ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Ara nedir? Ara ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Ara nedir? Ara ne demektir?

Ara anlamı, tanımı:

  • Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre.
  • İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe.
  • Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
  • Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
  • İç.
  • İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla.
  • Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.

"Ara" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Son zamanlarda aralarının iyi olmadığının farkındayım." - E. Şafak
  • "Aralarında anası babası ile Binnaz'ın da bulunduğu on sekiz işçiydiler." - N. Cumalı

Ara ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • O ara: O sıra.
  • Toplumlar arası: Birçok toplumu ilgilendiren.
  • Aradan çıkarmak: birçok işten birini yapıp bitirivermek
  • Arası (veya araları) açılmak (veya açık olmak veya bozulmak): arkadaşlıkları sarsılmak, arkadaşlık bağları kopmak, birbirine darılmak.
  • Ara sınav: Üniversitelerde yarıyıl içinde yapılan sınav, vize, vize sınavı.
  • Arasını (veya aralarını) bulmak: araları bozulmuş iki kişiyi uzlaştırmak, barıştırmak.
  • Hücreler arası: Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.
  • Ara söz: Doğrudan doğruya konuşulan veya yazılan konuyu ilgilendirmeyen dolaylı söz, istitrat.
  • Ara yerde: Arada.
  • Araya (veya aralarına) soğukluk girmek: arada kırgınlık oluşmak.
  • Araları şekerrenk (veya serin) olmak: iki kişi arasında dostluk ilişkileri bozuk olmak.
  • Araya girmek: iki kişinin arasındaki bir işe karışmak. iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak. bir iş yapılırken ona engel olacak başka bir şey çıkmak.
  • Aralarında dağlar kadar fark olmak: aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak, benzer nitelikler çok az olmak.
  • Arayı yapmak: arasını bulmak.
  • Ara sokak: Ana yola açılan ikinci derecedeki yol.
  • Kulüpler arası: Birçok kulübün takımlarını karşı karşıya getiren (sportif faaliyet).
  • Şehirler arası: İki veya daha çok şehir arasında ulaşım, iletişim sağlayan.
  • Araya koymak: bir işte sözü geçer bir kimsenin aracılığına başvurmak.
  • Gezegenler arası: Güneş çevresinde dolanan cisimler arasındaki boşluk.
  • Kentler arası: Şehirler arası.
  • Arada kalmak: iki tarafı uzlaştırmak üzere araya girme dolayısıyla güç duruma düşmek.
  • Aradan sıyrılmak: kötü bir işten kendini kurtarmak. çatışan gruplar arasındaki rekabetten yararlanarak öne çıkmak. yarışta rakiplerinden uzaklaşmak, öne çıkmak.
  • Bu arada: Bu süre içinde. Yeri gelmişken, bu meyanda. Bir işi yaparken birlikte, beraber.
  • Ara eleman: Meslek liselerinin, meslek yüksekokullarının veya halk eğitim merkezlerinin yetiştirdiği işçi.
  • Ara nağme: Şarkı, türkü, köçekçe vb. küçük güfteli bestelerde, güftenin iki kıtası arasına veya başına, sonuna da gelebilen, sözsüz çalınan parça. Sık sık söylenen söz veya açılan sorun.
  • Ara tümce: Ara cümle.
  • Ara bağlantı: Ayrı devrelerin birbiriyle bağlantısı.
  • Devletler arası: Birden çok devleti kapsayan veya birçok devletle ilgili olan.
  • Araya almak: bir çevreye kabul etmek. dövmek.
  • Ara seçim: Genel seçimler dışında yapılan ara dönem seçimleri.
  • Ara deniz: Okyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz.
  • Ara kazanç: Malı bütünüyle devretmeden arada elde edilen kazanç. Hisse senedi, tahvil, yabancı para vb. değerli kâğıtları daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi, arbitraj.
  • (bir olayın)  arası soğumak: aradan zaman geçerek önemini yitirmek.
  • Arada çıkarmak: başka işler arasında bir işi de yapıvermek.
  • Arada bir: Ara sıra.
  • Arada kaynamak: karışık bir durumda gereken ilgiyi görmemek.
  • Kıtalar arası: Bütün kıtaları birbirine bağlayan, kıtalarla ilgili olan durum.
  • Uzak ara: Yarışta aradaki mesafeyi uzun tutarak.
  • Mahalle arası: Mahallenin sokakları arasında kalan yer.
  • Ara sıra: Seyrek olarak, arada bir, arada sırada, bazen, bazı bazı, kimi vakit, kimi zaman, zaman zaman, anbean.
  • (biriyle)  arası olmamak: geçinememek.
  • Ara bulma: Anlaşmazlık durumunda bulunan kimseleri uzlaştırma işi.
  • Ülkeler arası: İki veya daha çok ülke arasında oluşan, gerçekleşen.
  • Arası geçmeden: vakit geçmeden, sıcağı sıcağına.
  • Araları limoni olmak: aralarında hafif bir kırgınlık olmak.
  • Hafta arası: Hafta içi.
  • Tavan arası: Bir yapının tavanı ile çatısı arasında kalan bölüm, tavan aralığı, çatı arası.
  • Ara yön: Dört ana yönden ikisi arasında olan yönlerden her biri, asyön.
  • Ara bulucu: Bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı.
  • (bir şeyle)  arası hoş (veya iyi) olmamak: o şeyden hoşlanmamak.
  • Ara kararı: Bir davanın bakılmasını kolaylaştırmak için yargıdan önce önlem niteliğinde verilen karar.
  • Aradan kaldırmak: iş yapma imkânını yok etmek.
  • Arayı açmak: aradaki uzaklık artmak. görüşmemek.
  • Arayı soğutmak: eski yakınlık, dostluk kalmamak.
  • Aralarından su sızmamak: aralarında çok yakın, sıkı fıkı arkadaşlık bulunmak.
  • Satır arası: Yazı satırlarının arasında kalan mesafe. Dolaylı anlatım.
  • Okullar arası: Birçok okul ile ilgili olan.
  • Ara bozucu: Arabozan.
  • Arabozan: İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
  • Gözeler arası: Dokularda gözelerin arasında yer alan, hücreler arası.
  • Aralarından kara kedi geçmek: birbirinden soğumak, aralarına soğukluk girmek.
  • Ara sıcak: Soğuk ve sıcak yemek servisi arasında ikram edilen hafif sıcak yiyecek.
  • Memleketler arası: Uluslararası.
  • Bir ara: Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
  • Ara pası: Takım arkadaşına rakip oyuncular arasından geçirilerek atılan pas.
  • Çatı arası: Tavan arası.
  • Milletlerarası: Uluslararası.
  • Ara cümle: Birleşik veya yalın cümlelerde anlamı biraz daha açıklamak, gereksinim duyulan bir anlamı eklemek veya anlatıma zenginlik katmak için araya giren iki virgül veya iki kısa çizgi içinde verilen cümle, ara tümce.
  • Metinler arasılık: Bütüncül bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir edebî metnin dokusuna hem edebiyat alanından hem de başka alanlardan metin parçalarının katılması.
  • (biriyle)  arası hoş (veya iyi) olmamak: o şeyden hoşlanmamak.
  • Aradan çıkmak: yapılması gereken öteki işlerle uğraşılabilmesi için bir iş önce bitirilmek. sıkışık bir durumda, sıkıntılı bir zamanda işe engel olan kimse oradan uzaklaşmak. kendini bir sorunun, bir davanın dışında tutmak.
  • Araya vermek: yararsız bir işe harcamak.
  • Ara vermeden: sürekli, durmadan.
  • Ara kapı: İki yapı veya oda arasında geçişi kolaylaştırmak için açılan kapı.
  • Devre arası: Futbol, basketbol vb.nde karşılaşma sırasında dinlenme süresi. Ligin birinci döneminin bitiminde verilen dinlenme süresi.
  • Apış arası: İki bacağın arasında kalan yer.
  • Araya gitmek: harcanmak, karışıklığa kurban olmak.
  • Arasını (veya aralarını) açmak (veya bozmak): iki kişi arasındaki dostluğu, ilişkiyi bozmak.
  • Üniversiteler arası: Birçok üniversite ile ilgili olan.
  • Aralarındaki buzları eritmek: kırgınlığı, küslüğü ortadan kaldırmak.
  • Ara mal: Üretilecek malı elde etmek için üretim sırasında kullanılan yarı işlenmiş mal.
  • Açık ara: Aradaki farkı çok açarak.
  • Aradan çekilmek: ara bulucu olmaktan vazgeçmek. herhangi bir iş yapılırken işi başkalarına bırakmak, ilişiğini kesmek.
  • Ara konakçı: Asalağın, gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konakçılardan her biri.
  • Ara bono: Arada ödenen olağan dışı bono.
  • Arayüz: Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
  • Ara kesit: Çizgilerin, yüzeylerin, katı cisimlerin birbirlerine rastladıkları ve kesiştikleri yer.
  • Araya kaynayıp gitmek: göz ardı edilmek.
  • Öğle arası: Öğle tatili.
  • Beşibirarada: Beşibirlik.
  • Ara başlık: Esas bölümün alt başlıklarından her biri.
  • Uluslararası: Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.
  • Kişiler arası: Bütün insanları göz önüne alan.
  • Aralarına kara kedi girmek: iki dost birbirine gücenmek, iki dostun arasına soğukluk girmek.
  • Ara vermek: yeniden başlamak için bir işi bir süre bırakmak, durmak. yeniden başlamak üzere konuşmayı durdurmak.
  • Arasına (veya aralarına) karışmak: büyüyüp yetişmek.

Ara hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Ara ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ara nedir? Ara ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ara nedir? Ara ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com