ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

AIDS Nedir? AIDS Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenler!!!

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
AIDS Nedir? AIDS Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenler!!!



aids nedir aids hastalığı AİDS




   Aids Nedir?

AIDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu olarak Türkçe'ye çevrilmiştir.AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir.Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden bir çok insanın ölümüne neden olmuştur.Günümüze kadar AIDS'ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir.Bu sayı her 13 ila 15 ayda ikiye katlanmaktadır.AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.AIDS'ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. HIV, Human Immune Deficiency Virus, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa sebep olan virüse bu isim verilmiştir.Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir.Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca baş edebildiği diğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir.Bu da basit bir enfeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir.AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir. İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enfekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbir şekilde yok edilmesi yada vücuttan atılması mümkün değildir.Fakat,virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlardan ilki ve en çok bilineni AZT (Zidovudine) adı verilen ilaçtır. Bu ilaç virüsün çoğalmasını engellemektedir.AZT AIDS virüsünün meydana getirdiği belirtilerin görünmesini engellemekte ve AIDS'li hastanın yaşamının kısmen de olsa uzamasını sağlamaktadır. Bilim adamları AIDS'le savaşabilmenin diğer yollarını aramaya devam etmektedirler.Son yıllarda bu konuda büyük gelişme kaydedilmiştir.AIDS'e karşı korunmak için aşıların testleri halen deneysel aşamadadır.1990 yılının başlarından itibaren bu konuda başarılı sonuçlar kaydedilmektedir. AIDS dokunma, öpüşme, solunum gibi dış kontaklarla bulaşan bir hastalık değildir.Bu nedenle insanların AIDS'li hastalara yaklaşmaması yada onları toplumdan dışlaması hem gereksiz hem de yanlış bir tutumdur. Çünkü AIDS'li bir hastaya dokunarak veya yanında bulunarak AIDS'e yakalanmanın mümkün değildir.Ayrıca AIDS evcil hayvanlardan, tuvaletlerden, yüzme havuzlarından, tabak yada bardaklardan bulaşıcı özellik göstermez.Bu nedenle insanların bu konularda korkutulması yada yersiz bir kaygıya neden olunması çok yanlıştır.AIDS'in ana bulaşma yolu seksüel birleşme, uyuşturucu kullanıcılarının enjektörlerini paylaşması ve çok da az olsa kan transferidir.Ne yazık ki, AIDS hastalığına yakalanmış hamile bir kadının daha doğmamış bebeği de bu hastalığa yakalanmış demektir. Neden AIDS'i daha önce duymamıştık? AIDS 1981 yılına kadar tanımlanmış bir hastalık değildi.AIDS'in izinin sürülmesi doktorların bu bilinmeyen hastalığı yeterli derecede tanımasıyla başladı.AIDS'in ilk rastlandığı 1981 yılında ABD'de 316 kişinin AIDS hastalığına yakalandığı tesbit edilmiştir.Beş yıl sonra 1986 Ağustos'unda 23.000 vaka rapor edilmiştir.Hastalığın artışı büyük bir hızla devam etmiş ve 1990'larda sadece ABD'de 60.000’nin üstünde AIDS hastası tespit edilmiştir.Bu hızlı artış, bilim adamları, doktorlar ve hükümetler için bir alarm sinyali olmuş ve onları konuyla ciddi biçimde ilgilenmeye itmiştir.AIDS'in gerçek kökeni bilinmemektedir. Çünkü AIDS yeni gelişmiş bir hastalıktır. AIDS'in kökeni hakkındaki en geçerli görüş hastalığın Afrika kökenli olduğudur.Afrika'da ki yeşil maymunların taşıdığı bir virüs insanlarda rastlanan AIDS virüsüne çok benzemektedir.Bilimsel tahminler maymunlarda rastlanan virüsün doğal ortamda organizmalar içinde yaşamını sürdürerek, mutasyon geçirdiği ve buradan da insanlara geçtiği üzerinde yoğunlaşmaktadır.Görülen mutasyonun çok nadir olduğu da görüşler arasında yer almaktadır.Bir başka görüş ise virüsün biyolojik silah olarak üretilmek istendiği fakat sonucun etkisi uzun sürede görüldüğü için araştırmalara devam edilmediği, ve bir ara nasıl olduysa labaratuvar dışına çıkarılarak insanlara bulaştırıldığı üzerinedir. Yeşil maymunlar Afrika'nın çoğu bölgesinde lezzetli bir yemek olarak görülmektedir.Virüsün maymunlardan insana iyi pişmemiş organlardan yada etlerin pişirilmeye hazırlanırken meydana gelebilecek kesik vb. gibi yaralardan bulaşmış olabileceği de düşünülmektedir.Çünkü bilindiği gibi virüsün bulaşma yollarının en önemlilerinden biri kandır.Hastalığın ilk insana bulaşması böyle olmuştur.Bundan sonra hastalık diğer insanlara seksüel birleşme ve uyuşturucu kullanımı ve kan transferleri sırasında yayılmıştır.Afrika devletlerinin bir çoğu bu görüşün mantıklı olduğunu savunmaktadır.Bu olayların hiçbiri ırkla ilgili değildir.Şunu unutmamak gerekir ki tek bir kişi değil tüm insanlık AIDS'in gelişmesinden sorumludur; ve bizde bu sorumluluğu paylaşmaktan ve bu öldürücü virüsün yayılmasını engellemekten sorumlu sayılırız.i H

AIDS ve İlgili Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

AIDS ve aynı virüs tarafından meydana getirilen diğer hastalıkların belirtileri hemen hemen aynıdır.Aynı soğuk ve gribin birbirleriyle özdeşleştirilmesi gibi.Fakat AIDS'e yada ilgili hastalıklarından birine yakalanmış bir kişi için bu belirtiler çok ısrarcıdır ve nedeni yok gibi görünür.Kişi hiçbir zaman kendisini neyin hasta ettiğini bulamaz ve hastalığın üstesinden gelemez.Çünkü sadece doktorlar ve konu ile ilgili araştırma yapan bilim adamları bu belirtileri teşhis edebilirler.Bu belirtilerin doktor tarafından açıklanan bir kısmı şöyledir:

  • Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı bir yorgunluk
  • Zayıflama yada diyet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan iki aydan kısa bir sürede 7-10 kilo kaybı.
  • Birkaç haftanın sonunda ateşin açıklanamayacak bir şekilde 39 derecenin üstüne çıkması
  • Uyku sırasında kişinin üstünü sırılsıklam edecek derecede terleme
  • Sebebi bilinmeyen bir şekilde vücuttaki salgı bezlerinin kabarması.(Özellikle boğazda, boyunda ve koltuk altında bulunan lenf bezlerinin kabararak en geniş halini alması)
  • Dilin üzerinde ve ağız içinde beyaz noktalar yada lekelerin oluşması
  • Israrla devam eden ishal
  • Herhangi bir solunum enfeksiyonuyla meydana gelen ve çok uzun süren kuru öksürük
  • Özellikle öksürükle birlikte oluşan nefes darlığı.
  • Deri üstünde yada altında oluşan kat kat, yada yükselen bir şekilde leke ve şişliklerin meydana gelmesi.Başlangıçta çürükmüş gibi algılanabilir fakat bunlar zamanla kaybolmazlar ve genellikle etraflarındaki derilerden çok daha serttirler.

AIDS Nasıl Bulaşır?

 AIDS virüsü birçok vücutsal sıvıda bulunmasına rağmen kişi daha önceden enfekte olmuş başka bir kişiyle cinsel birleşme sırasında AIDS'li partnerinin kanından, menisinden ve vajinal boşalmadan dolayı AIDS virüsünü kendi vücuduna bulaştırabilir.Virüs kişinin cinsiyetine göre vajina yada penisten kan dolaşımına girer.Penis, parmak yada herhangi bir nesnenin vajinaya sokulması sırasında vajina duvarlarında çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük bir açıklık meydana gelir ve virüs bu açıklığı kullanarak vücudun içine rahatça girer.Bundan dolayı AIDS virüsü penisten rectum ve vaginaya geçebilir. AIDS virüsünün bulaşma riskinin bulunduğu diğer bir populasyon grubu ise uyuşturucu kullanıcılarıdır.Uyuşturucu bağımlılarının uyuşturucuyu(özellikle eroin)kendilerine enjekte etmeleri sırasında şırınga ucunda yada içinde bir miktar kan kalması olasıdır. Eğer kalan kanın AIDS li bir kan olduğu düşünülürse, virüs aynı şırıngayı kullanan başka bir bağımlının kan dolaşımına kolayca girebilecektir.Şırıngada kalan kanın miktarı ne kadar az olursa olsun içinde yaşayan AIDS virüsü mutlaka olacak ve aynı şırıngayı kullanacak olan bağımlıya doğrudan doğruya aktarılacaktır. AIDS bulaşma riski altındaki diğer bir grup ise hemofili (hemophilia) hastalarıdır. Hemofili vücuttaki K vitamini eksikliğinden meydana gelen kanın pıhtılaşmaması hastalığıdır.Hemofili hastaları zaman zaman kan yada kan ürünleri almak zorundadırlar. Eğer kullanılan kan yada kan ürünleri AIDS virüsü ile enfekte olmuş ise hasta bu ürünlerden birini aldığında hastalık ona da bulaşacaktır.Güvenli kan ve kan ürünlerinin hazırlanması bilinmesine rağmen ne yazık ki çoğu yerde yapılmamaktadır. Diğer bir konu ise AIDS hastası bir kadının hamile kalmasıdır.Bu durumda hastalık kadının daha doğmamış bebeğine dahi bulaşacaktır.Yaklaşık olarak dört bebekten bir tanesi AIDS hastası bir anneden doğmakta ve anne hastalığın gelişmesiyle ölmektedir.Yaşayan bebeklerde, büyüyerek ya kan yoluyla, ya seksüel birleşme ile yada uyuşturucu kullanarak sahip oldukları hastalığı başka insanlara bulaştıracaktır.

Kimler AIDS Riski Altındadır?

Kimler AIDS Riski Altınadır? AIDS virüsü taşıyan herhangi bir kişinin bu virüsü yayabileceğini hiçbir zaman unutmamalıyız.AIDS teşhisi konmuş hastalar birçok risk kategorisine mevcutturlar.Yapılan açıklamalar ve raporlarda AIDS bulaşma oranlarının kategorilere göre ayrımı aşağıdaki gibidir.

AIDS Taşıyan Herkes Ölüme mi Mahkum?

Bu noktada, AIDS taşıyan hastaların bir çoğunda hiçbir hastalık olmadığını hatırlatmak istiyorum.Ancak, yapılan çalışmalarda bir çok insanında bu hastalığın pençesinde olduğu görülmüştür.Yapılan araştırmalarda, araştırmanın başlamasından yedi yıl sonra erkek hastaların %75'inde AIDS, ARC yada lymphadenopathy (lenf bezlerinin şişmesi) görülmüştür. Zaman geçtikçe bu sayı büyümektedir. Bu rakamlar çok ürkütücüdür.Bu rakamların diğer cinsiyet gruplarında da aynı olduğu düşünülürse enfekte olmuş birçok insan hastalığın pençesine düşmüş demektir.Ve yine bu rakamlar doğru ise bazı insanlar ya hastalığı hafifçe hissedecek yada hiçbir zaman hastalık hissetmeyecektir.Bağışıklık sistemi kuvvetli olan bazı bireyler kendilerini kurtarabilirler fakat bu tür bireylerin sayısı o kadar azdır ki enfeksiyona maruz kalanların çoğu hastalanmaktan kendilerini kurtaramazlar. Sorunun cevabına gelince virüs taşıyan her insanın ölüp, ölmeyeceği bilinmemektedir. Cevabın hayır olmasını umuyorum ama rakamlar birçok insanın bu hastalığın pençesinden kurtulamadığını göstermektedir.Ama halen bu hastalıkla yaşayan binlerce kişinin olduğu da unutulmamalıdır.


 
 
Allah'a Güven.

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; AIDS Nedir? AIDS Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenler!!! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri AIDS Nedir? AIDS Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenler!!! siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com