28 ŞUBAT

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Evet arkadaşlar bugün o maulm günün 10. yıldönümü  :-X


28 Şubat Nedir? Ne değildir? O günlerde yaşanan neler idi? Türkiye o günden sonra neler kazandı? nelerini kaybetti? O günden bugüne hangi alanda ne gibi değişiklikler yaşandı? Bu değişikliklerin türkiye'ye ne faydası oldu? vs...


28 Şubat hakkında ne düşünüyorsunuz  ???

 
 

 
 
Çeşitli kaynaklardan ve yazarlardan elde ettiğim bilgiler doğrultusunda yayınlıyorum..
28 Şubat'ı anlatırken Refahyol'un yanlışlarını sıralamış, bir kısmını abartarak. Vaktiyle Demirel'i iktidardan uzaklaştıran 12 Mart muhtırasına neden olan gerekçelerden farksız. Hükümetin yanlışları hiçbir şekilde 28 Şubat sürecini haklı kılmaz. Nitekim kılmıyor da... Ayrıca hesap yeri MGK değil sandıktır. Keşke Demirel'e 28 Şubat müdahalesinin ekonomide sebep olduğu tahribat da sorulsaydı. Güvenlik kuvvetleri laiklik mücadelesi verirken bankaların içi nasıl boşaltılmıştı? Anlatıverir miydi acaba?

28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan ve Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve kimilerince bir dönüm noktası olan kararların uygulanması sırasında Türkiye'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan tartışmalı süreçtir.

12 Eylül Darbesi sonucu ortaya çıkan siyasetin etkisiyle 1980 ve 1990'larda radikal sağcı grupların güçlenmiş ve bunun sonucu olarak Refah Partisi 1995'teki genel seçimlerinde siyasette güçlü duruma gelmiştir. 1996 yılında, seçimlerinin ardından kurulan DYP - ANAP hükümetinin kısa sürede dağılmıştır. Bunun üzerine TBMM'de birinci parti durumunda olan RP ile DYP arasında kurulan 54.hükümet,8 Temmuz 1996'da TBMM'de yapılan oylamada güvenoyu almayı başarmıştır.

28 Şubat 1997 Cuma günü yapılan MGK Toplantısı'nda radikal dinci faaliyetlere ilişkin bir MİT raporu ele alınmıştır. Bu rapordan yola çıkarak alınan kararlar için bir çeşit "sivil muhtıra" yorumu yapıldı. Türk siyaset tarihine 28 Şubat Kararları olarak geçen kararlar Türk siyasi tarihinde önemli değişikliklere neden oldu.

Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) 28 Şubat kararlarının ardından gelişen olaylar şöyledir:

Başbakan Necmettin Erbakan'ın 'havada yakıt ikmali' olarak tanımladığı başbakanlık görevini hükümet ortağı DYP genel başkanı Tansu Çiller'e vermek amacıyla 18 Haziran 1997'de istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu. Ancak Demirel,hükümet ortaklarının arasındaki protokolü dikkate almayarak hükümeti kurma görevini ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. 12 Temmuz'da Mesut Yılmaz başkanğında ANAP - DSP - DTP arasında kurulan 55. hükümet TBMM'den güvenoyu aldı.

MGK'nun 28 Şubat kararlarının ardından özellikle 18 Nisan 1999 seçimlerine kadar süren zaman diliminde 14 Ağustos 1997'de 8 yıllık kesintisiz eğitim kanunu TBMM’de kabul edildi. Bu kanunla İmam Hatip Liseleri dahil Meslek Liselerini ortaokul bölümleri kapatıldı.

21 Mayıs 1997'de Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın ,Anayasa Mahkemesi’nde Refah Partisi için açtığı kapatma davasının 1 yıl sonra sonuçlandı.17 Ocak 1998'de Anayasa Mahkemesi,Refah Partisi'ni, "laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri saptandığından" içerikli gerekçeyle kapatılmasına karar verdi.RP'nin mallarının Hazine'ye devredilmesi de kararlaştırıldı. Necmettin Erbakan ve 6 partilinin beş yıl süreyle parti üyeliği yapması yasaklandı.

1998 Kasım ayında eski RP'li İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı düşürüldü.

Yeraltı irticai faaliyette bulunduğu iddiasıyla Aczimendi grubunun lideri Müslüm Gündüz 1997'de IBDA-C örgütünün lideri Salih Mirzabeyoğlu da 1998'in son günlerinde İstanbul'da yakalandı. Daha sonra Başbakanlık Takip Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarından hazırlanan rapora göre, güvenlik ve istihbarat birimleri, 1997'de 2 bin 956 kişiyi, 1998'de ise 4 bin 420 kişiyi "irticai faaliyetlere katıldıkları" gerekçesiyle gözaltına aldı.

28 Şubat süreci sırasında TSK içinde dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı yerine iki ismin ; dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ile Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak'ın adları daha çok ön plana çıktı. 2001 yılında bir televizyon programın katılan döneminin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, 28 Şubat süreci'ni "post-modern bir darbe" olarak tanımlayan bazı yazarları haklı bulduğunu söyledi.

her ne kadar bir sürü insan zan altında bırakılıp yaşam hakları tecavüze uğramış olsada  bir yönden de haklı bir olaydı...

ben hertürlü eziciliğe karşıyım.kim olursa olsun.sonuçta ezilen hep ben sen o oluyor.yani bizler.İNSANLIK eziliyor...insacıl olma en büyük amacımzı olmak.yakıcı,bölücü olamamak...bence türkiye adına olmamsı gerekn bir durumdu.ama oldu..bunalrdan dersler çıakrmalıyız...önemlidersler...insanlık adına ırk ayrımı gözetmeksizn....
bir kadını mutlu etmenin nesi yanlış ki,o seni mutlu ediyorsa...

insanın insanca yaşamasının engellenmesinden başka birşey değil, müslümanların iktidara gelmesi bazı zındık kesimlerin işine gelmemiştir ve demokrasiyi içine sinderememişlerdir bunların demokrasi anlayışını gösteriyor.alınan dersler burada çok önemli bence müslümanlar zayıf olamamalı her açıdan güçlenmeli özeleştiri yapalım ve güçlenelim arkadaşlar

ben hertürlü eziciliğe karşıyım.kim olursa olsun.sonuçta ezilen hep ben sen o oluyor.yani bizler.İNSANLIK eziliyor...insacıl olma en büyük amacımzı olmak.yakıcı,bölücü olamamak...bence türkiye adına olmamsı gerekn bir durumdu.ama oldu..bunalrdan dersler çıakrmalıyız...önemlidersler...insanlık adına ırk ayrımı gözetmeksizn....

iyide bahsettiğimiz mevzuda ırkçılık yok şuan için.. ben sadece fikrimi belirttim... türkiye demokrasiyi tam olarak kabul etmiş bir ülke değilki... insanlar ezilmesin... bu varolan sistemin bir getirisi...

sistemi yumuşatmaksa günümüzde islami görüşlere özgürlük olarak nitelendiriliyor bu da cumhuriyeti yıkmakla addediliyor ...onun  dışındaki bütün sapık fırkalar istedikleri şekilde istediklerini yapabiliyorlar...

ama şuda unutulmamalı altını tekrar çiziyorum... din adı altında da bir sürü insan sömürülüyor...devletin buna bir şekilde ket koyması lazımdı.. ama herzaman olduğu gibi bu mevzudada eksik icraat yüzünden olaylar bu noktaya gelmiş durumda...


kardeş yanlış anlama beni.ben zaten ırkçılık demedim.ayırım gözetmeksinz diyorum kiii bence türkiye için iyi değildi ve böyle şeyler türkiye için iyi olmuyorda.evet dinasdı altında bişr takım istismarlar yapıidığı durumun ban de katılıyorm.bu da bana sorarsan da senin dediğin gibi birtakım ketlerin olmması.yanlız bu ketlerin yapıcı dpoğrultuda olması tragtaryım ben.evet istisma var ve engelenebilir ama yapıcı olarak.yıokarak,dökeek,öldürerek değil.insancıl bir şekilde....
bir kadını mutlu etmenin nesi yanlış ki,o seni mutlu ediyorsa...

tabiki sana katılıyorum aynı fikirdeyim... ama bu dediğim gibi ülkenin düzensizliğinden kaynaklanıyor...
bugün kendi diyanet işlerini dikkate almayan bir devlet; ülkesinin inancına sahip çıkmadığı sürece halkının sömürülmesinde göz yumuyor demektir...

eğer lutfedip ülkenin inanç yönünü biraz olsun destekleseler bugün insanlara din kisvesi adı altında sömürüde yapılmaz.. halk bilinçsiz kişilerin elindede fanatikleşmez...

ama zannımca türkiyede istidat eksikliği var...

yani öyle çok gelişeyim... insanım rahat ve huzurlu olsun... eksiklerimi el verdiğince düzelteyim gibi bir zihniyet oluşamadığı için biz her beş senede bir başladığımız noktaya geri dönüyoruz...

kastettiğin gibi insan hakları ihlali o kadar göz önünde tutulsa bugün ne pkk sorunu konuşuluyor olur... ne birilerinin başlarına taktıkları örtü birilerine batar... nede insanlar koyun misali güdülmek istenir...

haa ama şu var... bizim bu şekilde gördüğümüz ülke için bu kadar karamsar bakmamamızda lazım... elimizden geldiğince gayret etmeliyiz... bişeylerin iyi olması bizim elimizde....

çok iyi bir yazı.okuyunca mutlu oldum.dediklerin ekatılıyorum...
evevt bu ülkede yaşıyoruz bu ülkeni içinde çok kararmsar olammk gerek.haklısın tabiii.
ama şun söylemeden geçmeyceğim.
sizn de dediğiniz gibi türkiye devleti benim insanım rahat olsun,huzurlu olsun,mutlu olsun derdinde değil.bu  çok önemli bir detay.bence bunun üzerine konuşmalıyız.bence önemli...sizce?
bir kadını mutlu etmenin nesi yanlış ki,o seni mutlu ediyorsa...

28 şubat, siyonist güçlerin Türkiyedeki işbirlikçileriyle birlikte harekete geçip, aslında  islam dünyasının ve Türkiyenin şahlanışı engellemek ve bir daha bunu gerçekleştirmeye teşebbüsü bile engelleyecek kadar yıldırmak maksatlı olan ama maalesef(onlar adına) bunu sadece geciktiren postmodern bir darbedir. bu şahlanıştan gerçekten çok korkuyorlar. ama korkunun ecele faydası yok, islam dünyası mutlaka güzel günleri kucaklayacaktır..

***' dan alıntı : "İriticai tehlike devam ettiği sürece 28 Şubat süreci hiç bitmeyecek..."



28 Şubat POST MODERN darbesinin sonucunda ;

* Zorunlu eğitim 8 yıla çıkarıldı ve İHL’lerin orta kısmı kapatılmış oldu.

* Kuran kursları kapatıldı.

* Dönemin iktidar partisi kapatıldı.

* Başörtülü onbinlerce kişi işinden ve okulundan atıldı.

* Namaz kıldığı için hakkında rapor tutulanlar çıkmaya başladı.

* Yaptıkları yolsuzluğa kılıf bulanlar oldu.

* İfade özgürlüğü yasaklandı.

* Sürgünler, tutuklamalar, soruşturmaların hadi hesabı yok!

* Toplumda oluşturulan paranoya ve dezenformasyonları nasıl tespit edeceğimizi anlayamaz olduk. Nerdeyse her türlü olumsuzluk irtica tehlikesine dayandırılır oldu ve muhafazakar insanlar hep zor durumda kaldı. Bu durumdan nemalananlar olmadı mı? Oldu tabii ki. Atatürkçüyüz kisvesi altında!.. (aslında atatürkçülükle ilgisi olmayan, atatürkçülüğü de çıkarlarına göre yönlendirenler)



***' dan alıntı : "İriticai tehlike devam ettiği sürece 28 Şubat süreci hiç bitmeyecek..."



28 Şubat POST MODERN darbesinin sonucunda ;

* Zorunlu eğitim 8 yıla çıkarıldı ve İHL’lerin orta kısmı kapatılmış oldu.

* Kuran kursları kapatıldı.

* Dönemin iktidar partisi kapatıldı.

* Başörtülü onbinlerce kişi işinden ve okulundan atıldı.

* Namaz kıldığı için hakkında rapor tutulanlar çıkmaya başladı.

* Yaptıkları yolsuzluğa kılıf bulanlar oldu.

* İfade özgürlüğü yasaklandı.

* Sürgünler, tutuklamalar, soruşturmaların hadi hesabı yok!

* Toplumda oluşturulan paranoya ve dezenformasyonları nasıl tespit edeceğimizi anlayamaz olduk. Nerdeyse her türlü olumsuzluk irtica tehlikesine dayandırılır oldu ve muhafazakar insanlar hep zor durumda kaldı. Bu durumdan nemalananlar olmadı mı? Oldu tabii ki. Atatürkçüyüz kisvesi altında!.. (aslında atatürkçülükle ilgisi olmayan, atatürkçülüğü de çıkarlarına göre yönlendirenler)





bunların neresi türkiyeyi ileriye götürür bu tartışılır......yorum açık...
bir kadını mutlu etmenin nesi yanlış ki,o seni mutlu ediyorsa...

Evet sen çıkıpta Türkiye Cumhuriyeti Devlati'nde ben ''ŞERİAT''ı getireceğim diye oy toplamak için insanların DİNİ duygularını siyasete alet edip,Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede rejim değişikliği yapacağının sinyallerini verirsen Necmettin Erbakan,devlette sana gereken cevabı verir.
Şuan başörtülü kardeşlerimiz bu adamın yüzünden madur durumdadır.
NOT:Kesinlikle başörtüsünün yasaklanma kararını haklı bulmuyorum.

Evet sen çıkıpta Türkiye Cumhuriyeti Devlati'nde ben ''ŞERİAT''ı getireceğim diye oy toplamak için insanların DİNİ duygularını siyasete alet edip,Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede rejim değişikliği yapacağının sinyallerini verirsen Necmettin Erbakan,devlette sana gereken cevabı verir.
Şuan başörtülü kardeşlerimiz bu adamın yüzünden madur durumdadır.
NOT:Kesinlikle başörtüsünün yasaklanma kararını haklı bulmuyorum.

vayy beee harika bir teşhis +1

iyi bir yorum.tebrikler...
bir kadını mutlu etmenin nesi yanlış ki,o seni mutlu ediyorsa...

Evet sen çıkıpta Türkiye Cumhuriyeti Devlati'nde ben ''ŞERİAT''ı getireceğim diye oy toplamak için insanların DİNİ duygularını siyasete alet edip,Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede rejim değişikliği yapacağının sinyallerini verirsen Necmettin Erbakan,devlette sana gereken cevabı verir.
Şuan başörtülü kardeşlerimiz bu adamın yüzünden madur durumdadır.
NOT:Kesinlikle başörtüsünün yasaklanma kararını haklı bulmuyorum.

bana göre de en güzel açıklamayı yapmışsın..
teşekkürler..

Her şey apaçık ortada ama; bazıları gerçekleri görmemek için her şeyi yapıyor ;)

Jason Bourne Sana Katiliyorum.. +1 de benden..
  ς.г.ค.ภ.๒.є.г.г.เ.є.ร

selamualeyküm aslında bugün buraya ben bir yazı yazacaktım fakat şu anda tv5 de ve tvNET kanallarında 28 şubat ile ilgili konuşmalar var yukarıda yorum yapan ve bu konu da karın ağrısı olan herkesin hemen bu kanallardan birini açıp izlemesini istiyorum ve daha sonra yorum yapılmasını istiyorum.Allah'a emanet olun...
Alan sensin,veren sen,kılan sen,ne verdinse odur,gayrı nemiz varki..

bourne özetlemiş ama tek sorumlu değil elbette.(en sorumlu o olsa da)
28 şubat sürecinde kurulan Batı ÇAalışma Grubu Tsk bünyesinde dünyanın en antidemokratik sürecine etki etti..Türk demokrasi tarihinin en katı fişleme vakalarını yaşadık o dönemde..Ve hatırlarsanız meşhur brifing krizlerini yine genelkurmay kendi bağlı bulunduu birimleri hiçe sayarak ne olursa olsun hükümete ramen çeşitli basın kuruluşlarını (güya )bilgilendirmek amacıla tehditkar organizasyonlarda bulundu.. bu tahrik ortamında milletin oylarıla gelmiş bi hükümete gereği ne olursa olsun bi askeri darbe yada en azından müdahele tamammen antidemokratik ve ülkemize hiç yakışmayan bi olgudur..ama bu memlket başbakan asabilen 17-18 yaşlarında çocukları asabilen bi memlektse söleyecek pek de bişi yok..yaşanmaması gerekn bi süreçti kimse karlı çıkmadı..
Annelerin ninnilerinden
spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı.

Evet sen çıkıpta Türkiye Cumhuriyeti Devlati'nde ben ''ŞERİAT''ı getireceğim diye oy toplamak için insanların DİNİ duygularını siyasete alet edip,Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede rejim değişikliği yapacağının sinyallerini verirsen Necmettin Erbakan,devlette sana gereken cevabı verir.
Şuan başörtülü kardeşlerimiz bu adamın yüzünden madur durumdadır.
NOT:Kesinlikle başörtüsünün yasaklanma kararını haklı bulmuyorum.

Birincisi; 28 Şubat devletin değil askerin müdahelesidir.

İkincisi; Başörtülülerin Erbakan yüzünden mağdur oldukarını ispat edebilir misin? Ama kanıtlı, belgeli. Boşl af olmayacak.
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

Evet sen çıkıpta Türkiye Cumhuriyeti Devlati'nde ben ''ŞERİAT''ı getireceğim diye oy toplamak için insanların DİNİ duygularını siyasete alet edip,Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede rejim değişikliği yapacağının sinyallerini verirsen Necmettin Erbakan,devlette sana gereken cevabı verir.
Şuan başörtülü kardeşlerimiz bu adamın yüzünden madur durumdadır.
NOT:Kesinlikle başörtüsünün yasaklanma kararını haklı bulmuyorum.

Birincisi; 28 Şubat devletin değil askerin müdahelesidir.

İkincisi; Başörtülülerin Erbakan yüzünden mağdur oldukarını ispat edebilir misin? Ama kanıtlı, belgeli. Boşl af olmayacak.

O askerde devletin askeridir.Yani devlet bir şekilde cevap vermiştir dedim.Askeri veya başka bir kurumu, ne ise bir cevaptır.
Erbakan olayına gelelim.Burada açıkladığım konu bir yorumdur.Yorumun ispatı olmaz.Eğer gerçekten ne demek istedğimi anlamadığın için soruyosan açıklıyım.Fakat benim fikrimle çelişmek istiyorsan bu ayrı.
Söylediğim açık;Ben bu devlete şeriat getireceğim lafı,rejim değiştirmek anlamına geliyor.Rejim değiştirmek de devleti yıkmak,bölmek anlamına geliyor.Eğer Erbakan bu lafları söylemişse ve bunun gibi bir çok laf söylediyse,bunun üzerine de başörtüsü ile ilgili böyle bir karar alındıysa sen aradaki ilişkiyi kurarsın sanırım.Sadece bu laflar demiyorum ama Erbakan'ın yaptığı birçok davranış 28 Şubat kararlarının alınmasında önemli rol oynamıştır.
Yineleyim,benim yaptığım yorumdur yorumun kanıtı olmaz.

Madem öyle ben de kendi yorumumu yapayım; ama benim yorumum ispatlanabilir verilere dayanıyor. Tevatürlere değil.

28 Şubat tamamiyle ekonomik sebeplerle düzenlenmiş bir baltalama operasyonudur. Sizin de gerekçe olarak gösterdiğiniz şeyler tamamiyle tevatürdür.
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

Ben kendi yorumumu yaptım.İnanmak veye inanmamak sana kalmış;ama senin ekonomik sebepler dedeğin ispatlanabilir yorumun benim yorumumu çürütmüyor.
Yani Erbakan'ın 28 Şubat kararlarının alınmasında rolü olmadığını ispatlamıyo.
Bu kadar gerçeklere önem veriyorsan hiç bir konuya ispatsız bir yorum yazmamanı tavsiye ederim sana.
Yoksa senin gibi biri çıkıp yorumun ispatlanamaz 'TEVATÜR' der sana da.

Elbette rolü var; ama kimse Erbakan'ın bu ülkeye zarar verecek bir girişimde bulunduğunu ya da bunu planladığını ispatlayamaz.

Bu arada;
Sen kafanı yorma; ben ispatlayamayacağım bir şeyi zaten yazmam. Yazarsam da tahmin yürüttüğümü ya da saçmalamakta olduğumu baştan belirtirim...
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

ispatla o zaman neden ekonomik bi baltalama kimi ne kadar baltalamak için yapılmış..
Annelerin ninnilerinden
spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı.

Sabah Gazetesi'nden Berat Özipek'in yazısı ile başlayalım o zaman...

28 Şubat’ın ekonomi politiği
On yıl önceydi. Refah -Yol iktidardaydı. Onların iktidara gelmesiyle birlikte ülkede irtica tehlikesi başgösterdi. Her akşam haberlerde şeriatçılar vardı. Gazeteler, radyolar, televizyonlar hep şeriat tehlikesinden söz ediyorlardı. Müslümler, Fadimeler, Kalkancılar, Acizmendiler, cin çıkarma törenleri, Refah Partili milletvekillerinin kasetleri ve ülkenin her yanında laikliğe yönelik saldırılar.

Sonra Sincan’da tanklar yürüdü. 28 Şubat kararları geldi, hükümet yıkıldı ve laiklik kurtuldu.

Darbelerin ve muhtıraların ekonomi politiğini anlamayanlar için 28 Şubat’ın anlamı aşağı yukarı budur. Böyle düşünenler, irticayla yatıp irticayla kalktığımız bir ülkeden nasıl olup da bir anda kurtulduğumuzu anlayamazlar. Tıpkı, 11 Eylül 1980 günü şiddetin pençesindeki ülkeden 12 Eylül günü huzur ve güzen ortamına ani geçişimizi anlayamadıkları gibi. Tıpkı, 28 Şubat müdahalesiyle, ardından gelen iki büyük ekonomik kriz, çöküş, iflaslar, intiharlar, esnaf isyanı, bir anda buharlaşan milyarlarca dolar ile İMF’ye sarılmak zorunda kalışımızın ilişkisini anlayamadıkları gibi. Tıpkı, içi boşaltılan bankalarla, o bankaların yönetimindeki 28 Şubatçılar arasında bir ilişki kuramadıkları gibi. Tıpkı, 28 Şubatçıların danışmanlığındaki holdinglerin nasıl olup da büyük paralarla gözden kaybolduğunu anlayamadıkları gibi.

Bunları anlayamayanlar, daha dün Refahçılara anti-Amerikancı, Batı karşıtı, ülkeyi Avrupa’dan koparacak diye demediklerini bırakmayanların, yetmedi adıyla sanıyla Batı Çalışma Grubu kurup onları fişleyenlerin, bugün Ak Parti Hükümeti’ni Batıcı, Avrupacı, onlara taviz veriyor diye suçlayan çevreler olduklarını acaba görüyorlar mı? Sanmıyorum. Görselerdi, bugün AB’ye ve ABD’ye karşı İran, Çin veya Rusya ile birlikte hareket etmemizi isteyenlerin, vaktiyle Refah-yol Hükümetine niye karşı çıktıklarını da sorarlardı.

Kendisini hangi yüce amaçla meşrulaştırmaya çalışırsa çalışsın, her darbe ve muhtıranın bir iktisadı vardır. Her siyasi alt üst oluşu, genellikle onunla aynı zamana denk gelen bir gelir transferi izler. 28 Şubat, bu ülkenin gördüğü en büyük, en geniş çaplı gelir transferine sahne olmuştur; alt ve orta sınıflar, Aczimendi haberlerini izlerken bir anda fakirleştiklerini görmüşlerdir. 28 Şubat sonrası havuz sistemi gibi tehlikeli sözler anılmamış, kredileri kesilen büyük medya yeniden rahatlamış, gazeteler ucuzlamış ama başka her şeyin fiyatı artmıştır. Devletten bağımsız gelişmeye çalışan sermaye yeşil diye yasak listesine alınmış, devletçi sermaye güç kazanmıştır. Onlar gelir artırırken GSMH erimiştir. Hortumculuk 28 Şubatta laiklik kadar sık kullanılan kavramlardandır.

Süreç siyasi bakımdan belki sadece RP’yi hedef almış görünüyordu, ama ekonomik ve sosyal açıdan asıl mağdurlar alt sınıflar oldu. Örneğin katsayı rezaletiyle milyonlarca yoksul aile çocuğunun geleceği çalındı, onlara üniversite yolu kapatıldı ve kısaca işçisin sen işçi kal dendi.

28 Şubat demokrasiye açtığı derin yaralarla anılırken, Fadime’nin gözyaşlarının gizlediği en geniş kapsamlı postmodern kapkaççılık boyutu da ihmal edilmemeli.
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...


o katılmazsa boru gibi askeriye var : ) patlatırlar bi 28 şubat daha olur biter.
ama Allah göstermesin ülke iflah olmaz bidaha 28 subat yasanırsa.ayrıca 28 subat olayları sırasında devletin 70 milyar $ zarar uğradığı söleniyo doğrumudur acep ?
BİLİYORSAN KONUŞ FEYZ ALSINLAR,BİLMİYORSAN SUS ADAM SANSINLAR!!!


Az önce izledim bi prog. orda da söyledi evet. O rakam sadece devletin gözüken net zararıymış, kaybedilenlerin çok daha fazla olduğu gözler önüne seriliyodu..

28 şubat bir darbedir ve hiç bir şekilde mazur görülemez. Bu süreci başlatanlardan hesap sorulmalıdır. O dönemde iyi gitmeyen ne vardı. Ne oldu da bu süreci başlattılar. Sahte yapay gündem oluşturdular. Bunu da en iyi şekilde oynadılar. Bazı kesimler bilerek veya bilmeyerek bu sürece destek verdi. Ülkemizi ekonomik yönden uçurumun eşiğine getirdiler. Ve hiç bir şey olmamış gibi bu sürecin baş aktörleri ortalıklarda dolaşabilmektedir. Bana kalsa bu insanların nasılki batan banka sahiplerinin bir yasa ile mal varlıklarına el konuldu. Başta Demirel ve 28 Sürecinin komutanlarının itibarını ve tüm varlıklarını elinden alırdım. Alınması da gerekmektedir. İbret için, Bu süreci başlatanların derdi acaba Cumhuriyeti korumakmıydı sizce? hayır arkadaşlar hiç sanmıyorum. Halkımız kendisi seçim yoluyla pek ala gönderebilirdi.
Bir paranoyadır. Almış bazı kesimleri, İrticadır diye, ellerindeki tek silah ta bu, iktidarı yıpratmanın tek yolu, kendilerinin de görevi Cumhuriyeti korumak ve kollamak; bakın hele Cumhuriyetimizin korunması sizlere kaldıysa vay halimize, Halktan kopuk bir biçimde yaşayan Elit tabaka nereden bileceksiniz halkın halini, istiyorsunuz ki sizin söylem ve isteklerinizi gerçekleştirecek bir iktidar. Olmadımı basıyorsunuz düğmeye ne pahasına olursa olsun deviriyorsunuz İktidarı, Yazıklar olsun 28 şubatçı anlayışa ve hala bu durumu göremeyenlere, yazıklar olsun Kızlarımızın, analarımızın eşlerimizin örtülerini Türban-Başörtüsü diye sınıflandıranlara... örtünmeyi örfi-Dini diye ayıran 28 şubat zihniyetine yazıklar olsun. Allah bir daha 28 şubat ve benzerlerini yaşatmasın, Kimler bu süreçte mağdur bırakıldı bir düşünsenize... 

konuyla alakalı istifade edilebilecek güzel bir başka paylaşım var:

http://www.vatan.tc/forum/index.php?topic=6227.0

27 Nisan'ın Askeri Müdahalesinin - 28 Şubattan Farkı ne?
 Bence aynı aktörler işbaşındalar... daha neler göreceğiz.
Bu Millet artık herşeyin farkında, Uyanık olmalıyız.
ELİNE , BELİNE , DİLİNE SAHİP OL....

28 Şubat bitti. 27 Nisan başladı. Değişen ne var. Ülkemizin Ekonomik kaybını düşünen var mı?
Çok yazık ediyorlar....

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; 28 ŞUBAT hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri 28 ŞUBAT siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com