ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Alt nedir? Alt ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Alt nedir? Alt ne demektir?

Alt anlamı, kısaca tanımı:

  • Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
  • Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
  • Bir nesnenin tabanı.
  • Bir şeyin yere yakın bölümü.
  • Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun.
  • Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
  • Birkaç şeyden aşağıda olan.

"Alt" cümle içerisindeki kullanımı

  • "Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş." - H. Taner
  • "Altına sandalye çekmek."
  • "Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor." - Z. O. Saba
  • "Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı." - O. C. Kaygılı
  • "Alt sınıf. Alt cins. Alt takım."

Alt ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Alt dudak: Dudaklardan altta bulunanı. Böceklerin ağız sisteminde bulunan alt parça.
  • Alt çene: İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene.
  • Alt diş: Alt çene üzerinde sıralanmış dişlerin her biri.
  • Alt alta: Birbirinin altında olarak.
  • Alt gerilim: En düşük atanmış değerin altındaki gerilim değeri.
  • Alt yazıcı: Televizyon programlarında bir görüntünün altına kısa metin yazmakla görevli kimse.
  • Yer altı: Yerin yüzeyi altındaki bölümü.
  • Alt değirmen güçlü akar: "kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur" anlamında kullanılan bir söz.
  • Bardakaltı: Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
  • Altı alay üstü kalay: içi, dışı gibi özenilmiş olmayan şeyler için söylenen bir söz.
  • Alt etmek: üstünlük sağlamak, yenmek.
  • Kahvaltı: Genellikle sabahları yenilen hafif yemek. Bu biçimde düzenlenmiş yemek.
  • Altı üstü: Alt tarafı. Futbol maçında bahse konu olan takımların atacağı üç golün altında kalma veya üstüne çıkma tahminini yapmaya dayanan oyun.
  • Deniz altı: Deniz altında bulunan. Deniz altında yapılan. Dalgalara karşı açık.
  • Alt olmak: yenilmek.
  • Alt kavuşum: Dünya, gezegen Güneş dizilişinde gezegenin konumu.
  • Alt takım: Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım.
  • Rüzgâraltı: Boca, orsa karşıtı.
  • Kulak altı bezi: Kulağın yakınında bulunan tükürük bezlerinin en büyüğü.
  • Köprüaltı çocuğu: Kimsesiz ve gideceği yeri olmayan kişi.
  • Su altı: Deniz, göl gibi su yüzeyinin altında kalan bölüm.
  • Denizaltı: Deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş veya araştırma gemisi, tahtelbahir.
  • Alt karşıt: Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tikel olumlu, öbürü tikel olumsuz, karşı karşıya konmuş iki önermeden her biri: "Bazı insanlar bilgindirler" ile "Bazı insanlar bilgin değildirler" gibi.
  • Altı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane): giysilerini birbirine uygun düşüremeyen, yakıştıramayanlar için söylenen bir söz.
  • Alt güverte: Gemilerde güvertelerden altta bulunanı.
  • Topaltı: Kale toplarının koruması altındaki yer. Kale ile korunan bir şehrin yakın çevresi.
  • Alt familya: Bir familyanın içinden ayrılan ikinci derecede bir familya.
  • Yastıkaltı: Banka veya bir başka yere yatırılmak yerine evde, iş yerinde saklanan taşınabilir (değer).
  • Dilaltı: Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.
  • Koltuk altı: Kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk. Kayırma.
  • Alt cins: Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins.
  • Alt geçit: Trafik akışını kesmemek için bir yolun altından geçirilen geçit, battıçıktı, batçık.
  • Alt başlık: Herhangi bir yazıda alt bölümün başlığı.
  • Alt ırk: Aynı ırk içinde yetiştirme amacına ve çevreye bağlı kalınarak değişime uğratılmış ve bu yolla ırk içinde özellikle fizyolojik nitelikleri bakımından kalıtsal sapma gösteren hayvan topluluğu.
  • Kaymakaltı: Yağı alınmış süt.
  • Üst deri altı: Üst derinin altında bulunan hücre katmanı.
  • El altında: Kolayca alınabilecek yerde, hazırda.
  • Altı yaş olmak: işe birtakım oyunlar karışmak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.
  • Bayrakaltı: Askerlik.
  • Yemekaltı: Yemekten önce sofraya getirilen soğuk yiyecekler, ordövr.
  • Alt tabaka: Tabakalardan altta bulunanı. Halkın bilgisiz tabakası, avam.
  • Göz altı: Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm.
  • Alt tür: Bir tür içinde ayrılan ikinci derecedeki tür.
  • Altına etmek (veya kaçırmak): yatağına veya donuna işemek, salıvermek. çok korkmak.
  • Altını ıslatmak: altına etmek.
  • Altını kısmak: ocağın alevini azaltmak.
  • Altından çapanoğlu çıkmak: bir işin gizli kalmış kötü ve aksak yanıyla, kuşkulu bir durumuyla karşılaşmak. bir işte gizli niyet, hile bulunmak.
  • Bilinçaltı: Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
  • Altından girip üstünden çıkmak: malı, parayı düşüncesizce harcayıp tüketmek. ne yapıp edip istediğini yaptırmak. halletmek. karıştırmak.
  • Altını çizmek: bir sözün önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.
  • Kapıaltı: Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer.
  • Hasıraltı: "Bir işi isteyerek, bilerek ve haksız olarak yürütmemek, örtbas etmek" anlamındaki hasıraltı etmek deyiminde geçen bir söz.
  • Altında kalmamak: karşılığını vermek, gördüğü iyilik veya kötülüğü karşılıksız bırakmamak.
  • Altını üstüne getirmek: bir şey bulmak için aramadık yer bırakmamak. söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek.
  • Alt perdeden konuşmak: hafif sesle yavaş konuşmak.
  • Kubbealtı: Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı Sarayı'ndaki alan, Divanhane.
  • Ayakaltı: Gelip geçenlerin çok olduğu yer. Ortalık.
  • Alt bölüm: Sınıflandırmada ana bölümlerin ayrıldığı parçalardan her biri, ayrım.
  • Altına imza koymak: konuyu veya anlaşmayı kabul ettiğini belirtmek.
  • Altyapı: Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı.
  • Normalaltı: Bir eğriye ilişkin normalin, bir doğruyu kestiği nokta ile normalin ayağı arasındaki parçanın o doğru üzerindeki iz düşümü.
  • Altından kalkamamak: bir işi başaramamak, becerememek, üstesinden gelememek. kendini savunamamak.
  • Dil altı bezleri: Dilin altında bulunan tükürük bezleri.
  • Gözaltı: Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret. Denetleme.
  • Alt tarafı: Olup olacağı, alt yanı, altı üstü.
  • Altta kalanın canı çıksın: "herkes başının çaresine baksın, gücü yetmeyen ne olursa olsun" anlamında kullanılan bir söz.
  • Altüst: Çok karışık ve dağınık.
  • Alt hava yuvarı: Dünyamızı kuşatan atmosferin 10 kilometre kalınlığında olan alt katmanı.
  • Alttan alta: Gizlice, el altından.
  • Altını değiştirmek: bebeğin çiş veya dışkı ile kirlenen bezini yenilemek.
  • Alttan güreşmek: gizli gizli yenme yollarını kollamak.
  • Deri altı: Derinin altında bulunan.
  • Dam altı: Barınılacak, sığınılacak yer.
  • Şuuraltı: Bilinçaltı.
  • Alt katman: Toplum içinde yer alan ve daha düşük değerlere sahip olan sınıf.
  • Altına imza atmak: destek vermek amacıyla aynı düşüncede olduğunu göstermek.
  • Altını kapatmak: ocağın alevini kapatmak.
  • Alt sınıf: Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.
  • Alt kat: Bir yapının veya aracın katlarından altta olanı
  • (bir şeyin)  altında kalmak: ezilmek. karşılığını verememek.
  • Alt kurul: Belli bir konuyu ele almak amacıyla bir kurul içinden birkaç kişi seçilerek oluşturulan kurul, encümen, komisyon, komite. Meclis veya herhangi bir kurultayda bazı konuları inceleyerek varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, milletvekilleri arasından oluşturulan yardımcı kurul, yarkurul, encümen, komisyon, komite.
  • Alt deri: Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm. Bazı gövde ve yaprakların üst derilerinin altında bulunan, çoğu kez hücre zarları kalınlaşmış özel doku, hipoderm.
  • Başaltı: Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları.
  • Silahaltı: Askerlik görevi.
  • Toprak altı: Toprağın içi.
  • Yeraltı: Gizli ve yasa dışı. Alışılmışın dışında olan, aykırı.
  • Altta kalmak: herhangi bir iyiliğin karşılığını ödeyememek. herhangi bir çatışmada, çekişmede yenilmek.
  • Merdiven altı: Katlar arasındaki merdivenlerin altında kalan boşluk. Gerekli koşullar oluşturulmadan çalışan iş yeri.
  • Altı tutmak: pişirilirken yiyecek hafifçe yanmak.
  • Alttan almak: sert konuşan bir kimseye yumuşak bir dil kullanmak, aşağıdan almak.
  • Alt şube: Bir şube içinde kurulan ikinci derecedeki şube.
  • Alt yanı: Alt tarafı.
  • Altta yok üstte yok: yoksul, fakir.
  • El altından: Gizlice.
  • Baş altı: Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş derecenin ikincisi.
  • Ev altı: Eski evlerde ambar, ahır olarak kullanılan zemin katı.
  • Alt yazı: Gazete, dergi, televizyon programı vb. yayınlarda çıkan resim ve fotoğrafları açıklayan yazı. Yabancı dildeki bir filmin konuşmalarını çeviri olarak görüntünün altında veren yazı.

Alt hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Alt ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Alt nedir? Alt ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Alt nedir? Alt ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com