Ateş

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Ateş nedir? Ateş ne demek?

Ateş anlamı, tanımı:

  • Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma.
  • Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr
  • Tehlike, felaket.
  • Coşkunluk.
  • Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç.
  • Öfke, hırs, hınç.
  • Patlayıcı silahların atılması.
  • Büyük üzüntü, acı.
  • Tutuşmuş olan cisim.

"Ateş" ile ilgili cümle içerisindeki kullanıma örnekler

  • "Top ateşi geceye kadar sürdü."
  • "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi." - S. F. Abasıyanık
  • "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu." - H. R. Gürpınar
  • "Yemeği ateşten indirdim."
  • "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu." - H. E. Adıvar
  • "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı." - T. Buğra
  • "Kendinizi ateşe atıyorsunuz."
  • "Bu eller, vücuda getireceği tesirle duman ve ateş içinde, bütün bir memleketin son feryadını uyandırarak soğuyup donabilirdi." - H. S. Tanrıöver

Ateş ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Ateş gecesi: Hristiyanlarda 24 Haziran'a rastlayan Yahya Yortusu'nun, meydanlarda ateş yakılıp bu ateşin üstünden atlanarak ve çevresinde oynanarak kutlanan bir önceki gecesi.
  • Ateş kesmek: ateşli silahlarla yapılan atışa son vermek.
  • Ateşi uyandırmak: sönmek üzere olan ateşi canlandırmak.
  • Ateş çıkmak: yangın çıkmak.
  • Ateş kırmızısı: Yanan ateşin rengi. Bu renkte olan.
  • Ateş gemisi: Eski çağlarda düşman gemilerini yakmak için özel bir biçimde yapılmış, içi yakıcı maddelerle dolu gemi.
  • Ateş!: Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Tutuşmuş olan cisim. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Patlayıcı silahların atılması. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Coşkunluk. Tehlike, felaket. Büyük üzüntü, acı.
  • Ateş vermek: tutuşturmak.
  • Ateş parçası: Çok canlı, hareketli, becerikli, çalışkan. Çok yaramaz (çocuk). Canlı.
  • Ateşi düşmek: hastanın ateşi geçmek veya azalmak.
  • Ateş çiçeği: Ballıbabagillerden, ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi (Salvia splendens).
  • Ateşe tutmak: az ısıtmak. üzerine ateşli silahla mermi atmak.
  • Ateş açmak: ateşli silahla mermi atmaya başlamak.
  • Ateş pahası: Çok pahalı.
  • Ateş olmayan yerden duman çıkmaz: küçük de olsa birtakım belirtilerin önemli olaylara işaret olduğunu anlatan bir söz.
  • Ateşi çıkmak (veya yükselmek): hasta vücut ısısı olağandan çok artmak.
  • Ateşten gömlek: Acı, üzüntü veren, dayanılmaz, sıkıntılı durum.
  • Ateş hattı: Savaşta en ilerideki birliklerin ellerindeki silahlarla ateş açabilecekleri hat.
  • Ateş demekle ağız yanmaz: "kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
  • Rum ateşi: Denizde veya karadaki savaşlarda Bizanslılarca kullanılan ve suda sönmeyen ateş, grejuva.
  • Ateş kesilmek: çok kızgın davranışlarda bulunmak, ateş püskürmek. sonradan çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.
  • Ateşler içinde yanmak: hasta çok ateşli bir durumda olmak. bir şeye fazlasıyla tutulmak.
  • Çapraz ateş: Karşılıklı yönlerden silahla saldırma.
  • Ateş böceği: Kın kanatlılardan, karanlıkta ışıldama özelliği olan böcek, yıldız böceği, yıldız kurdu (Lampyris noctiluca).
  • Ateş gibi: çok sıcak. zeki, çalışkan ve becerikli. kıpkırmızı.
  • (birine)  ateş basmak: kızarmak, sıkılıp başına kan yürümek.
  • Ateşkes: Savaşan iki kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması, bırakışma, mütareke.
  • Ateş olsa cirmi kadar yer yakar: hasmın pek önemsenmediğini anlatan bir söz.
  • Yaylım ateşi: Birden çok ateşli silahın aynı zamanda ateş etmesi. Genellikle topla yapılan ateş, salvo. Toplu olarak hücum etme. Birine karşı yoğun olarak sözlü veya yazılı eleştiride bulunma, salvo.
  • Ateşe vursa duman vermez: pek cimri olanlar için söylenen bir söz.
  • Taciz ateşi: Hasmı tedirgin etmek için silahla açılan ateş.
  • Fındık ateşi: Nargilede tütünün üstüne ortalamasına konulan yuvarlak, küçük, yanar kömürler.
  • Alabanda ateş: Geminin bir yanında bulunan toplarla derhâl ateş edilmesi komutu.
  • Ateşine yanmak: bir kimse yüzünden zarara uğramak.
  • Ateş düştüğü yeri yakar: "bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ateşle oynamak: pek tehlikeli bir işle uğraşmak.
  • Ateşle barut bir yerde durmaz: "kızla erkeğin baş başa yalnız kalmaları kötü sonuçlar doğurabilir" anlamında kullanılan bir söz.
  • Ateşe vermek: ateş içine sokmak. bir yeri kasten yakmak, kundak sokmak. aşırı telaşa ve sıkıntıya düşürmek. bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa ve karışıklık yaratarak sıkıntı ve yıkıma uğratmak.
  • Ateşe vurmak: bir yemeği pişmek üzere ocağa koymak
  • Ateş gibi kesilmek: beklenmedik bir olay karşısında öfke sonucu kanı beynine sıçramak.
  • Ateş saçmak: çok kızmak, çok öfkelenmek.
  • Ateş tuğlası: Ocak, soba vb. yerlerde kullanılan, ateşe dayanıklı tuğla.
  • Baraj ateşi: Bataryanın yoğun yaylım ateşi, bar ateşi.
  • Bar ateşi: Baraj ateşi.
  • Ateş almaya mı geldin?: uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz.
  • Ateş bacayı (veya saçağı) sarmak: bir olay, önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.
  • İmha ateşi: Bir savaşta düşman ordusunu yok etmek amacıyla karadan, havadan ve denizden açılan ateş.
  • Ateşi başına vurmak: çok öfkelenmek, sinirlenmek, coşmak.
  • Ateş gibi yanmak: ateşi yükselmek.
  • Ateş balığı: Sardalya.
  • Ateş kayığı: Ateş balığı avlamak için kullanılan ve içinde ateş yakılan kayık. Yangın söndürmede kullanılan tulumbayı taşımak için kullanılan büyük ve geniş kayık.
  • Ateş düşürücü: Yükselen vücut ısısının düşürülmesini sağlayan ilaç.
  • Ateş almak: yanmak, tutuşmak. ateşli silah patlamak. coşmak. telaşlanmak, heyecanlanmak. öfkelenmek. acele davranmak, acele etmek.
  • Ateşini almak: yüksek vücut ısısını düşürmek. derece ile ateşi ölçmek. acıyı, yanmayı azaltmak.
  • Ateş etmek: ateşli silahlarla mermi atmak.
  • Ateş püskürmek: çok öfkeli olmak.
  • Batarya ateşi: Bir bataryada bulunan topların hep birden ateş düzenine geçmesi.
  • Ateş yağdırmak: ateşli silahlarla aralıksız mermi atmak. çevresindekilere ağır sözler söylemek.
  • Ateş küre: Erimiş hâlde olduğu sanılan yer çekirdeği, pirosfer.

Ateş hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Ateş ile ilgili diğer yazılar

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ateş hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ateş siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com