Amak-ı Hayali okuyan var mı?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Anket yapalım dedim bir tane... Okuyanlar hatırlarında ne kaldığını da yazarlarsa daha isabetli olur...
 
 

 
 
ben okumadım ya neyle ilgili bi kitap bu "amak-ı hayal" biraz bilgi verirmisin abi :)

:) Okusan olmaz mı efendi? Ya da gogıla yaz bakalım ne çıkacak... Onlar da kesmezse iki satır karalarım senin için... olmaz mı?

google yazınca çıkar tabii ki ama ben senin ağzından kitapla ilgili bilgi sahibi olmak istedim.hem google yazdığım zaman bana şu sebepten dolayı okusan senin için faydalı olur gibi bi tavsiye de bulunan da çıkmıcak.zaten silah zoruyla kitap okuyoruz.biraz yardımcı ol işte :)


Amak-ı Hayal tesadüfen geçti elime. Ablamın eski kitaplarını kurcalarken buldum. Ablam da yoktu o aralar.. Kitapların içindeki mücevheriyattan aşağı yukarı maruzat sahibi olabilmek adına yapabileceğim tek şey kitapların ön ve arka kapağına bakmaktı.
Önce bilimsel manada parapsikoloji dedikleri meselelerin iç yüzü hakkında küçük örneklemelerin olduğu tahmininde bulundum ve daha kitabı okumaya başlamadan önce bile kendimi öyle iyi hissettim ki.
Kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu kitabı 1 sene arayla iki kez okudum ama ikinci okuyuşumun üzerinden de bir kaç sene geçti.

Aynalı babanın hikayenin kahramanını kulübesine götürme, ender rastlanır tatta kahve hazırlama ve sonrasında ney'ine üfürmesiyle başlayan -hayal'e (aslında gerçeğe) yolculuk- seanslarında kahramanın yaşadıkları ve hissettiklerini hisseder gibi oluyorum. Bu kitap kendi kendimize cevap vermemizin oldukça zor olduğu derin soruların cevaplarını yazmıyor, yaşatıyor. Herkesin şanslı olması dileğiyle öneriyorum..

Raci kendini iyi yetiştirmiş, entellektüel kapasitesi yüksek bir gençtir.Lakin aynı zamanda ontolojik bunalımlar da geçirmektedir. Soyha soyha dolaşırken bir gün bir  mezarlığın içerisinde Aynalı Baba ile tanışır... Aynalı Baba kalendermeşreb olmakla beraber ekabirden bir zâttır. Raci her gün Aynalı Baba'nın yanına gider, Aynalı Baba önce bir kahve koyar köze...Kahveden sonra neyini üflemeye başlar... Ney başlayınca Raci'de amak-ı hayale (hayalin derinliklerine) dalar... 8 gün sürer bu... Her bir gün Raci batınî aleme dair bir şeyler öğrenir... Hiçliki, aşkı, vs.. öğrenir... Bir gün Buda ile bir gün Hürmüz ile takılır... Kitap Vahdet-i Vücud'u anlatmaktadır. O ne dersen, onu anlatmaya benim kratım yetmez...Hele bir oku da

Raci Aynalı Baba ile ilk konuşmasının sonunda der ki: "Üstâdım siz virânede medfun bir hazinesiniz bense müştâk-ı hikmet bir âvareyim. İstifâfe etmeme müsâade var mı?"
Şimdiki talebelerde de hocalarda da bu lezzet kalmadı...
Bu arada okuyacaklara mühim not: Kitap yalnış bilmiyorsam 1913 yılında yayınlandı ilk kez. Haliyle dili Osmanlıca. Lakin günümüzde bir çok yayınevi sadeleştirilmiş metnini basmaktalar. İçlerinde en iyisi Şule yayınlarından çıkanı. Ama Osmanlıcasını okumak isterseniz 70li yıllarda Sebil yayınevi, şimdi ise Akçağ Yayınevi latinize ederek yayınlıyor...

tavsiye için teşekkürler.. içeriğine bakacak olursak okumaya değer bir kitaba benziyor.. vahdet-i vücut , aşk vb den bahsedildiğine göre tasavvufi bir kitap sanırım..
teşekkürler..

ACIYI SEVDA SANDIM

Yanlış yollarda yürümekten,yürüyüp te bir menzile erememekten yoruldum.

Hep mi kanacak bu yürek,hep mi kanayacak?

Dinmiyor sızım,kapanmıyor yaralarım.

Ne halimden anlayan var ne de bir yoldaşım.

Yalnızım...

Yalnızlık,en kara geceden daha kara.

Aşk adına ne varsa hepsi terkkedip gitmiş beni.

Öylece umutsuz,çaresiz,sessiz kalmışım.

Ben, acıyı sevda sanmışım!!!!

 

 

    Hiç böyle olacağını düşünemezdim oysa...

Bitmez sanırıdım,tükenmez bilirdim,"gitmez" derdim...Gitti!!!

Giderken geride bir enkaz bırakacağını bile bile gitti.

Derin yaralarla parça parça olmuş bir yürek bırakacağını bile bile gitti!!!

 

 

Ne kaldı şimdi bana acıdan başka?

Susmaktan ve bu acıyı yaşamaktan başka ne gelir elimden?

"her aşk biter" derler ama böyle yıkıcı,böyle yakıcı olması gerekmiyor ki bitişlerin...

Hem benim aşkım bitmedi,bitmeyecekte...

Daha hiç bir şey yaşamadan,hayatı paylaşmadan nasıl bitsin?

Bu yürek onun için atmaya devam ederken aşkım nasıl tükensin?

 

 

Yüreğim bir firara  tanıklık etti işte...

Hep hüzünlü hatırlanacak dünler,

nasıl geçeceği meçhul bugünler

ve gelmeyecek yarınları yaşamanın zamanı şimdi.

"Ondan bana ne kaldı"diye düşünüyorum da,aklıma yalanlardan başka bir şey gelmiyor.

O mu çok ustaydı,yoksa ben mi çok saftım  anlamıyorum.

Hiç bir soruya yanıt bulamıyorum.

Al işte,yine ağlıyorum.

Kelimeleri durdurmayı öğrendim de bir tek gözyaşıma söz geçiremiyorum.

Ben,hayata ve aşka karşı üzerime düşen  her şeyi hakkıyla yerine getirirken böyle acı çekmek reva mı?

Ya da gerçek hayat başka bir boyutta da,bu gördüğüm bir rüya mı?

Gittiği yerden dönse,"hata yapmışım"dese,sevdiğini söylese geçer mi bu kalp ağrısı?diner mi aşk sancısı?Korkuyorum acıya alışmaktan,korkuyorum her acıyı sevda sanmaktan...

Şimdi böylesine zayıfken,böylesine kırılmışken,yine yanlış bir yola saparım ben.

Yüreğimin sızısını dindirecek diye yanlış kollara sarılırım.Sonra yine gelsin hüzün,gelsin acı.

Oysa açım ben  saf sevdalara,yalanlara bulaşmamış aşklara,ihanetlerle anılmayan insanlara.

Açım hiçbir şey beklemeden sevebilenlere,kalp gözüyle görebilenlere...

Madem aşkım bu kadar korkutuyor herkesi,madem sevdamın büyüklüğünü görüp korkup kaçıyorlar,

öyleyse ne ismim ne de cismim kalsın geride.

Savrulup gideyim toz bulutlarıyla,hiç kimsenin erişemeyeceği topraklara.

Yeter ki  acısız yaşansın sevda!!!


bende bu kitabı okumayanlardanım ama şu kadarını gördüğüm kadarı ile ömrü ne şekilde harcamamız gerekeceğini ve kalbi eğitmenin birçok güzel yolunu gösteriyor sanırım...

ama merak ettim yazarı kim acaba herhangi bir isim bulamadım ???


Yazarı Filibeli Ahmed Hilmi Efendi.
Bu zatın kabri yanlış hatırlamıyosam İstanbulda bu arada.. Gitmeyi çok istemiştim ama şimdilik nasip olmadı..

ya mezarı tam olarak nerde ben bayram sonrası gidiyorumda... gitmişken onada giderim zaten harika planlar yaptım...sölemişken tamamla zahmet olmassa :)


evet kitap tasavvufi bir roman... ve hayalin  derinliklerinde geçen her bir günde Raci bir mertebe daha yükselmektedir. anlaşılması zor olan diyaloglar da yok değil ama yine de vahdet-i vücudu anlamak için okunacak bir kaç eserden birisidir... Aşkın nelere kadir olduğunu anlamak için "ikinci gün" adlı bölüümü defalarca okuyabilirsiniz... Müellif orada Aşk'ın ağzından şöyle bir mısra söyler : "Aşkım ben, safvetimden kâinat lerzandır"...
Umarı okumayanların okumasına vesile olur bu yazılanlar... okuyanlar olursa yorumlarını da bekledğimizi belirtelim...

Amak-ı Hayal.. Derunumda bir yerde hala.. Okuyalı yıllar olmuş olsa da.. Şunu hatırlar gibiyim hatta:

"Ben oyum ki; lâ-mekânım, lâ-zemânım, lâ-kuyut.."

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Amak-ı Hayali okuyan var mı? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Amak-ı Hayali okuyan var mı? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com