerin mutlu sayılabileceğidir." Aklıma, şu son söylenenlerle benzer tespitlerde bulunan Erasmus ve "Deliliğe Medhiye"si geldi. Kimbilir, belkim gerçekten haklıdırlar! Ama düşünüyorum da bunu test etmenin yolu yok. Yani belki de bir çok şeyi bile isteye öğrenmekten kendimizi alıkoyuyorken -intihar nasıl bir şeydir gibi- deliliğe nasıl ulaşırımın bir testi yok sanırım. Yani aklın ve deliliğin arasındaki sınır nerede bitip nerede başlıyor, o hale nasıl varılır vs. gibi











29 Mayıs 2008, 06:07:21
Cevap #5
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?




Kitabın Adı               Yazarı - Tercüme                    Konusu

El-Lüma (İslam Tasavvufu)                     Ebu Nasr Serrac Tusi               Tasavvuf hakkında bilgi

Avarif'ul Maârif (Tasavvufun Esasları             Sühreverdi                            Tasavvuftaki Esaslar
 
İlim- Amel - Seyru Süluk                            Aziz Mahmut Hüdâi                 Tasavvufta Yöntem

Tasavvuf ve Tarikatler                               Dr. Selçuk ERAYDIN                Tasavvuf hakkında bilgi

Tasavvuf Yolunda Yüz Adım                        Abdülkadir Es-Sufî                 Tasavvufî Metodlar














03 Haziran 2008, 02:06:52
Cevap #6
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?






Gunyetüt Talibin……….Abdülkadir Geylani Hazretleri…Sağlam yayınevi.

İlahi Armağan……...Abdülkadir Geylani Hazretleri…Bedir yayınevi.

İlahi Nizam………...İmamıGazali Hazretleri.Tercüme,Yaman Arıkan.

Kalplerin Anahtarı……..Şemseddin Nuri Nakşibend Hazretleri.Huzur yayınevi.

Onların Alemi…….........Ahmed Er Rufai Hazretleri………Beyda yayınevi.

Şeytanın Hileleri…..........Muhiddin Arabi Hazretleri.

Müzekkin Nüfus….............Eşrefoğlu Rumi Hazretleri.

Adab………. Muhammed b. Abdullah el-Hânî















20 Temmuz 2008, 09:13:30
Cevap #7
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?







Klasik Eserler

Ebu Talib el-Mekkî, Ku'tu'l-Kulûb, I-IV, çev.M.Tan, İst.1999
Hucviri, Keşfu'l-Mahcub Hakikat Bilgisi, çev. Süleyman Uludağ, İst.1982.
Kuşeyri, Risâle Tasavvufa Dair Kuşeyrî Risalesi, çev. Süleyman Uludağ, İst.1981.
Serrac, el-Luma İslâm Tasavvufu, çev. H.K.Yılmaz, İst.1996


Yakın Tarihli Çalışmalar

Tasavvuf ve Zikrullah[3].
Ortadoğu üniversitesi yüksek lisans tezi (islamda Tasvvuf ve Galibilik)[4].
Uludağ Üniversitesi İlahiyat fakültesi Temel İslam Bilimleri bölüm tezi.[5].
100.yıl İlahiyat fakültesi Tasavvuf bilim dalı Lisans tezi[6].
Ayni, Mehmet Ali, Tasavvuf Tarihi, İst.1340
Barkan, Ömer Lütfi, Kolonizatör Türk Dervişleri, VD, s.II, 1942
Eraydın, Selçuk, Tasavvuf ve Tarikatlar, İst.1991.
Gölpınarlı, Abdülbaki, 100 Soruda Tasavvuf, İst.1969
İz, Mahir, Tasavvuf, İst.1969.
Kara, Mustafa, Metinlerle Osmanlılarda Tasavvuf ve Tarikatlar, Bursa, 2004.
Öztürk, Yaşar Nuri, Tasavvufun Ruhu ve tarikatlar, İst.1988
Sunar, Cavit, Tasavvuf Felsefesi
Uludağ, Süleyman, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, İst.1991









Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Tasavvufla İlgili Kitaplar ile ilgili olarak; Tasavvufla İlgili Kitaplar hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Tasavvufla İlgili Kitaplar siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Sayın ziyaretçilerimiz; lütfen ortalığı dağıtmayın, uslu uslu gezin-dolaşın.

Copyright © 2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.