28 şubata farklı bir bakış açısı..

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Yeni 28 Şubat yıldönümünü idrak ediyoruz. Bir haftadır basında dosya, röportaj, yazı dizisi halinde 28 Şubat rüzgarı esiyor. Olayın iki tarafı da kendi kahramanlarını hatırlıyor, öne çıkarıyor, allıyor pulluyor, övüyor ve yeriyor. Fakat bu tablonun hiçbir ciddiyeti yok. 28 Şubat tiyatrosunun artık iyice can sıkan tekrarı bunlar. Özellikle de “muhafazakar” medyadakiler…

28 Şubat tarihinin eğer takvimdeki herhangi bir yapraktan öte anlamı varsa o da “İslamcı” camia için gördüğü turnusol kağıdı işlevidir. Ağlayıp sızlamayı bırakmak, diş bilemek, gölgelere yumruk savurmak yerine, herkes şapkasını önüne koyup şu nokta üzerinde düşünmelidir: 28 Şubat rüzgarının düşürdüğü takkelerin fâş ettiği keller kimler?

28 Şubat olmasaydı belki asla bilemeyeceğimiz, farkına varamayacağımız ne kadar çok şey; asıl kimliğini, kişiliğini, emellerini, hırslarını, zevklerini, “ideolojisini” tahmin edemeyeceğimiz ne kadar çok kimse varmış…

28 Şubat olmasaydı, “İslam” adına, “İslam” kavramının şemsiyesi altında siyasete soyunanların plansız, projesizlikleri; dünya sisteminin dümen suyuna girmeye bu kadar hazır ve nazır olacak kadar tabansız oldukları nasıl ortaya çıkacaktı?

28 Şubat olmasaydı, “İslamcı” yazar - çizer - aydın diye bir şey olmadığını, İslamcı geçinen medyanın da liberal, Avrupa Birlikçi, Batıcı kesilmek için yanıp tutuştuklarını nereden bilecektik?

28 Şubat olmasaydı, “İslamî dava” güttüklerini iddia eden cemaat, vakıf ve her türlü oluşumun kofluğunun, içi boşluğunun, kağıttan kaplanlığının, giderek de zeminsizliğinin farkına nasıl varacaktık?

28 Şubat olmasaydı, İslamcılık - millîlik – yerlilik gömleğiyle meydanları dolduranların, bu topraklardan vaz geçmek, Türkiye’nin anahtarını altın tepside dünya sistemine sunmak konusunda bu kadar hevesli olacağını hiç tahmin edebilir miydik?

28 Şubat olmasaydı, “Allah yolunda harcamak” için zenginlik peşinde koşan mücahitlerin, süpersonic bir süratle müteahhide dönüşeceğini havsalamız alır mıydı? Paranın, sermayenin renginin olmadığını, ticarette helalin haramın bazılarımız için geçerli olmadığını nasıl bilecektik?

28 Şubat olmasaydı eğer, “bir lokma, bir hırka yeter” diyenlerin bunu sırf ellerinde daha fazlası olmadığı, fazlasına erişecek imkanlardan mahrum oldukları için böyle dediklerini anlayabilecek miydik?

28 Şubat olmasaydı, konuştu mu mangalda kül bırakmayan cemaat önderi holding patronlarının (bu ikisi nasıl bir araya gelebiliyorduysa?) darbecilerin (onlar da emekli ve banka yönetim kurulu üyesi oldular!) önünde el pençe divan durduğu nasıl görülecekti?

28 Şubat olmasaydı, imam-hatip kahramanlığı yaparak şöhret kazanan yazar – çizer takımının, işler biraz kızışınca çocuklarını bu okullardan alıp başka okullara kaydettirecek ilk kişiler olacağını rüyada görsek inanabilir miydik?

28 Şubat olmasaydı, özel okullarına, dershanelerine öğrenci alırken başörtülü olanlara üstünlük öncelik tanıyanların, başörtüsü yasağını ilk uygulayanlar olacağını söyleseler, iftira sayacaktık. Başörtüsünün müşteri çekmekte, reklamda bir malzeme yapıldığını kim nereden bilecekti, 28 Şubat olmasaydı?

Bu liste uzar gider. Bu kadarı yeter.

Kısaca: 28 Şubat, “korsan dindarları” ortaya çıkartarak, istemediği, planlamadığı bir hizmette bulundu. Bunu teslim edelim.

Bugün “28 Şubat zulmü” diye ağlayıp sızlananların, “kahraman” diye o dönemin karanlığından çekilip bugün yeniden piyasaya sürülenlerin, sözde mağdurların hiçbir ciddiyeti yok. Kaçtıkları yurt içi – yurt dışı deliklerden geri dönmeleri boşuna.

28 Şubat, Müslümanlığını önemseyenlerin o güne dek aslında kimlerle yol arkadaşlığı ettiklerini görmeleri bakımından hayırlı bir sınav niteliğindedir.

Darbeciler, tarihteki bütün diğer örnekleri gibi silindi gitti. Ne Çevik Bir, ne Süleyman Demirel, ne de diğer aktörler bugün arzu etmiş oldukları konumlarda değiller. İşlevleri bitti; “işletenler” tarafından rafa kaldırıldılar. Fazla söze hacet yok. 28 Şubat’ın asıl önemi, devirdiği iktidarda veya o iktidarı devirenlerde değil, yarattığı iktidarda ve iktidar çevresinde yeniden şekillendirdiği bir camiada yatıyor.

28 Şubat, Türkiye’de sistem açısından önemli bir dönüm noktası değil. Yazılan senaryoya, sahneye konulan oyuna göre sistem "yapması gerekeni" yaptı. Asıl sürpriz, sistemi değiştirmek isteyenlerin, sistemin en ateşli savunucusu uygulayıcısı olarak ortaya çıkmaları oldu. 28 Şubat, bu topraklar üzerinde sahiplik iddiasından, hakkından vazgeçmeyenlerin asla unutmaması gereken bir tarih. İşte bu nedenle, 28 Şubat’ı bayram ilan etmeyi öneriyoruz.

“İslamcılığı” kimseye bırakmayanların bu toprakları bırakma yarışına nasıl ateşli bir şekilde girdiklerini gösterdiği için; bugün de liberalliği, AB’ciliği kimseye bırakmadıklarını bize gösterdiği için. 28 Şubat’ı bayram ilan edelim ve kutlayalım.

28 Şubat’ta haksızlığa uğrayan, zarar gören esaslı insanlar yok muydu? Vardı. Onlar da, bu sınavın kefareti oldular, ne yapalım.


 
 

 
 
Gemiyi terkeden fareler, gemi kazasının en önemli kısmını oluşturmaz.
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; 28 şubata farklı bir bakış açısı.. hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri 28 şubata farklı bir bakış açısı.. siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com