Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler


Google Reklamları





Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


30 Nisan 2014, 01:54:57
Forum
Forum Sitesi
Admin
Mesajlar: 86825












Sponsorlu Bağlantılar

sponsorlu bağlantılar

   

Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler

 

Ülkemizde ve dünyada teknolojik gelişmelerin yararları ve zararları


Tartışacağımız konu, “Teknolojik Gelişmeler ve Türkiye'nin Teknoloji Geliştirme Koşul ve Olanakları”dır.



Konu başlığının genel bir saptamayı ve bu saptamadan yola çıkılarak yapılan bir çıkarsama ile bir öneriyi içerdiğini düşünüyorum:



“[Dünyada] teknolojik gelişmeler olmaktadır.” Bu bir genel saptama...



“[O halde] Türkiye de teknoloji geliştirmek durumundadır.” Bu bir çıkarsama...



“Bunun koşul ve olanaklarını irdeleyelim.” Bu da bir öneri...



“Dünyada teknolojik gelişmeler olmaktadır” yolundaki genel saptamanın doğru bir saptama olduğu görüşündeyim. Sunuşumda, bu gelişmeyi biraz açmaya, daha somut bir bazda anlatmaya çalışacağım.



“Türkiye de teknoloji geliştirmek durumundadır” çıkarsamasına katıldığımı da söyleyebilirim. Burada bu gerekirliliğin tartışmasına girmeyeceğim. Bunu da genel bir doğru kabul ederek; dünyadaki teknolojik gelişmelere ilişkin saptamalardan sonra, doğrudan Türkiye için “koşul ve olanaklar” irdelemesine geçeceğim.



Dünyadaki Teknolojik Gelişmeler



Teknolojideki hızlı ve kapsamlı gelişmeler bugün hemen herkesin gözlediği bir olgu. Bu gelişmelerle iç içe geçmiş olarak, ürün profilinin ve üretimin dayandığı teknoloji tabanının değişmekte olduğu da gözlenen bir diğer önemli olgu... Bu olgular yumağına yakından bakıldığında, tanığı olduğumuz teknolojik gelişmelerin, alan ve konuları farklı bile olsa, birbirleriyle ilintili olduklarını; ürün profilinde ve üretimin teknoloji tabanındaki değişimin de, esasında, jenerik/yayılgan karakterde, yeni birkaç teknolojide kaydedilen köklü gelişmelere dayandığını görmek mümkün. Pratikte, bizim farklı üretim kesimlerinde, farklı üretim yöntemi ya da ürünlerde algıladığımız gelişmelerin ya da yeniliklerin ardındaki teknolojiler ya doğrudan bu jenerik teknolojilerin kendileridir; ya türevleridir; ya da kendi aralarındaki kaynaşmalardan -teknolojiler arası füzyondan- doğan melez teknolojilerdir.



Yaşamakta olduğumuz, kapsamlı ve hızlı teknolojik değişim sürecinin, tarihsel gelişmenin benzeri evreleriyle karşılaştırmalı olarak, pek çok iktisatçı tarafından yapılmış, son derece yetkin, kuramsal çözümlemelerini burada yinelemeyeceğim; bunlar biliniyor. Konumuz açısından üzerinde duracağım nokta, bu değişim sürecinin dayandığı jenerik teknolojiler, bunların temel karakteristikleri, taşıdıkları dinamik ve gelişme doğrultularıdır.



Günümüzde üretimin teknoloji tabanı ve ürün profili, başlıca şu jenerik teknolojilerin belirleyici etkisiyle değişime uğramaktadır:



(i) Enformasyon teknolojisi,



(ii) İleri malzeme teknolojileri ve



(iii)Yeni biyoteknoloji-gen teknolojisi.



Bu üç kategoriye, yeni enerji teknolojileri gibi, jenerik karaktere sahip başka kategorileri de eklemek mümkündür. Ama, burada, etkileri bugün çok daha geniş ölçüde hissedilen ilk üçü üzerinde durmakla yetinilecektir.



Sayılanlar içinde başta olanı enformasyon teknolojisidir ve bu teknolojinin ekonomik faaliyet alanlarında ve toplumsal yaşamdaki etkileri, İngiliz Sanayi Devrimi'nin ve bu devrimin teknoloji tabanını oluşturan buhar teknolojisinin etkileriyle eş tutulmaktadır. Bu nedenledir ki bu teknoloji temelinde biçimlenen yeni bir toplum yapısına -enformasyon toplumuna- geçişten söz edilmektedir.



İddia ve emareler odur ki, biyoteknoloji ve gen teknolojisi de, 21. Yüzyıl ilk çeyreğinde, bugün enformasyon teknolojisinin oynadığı rolü oynamaya başlayacaktır.



Özetle söylemek gerekirse, çağımızda söz konusu jenerik teknolojilere egemen olmak, ülkeler açısından, uluslararası arenada rekabet üstünlüğüne sahip olmak; dolayısiyle de dünya nimetlerinin paylaşımında aslan payını almak anlamına gelmektedir.



Bunun içindir ki, “teknolojik gelişmeler” derken bu gelişmelerin kaynağını oluşturan, jenerik teknolojiler üzerinde durmak; bunların potansiyelini, hangi değişim ve gelişim dinamiklerini yarattıklarını iyi kavramak gerekir.



Örneğin, bugün kapitalist sistemde iş sürecinin önemli değişikliklere uğradığı ve yeniden biçimlenmekte olduğu, hemen hemen bütün müelliflerce kabul olunan ve gözlenen bir olgudur. Değişimde öne çıkan motif esnek üretimdir. Ama konuya yakından bakıldığında, esnek üretimde belirleyici trendin, esnek otomasyona gidiş olduğu ve esnek otomasyonun da, giderek, sistemsel bir boyut kazandığı, yani tek bir üretim makina ya da bandının çok ötesinde üretim sürecinin bütününü, bütün bir üretim sürecini kapsar hale geldiği açıkça görülecektir. Tasarım departmanının, üretim departmanı elemanlarıyla birlikte -”concurrent engineering”den söz ediyorum- ve bilgisayar destekli tasarım olanaklarından yararlanarak geliştirdikleri birden çok yeni tasarımın, kısa süreli teslimat değişikliklerine göre düzenlenmiş esnek bir programa göre, üretim bantlarına/makinalarına otomatik olarak beslenmesi, konuya ilişkin tipik bir örnektir. Bu örneği, daha somutta, haftada 2500 adet baskı devre kartı üreten; ama, bunu, 1327 farklı komponent kullanarak 64 farklı konfigürasyonda yapabilen bir üretim birimi olarak tasavvur edelim. İşte, burada sözünü ettiğimiz esnek otomasyonun ardındaki teknoloji enformasyon teknolojisidir (TÜBİTAK, Eylül 1994).



Enformasyon teknolojisine Türkiye'de çok farklı anlamlar yüklendiği ve üzerinde durduğumuz konu açısından da kritik önemde olduğu için, kavramsal açıdan berraklık sağlayabilme umuduyla, bazı tanımlar vermeye çalışacağım:



“Enformasyon” ya da “Enformasyon Teknolojileri” Dendiğinde Ne Anlamak Gerekir?



Enformasyon, bir sistemin, kendi durumunu başka bir sisteme bildirmesi olarak tanımlanabilir. Bu bildirme, sistemin alacağı her durum için ayrı bir biçime girebilecek bir işaret (sinyal) aracılığıyla gerçekleştirilir. [Bu konudaki tanım ve terminoloji için bknz. Meydan Larousse.] Bir başka deyişle, enformasyon dendiğinde, yalnızca dil alanında olduğu gibi bir bildirme değil, sibernetikle birlikte kazandığı yeni anlam doğrultusunda, fiziksel bir uyarı da anlaşılır (Akarsu, B., 1975).



Enformasyon kavramı, bildirme edimi (fiili) sonunda elde edilen veriye, üzerinde uzlaşmaya varılan kurallardan yararlanılarak yöneltilen (atfedilen) anlamı da içerir (TDK., Bilişim Terimleri Sözlüğü).



Enformasyon kavramına, tanımsal açıdan biraz daha yaklaşabilmek için, “bir sistemin, kendi durumunu başka bir sisteme bildirmesi” olgusunun, genelde, hangi sürecin parçası olduğuna bakmak yararlı olacaktır. Bilindiği gibi, “.....bütün canlı sistemler, kendi yaşam düzenlerini korumak ve varlıklarını sürdürebilmek için, madde ve enerjiyi işlemek zorundadırlar. Madde ve enerjinin işlenmesi, denetimi gerektirir; böylesi bir denetim ise enformasyonu...” (Beniger, J.R., 1986). Gerçekten de, enformasyon olmaksızın, ya da daha açık bir deyişle, bir sistemin durumuna ilişkin verilere sahip olunmaksızın, o sistemin bir başka sistemce denetlenebilmesi olanaksızdır.



“Burada denetim (kontrol) sözcüğü, en genel anlamıyla, önceden belirlenmiş bir hedefe doğru amaçlı etkilemeyi belirtir.” (Beniger, J.R., 1986). Böylesi bir etkilemenin olabilmesi için, etkilemek istenen sisteme etkinin iletilmesi; bu ileti sonucunda sistemin durumunda meydana gelen değişikliğe ilişkin enformasyonun denetleyen sisteme geri beslenmesi (feedback); bu yeni enformasyonun, denetleyen sistemce işlenerek, hedef verileriyle karşılaştırılması gerekir.



Kısacası, denetim için esas olan enformasyonun iletilmesiyle [Fr.İng. communication] birlikte işlenmesinin de [Fr. traitement de l'information; İng. data processing] gerektiği çok açıktır.



Bütün bu saptamalardan hareketle, eğer biz, bir denetim teknolojisinden söz edeceksek; bellidir ki, bu teknolojinin temelini enformasyonun iletilmesi ve işlenmesi teknolojisi; kısaca söylersek enformasyon teknolojisi oluşturacaktır.



Esnek üretim/esnek-sistemik otomasyon da bütünüyle bir denetim sorunudur ve bugün bu düzeyde denetime olanak veren teknoloji, mikroelektronik, komünikasyon/telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojileri tabanında yeniden biçimlenen, günümüz enformasyon teknolojisidir.



Tanımlarsak, enformasyon teknolojisi, enformasyonun, sistemik denetim başta olmak üzere, belli amaçlar çerçevesinde, iletilmesini, işlenmesini, saklanmasını ve bu işlevleri yerine getirecek yöntem, aygıt ve sistemlerin gerekli yazılımlarıyla birlikte geliştirilmesinin bilgi ve deneyimini ifade eder.



Bugün enformasyon teknolojisi, denetimde, zaman, mekân ve coğrafi uzaklık faktörlerinin getirdiği sınırlamaları da ortadan kaldırmayı; ses, görüntü, hareketli görüntü, veri (data) biçimindeki enformasyon aktarımlarını tek ve esnek (programı değiştirilebilir) bir şebeke içinde tümleştirmeyi mümkün kılacak bir boyut kazanmıştır. “Telematik” terimi gelinen bu yeni boyutu anlatmaktadır (TÜBİTAK, Eylül 1994; BTSTP, Mayıs 1995).



Sanayi toplumları, üretim sürecinin ve toplumsal yaşamla ilgili diğer süreçlerin önceden belirlenmiş amaçlar doğrultusunda denetlenebilmesi için mükemmel olanaklar sunan bu teknoloji -enformasyon teknolojisi- temelinde yeniden biçimlenmekte; enformasyon toplumuna evrilmektedir. Bu evrilmenin ve geleceğin enformasyon toplumunun belkemiğini oluşturacak, ulusal-yüksek hız enformasyon şebekelerinin ve bu şebekeler üzerinde verilecek telematik hizmet -telematik denetim- ağlarının inşaı için ABD ve Kanada'dan AB ülkelerine, AB ülkelerinden Japonya ve G.Kore'ye kadar, bütün sanayileşmiş ülkelerde düğmeye basılmıştır. Örneğin, Güney Kore, Ulusal Enformasyon Altyapısını 2015 yılında tamamlamayı amaçlamakta ve bunun için 55,8 Milyar ABD $'lık yatırım yapmayı öngörmektedir. Bu tamamlandığında tüm kamu daireleri, üniversiteler, araştırma merkezleri ve firmalar fiber optik kablo ile bağlanmış ve Gbps (giga bits per second) mertebesindeki hızlarda çokluortam iletişimine geçmiş olacaktır. Bu projenin 1997 sonunda tamamlanacak ilk aşamasında 80 kent 155-622 Mbps (mega bits per Second) hızında fiber optik kablo ile bağlanacaktır. İkinci aşamada tüm ülkeyi kapsayan tele-tıp, tele-öğrenim, elektronik kütüphane hizmetleri ve coğrafi enformasyon hizmeti gerçekleşmiş olacaktır. Bu aşamada 2,5 Gbps hızında ATM (Asynchronous Transfer Mode) ağı da kurulmuş ve 2015 yılına gelindiğinde bu altyapı 10 Gbps hızına çıkmış olacaktır (TÜBİTAK, Haziran 1995).



Türkiye'de lâfı çok edilen ve çoğu zaman da “bilgi toplumu” olarak Türkçeye aktarılan “enformasyon toplumu”nu, dayandığı bu teknoloji tabanıyla ve dayandığı teknolojinin niteliğiyle birlikte kavrarsak konuya ilişkin düşüncelerimizi biraz daha berraklaştırabileceğimiz kanısını taşıyorum.



Yine aynı açıdan, bir noktaya daha işaret etmek gerekir: Bugün enformasyon teknolojisinin ana bileşenlerinden birini mikroelektronik temelli bilgisayar teknolojisi oluşturmaktadır. Mikroelektronik tasarıma dayalı bilgisayarların XXI. yüzyıl ilk çeyreğinde de egemenliklerini sürdüreceği yönünde tahminler vardır. Ancak, bugün pek çok laboratuvarın kuvantum mekaniği ya da moleküler biyoloji ile optik prensiplerine göre işleyen yeni bilgisayar kuşakları üzerinde çalıştığı bilinmektedir.



Kuvantum mekaniği ile optik prensiplerine göre işleyen bilgisayarlarda, lazer ışını yardımıyla enerji düzeylerini değiştiren atomlardan yararlanılacaktır.



Moleküler biyoloji ile optik prensiplerine göre işleyecek bilgisayarlarda ise, ışığa göre konfigürasyonunu değiştiren biyolojik moleküller yardımıyla veriler depolanacak ve işlenebilecektir. Elektronların yerini fotonların alacağı bu tür sistemlerde kullanılacak moleküller ise, gen teknolojisinin esaslarına göre tasarımlanıp üretilmiş mikroorganizmalar yardımıyla sentezlenecektir.



Optik bilgisayarlar ya da başka yeni bilgisayar kuşakları veri işlemede çok daha yüksek hızlar, veri depolamada çok daha büyük kapasiteler ve çok daha ileri düzeyde süreç denetim yeteneği demektir. Burada asıl belirtmek istediğimiz nokta, günümüzün egemen teknolojisi olan enformasyon teknolojisinin de (teknoloji füzyonuna dayalı olarak) daha mükemmele doğru kendi içinde sürekli evrilmekte olduğudur. Bu evrime ilişkin olarak verdiğimiz örnekte sözü edilen ışığa duyarlı biyomoleküllerin, bugün hem yeni biyoteknoloji-gen teknolojisi hem de ileri malzeme teknolojilerinin konularından birini oluşturduğunun altını çizerek, şimdi de bu jenerik teknolojilerden biraz söz edelim.



İleri Malzeme Teknolojileri



Kavramsal açıdan anlayış birliğine ulaşmak için konuya yine bir tanımla girmekte yarar vardır:



İleri malzeme teknolojilerinin,



- üretim sürecinde prodüktiviteyi; üründe kaliteyi ve teknik performansı yükseltmek;



- yaşam kalitesini yükseltmenin gereklerini yerine getirmek; buna paralel olarak çeşitlenen ve düzeyi yükselen kişisel gereksinmeleri karşılamak (iklime duyarlı dokumalara olan gereksinim v.b.);



- doğal çevreyi koruyabilmenin gereklerini yerine getirmek (biyolojik olarak çözünebilir malzemelere; enerji kayıplarını azaltıcı malzemelere olan gereksinimler v.b.);



- yenilenmesi mümkün olmayan doğal kaynakların ömrünü uzatmak; bunların yerine geçecek yenilenebilir kaynaklar yaratmak;



- teknolojinin diğer alanlarındaki gelişmelerin gereklerini karşılamak (ışık şiddetine göre konfigürasyonunu değiştiren biyomoleküllerin elde edilmesi gibi)



ve benzeri amaçlarla geliştirilen teknolojiler olduğunu öncelikle belirtmek gerekir. Bu amaçlara yönelik olarak;



alıntı

ilgiliFORUM.com



Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler ile ilgili olarak; Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Bilimsel ve Teknolojik haberleri forumu, Bilimsel Yazılar, Makaleler, En son icatlar, İlginç keşifler, Bilimde meydana gelen gelişmeler, haberler... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Ülkemizde Teknolojik Gelişmeler siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2017 AjansMail
Her hakkı saklıdır.