Ali Emre Bukağılı'dan Fazıl Say davası hakkında basın açıklaması


Google Reklamları





Ali Emre Bukağılı'dan Fazıl Say davası hakkında basın açıklaması ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


19 Nisan 2013, 01:17:56
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11515
Su testisi taşıyan adamı takip edin!












Sponsorlu Bağlantılar

sponsorlu bağlantılar

Fazıl Say'ın Aldığı 10 Ay Hapis Cezası Kararıyla İlgili Bazı Haber ve Yayınlar Hakkında



BASIN AÇIKLAMASI

Fazıl Say hakkında İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nde “Dini Değerleri Alenen Aşağılama” suçundan açılan ceza davası 15.04.2013 tarihinde sona erdi ve Sayın Mahkeme Fazıl Say'ın "…eylemi sabit olup suçun işleniş şekli, sanığın kastı, suç işlemesindeki ısrarı, suçun işlendiği zaman ve yeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan "10 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA" hükmetti ve cezayı erteledi. Eğer Fazıl Say aynı suçu 5 YIL İÇİNDE TEKRAR İŞLERSE HER İKİ CEZAYI BİRLİKTE ÇEKECEK.
Ancak bu kararın açıklanmasından sonra yerli ve yabancı basında ve sosyal paylaşım ortamlarında konunun gerçek mahiyetinden uzak ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte çok sayıda haber çıkmıştır. Bu haberlerle ilgili olarak aşağıdaki hususları kamuoyunun dikkatine sunuyorum:
  1. Fazıl Say'ın 10 ay hapis cezası almasını eleştirenleri ve bu dava nedeniyle Fazıl Say'a destek vermek için yazılar kaleme alanları, adliyeye gelerek gösteri yapanları her şeyden önce Fazıl Say'ın twitter'da yazdığı ifadeleri okumaya davet ediyorum. Zira bu kişilerinFazıl Say'ın dava konusu ifadelerini tam olarak bilmediklerini düşünüyorum.
2.      Bu nedenle Fazıl Say'ın twitter'da yayınladığı -ve yargı sürecinde de kendisine ait olduğunu kabul ettiği- ifadelerden sadece bazılarını (Yüce Allah'ı ve inançlı insanları tenzih ederek) aktarmak durumundayım:
“Nerede y.vşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı”, “Cenneti ala meyhane midir… cenneti ala kerhane midir?” “Tanrı… uğruna hayvanlaşıp öldüreceğin bir şey mi”, “Müezzin 22 saniyede okudu akşam ezanını… ne acelen var, sevgili?, rakı masası?”   
  1. Fazıl Say fikirlerinden dolayı değil, hakaretleri yüzünden suçlu bulunmuştur. Müslümanlara yönelik ağza alınmayacak küfürlerle kapsamlı hakaret ettiği ve çok aşağılayıcı ağır cümleler kullandığı için ceza almıştır. Aksi takdirde, hiçbir Türk mahkemesi düşünceden dolayı kimseye ceza vermiyor, Fazıl Say'ın bu noktada dürüst olması gerekir. Bu fikir hürriyeti değildir. Fikir ayrı, küfür ayrıdır.
  2. Fazıl Say'ın Ömer Hayyam'ın şiirini aktardığını ifade etmesi de dürüstlükle bağdaşmaz. Çünkü ceza aldığı konu bu değildir, şiir söylediği için suçlu bulunmamıştır. İnanan insanlara son derece çirkin hakaretler ettiği için ceza almıştır. Mahkeme de şiir konusuna hiçbir şekilde atıfta bulunmamıştır, mahkemenin suç saydığı Fazıl Say'ın hakaretleridir. İnsanlar bu konuda yanlış bilgilendirilmekteve yanlış yönlendirilmektedir.
  3. Eminim ki, Fazıl Say'ın yargılandığı davadan ceza almasını eleştirenlerden hiç biri, bu mesajlardaki hakaretlerden tek bir tanesine bile muhatap olmayı kabul etmez, kendisine bu şekilde küfür ve hakaret ettirmez. Eğer kendisine bu gibi ifadeler kullanılsa hemen karşı tarafa dava açarlar. Bütün sanatçılar, bilim adamları ve sosyeteden tanınmış insanların, kendilerine en ufak bir hakaret edildiğinde tazminat veya hakaret davası açtıkları ve bu davaların takipçisi oldukları bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla Fazıl Say hakaret ettiğinde, onun da aynı şekilde dava edilmesi şaşılacak bir şey değildir. Ünlü bir insan olması, Fazıl Say ismine sahip olması, ona başkalarına hakaret etme hakkını vermez.
  4. Gerek Fazıl Say'ın kendisinin bu sözlerinin fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki savunmaları, gerekse onu savunan kişilerin bu yöndeki beyanları hiçbir şekilde samimiyetle bağdaşmamaktadır. Çünkü Fazıl Say kendisi gibi düşünmeyenlere yönelik her ortamda sıklıkla ağır hakaretlerde bulunmakta, toplumun hemen hemen her kesiminin bu konuda tepkilerini çekmektedir. Fazıl Say, kendisine yönelik olarak sarf edilen aleyhine olan hemen hemen her sözü tahammülsüzlükle karşılamakta, hatta kendisi hakkında yapılan –hakaretler bir yana- hafif eleştirilere bile bunları ifade özgürlüğü kapsamında görmeyip “kişilik haklarına saldırı” olarak görüp davalar açmaktadır. Örnek vermek gerekirse:
-          Fazıl Say; Fenerbahçe kulübü bir İsviçre takımına yenildiği için Fenerbahçe takımına “İsviçre takımına elenme y.vşaklığından utanıyorum” diyerek hakaret etmiş, bunun üzerine sanatçı Ercan Saatçi Fazıl Say'ın bu sözüne tepki olarak“Fazıl Say artık bu y.vşaklıkları bıraksın” şeklinde bir söz söylediği gerekçesiyle sanatçı Ercan Saatçi'ye dava açmıştır.
-          Fazıl Say'ın arabesk dinleyenler için sarf ettiği “arabesk y.vşaklığından utanıyorum” sözü nedeniyle, sanatçı Müslüm Gürses de kendisi için “Y.vşak... kendisi sanatçı mı?” şeklinde bir söz sarfettiği için sanatçı Müslüm Gürses'e dava açmıştır.
-          Yine Fazıl Say'ın “arabesk y.vşaklığından utanıyorum” sözü ile ilgili olarak sanatçı Hülya Avşar “Saçmalamış, tedavi olması gerekiyor” şeklinde bir söz sarf etti diye, sanatçı Hülya Avşar'a da dava açmıştır.
-          Fazıl Say, kendisini cumhuriyet konserine davet etmeyen ve Say hakkında “Kendisi iyi bir sanatçı olabilir. Ama entelektüel düzeyinin gelişmiş olduğunu söyleyemem. Siyasi tartışmalar belli bir entelektüel düzey gerektirir. Kendisini o seviyede görmüyorum. Aslında Say'ın topluma özür borcu var” şeklinde sözler sarf eden Ak Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak'a da dava açmıştır.
Fazıl Say'ın bu “ben yaparsam hak, başkası yaparsa su甠anlayışı hukukun “Yargı önünde herkesin eşit olduğu” temel ilkesine tamamen zıt bir anlayıştır.
Fazıl Say dini değerlere ve inançlı insanlara yönelik hakaretleri ifade özgürlüğü olarak gördüğünü belirtirken ve savunmasını bu yönde yaparken, kendisi hakkındaki en hafif eleştiriye bile davalar açmakta, şikayetler yapmaktadır.
  1. Ayrıca dünyanın hiçbir ülkesinde, hiç kimseye ve hiçbir inanca hakaret edilmesi alışılacak ve kabul edilebilecek bir durum değildir. Tüm dünyada Müslümanları önce öldürmeye alıştırdılar. Amerika'da, Irak'ta, Afganistan'da her yerde milyonlarca Müslüman öldürdüler. Almanya'da Müslümanları yakma, aşağılama modası çıktı. Müslümanları hakarete alıştırdılar, ‘bunda ne var ki' mantığıyla yaklaştılar. Şimdi de Türkiye'de Müslümanları hakaret edilmeye alıştırmaya çalışıyorlar. ‘Bunda ne var ki?, Niye suç olsun ki?' şeklinde yaklaşımları medyada yaygınlaştırıyorlar. Bunların hiçbiri kabul edilemez. Hiçbir insan adaletsizliğe, hukuksuzluğa, hakarete alışmaz. Hakaret ederek suç işleyen kişi kim olursa olsun kanunla, hukukla karşılığını alacaktır.
  2. Sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin yasalarında değil, gelişmiş ülkelerdeki hiçbir hukuk sisteminde kişilere ve özellikle de inançlara hakaret etme özgürlüğü bulunmamaktadır. Buna karşın, yapılan bazı taraflı açıklama ve yayınlarda Fazıl Say'a dava açılmasının Türkiye'ye özgü, Türkiye'yi mahcup edecek, fikir özgürlüğüne aykırı bir uygulama olduğu havası estirilmeye çalışılmaktadır. Gerçekte ise tüm gelişmiş hukuk sistemlerinde, özellikle din ve inanca dayanarak hakaret etmek suç olarak düzenlenmiştir. Örneğin:
·        Alman Ceza Kanunu 130 ve 131. Maddesi,
·        1881 Fransız basın Kanunu'nun 24. Maddesi, Fransa Ceza Kanunu 625-7. maddesi
·        İtalyan Ceza Kanunu'nun 414/3, 415. Maddesi
·        İsviçre Ceza Kanununun 261. Maddesi
·        Polonya Ceza Kanununun 212, 256 ve 257. maddeleri
·        Rusya Federasyonu Ceza Kanununun 282. Maddesi
·        Danimarka Ceza Kanununun 266. Maddesi
·        Avusturya Ceza Kanununun 282 ve 283. Maddesi
·        İsveç Ceza Kanunu 16-8, 9 maddeleri
·        İspanya Ceza Kanununun 510, 511, 512, 513, 514, 515, 517, 517, 518, 519, 520 ve 521. maddeleri
·        Finlandiya Ceza Kanunu 11, prg 8. Maddesi
  1. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de toplumsal barışın sağlanması açısından ülkelerin kültür ve inanç değerlerinin yasayla korunması noktasında sözleşmeye taraf ülkelerin yetkisini genişletmiş, devletlerin kendi değerlerini korumaya yönelik yasalar yapmasını hukuka uygun bulmuştur. Bu durum emsal AİHM kararlarından açıkça anlaşılmaktadır.
  2. Çok kısa zaman önce, ABD'de yayınlanan “Müslümanların Masumiyeti” isimli, dini değerlere hakaretler içeren filmin gündeme gelmesinden sonra, BM Genel Sekreteri Sayın Ban Ki-Moon, çeşitli Avrupa ülkelerinin başbakanları, Sayın Başbakanımız Erdoğan, birçok bakanımız, Sayın Diyanet İşleri Başkanımız başta olmak üzere çok sayıda yetkili, dine hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunmuşlardır. Dünyada ve ülkemizdeki her düşünce ve kesimden basın yayın organı da bu açıklamaları destekleyici yayınlar yapmışlardır. Bu filmdeki anlayış ile Fazıl Say'ın Twitter'dan yazdığı sövgü dolu mesajlar arasında hukuki durum itibarıyla herhangi bir fark yoktur. Ancak konuya ideolojik olarak yaklaşan belli bir kesim o filmi eleştirirken, Fazıl Say'ın kullandığı ifadeleri ise görmezden gelmektedirler. Oysa yasalar karşısında herkes eşittir. Bir fiil, yasaya göre suç teşkil ediyorsa, bu fiili işleyen kim olursa olsun, bunun hukuki sonuçlarıyla karşılaşır ve karşılaşmalıdırHiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur.
  3. Kanunlar, milletlerin iradelerini yansıtırlar. Türk milletini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Ceza Kanunu'nda “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama”yı kamu barışını bozacak bir suç olarak düzenlemiştir. Davayı gören mahkeme de, “Türk milleti adına” yürüttüğü yargılama sürecinde Fazıl Say'ın açıklamalarının bu suçu oluşturduğunu belirlemiş ve buna göre kararını vermiştir. Yargılanan kişinin kimliği, bu kişinin tanınan bir sanatçı olması, kendisini destekleyen kişilerin adliyeye gelerek gösteri yapmaları vb yargı makamlarını hiçbir şekilde etkilemez.
  4. Eleştiri yapmak, görüş açıklamak, fikir beyan etmek “yasal hak”lardır. Ama bunları yaparken başkalarının kişilik, onur ve inançlarına saldırmak kanunlarımıza göre “suç”tur. Türkiye'de hukukun işlemesi herkes için sevindirici olmalıdır. Temennim, herkesin görüşlerini açıklarken sağduyulu, yapıcı, başkalarının görüş ve inançlarına saygılı davrandığı bir anlayışın hakim olması, bunun sonucunda ülkemizde ve dünyada sevgi, anlayış, barış ve huzurun kökleşmesidir. 18 Nisan 2013.
Saygılarımla
Ali Emre Bukağılı


Allah'a Güven.

19 Nisan 2013, 01:36:36
Cevap #1
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11515
Su testisi taşıyan adamı takip edin!
Ayrıca konu ile ilgili olarak Ali Emre Bukağılı'nın şu videosunu da izleyebilirsiniz:

Allah'a Güven.


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Ali Emre Bukağılı'dan Fazıl Say davası hakkında basın açıklaması ile ilgili olarak; Ali Emre Bukağılı'dan Fazıl Say davası hakkında basın açıklaması hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Türkiye'den ve Dünya'dan en son haberler, son dakika güncel haber, en son gelişmeler, yerel haberler, açıklamalar ve analizler... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Ali Emre Bukağılı'dan Fazıl Say davası hakkında basın açıklaması siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 
Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2017 AjansMail
Her hakkı saklıdır.