90’ından sonra medyatik olmak...

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Vatandaşlık Tepkilerim kitabı nedeniyle yargılanıp beraat eden Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, 90’ından sonra medyatik olmayı şu sözlerle anlattı: “Kitaplarım artık daha çok okunuyor. Atatürk de beni dürtüyor. ‘Haydi bakalım, bunları yap, mecbursun’ diyor.”




YASEMİN ARPA
NTV-MSNBC

Sümerler ile ilgili yeni kitabı için ‘yeni bir iddia’ olacak diyor. Tepki almaktan korkmuyor. Merak ederek, düşünerek, yazarak, tepki göstererek ve kahkaha atarak genç kalmayı başarıyor. Onu dinleyen herkesi yaşlılığı yeniden sorgulamaya itiyor. Tek pişmanlığı ise sağlığında Atatürk’ü yakından görememiş olmak. Çığ, yaptıklarıyla ve enerjisiyle herkesi şaşırtmaya devam edeceğe benziyor.
 
40 yaşından sonra İngilizce öğreniyorsunuz. 76 yaşında ilk kitabınızı yazıyor, 82 yaşında bilgisayarı öğreniyorsunuz. 92 yaşında da sanık oluyorsunuz.
Hepsi doğru.

Size “Çılgın Türk” demek mümkün mü?
(Kahkahalar...) Yok o kadar çılgın değilim. Mina Urgan çılgındı.

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? İçinizden başka ne gibi çılgınlıklar yapmak geliyor? Sizden daha neler bekleyelim?
İçimden her şey geliyor. Her şeyi yapmak isterim. Mesela helikoptere bineceğim şimdi; Eskişehir’e davet ettiler bir konuşma için. Daha önce hiç binmemiştim. Heyecanlanmak değil, merak ediyorum.

Merak duygusu, hep var mıydı?
Evet. Bir şeyi muhakkak öğrenmek isterdim. Mesela şöyle bir şey olmuştu. Bir gün eşimle konuşuyordum. Aman dedim, sanki anamızdan doğmayı biz mi istedik! “Yoo sana sorsalardı, biraz çıkayım, bakayım ne var ne yok, ondan sonra döneyim derdin” dedi. Her şeyi görmek, öğrenmek istiyorum. Mesela, dergiler geliyor; vaktim yok okumaya. Bazı arkadaşlar var, okumuyorlar biliyorum. Gözden geçiririm, orada ilgimi çeken bir yazı varsa onu muhakkak okumaya çalışırım. Bu beni ilgilendirmez diye bırakmam.

‘Davayı açan avukatla dost oldum’

İçinizde ukte olarak kalan birşey var mı?
Yok ama, yapmak istediğim var. Bir konu üzerinde yazmayı çok istiyorum ama yapamayacağım sanıyorum.

Ne olduğunu öğrenebilir miyiz?
Kültepe tabletleri. Onlar üzerinde halka dönük bir yazı yazmak istiyorum. Çünkü maalesef onu kimse bilmiyor. Halbuki çok önemli. Hayalimde hep o var. Onlar üzerinde hatta senaryolarını bile yaptım. Ama onları yapabilmem için tekrar üzerlerinde çalışmam lazım. Bunu yapamam herhalde.

Asistanlığınızı yapan biri var mı?
Yok maalesef. Bütün kitaplarımı, yazılarımı kendim hazırlıyorum.

Siz emekli olduktan sonra, “bir kürsü verelim, üniversitede ders verin” diye teklifte bulunan olmadı mı?
Öyle bir şey olmadı kızım. Avrupa’da bir unvan veriliyor, bizde öyle bir unvan yok. Bana ancak fahri doktora verdiler.

”ATATÜRK BENİ DÜRTÜYOR HERHALDE”
Bilgilerinizi paylaşmak için üniversitede ders vermeyi istemez miydiniz?
Halkla bilgilerimi paylaşmak, bana daha çok zevk verdi. Çünkü Atatürk bilimlerin halka inmesini istiyordu. Biliyorsunuz Sümerbank, Etibank adlarını koymasının yegane sebebi, halk bunları öğrensin diyeydi.



Ben de bu misyonu takip edeyim dedim. Kolay olmuyor. Einstein’in bir sözü var: “Bilimi halka indirmek en zor şey” diyor. Ben diyorum ki, arkada Atatürk beni dürtüyor herhalde. “Haydi bakalım bunları yap, mecbursun” diyor. Daha çok mutluyum, burada çok kimse okuyor kitaplarımı. İnanın şimdi Sümer mevzusunu hemen herkes biliyor.

Vatandaşlık Tepkilerim kitabınıza dava açıldıktan sonra ilgi nasıl oldu?
Katlandı tabii. Ama daha önce de öyleydi. Konuşmalara beni çağırıyorlar. Kitabım çok satılmaya başladı, bilhassa bu Vatandaşlık Tepkilerim. Çok şaşardım. Geçen sene basıldı, böyle değildi. Birden bire fırladı satışlar. Konuşmaya gittiğim yerlere kitaplarımı da getiriyorlar, inanın imzaya yetişemiyorum. Ve çoğu Vatandaşlık Tepkilerim’i alıyor.

“DİN ELDEN GİDİYOR LAFI BENİ DELİRTTİ”

Tepki geliştirmeye ne zaman başladınız? Sizi tepki vermeye iten şey neydi?
Şimdi kızım, tabii 50’ler içinde çok üzüntülerimiz, sıkıntılarımız vardı. O kadar yoğun çalışmalarımız vardı ki, etrafa bakmaya halimiz yoktu. Çok yoğun çalışmalar vardı, yabancılar geliyor, onlarla çalışmalar, bir dev sorunları, bilmem neler... Ancak kendi dünyamızla meşgulduk. Ben ilk tepkiyi 1971’de yaptım. Kurucu Meclis’te adamın biri kalktı, “Din elden gidiyor” dedi. İşte beni delirtti bu söz. Ki o zaman ben memurdum, yazmayabilirdim. Adama mektup yazdım.

Kim olduğunu anımsıyor musunuz?
İhsan Ataöv. Ona dedim ki “Din elden gitti de camiler mi kapandı? Sana tazyik eden kimse var mı, okuma, namaz kılma diyen var mı?” Çok kızdım. İlk tepkim öyle. Ondan sonra emekli oldum, evde oturuyorum. O zaman birçok tepkimi dizelere döktüm. 81’e kadar göndermedim. Gazetelere bir şeyler yazdığım oldu. Kitaba konmayan daha bir yığın mektup var.

Yanıt geliyor mu?
Yok, gelir mi?

Yazıyorsunuz, yazıyorsunuz, tepki gelmeyince ne hissediyorsunuz?
Umursamıyorum. Ben içimdekini döktüm ya, ne yaparlarsa yapsınlar...

”CEVAP ALMIYORSUN, NİYE UĞRAŞIYORSUN DİYORLAR”

Size “Aman boşver” diyen oluyor mu?
O kadar değil ama “Cevap almıyorsun, niye uğraşıyorsun” diyorlar. Benim arkadaşlarım belki başka türlü belki. “Sen yaz ben imza atayım” diyenler var. “Senin kendi kafan var, kendin yaz, ben imza attırmam” diyorum.

”HİÇBİR PARTİYE GİRMEK NİYETİNDE DEĞİLİM”

Vatandaşlık tepkilerini yoğun biçimde dile getiren ve politize olmuş biri olarak siyasi partilerden teklif oldu mu?
Oldu tabii, son zamanlarda. Ben hiçbir zaman bir partiye girmek niyetinde olmadım. Ben özgür olmak isitiyorum. Hangisini beğenirsem, kimin Atatürk yolunda gittiğini görürsem ona oyumu kullanırım.

Teklif nereden geldi?
İşçi Partisi’nden, son zamanlarda geldi. “Deli misiniz, bu yaşta, bırakın beni” dedim. Doğu Perinçek’in atılımlarını çok beğeniyorum. Memleket için hakikaten hiçbirinin yapmadığı şeyi yaptı. Son derece beğeniyorum. Ama girmek istemedim. “Ben serbest kalayım” dedim. İnsan bir partiye girdiği zaman onların programını, görüşlerini gütmek zorunda kalır. Beğenmediğim şeyi de açarım Doğu Perinçek’e söylerim.

Atatürk’ü sağlığında görme şansınız oldu mu?
Maalesef, yakından değil, uzaktan. Olabilecekti de beceremedim. Çünkü benim hocam mebustu o zaman. Aynı zamanda Afet Hanım’ın hocasıydı. Olabilirdi. Bugünkü aklım olsa yapardım ama o zaman ki akıl başka. Bu çok büyük pişmanlığım. En büyük pişmanlığım bu. Zannediyorum başka da pişmanlığım yok. Sorun, sorun, ne varsa sorun...

“ÇILGIN TÜRKLER’İ OKUMAYA SONUNDAN BAŞLADIM”

Son okuduğunuz kitaplar hangisi?
Leyla Umar’ın kitabı geldi, onu okudum. Meltem Arıkan’ın Umut Lanettir diye bir kitabı geldi. İkisini birlikte okuyorum. Ben kitapları okurum, okurum, sonra sonunu okurum. Başını okurum, sonunu okurum ne oldu diye. Yetiştiremiyorum. Hepsini okuyamayacaksam hemen sonunu okuyorum. Mesela Çılgın Türkler’e de sonundan başladım. Torunum getirdi, ben nasıl okuyacağım kaç yüz sayfayı dedim. Evvela sonundan başladım, derken çevir çevir hepsini üç günde okudum.

Kitapçıya gidebiliyor musunuz ?
Şimdi imkan yok, gönderilenleri okuyorum.

En son hangi kitabı hazırlıyorsunuz?
Bir Sümer kitabı. “Ludingira bir kaynak kitabı olamaz” diyorlar haklı olarak. Kaynak olacak şekilde yazmaya başladım, 30 sayfasını yazdım. Sümerler’in yazmış olduğu Tufan hikayesi daha sonra Tevrat’a ve Kuran’a geçmiş vaziyette. Bu tufan olayının nerede olduğu devamlı münakaşa ediliyor. Sümer’in Tufan hikayesinin Orta Asya’da olduğunu, Sümerler’in Orta Asya’dan gelmiş olduklarını, bu hikayenin Orta Asya’da meydana gelen taşkınlardan kaynaklandığını kanıtlamaya çalışıyorum.

Bu yeni bir iddia mı oluyor?
Evet. Yeni bir iddia olacak. Neyle kanıtlıyorum? Dil bakımından, arkeolojik buluntular bakımından... Ekim’de bitirecektik kitabı fakat bu gürültüler, davalar falan olunca bitiremedim. Üç aydan beri elime alamadım. Bunu kanıtlamaya çalışıyorum. Başarırsam karşı duranlar olacak mutlaka.
 
 
Gamzeleri gelir aklına...
Korkunçtur yalnızlığımız, anlarsın. Bir oynur oynarız, oyalanırız...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; 90’ından sonra medyatik olmak... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri 90’ından sonra medyatik olmak... siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com