ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Açık nedir? Açık ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Açık nedir? Açık ne demektir?

Açık tanımı, anlamı:

  • Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
  • Bir gereksinimin karşılanamaması durumu.
  • Aralığı çok.
  • Boş.
  • Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen.
  • Çalışır durumda olan.
  • Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  • Denizin kıyıdan uzakça olan yeri.
  • Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı.
  • Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı.
  • Örtüsüz, çıplak.
  • Engelsiz, serbest.
  • Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.).
  • Kolay anlaşılır, vazıh.
  • Belli bir yerin biraz uzağı.
  • Belirgin bir biçimde.

"Açık" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Açık kadro."
  • "Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır." - B. Necatigil
  • "Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar." - Ö. Seyfettin
  • "Bu adamın her işi açıktır."
  • "Açık pencereden, pastırma yazının mavi ışıkları girmekte." - E. Atasü
  • "Kâğıtta açık yer kalmadı."
  • "Açık, dobra sualleriyle karşısındakinin en azından keyfini kaçırır." - E. Işınsu
  • "Yolcuların hepsi indikten sonra Mehmet Akif göründü, beni açık başıyla selamladı." - A. Kabaklı
  • "Açık yol."
  • "Her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o." - T. Buğra
  • "Tren yolu nehrin açığından geçer."
  • "Açık adımlarla."
  • "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu." - Ö. Seyfettin
  • "Bütçe açığı.""Ülkenin doktor açığı."
  • "İnsan, mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?" - M. Yesari

Açık ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Açıkgöz: Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
  • Açık kahverengi: Kahverenginin bir veya birkaç ton açığı, sütlü kahve, kestane rengi, kestane dorusu. Bu renkte olan.
  • Açık tutmak: bir iş yerinin çalışır durumunu sürdürmek.
  • Açık pazar: Her devletin malını serbestçe satabileceği, gümrük işlemleri yapılmayan şehir veya ülke.
  • Açık tohumlular: Tohumları kozalak pulları üzerinde açık olarak bulunan çiçekli bitkilerin ayrıldığı iki büyük daldan biri, çıplak tohumlular.
  • Açık düşmek: herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak. yağlı güreşte yenilgi sebebi olan sırtı veya yanı toprağa değmek. Herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak.
  • (bir şeyi)  açığa çıkarmak: işinden çıkarmak.
  • Açık yaraya tuz ekilmez: "acısı henüz taze olan bir kimsenin üzüntüsü, birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Açık hece: Ünlü ile biten hece.
  • Açık kalpli: Açık yürekli.
  • Açığını bulmak: kasıtlı olarak yaptığı yanlışı veya hileyi yakalamak.
  • Açık yeşil: Yeşilin bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Açık poliçe: Eksik bilgileri sonradan tamamlanmak üzere düzenlenen poliçe.
  • Açık etmek: sırrını açığa vurmak, ele vermek.
  • Açık hesap: Peşin para veya bono vermeden yapılan alışveriş.
  • Açık oy: Verenin adını gösteren ve konuşulan sorun üzerindeki düşüncesini belli edecek yolda verilen oy.
  • Açık maaşı: Görevinden alınan birine yasaca tanınan belirli bir süre içinde ödenen aylık.
  • Açık celse: Açık duruşma.
  • Ağzı açık: Şaşkın, alık, bön (kimse). Hayranlıkla, büyülenmiş olarak.
  • Açık lise: Liselerde uygulanan açık öğretim biçimi.
  • Açık taşıt: Üstü örtülmemiş araba, otomobil vb.
  • Açık konuşmak: gerçeği çekinmeden söylemek.
  • Açığını aramak: birinin yaptığı işte hile, yanlış veya usulsüzlük aramak.
  • Açık görüş: Cezaevlerinde yatanlarla yakınlarının belirli günlerde, aralarında herhangi bir fiziksel engel olmaksızın yaptıkları görüşme biçimi.
  • Sofrası açık: Konuklarını yemeğe alıkoymayı seven, sofrasında konuk eksik olmayan (kimse).
  • Açık bölge: Serbest bölge.
  • Dış ticaret açığı: Yabancı ülkelerden alınan malların satılandan daha fazla olması sonunda ortaya çıkan borç tutarı.
  • Açık artırma: Bir malın satışında alıcılar arasında fiyat artırma yarışına dayanan satış biçimi, artırma, müzayede.
  • Açık teşekkür: Herhangi birine basın yoluyla edilen teşekkür.
  • Açık mektup: Yazıldığı kimseye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektup.
  • Açık işletme: Maden yatağını örten verimsiz topraklar kaldırıldıktan sonra açık havada yapılan işletme.
  • Açık eksiltme: Yaptırılacak bir işin, satın alınacak bir malın ucuza sağlanması için işi yapacak veya malı satacak kişiler arasında fiyat düşürme yarışına dayanan işlem.
  • Açık önerme: İçerisinde değişken bulunan ve bu değişkenin alacağı değerle doğruluğu veya yanlışlığı kesinleşen önerme.
  • Açık sözlü: Her şeyi olduğu gibi söyleyen, sözünü esirgemeyen.
  • Açık piyasa: Fiyatların tamamen arz ve talebe göre belirlendiği piyasa.
  • Sol açık: Futbolda sol başta bulunan oyuncu.
  • Açık raf: Kitaplıklarda ve mağazalarda kitapların ve malların kolaylıkla seçilebilmesini sağlamak üzere yapılmış sergen.
  • Açık oturum: Seçilmiş bir konuşmacı grubu tarafından güncel, siyasal, sosyal ve bilimsel konuların veya sorunların herkesin izleyebileceği bir biçimde açık olarak tartışıldığı toplantı, panel.
  • Açık ciro: Senet veya çekin arkasının kime ödeneceği belirtilmeden imzalanmasıyla yapılan ciro.
  • Açık deniz: Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin.
  • Açık rejim: Parlamenter rejim.
  • Açık yürekli: Düşündüğünü olduğu gibi söyleyen, içi temiz, gizli yönü olmayan (kimse), samimi, açık kalpli.
  • Alnı açık: Hesap verebilecek durumda olan, dürüst.
  • Açık sarı: Sarının bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Başı açık: Başı örtü veya şapka ile örtülmemiş (kimse).
  • Açık ağıl: Koyunların ve keçilerin barındırıldıkları üstü açık, etrafı taş duvar veya çitlerle çevrili basit barınak.
  • Açık saman rengi: Soluk sarı renk. Bu renkte olan.
  • Açık kestane: Kestane renginin bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Açık kırmızı: Kırmızının bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Sağ açık: Futbolda sağ başta bulunan oyuncu.
  • Bütçe açığı: Bütçede belirlenen giderlerin gelirlerden çok olması durumu.
  • Açık ordugâh: Kırda kurulan ordugâh.
  • Eli açık: Cömert.
  • Açıkağız: Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
  • Açık düşmek: herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak. yağlı güreşte yenilgi sebebi olan sırtı veya yanı toprağa değmek. Herhangi bir sebeple bir filodan veya istenilen yerden uzakta kalmak.
  • Açık bono: Para hanesi boş bırakılarak imza edilen bono, açık senet.
  • Açık büfe: Yiyecek ve içeceklerin serbestçe seçilip alındığı servis düzeni. Bu düzende yapılan.
  • Açık sayım: Bir seçim sonunda verilen oyların açık olarak sayılması, aleni tadat.
  • Açık giyim: Kadın giyiminin kolları, göğsü veya sırtı açıkta bırakan biçimi, dekolte.
  • Açık hava: Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer. Bulutsuz hava.
  • Açık pembe: Pembenin bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Açık fikirli: Olayları ve özellikle yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılayabilen, düşündüğünü olduğu gibi söyleyebilen (kimse).
  • Açık ara: Aradaki farkı çok açarak.
  • (bir yer birine)  açık olmak: dürüst davranmak.
  • Açık liman: Gemilerin idari açıdan kolayca girip çıktıkları liman. Hava şartlarından kolayca etkilenen liman.
  • Gözü açık: Uyanık, becerikli (kimse).
  • Açık çek: Üzerine para miktarı yazılmamış çek. Her konuda verilen destek veya yetki, açık kart.
  • Uğuru açık: Talihli, şanslı (kimse).
  • Açık saçık: Yüz kızartıcı, edepsiz, müstehcen, cinsel çağrışım yüklü (söz, anlatım).
  • Açıktan açığa: Belirgin olarak, göz göre göre, ulu orta.
  • Ucu açık: Sonucu belli olmayan.
  • Açık senet: Açık bono.
  • Açığa almak: Bir görevliyi geçici bir süre işten uzaklaştırmak.
  • Açık kart: ...
  • Açık elli: Cömert.
  • Açık durum: Güreşte vücudun dizler bükülü, ayaklar açık, dirsekler gövdeye yakın, kollar yarı gergin olarak aldığı durum.
  • Kapısı açık: Her isteyeni konuk eden (kimse).
  • (birini)  açıkta bırakmak: iş ve görev vermemek. yersiz yurtsuz bırakmak. birkaç kişiye sağlanması gereken olanaktan bir kişiyi yararlandırmamak.
  • Açık yol: Liman giriş ve çıkışlarında teknelerin kullanabilecekleri, sancak ve iskele şamandıralarıyla işaretlenmiş serbest yol veya kanal.
  • Açık öğretim: Dersleri radyo, televizyon vb. araçlarla yayımlanan veya posta ile ilgililere ulaştırılan eğitim.
  • Açık zaman: Tutkalın yüzeye sürülmesi ile malzemelerin sıkıştırılması arasında geçen süre.
  • Açık vermek: geliri, giderini karşılamamak. gizlenmek istenen bir olayı, bir düşünceyi veya durumu elde olmayarak ortaya koymak, açıklamak.
  • (birinin)  açığı çıkmak: saklamakla görevli bulunduğu paranın veya malın eksik olduğu anlaşılmak.
  • Açık mavi: Mavinin bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Açık kapı: "Herhangi bir konuda son ve kesin sözü söylemeyerek yeniden ele alınabilmesine veya değişik öneriler sunulmasına olanak tanımak" anlamındaki açık kapı bırakmak deyiminde geçen bir söz.
  • Açık kapamak: bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.
  • Açık imza: Üzeri boş bırakılan bir kâğıdın altına, dolduracak olana güvenilerek atılan imza.
  • Açık toplum: Dış dünya ile her türlü ilişki içinde olan insan topluluğu.
  • (birini)  açığa çıkarmak: işinden çıkarmak.
  • (bir durum)  açığa çıkmak: belli olmak, anlaşılmak. rıhtıma aborda veya kıçtankara olmuş bir gemi bulunduğu yerden kalkarak daha uzaktaki bir yere demirlemek üzere kıyıdan uzaklaşmak.
  • Açık kalp ameliyatı: Kan dolaşımı kalp akciğer pompası denilen bir aygıta devredildikten sonra yapılan kalp ameliyatı.
  • Açık bilet: Tarihi kararlaştırılmamış yolculuklarda kullanılmak üzere belirli bir dönem için geçerli olan bilet.
  • Açık seçik: Çok açık, çok belirgin. Çok açık, çok belirgin bir biçimde.
  • Açığa alınmak: Belirli bir süre işten el çektirilmek.
  • Açık gri: Grinin bir veya birkaç ton açığı. Bu renkte olan.
  • Açık ağızlı: Aptal, sersem, ahmak.
  • Açık ağız aç kalmaz: "isteklerini uygun bir biçimde söylemesini bilen kimse, onları önünde sonunda elde eder" anlamında kullanılan bir söz.
  • (bir durumu)  açığa vurmak: belli etmek, ortaya çıkarmak.
  • Açık söylemek: anlaşılmayan yön bırakmadan anlatmak. çekinmeden söylemek.
  • Açık devre: Bir yalıtkanla üzerinden elektrik akımının sürekli olarak geçmesinin engellendiği devre.
  • Bahtı açık: Talihli (kimse).
  • Açık şehir: Düşman saldırısına karşı savunma önlemleri alınmamış, içinde herhangi bir askerî hedef bulunmayan ve bu durumu önceden ilan edilmiş olan şehir.
  • Açık kredi: Bankaların güvendikleri müşterilere rehin, ipotek veya kefil istemeksizin verdikleri borç para.
  • (birine)  açık olmak: dürüst davranmak.
  • Açık tribün: Açık havadaki spor karşılaşmalarında seyircilerin oturduğu ve üstü kapalı olmayan bölüm.
  • Açık dolaşım sistemi: Genellikle bütün eklem bacaklılarda ve birçok yumuşakçada bulunan atardamar ve kan boşluğundan oluşmuş açık bir dolaşım sistemi.
  • Açık yara: Kapanmamış yara.
  • Açık açık: Saklamaksızın. Bütün ayrıntılarıyla. İçtenlikle.
  • Açığını kapamak (veya kapatmak): eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak. eksiğini tamamlamak.
  • Açık duruşma: Herkesin dinleyebileceği duruşma, açık celse.
  • (bir durumu)  açığa çıkarmak: işinden çıkarmak.
  • Açık alan: Şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı yer. Geniş, kapalı olmayan yer.
  • Yarı açık cezaevi: Cezalarının bir kısmını tamamlamış, iyi hâlleri görülen tutukluların geri kalan sürelerini çiftçilik, el sanatları vb. işlerle geçirebilecekleri, dıştan korunmasız olmasına karşın, kaçmaya karşı engelleri olan cezaevi.
  • Açık kapı bırakmak: gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.
  • Açıkta kalmak (veya olmak): iş ve görev bulamamak. yersiz yurtsuz kalmak. birkaç kişinin birlikte eriştiği bir iyilikten yararlanamamak.

Açık hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Açık ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Açık nedir? Açık ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Açık nedir? Açık ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com