Bu bir reklamdır.




Tiyatro Metinleri


Google Reklamları


Tiyatro Metinleri ile ilgili benzer olabilecek konular...

Tiyatro Metinleri hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

?anakkale ile ilgili ske?ler - tiyatro metinleri - enstitütü piyes kelimeleriyle tiyatro hakkında yazı - estafurullah Ile Ilgili sözler - sevgi ile ilgili 5 ki?ilik k?sa komik ske?ler - haber bultenı sikeci metni - 12 ki?ilik ske?ler

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


19 Nisan 2008, 04:23:07
Forum
Admin
Mesajlar: 75637
Türkiye'nin En Faydalı Forumu...















Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar



Tiyatro Metinleri

UYGARLIK ÇÖPLÜûÜ
(Gılgamış)
 
YAZAN : HAŞMET ZEYBEK
MÜZİK : MURAT BAVLİ
ŞARKI SÖZLERİ : CAN DOûAN
 word doc. olarak indirmek için tıklayın (rapidshare)
 
Giriş
 
“Kent Tiyatrosu”nun kulisi, sahnesi, salonu fuayesi ve gişe sahanlığı.
Kulis’de kimse yok. Soluk bir ampulün aydınlığı ve ıssızsık.
Sahne’de Prova ışığı. Tiyatroda son oynanan oyunun dekoru olduğu gibi durmakta. Ayrıca bu sahnede yıllardır oynamış bir sürü oyuna ait dekor parçaları, aksesuvarlar, kostümler ve ışık ve ses malzemeleri, afişler, tiyatronun kütüphanesindeki kitaplar, dosyalar ıvır zıvır.
Sahnenin en önünde sırtını seyirciye dönmüş televizyon seyreden tiyatro bekçisi. Televizyonda uydurma bir televizyon kanalının ana haber bülteni. IMF, BM, AT ve sair kuruluşların genel kurul toplantıları, açlıktan ölen insanlarla ilgili haberler, şiddet, şu, bu...
Salonda, soluk bir aydınlatma. Zamanla seyirciler salonu dolduracak.
Fuayede, televizyon ekranlarında sahnedeki televizyondaki görüntülerin aynı.
Gişe sahanlığında, “Satılık Tiyatro Malzemeleri, müracaat tiyatro idaresi” yazılı koskocaman bir pano....
İlan edilen saat geldiğinde salonun ışıkları minimum düzeye indirilir..
Az sonra Hurdacı ile Eskici ellerinde naylon torbalarla kulis tarafından sahne kapısına gelirler... Bellerindeki cep telefonları belirgin biçimde görülmeli.
ESKİCİ Kimse yok mu!
BEKÇİ (Televizyon seyretmektedir ve fazla istifini bozmadan.) Kim o?
ESKİCİ Burada eski elbiseler falan varmış, onlara bakmaya geldik.
BEKÇİ Gelin, gelin... (Eskici ile Hurdacı ön tarafa doğru gelirler.)
HURDACI Selamınaleyküm hemşehrim.
BEKÇİ Aleykümselam. (Yığını gösterir.) İşte, bütün ıvır zıvır burada. İşinize yarayanları ayırın.
ESKİCİ (Tiyatro kostümlerini kastederek.) Bunları kim giyer yahu.
BEKÇİ (Kendinden emin ve hafif eğlenerek.) Hamlet, Makbet, Kral Lir, Mefisto, Fatih Sultan Mehmed, Gılgamış, Enkidu...
HURDACI Dur hemşehrim, dur. Kim bu adamlar?
BEKÇİ Sen tanımazsın.
HURDACI (Eskici de güler. Hurdacı kendiyle alay edildiğini anlar.) Sen ne gülüyorsun, sanki kendi tanırmış gibi.
ESKİCİ Fatih Sultan Mehmed’i tanıyorum...
HURDACI Kimmiş bakalım Fatih Sultan Mehmed?
ESKİCİ (Cevap vermekte zorlanır.) Şey, şu boğazda köprüsü olan adam... (Hurdacı’yla Bekçi güler.) Ne oldu? Komik bir şey mi söyledim?
BEKÇİ Estafurullah... Neyse, siz işinize yarayanları ayırın, kalanları başka birilerine satarız.. (Müthiş bir top sesi)
HURDACI Hah, iftar oldu galiba.
ESKİCİ Dur bakalım, belki de görgüsüz bir herifin oğlunun sünnet düğünü vardır.
HURDACI Hemşehrim, şu TRT’yi açsana, bakalım iftar olmuş mu? (Bekçi TRT’yi açar, iftar olmuştur, ezan okunmaktadır. Ekranda “İstanbul İçin İftar vakti” gibi bir yazı da olabilir.)
ESKİCİ İftarı yapalım mallara sonra bakarız.
BEKÇİ Siz bilirsiniz... (Televizyonun kanalını değiştirir ve seyretmeye koyulur. Naylon torbalar açılmış, içinde katığıyla tam ekmeklerle kutu kolalar çıkmıştır. Yemeğe başlarlar. Hurdacı açtığı kola kutularından birini bitirir ve ikincisini açar.)
HURDACI Yahu bu memleketin havasından mıdır, suyundan mıdır bilmem ama günde beş-altı kutu içiyorum bana mısın demiyor...
ESKİCİ Su temiz, hava sağlam da ondan. Yoksa bu köpek öldürenin bir kutusu adamı gebertir. (Bekçi kanal değiştirir, yeni kanalda üzerine Türkçe seslendirme yapılmış yabancı bir tartışma programı vardır.) Gri bir dünya haritası üzerinde yıldızlı bir dekor olabilir. (Yıldızlı fonun üzerine transparan naylondan kesilmiş kontrlu bir dünya haritası.) Programın adı “History of the world” veye “Dump of civilization” olabilir…
JOSEPH (TV) Dünyanın ruhu şehvete dayanır. Güçlü olanlar bu ruhu halktan alır ve kendileri için kullanırlar. Çağımızda insanların kafaları konserve kutusuna dönüşmüştür. Ne kadar verilirse o kadar düşünen bir insan tipi ortaya çıkmıştır. Savaşlar ve düşünceler anlaşmalarda yazıldığı gibi biçimlendirilmektedir.
ESKİCİ Bunların aklına turp sıkayım e mi.. Bu saçmalıklar için dünyanın parasını harcıyorlar...
JOSEPH (TV) İnsanlar dünya ile ilgili olaylara çok yüzeysel bakıyor. Oysa derinlemesine düşünmek gerek.
ESKİCİ Hah! Fazla derine inmeye gelmez. Dünya bir, kadın iki, bunların dibini bulamazsın..
HURDACI Dibi olsaydı sen bulurdun. (Gülerler.)
JOSEPH (TV) Konuyu çeşitli açılardan, teolojik, ideolojik ve mitolojik olarak ayrı ayrı incelemek gerekir.
SUNUCU (TV) Mitolojik mi?
JOSEPH (TV) Evet, hem de karşılaştırmalı olarak..
SUNUCU (TV) Peki sayın Kramer, sizce bilim ve sanatın başlangıcını nerede aramalıyız?
KRAMER (TV) Tabii ki Sümer Uygarlığı’nda.
SUNUCU (TV) Yani size göre dünyanın dibi Mezopotamya oluyor.
KRAMER (TV) Elbette. Uruklu Gılgamış Destanı dünyanın ilk belgeselidir. Dramatik yapıdaki ilk eser.. Bu eserde aşk, arkadaşlık ve ölüm tem’aları işlenir ki, bu eserden sonra yazılan hemen her şey bu eserin tekrarıdır. (Bekçi kanalı değiştirir, görüntüye popüler bir şarkının klibi gelir.)
HURDACI Yahu seyrediyorduk be...
BEKÇİ Merak ediyorsan aha orada Ansiklopedi var. Aç oku...
HURDACI Ansiklopedi mi?
BEKÇİ Gılgamış Destanı maddesine bak öğren... (Hurdacı kitaplara yönelir.)
ESKİCİ Lan oğlum, bırak şimdi ansiklopediyi falan...
HURDACI Ya dur bir dakika yahu... (Ansiklopediyi karıştırır maddeyi bulur.) Hah, işte burada... Gılgamış Destanı : Sha Nagba İmuru, her şeyi görmüş olan.. Eski Mezopotamya Destanı... Babilliler ve Asurlular bu destanı ilk kelimeleriyle adlandırırlar: Sha Nagba İuru, Her şeyi görüp bilen bu bilgiç insan, Babil’in güney bölgesinde çok eski bir şehrin, Uruk’un kralı olarak tasavvur edilen Gılgamış’tır.
Eskici bulduğu bir plağı pikaba koyar çalıştırır...
Müzik girer ve Opera başlar...


ALINTIDIR





Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Tiyatro Metinleri ile ilgili olarak; Tiyatro Metinleri hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Devlet Tiyatroları ve Özel Tiyatrolar... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Tiyatro Metinleri siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.