Akıl Beğenme Hastalığı - Gülgün Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
AKIL BEĞENME HASTALIĞI

 “Dünyanın en akıllı insanı olsanız bile, sakın aklınızı beğenmeyin…”

 

Gel ey hayata çok müştak (bağlı) ve ömre çok talip ve dünyaya çok âşık ve hadsiz (sınırsız) emeller ile ve elemler ile müptela bedbaht nefsim!

Uyan aklını başına al!

Nasıl ki yıldız böceği, kendi ışıkçığına itimad eder. Gecenin hadsiz zulümatında kalır. Bal arısı, kendine güvenmediği için, gündüzün güneşini bulur. Bütün dostları olan çiçekleri, Güneşin ziyasıyla (ışığıyla) yaldızlanmış müşahede eder. Öyle de: Kendine, vücuduna ve enaniyetine dayansan; yıldız böceği gibi olursun. Eğer sen, fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlıkın (Yaratıcı'nın) yolunda feda etsen, bal arısı gibi olursun. Hadsiz bir nur-u vücud (varlık nuru) bulursun. Hem feda et. Çünkü şu vücud, sende vedia (emanet) ve emanettir... (Sözler, s. 213)

Gülgün Göktan



İnsanların çoğunun farkında olmadığı, dikkatlerini çekse bile üzerinde durmadıkları ve adını koymadıkları, dünya çapında salgın, çok ciddi bir hastalık vardır: Akıl beğenme hastalığı

Hastalığın en önemli özelliği ise, sadece çok zengin, çok başarılı, kariyer sahibi, üstün zekalı ya da dahi insanlara has bir sorun olmamasıdır. 5 yaşındaki küçük bir çocuk dahi aklından çok emin olabilmekte, düşünce yapısını, muhakeme ve yargısını, tespit ve teşhislerini çok beğenebilmekte; aynı şekilde en bilgisiz, eğitimsiz, cahil insan da bu hastalığı aynı şiddette yaşayabilmektedir. Öyle ki sokağa çıktığınızda etrafınıza sadece kısaca bir göz atsanız, bu durumun örneklerine çok fazla rastlayabilirsiniz. Bir taksiciden işportacıya, bir tüccardan manava, tarlada çalışan bir teyzeden bir çobana kadar herkeste bu hastalığı görebilirsiniz. Bu da göstermektedir ki, bu hastalığa yakalanmak için illaki bazı üstün özelliklere sahip olmaya gerek yoktur. Bu hastalık tamamen ‘komik ama gerçek' denilen tarzda, insanları hayrete düşüren önemli bir kişilik bozukluğudur.

Ve akıl beğenme takıntısı, öyle inatçı ve ciddi bir hastalıktır ki, tedbir alınmadığı takdirde giderek hızla büyüyen bir soruna dönüşür. Hastalığın en önemli belirtilerinden biri ise, adından da anlaşıldığı gibi, kişinin kendisini neredeyse dünyanın en akıllı, en dahi insanı olarak görmesidir. Ve bu inancın boyutları da oldukça geniş çaplıdır. Böyle bir kişinin her konuda kendine öz güveni eksiksizdir. Neredeyse karşılaştığı hiç bir konu yoktur ki, onun muhteşem bir fikri olmasın. Bilmediği şey yoktur. Konu her ne olursa olsun, her zaman en iyisini o düşünür. Böyle bir kişinin ağzından ‘bilmiyorum', ‘siz nasıl uygun görürseniz', ‘sizin dediğiniz gibi olsun', ‘bir bilene danışalım' gibi sözler duyabilmek adeta mümkün değildir. Doktorla konuşurken adeta bir doktor; mühendisin yanında mühendis; bir hukukçunun yanında ise kanunları en iyi bilen bir uzman oluverir. Bir tedavi yöntemi varsa; doktordansa, o bunu daha iyi bilir. Mühendisin yöntemini beğenmez, nasıl yapılması gerektiğini her zaman o daha iyi bilir.

Hemen herkes günlük hayatında bu tür insanlara çok sık rastlar aslında. Ama çoğu zaman onları zararsız görür ve kendi hallerine bırakırız. Belirli bir aşamaya kadar akıl beğenme sorunu, belki gerçekten de çok ciddi zararlar oluşturmaz. Ama bir noktadan sonra kişinin hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını belirgin şekilde zorlaştırmaya başlar. Öyle ki artık, bu kişiyle yaşayabilmek, birlikte vakit geçirebilmek dahi mümkün olmaz. Her olayda daima haklı olduğuna inanması, sadece kendi teşhislerini esas alması, herkese kendi dediklerini yaptırmaya çalışması, her yerde en son sözü söylemenin bir takıntı haline gelmesi ve başkalarının fikirlerine hiç önem vermemesi, etrafındaki herkesin bu kişiden uzaklaşmasına neden olur.

Dolayısıyla bir insan aklını ne kadar beğenir hale gelirse, bunun sonucunda da o kadar yalnız kalır. O kendini ne kadar akıllı sanırsa sansın, sahip olduğunu zannettiği aklı bile, bu durumu engellemeye yetmez.

Aklını beğenen bir insana bu hastalığını ve zararlarını anlatabilmek ise çok çok zordur. Çünkü onun özelliği zaten aklını beğenmesidir; ona göre, ayrıca bir başkasından akıl almaya, öğüt dinlemeye hiç mi hiç ihtiyaç yoktur.

Bu aşamaya gelmiş bir insanı çözebilecek, ona doğruyu gösterip bu hastalıktan kurtarabilecek tek şey vardır o da ‘Allah korkusu'dur. Gösterdiği bu kişiliğin anormalliğini anlayabilmesi, ancak Allah'ın karşısında ne kadar acz içerisinde olduğunu kavramasıyla mümkün olur. Çünkü insanlar arasında üstün olduğunu düşünen bir insanın üstünlük iddia edemeyeceği yegane Kudret Sahibi, ve haşa aklını üstün göremeyeceği yegane Üstün Akıl Sahibi olan Allah'tır.

Allah'ın büyüklüğünü ne kadar iyi kavrarsa, aczini o kadar iyi anlar. Gerçekten çevresindeki herkesten çok daha akıllı ve yetenekli bile olsa, tüm bunları ona lütfedip veren Allah'tır. Sahip olduğu maddi manevi her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu asla unutmamalıdır. İnsanın aklettiği, teşhis ettiği, çözüm getirdiği, tespit ettiği her ne varsa, tüm bunlar yalnızca Allah'ın birer ilhamı ve yaratmasıdır. Allah'ın sonsuz aklının çok cüzi bir kısmının insanda yalnızca tecelli etmesidir. Öyleyse insanın yapması gereken de, aklını beğenmek değil, Allah'ın karşısındaki aczini bilerek, bu şuuru insanlara karşı da tevazusuyla, alçak gönüllüğüyle ve güzel ahlakıyla göstermesidir.

Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
https://twitter.com/GulgunGoktan
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Akıl Beğenme Hastalığı - Gülgün Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Akıl Beğenme Hastalığı - Gülgün Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com