ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Ağır nedir? Ağır anlamı tanımı

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Ağır nedir? Ağır ne demek?

Ağır anlamı, tanımı:

  • Sindirimi güç (yiyecek).
  • Çapı, boyutu büyük.
  • Yoğun.
  • Ağırbaşlı, ciddi.
  • Keskin, boğucu (koku).
  • Davranışları yavaş olan.
  • Ciddi.
  • Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
  • Çetin, güç.
  • Ağır sıklet.
  • Sıkıntı veren, bunaltan.
  • Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı.
  • Değeri çok olan, gösterişli.
  • Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak).
  • Yavaş bir biçimde.
  • Yavaş.
  • Kısık, alçak.

"Ağır" ile ilgili cümle içerisindeki kullanıma örnekler

  • "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır." - F. R. Atay
  • "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum." - N. Ataç
  • "Ağır bir yemek."
  • "Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor." - E. M. Karakurt
  • "Yıllarca ağırda güreşti."
  • "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı." - H. E. Adıvar
  • "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı." - A. Sayar
  • "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi." - O. C. Kaygılı
  • "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu." - E. İ. Benice
  • "Kurşun, ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."
  • "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu." - F. F. Tülbentçi
  • "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi." - M. C. Kuntay
  • "Ağır top."

Ağır ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Ağır oturmak: ağırbaşlı olmak.
  • Ağır taş yerinden oynamaz: "ağırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz, onu yıpratmaya kimsenin gücü yetmez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır vasıta: Motoru ağır yük veya birden fazla römork taşımak amacıyla güçlendirilmiş kamyon, tır vb., ağır araç. Ağır hareket eden kimse.
  • Ağır sanayi: Üretim araçları yapan sanayi.
  • Ağırbaşlı: Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Değeri çok olan, ağır. Gösterişli.
  • Ağırelli: Eli ağır.
  • Ağır top: Güçlü, ünlü, tanınmış kimse.
  • Ağır yongayı yel kaldırmaz: "ağırbaşlı kimseye şöyle böyle olaylar etki edemez, zarar veremez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır söz: Kişinin onuruna dokunan, dayanılması güç söz.
  • Yarı ağır sıklet: Boksta 75 kilogramdan 81 kilograma kadar olan ağırlık.
  • Ağır işitmek (veya duymak): kulakları iyi işitmemek, az işitmek.
  • Ağır hidrojen: Döteryum.
  • Ağır kazan geç kaynar: "kalın kafalı insan bir konuyu zor anlar" anlamında kullanılan bir söz. "tembel olan işi geç yapar" anlamında kullanılan bir söz. "ağırbaşlı insan çabuk öfkelenmez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır küre: Yer yuvarlağının, yoğunluğu ve katılığı çok olan bölümü, barisfer.
  • Ağır ceza mahkemesi: İllerde ve bazı ilçelerde kurula, bir başkan ve iki üyeden oluşan, asliye ceza mahkemelerinin bir dalı olan mahkeme.
  • Ağır hava: Kirlilik veya rutubet oranı yüksek olan hava. Düşük ve yavaş tempoda çalınan ezgi veya oynanan oyun.
  • Ağır git ki yol alasın: "bir işte başarılı olmak isteyen kimse, ağır ağır ama güvenilir adımlarla yürümelidir" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır kaçmak: gücendirici olmak, uygun düşmemek. beklenenden fazla olmak.
  • Ağırcanlı: Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
  • Ağır çekim: Film gösteriminde hız düşürerek yapılan iş. Yavaş bir biçimde.
  • Ağır sıklet: Bazı spor dallarında yarışmacıların ağırlığı ile sınırlandırılan kategori, başağırlık, ağır.
  • Ağır yağ: Kalın yağ.
  • Ağır su: Bazı nükleer reaktör tiplerinde nötron yavaşlatıcısı olarak kullanılan, içinde hidrojen atomları yerine döteryum izotopları bulunması sonucu oluşan su.
  • Ağır çekmek: tartıda ağır gelmek
  • Ağır makineli: Kundak üzerine oturtulmuş, mermisi özel boyutlarda olan, etkili ateş gücüne sahip tüfek veya top.
  • Ağır iş: Fazla güç ve emek isteyen yıpratıcı her türlü iş.
  • Ağır ezgi: Çok ağır, yavaş yavaş.
  • Ağır kayıp: Savaş, deprem, sel vb. doğal afetlerde can ve mal açısından uğranılan büyük kayıp. Büyük maddi zarar.
  • Ağır yara: Bedendeki derin ve ciddi yara. Bir olay sonunda varılan olumsuz durum.
  • (bir şey bir şeyi)  ağır basmak: ağırlık olarak fazla gelmek. bir işte gücü ve etkisi üstün gelmek.
  • Ağır ol, batman gel: "ağırbaşlı ol ki el üstünde tutulasın" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır otur ki bey (veya molla) desinler: "ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler" anlamında kullanılan bir söz.
  • Eli ağır: Yavaş iş gören, ağırelli. Vurunca çok acıtan (kimse), ağırelli.
  • Ağır para cezası: Bazı suçlara karşılık yasalarca belirlenmiş yüksek para cezası.
  • Ağır hasta: İyileşmesi güç olan hastalığa yakalanmış kimse.
  • Ağırkanlı: Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
  • Ağır söylemek: acı, dokunaklı sözler söylemek.
  • Ağır araç: Ağır vasıta.
  • Ağır ol!: "ciddi, ağırbaşlı, soğukkanlı, sabırlı ol!" anlamında kullanılan bir söz. "acele etme, yavaş ol!" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır kusur: Kazalarda dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata.
  • Ağır gelmek: gücüne gitmek, onuruna dokunmak. yapılması güç gelmek.
  • Ağır hapis cezası: Yirmi yıl veya ömür boyu hapis cezası.
  • Ağır aksak: Yavaş. Kesintili, düzensiz. Yavaş ve düzensiz bir biçimde. Klasik Türk müziğinde bir usul.
  • Ağırına gitmek: onuruna dokunmak veya gücüne gitmek.
  • Ağır uyku: Derin uyku.
  • Ağır ceza: Beş yıldan yukarı olan hapis cezaları.
  • Ağır basmak: ağırlık olarak fazla gelmek. bir işte gücü ve etkisi üstün gelmek.
  • Eline ağır: Elinden çabuk iş çıkmayan (kimse).
  • Ağır ağır: Yavaş yavaş. Dikkatli ve özenli bir biçimde. Dolu dolu.
  • Ağırayak: Doğurması yakın (kadın).
  • Ağır basar, yeğni kalkar: "ağırbaşlı olan, herkesten saygı görür, ağırbaşlı olmayana ise kimse değer vermez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ağır durmak: ciddi, ağırbaşlı, oturaklı, soğukkanlı hareket etmek.
  • Uykusu ağır: Uyurken kolayca uyanmayan (kimse), uykusu derin.
  • Ağırdan almak: bir işi gereken süre içinde bitirmemek, geciktirmek. bir işi gönülsüz, isteksiz yapmak.

Ağır hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Ağır ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ağır nedir? Ağır anlamı tanımı hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ağır nedir? Ağır anlamı tanımı siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com