Bu bir reklamdır.




Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası


Google Reklamları


Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası ile ilgili benzer olabilecek konular...

Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası hakkında arama bilgileri...

Ziyaretçilerimiz bu sayfayı bulmak için Google`da şu aramaları yaptılar.
Siz de; bir dahaki gelişinizde, bu aramaları yaparak, bu sayfayı kolaylıkla bulabilirsiniz.

sabah namazinin neden kazasi olmaz - sabah kalkınca sabah namazı kılınır mı - vaktinde kılınmayan sabah namazının kaza - sabah namazi kazaya birakilirmi - sabah namazının kazası kaç rekat kılınır - sabah namazının kazası - sabahnamazınınkazası

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


04 Ağustos 2006, 03:07:06
dilruba
Ziyaretçi















Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar



“Sabah namazının çok sevaplı bir ibadet olduğunu bildiğimiz için vaktinde kılmaya önem veriyoruz. Ancak bazen uykuya dalarak vaktinde kılamadığımız da oluyor. Güneşten sonraya kalan namazımızı nasıl kılacağız? Eda mı, kaza mı olacak? Sünnetiyle mi, sadece farzıyla mı kılacağız? Bu konuda bilgi ve ikaza ihtiyacımız var.”
Sabah namazı çok önemlidir. Efendimiz şafak vaktinde kılınan namaza şöyle dikkat çekmiştir:

- Fecir vaktinde kılınan iki rekat namaz, dünyadan da, dünyanın içindekinden de hayırlıdır!

- Neden böyledir? Çünkü dünya da, içindeki hayra harcanmayan mal da ebedi hayatta geçer akçe değildir. Ancak, kılınan iki rekat namaz, dünyanın vermediği faydayı verecek, sahibini cehennem azabından kurtarmakla kalmayacak, cennetin güzelliklerine de kavuşturacaktır. Öyle ise bu derecede kudsi olan sabah namazını vaktinde kılmak için akşam erken yatmalı, sabah da erken kalkmalı, güneş çıkmadan dünyadan da kıymetli olan sabah namazı vaktinde eda edilmelidir. Bununla beraber, bunca dikkate rağmen uyanamaz da, sabah namazı güneşten sonraya kalırsa ne olacak?

Bu takdirde artık her şey mahvoldu, bitti demek değildir elbette... Bu defa da yapılacak ilk iş, güneşin çıkışından kırk beş dakika sonra, yani kerahet vakti çıkınca sabah namazını sünnetiyle birlikte kaza etmektir. Böylece vaktinde kılma sevabı alınmasa da borçlu kalma günahından kurtulma söz konusu olur. Bu gibi arzu edilmeden düşülen hatalarda mühim olan bir konu da şudur: Hatayı yapan insan, bundan derin üzüntü duymalıdır. Vaktinde yapmadığı ibadetinden dolayı vicdan azabı çekmelidir ki, tekrar etme temayülü söz konusu olmasın...

Gerçek olan odur ki, insan günahından dolayı ne kadar üzüntü duyar, vicdan azabı çekerse o kadar iman kuvvetine sahip olduğu anlaşılır. Efendimiz bunu çarpıcı bir ifadeyle şöyle dikkatimize verir:

- Mümin, günahını üzerine yıkılacak dağ gibi büyük görür, üzüntü duyar; münafık ise burnu ucuna konmuş sinek gibi basite alır, kayıtsız kalır! Günahını büyük görme duygusu, tekrar etmeme tedbirine sevk eder, küçük görme duygusu da tekrar etme tembelliğine teşvik eder. Burada hatırlanması gereken bir nokta da şu olsa gerektir: Sabah namazı, güneşin doğuşundan sonraya kalınca, öğleden önce kılınacak olursa sünnetiyle birlikte kaza edilir. Öğleden sonraya kalırsa, sünnetiyle birlikte kaza etme fırsatı kaybolmuş olur, sadece farzını kaza etme imkanı kalmış olur. Bu yüzden sabah namazını vaktinde kılamayanlar hiç olmazsa kerahet vakti çıkınca hemen sünnetiyle birlikte kılmayı ihmal etmemeli, öğleden sonraya bırakıp da sünnet sevabından da mahrum kalmaya maruz kalmamalıdır.

                                                                                                                                                 AHMED ŞAHİN



01 Aralık 2006, 10:39:42
Cevap #1
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?
Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazının Kazası--------------------------------------------------------------------------------
 
“Aslında sabah namazının kolay kolay kazaya bırakılmaması gerektiğini hocalarımızdan dinliyor, yazılarınızdan da okuyoruz.
Bu sebeple güneş çıkmadan vaktinde kılmaya büyük önem veriyoruz. Ancak bazen gaflete dalarak uyanamıyor, bazen de yıkanma gibi gecikmelerle vaktinde kılamadığımız da oluyor, güneşten sonraya kalıyor. Bu durumda ne yapacağız? Güneşten sonraya kalan namazımızı nasıl kılacağız? Sünnetiyle mi, sünnetsiz mi kılınacak? Eda mı, kaza mı olacak? Bu konuda hem bilgiye hem de birazcık ikaza ihtiyacımız var?..”

Gerçekten de sabah namazı namazların en mühimidir. Efendimiz (sas) Hazretleri, vakitlerin en eşrefi olan şafak vaktinde kılınan namazın değerini çarpıcı bir ifadeyle şöyle dile getirmişlerdir:

- Fecir vaktinde kılınan iki rekat namaz, dünyadan da, dünyanın içindekinden de hayırlıdır!..

- Neden dünyadan da, içindekinden de hayırlı?

- Çünkü dünya da, içindeki mal, mülk de ebedi hayatta geçer akçe olmayacaktır... Ancak, kılınan iki rekat namaz, dünyanın vermediği faydayı verecek, sahibini cehennem azabından kurtarıp cennetin güzelliklerine de kavuşturabilecektir...

Nitekim burada dünyanın servetine sahip olan nice ibadetsizler, orada yoksulluk içinde kıvranırken, ibadetinde ihmale düşmeyen yoksulların kavuştukları cennet nimetlerini hayranlıkla seyredecekler, keşke biz de bunlar gibi ibadetli bir hayat yaşasaydık, diye hayıflanacaklardır. Servetleri, onları kurtarmayacak; ama iki rekat namazları ibadetlileri kurtarabilecektir...

Öyle ise özellikle kısa yaz gecelerinde erken yatılmalı, erken de kalkılmalı, güneş çıkmadan dünyadan da kıymetli olan sabah namazını vaktinde kılmalıdır... Şayet gece gusül gerektiren bir durum söz konusu olursa namazı güneşten sonraya bıraktırmayacak kadar uyumakta mahzur olmayabilir. Yeter ki, uyuyan kimse yine erkenden kalkıp guslünü yaparak namazını güneş çıkmadan vaktinde kılma imkanını bulsun. Yani kazaya bırakmış olmasın...

Bununla beraber, insanlık halidir bu. Hiç arzu edilmediği halde uyanamaz, namazı güneşten sonraya kaldığı da olursa durum ne olacak?..

Bu takdirde artık her şey mahvoldu, bitti demek değildir elbette...

Bu defa da yapılacak ilk iş; güneşin doğmasıyla başlayan (kırk beş dakikalık) kerahet vakti çıktıktan sonra öğlenin kerahet vakti girinceye kadarki zaman içinde sünnetiyle birlikte farzı hemen kaza etmektir. Bu durumda ne olur? Hiç olmazsa namazı vaktinde kılmama günahına maruz kalan insan, tehiri sürdürme günahına son vermiş, hemen kaza ettiği namazının borcuyla kalmaktan kurtulmuş olur...

Bu gibi hiç de arzu edilmeyen ihmallerde mühim bir nokta da şudur:

- Namazını vaktinde kılamayan insan, bundan derin üzüntü duymalı, sırtında dağ gibi bir yük ağırlığı hissetmelidir. Bir an evvel namazı kaza ederek bu ağır yükten kurtulma gayreti içinde olmalıdır. Burada en vahim olan durum şudur:

- Vaktinde yapmadığı ibadetinden dolayı üzüntü duymamak, vicdan azabı çekmemek, tabiri caizse kılı bile kıpırdamamaktır. Bu duyarsızlık hayra alamet değildir. Çünkü üzüntü duyan insan, kendisini üzen şeyle tekrar yüz yüze gelmek istemez. İbadetlerini vaktinde yapma azmi içinde olur. Üzüntü duymazsa bu gayreti de duymaz. Günahını basite almaya başlar. Günahını basite alan adam için Efendimiz'in (sas) çarpıcı bir ikazı şöyledir:

- Mümin günahını üzerine yıkılacak dağ gibi büyük görür, tedbir alır. Münafık ise burnu ucuna konmuş sinek gibi basit görür, kayıtsız kalır!..

Günahını büyük görme duygusu, tekrar etmeme tedbirine sevk ederken, küçük görme duygusu da tekrar etmekten çekinmeme laubaliliğine iter... Bu fark hep hatırda tutulmalıdır.

alıntı...
 


01 Aralık 2006, 10:52:11
Cevap #2
EhliKeyf
Mesajlar: 965
EHLİKEYF presents

19 Ocak 2007, 09:19:37
Cevap #3
nur_ay
Mesajlar: 2983
Bugün Allah için ne yaptınız?
Sabah Namazına Kalkmak 

Ebû» Hüreyre -radıyAllahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
'Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytan ense kökünüze üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: "Sen yat yat, daha gece uzundur" diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uykudan uyanır da Allah'ı zikreder, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür ve zinde ve neş'eli olarak ve tertemiz bulunarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücû»du habîs ve tenbel olarak sabaha çıkmış olur.'



Ben de bir muhteremden sabah namazına kalkabilmek için şunu işitmiştim: Akşam yatarken kevser suresinin yarısına kadar okuyup bırakmak sabah kalkınca da kaldığındadn yerden sureyi tamamlamak....

Bismillahirrahmanirrahîm
İnnâ e'taynâ kel kevser. Fesalli li rabbike venhar.  kısmına kadar yatarken okuyup
sabah kalkınca da İnne şânieke hüvel ebter. kısmını okuyacaksınız.



Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası ile ilgili olarak; Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Temel dini bilgiler ve bu bilgilere ulaşabileceğiniz kaynaklar... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Vaktinde Kılınamayan Sabah Namazı ve Kazası siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2014 AjansMail
Her hakkı saklıdır.