Ana nedir? Ana ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Ana nedir? Ana ne demektir?

Ana kısa tanımı, anlamı:

  • Anne.
  • Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
  • Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz.
  • Temel, asıl, esas
  • Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
  • Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
  • Velinimet.
  • Yavrusu olan dişi hayvan.

"Ana" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Ana bina aradan geçen elli beş yıla karşın değişmemiş." - A. Kutlu
  • "Anası mutfakta bir tabağa marul doğruyor." - Y. Atılgan
  • "Fatma Anamız. Meryem Ana."
  • "Yoksullar anası."

Ana ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Ana konu: Tema
  • Ana kök: Tohumun çimlenmesinden sonra kökçüğün toprağa dalarak gelişmesi sonucu oluşan ilk kök
  • Ana kraliçe: Kralın annesi. Arı beyi
  • Havvaanaeli: Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bir bitki (Anastatica hierochuntia)
  • Ana doğrusu: Dönen silindirin yan yüzünü oluşturan dikdörtgenin bir kenarı. Dönen koninin yan yüzünü oluşturan dik üçgenin hipotenüsü
  • Ana yön: Kuzey, güney, doğu ve batı yönlerinden her biri
  • Dağlar anası: Dağ anası
  • Anası kılıklı: Görüş, davranış, huy vb. bakımından annesine benzeyen
  • Anamın (veya anasının) ak sütü gibi (helal olsun): "anamın sütü bana nasıl helal ise bu da sana öyle helal olsun" anlamında kullanılan bir söz
  • Anadan üryan: Çırılçıplak
  • Anasını sat! (veya satayım!): "önem verme (vermem), aldırma (aldırmam), umursama (umursamam)!" anlamında kullanılan bir söz
  • (birini)  anasından doğduğuna pişman etmek: çok eziyet etmek, çok üzmek, bezdirmek
  • Üvey ana: Üvey anne
  • Ana ile kız, helva ile koz: "ana ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar" anlamında kullanılan bir söz
  • Ana besleme hattı: Ana anahtar, üreteç barası veya çevirgeç barasından ana dağıtım merkezine gelen besleme hattı
  • Ana kent: Bir ülkenin veya bir bölgenin, çevresindeki yerleşim yerlerine ekonomik ve toplumsal yönlerden hâkim olan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkisinin sağlandığı en önemli kenti, metropol, ana şehir. Bir ülkede büyük kentlerden herhangi biri, metropol, ana şehir
  • Ana muhalefet: İktidarın dışında mecliste sayıca en üstün olan parti
  • Anasını bellemek: en büyük kötülüğü yapmak
  • Ana hat: Asıl veya en belirgin özellik. Su, elektrik, telefon, gaz vb.ndeki hatların dağıtımının yapıldığı merkezî hat. Atık su giderlerinin toplandığı merkezî hat. Ana yol
  • Ana yarısı: Teyze
  • Dev anası: Masallarda geçen dişi dev. İri yarı kadın
  • Kaynana: Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne
  • Ana motif: Laytmotif
  • Meryemana asması: Akasma
  • Ana kuzusu: Pek küçük kucak çocuğu. Sıkıntıya, güç işlere alışmamış, nazlı büyütülmüş çocuk veya genç
  • Meryemanaeldiveni: Çan çiçeği
  • Anasından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek: bir işi yaparken çok sıkıntı çekmek
  • Anan güzel idi hani yeri, baban zengin idi hani evi?: "hiçbir duruma güvenilmez, bizim olan şeyler elimizde sürekli olarak kalmazlar" anlamında kullanılan bir söz
  • Ana sözleşme: Taraflar arası düzenlenen ilk ve temel sözleşme
  • Hamam anası: Kadınlar hamamında natırları yöneten kadın. İri yarı, güçlü ve şişman kadın
  • Ana saat: Gözlemevinde bulunan, saatler içinde en doğru olan ve öbür saatlerin ayarlanmasında kullanılan saat
  • Kadınana: Deneyimli, yaşlı, saygı gösterilen kadın
  • Ana defter: Büyük defter
  • Anasının nikâhını istemek: bir şeye değerinden çok para istemek
  • Ana fikir: Bir yazının temeli olan asıl düşünce, ana düşünce
  • Ana kucağı: Bebeği yatırmak veya uyutmak için kullanılan, kendiliğinden sallanan bir tür araç. Annenin şefkati, sevecenliği
  • (birinin)  anası ağlamak: çok sıkıntı çekmek, eziyet çekmek, bitkin duruma gelmek
  • Ana kapı: Bir yapının süslü, büyük ön kapısı, portal
  • Sütana: Sütanne
  • Ana yurt: İlk yurt edinilen yer, ana vatan
  • Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar (veya ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış): "kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz" anlamında kullanılan bir söz
  • Ana cadde: Şehirde ara sokakların açıldığı geniş yol
  • Anasından doğduğuna pişman olmak: çok eziyet görmek, çok üzülmek, bezdirilmek
  • Meryemana dikeni: Deve dikeni
  • Anasının ipini satmış (veya pazara çıkarmış): ipsiz, kendisinden her türlü soysuzluk beklenebilen (kimse)
  • Anadan doğma: Çırılçıplak. Doğuştan
  • Anasına avradına sövmek: birinin anasını ve karısını amaçlayarak çirkin söz söylemek
  • Anaokulu: Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi
  • Meryemanakuşağı: Gökkuşağı
  • Ana kubbe: Camilerde ayaklar veya ana duvar üzerindeki kasnağa oturtulmuş kubbe
  • Ana mektebi: Anaokulu
  • Anam avradım olsun: birini kesin olarak inandırmak için söylenen çok kaba bir ant sözü
  • Anasının oğlu: her yönüyle annesine benzeyen erkek çocuğu
  • Ana kara: Kıta
  • Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al: "bir kızın karakterini öğrenmek isteyenler, anasının durumunu göz önüne alırlarsa aldanmamış olurlar" anlamında kullanılan bir söz
  • Ana dal: Ağaç, ağaççık veya çalılarda gövdeden ilk çıkan ve bitkinin çatısını oluşturan dal. Yükseköğretimde öğrencinin devam ettiği temel alan
  • Ana duvar: Bir yapının, dört bir yanını çevreleyen kalın dış duvar
  • Ana sav: İleri sürülerek savunulan düşüncelerin en belli başlı olanı
  • Ana dil: Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil
  • Anan yahşi, baban yahşi: birini, bir işe razı etmek için onu övmek amacıyla söylenen bir söz
  • Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas
  • Anasından emdiği sütü burnundan getirmek: birine bir iş yaptırırken çok sıkıntı çektirmek
  • Ana yüreği: Annelik duygusu, ana sevecenliği
  • Ana bir, baba ayrı: anaları bir, babaları ayrı olan (kardeşler)
  • Anasının kızı: her yönüyle annesine benzeyen kız çocuğu
  • Dağ anası: Çok iri kadın, dağlar anası
  • Ana avrat küfretmek (veya düz veya dümdüz gitmek): sövmek, küfretmek
  • Anası yerinde: anne gibi kabul edilen (kadın)
  • Ana düşünce: Ana fikir
  • Ana kolon hattı: Kuruma veya ortaklığa ait besleme noktasından, abonenin sayacına kadar olan besleme hattı
  • Ana sınıfı: Genellikle beş yaşını bitirmiş çocukları ilköğretime hazırlayan sınıf
  • Anasının gözü: çok kurnaz, çok açıkgöz, dalavereci, hinoğluhin
  • Ana menü: Bankamatikte işleme başlandıktan sonra ekrana gelen görüntülerin ilki
  • Anası turp (veya sarımsak), babası şalgam (veya soğan): ne olduğu belirsiz kimselerin çocuğu
  • Ana dili: Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil
  • Ana sayaç: Belirli bir yerleşim birimine veya bir şehre verilen toplam elektrik, su ve gazın ölçülmesi amacıyla, ana dağıtım boru hattı başlangıcına tesis edilen sayaç sistemi
  • Anasını ağlatmak: bir kimseye çok eziyet etmek, çok sıkıntı çektirmek
  • Anamal: Sermaye
  • Anasının körpe kuzusu: pek küçük kucak çocuğu
  • Ananın bahtı kızına: "bir anne nasıl bir evlilik hayatı geçirirse kızının evlilik hayatı da kendisininkine benzer" anlamında kullanılan bir söz
  • Havva Ana: Havva
  • Anam babam: içtenlik bildiren bir söz
  • Ana ortaklık: Birçok ortaklığın pay senetlerini elinde bulundurarak onları denetimi altında tutan yatırım ortaklığı, holding
  • Anasını eşek kovalasın!: sözü edilen kimse veya iş için bıkkınlık, dikkate almama ve umursamama anlatan bir söz
  • Ana kadın: Bir ailede veya bir toplulukta en çok saygı gösterilen kadın
  • Ana kitap: Bir bilim alanında yazılmış temel kitap
  • Ana toplardamar: Oksijeni az olan kanı kalbin sağ kulakçığına boşaltan iki büyük toplardamardan her biri
  • Ana direk: Gemilerde, ekleme direklerde dipteki temel parça. Temel taşı
  • Ana arı: Arı beyi
  • Ana şehir: Ana kent
  • Anadan doğmuşa dönmek (veya anadan yeni doğmuş gibi olmak): dertsiz, tasasız bir duruma gelmek. günahlardan arınmış duruma gelmek
  • Ana sanlı: Annesinin soyadını alan
  • Ana yapı: Bir yapı bütünü içinde yükseklik ve biçim bakımından göze çarpan, önemli bölüm. Kat mülkiyetinin uygulandığı binaların ana bölümü
  • Sperma ana hücresi: Erkek eşeylik organında atmıkları oluşturan ana hücre
  • Anam!: sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü vb. duygular anlatan söz. kadın erkek, büyük küçük herkese karşı kullanılan bir seslenme sözü
  • Anapara: İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü
  • Ana vatan: Ana yurt. Bir şeyin ilk kez yetiştiği, göründüğü yer
  • Ana yol: Çevredeki yolların kendisine açıldığı geniş yol, cadde, ana hat
  • Büyükana: Büyükanne
  • Ana baba: Ana ile babanın oluşturduğu birlik
  • Ana çizgi: Belli bir kurala göre yürütülerek bir biçimin oluşmasına yarayan çizgi
  • Ana rahmi: Döl yatağı
  • Anadan görme: Geleneksel
  • Meryemanakandili: Zayıf yanan ışık
  • Anasından doğduğuna bin pişman: çok tembel, üşengeç. canından bezmiş
  • Ana atardamar: Kalbin kasılması ile sol karıncığındaki kanı bütün vücuda taşıyan en büyük atardamar, aort
  • Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım: "insan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar" anlamında kullanılan bir söz
  • Ananın bastığı yavru incinmez: "annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez" anlamında kullanılan bir söz
  • Ana bilim dalı: Üniversitelerde bölümlerin alt bilim veya uzmanlık dalları
  • Öksüz anası: Yoksul ve kimsesiz olanları gözeten kadın
  • Ana yemek: Geleneksel Türk mutfağında çorbadan sonra gelen en önemli yemek, başyemek
  • Anası danası: Soyu sopu, bütün aile
  • Ana kuyu: Bir ocakta ana çıkış ve havalandırmada kullanılan kuyu
  • Anaerki: Soyda temel olarak anayı alan ve ailede çocukları ana soyuna mal eden ilkel bir toplum düzeni
  • Ana haber sunucusu: Toplanan haberleri önem derecesine göre değerlendiren ve yayımlayan yetkili sunucu
  • Ana deniz: Okyanus
  • Kuyu anası: Öcü, umacı
  • Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz: "insanlar içinde bize ana kadar candan bağlı dost yoktur" anlamında kullanılan bir söz
  • Denizanası: Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz

Ana hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Ana ile ilgili diğer yazılar

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ana nedir? Ana ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ana nedir? Ana ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com