Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! - Kartal Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN, LAFA BAKILMAZ

Kartal Göktan

(‘Lafa bakılmaz' derken, elbette ki dini ifadeleri tenzih ederim)

Tanzimat çağı şairlerinden Ziya Paşa, Terkib-i Bent adlı eserinde şöyle der:

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”

Bu beyit zamanla atasözüne dönüşmüştür. Kişinin aynasının yaptığı işler olduğunu ve sözlerinin tek başına bir anlam taşımayacağını ifade eder. Bu özlü sözü, insanları değerlendirmede hep önemli bir samimiyet kriteri olarak görmüşümdür.

Çünkü samimiyet, bir insanın söylemleriyle eylemlerinin bir olmasını gerektirir. Eğer bu ikisi arasında bir çelişki varsa o kişinin samimiyetinden şüphe edilir.

Bu bağlamda, bağnaz bir zihniyete sahip olup da hayatın pek çok güzelliğini haram kılan ancak kendi özel hayatında haram olduğunu iddia ettiği şeyleri yapan bazı kişilere dikkat çekmek istiyorum.

Amacım bu kişileri rencide etmek değil kesinlikle. Sadece bu kişilerin söylemleriyle eylemleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyarak kendilerine hatırlatmada bulunmak. Onların bu çelişkili hayatlarından habersiz çoğu insana da bağnaz zihniyetin yanlışlığını ve samimiyetsizliğini göstermek.

Cehaletten veya gerçekten böyle inandığından bu söylemlerde bulunan tüm Müslümanları da tenzih ediyorum. Sözüm yalnızca inanmadığı halde inanıyormuş gibi anlatan ama kendi uygulamayanlara!

İslam'da müziğin haram olduğunu söylüyorsunuz. Özel hayatınızda her türlü müziği dinliyorsunuz. Kimileri de yalnızca İslami kabul ettikleri müzikleri dinliyor. Tasavvuf müziği gibi. Peki teknik olarak aradaki fark nedir? Hani her türlü çalgı haramdı? İslami müzik nasıl oluyor o zaman?

İslam'da eğlenmeye izin yok diyorsunuz, gün boyunca televizyonlarda  sazlı sözlü eğlence programları seyrediyorsunuz veya bunlara doğrudan katılıyorsunuz. Hiçbir düğünü, daveti, eğlenceyi kaçırmıyorsunuz. Tatillere, seyahatlere çıkıyorsunuz.

Kahkahayla gülmenin haram olduğunu iddia ediyorsunuz, ama kendi aranızdaki sohbetlerde içinizden geldiği gibi gülüp eğleniyorsunuz. Gerçekten hiç gülmediğinize inanmamızı mı bekliyorsunuz?

Dans etmek haramdır diyorsunuz, özel ortamlarınızda türlü şekillerde oynuyorsunuz. Düğünlerde halay çekiyor, oryantal figürler sergiliyorsunuz.

Kadınlarla bir arada oturmak, konuşmak haramdır deyip, lokantalarda, konferanslarda hep bir arada oturuyor, muhabbet ediyorsunuz. Kadınlara bakmanın haram olduğunu söyleyip, her gün gazetelerde, televizyonlarda bin bir farklı bayana bakıyorsunuz.

Makyaj yapmak haramdır diyorsunuz. Düğünlerde en abartılı makyajlarla ortaya çıkıyorsunuz. Facebook sayfalarınızda makyajsız resimlerinize rastlamak mümkün olmuyor.

İslam'da gösterişli olmanın yeri olmadığı iddiasındasınız. Ama evlerinizde en gösterişli eşyaları kullanıyorsunuz. En pahalı kıyafetleri satın alıyor, en lüks arabalara biniyorsunuz.

Tüm bunları Peygamberimiz (sav)'in hadislerine dayandırdığınızı söylüyorsunuz ama Peygamberimiz (sav)'in gerçek hayatındaki uygulamalarını görmezden geliyorsunuz. Doğru hadisleri anlatmayıp uydurma hadisleri esas alıyorsunuz.

Aslında siz de biliyorsunuz ki bunların hiçbiri haram değil. Peygamberimiz (sav) zengindi. En gösterişli kıyafetleri giyiyordu. Müzik de  dinliyordu. Hanımlara tebliğ de yapıyordu. Çok neşeliydi, sahabelere şakalar yapıyordu. Peygamberimiz (sav) devrinde bayanlar makyaj yapıyor ve süsleniyordu. 

Hz. Davud şarkı söylüyordu. Hz. Süleyman hiç kimseye nasip olmamış gösterişli bir zenginliğin sahibiydi. Hz. İsa ve Hz. Musa da kadınlarla konuşuyordu. Eğer Kuran okuyorsanız bunları bilmemeniz mümkün değil.

Elbette ki biliyorsunuz ama doğru bilgileri insanlardan saklıyorsunuz. Gelin bu yanlış tavırdan vazgeçin. Bakın Yüce Allah, haram olmadığı halde güzel şeyleri haram kılanların durumunu Kuran-ı Kerim'de nasıl açıklıyor:

* Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez. (Maide Suresi, 87)

* Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler. (Nahl Suresi, 116)

Siz böyle yaptıkça tüm dünyada insanlar İslam'dan uzak duruyorlar. Dindar olmanın dünyadaki her türlü nimeti, sevinci, güzelliği yaşamaya engel olacağı gibi yanlış bir düşüncenin yayılmasına neden oluyorsunuz. Çelişkili hayatlarınız nedeniyle samimiyetiniz sorgulanıyor. Kötü örnek oluyorsunuz.

Yalnızca helal olan şeyleri haram kılmak değil yaptığınız. Müslümanları atalete, şevksizliğe, ümitsizliğe, sevgisizliğe sürüklemeniz de cabası…

Filistin'de Müslümanların zulüm görmesi nedeniyle İsrail'i lanetliyorsunuz ama zulmü sona erdirecek tek yol olan fikri mücadeleyi yapmaktan kaçınıyorsunuz, Müslümanların tek kurtuluşunun İslam Birliği ile mümkün olacağını anlatmıyorsunuz. Yalnızca gösterilerle, kınamalarla, pankartlarla sonuç alabileceğinizi gerçekten düşünüyor musunuz?

Şirketleriniz ve holdinglerinizle kar elde etmede rekor kırıyorsunuz ama fikri mücadele için kuruş harcamıyorsunuz. Harcamadığınız gibi tebliğ karşılığında da para alıyorsunuz. Allah'ı anlatan kitaplarınızı yüksek karlarla satıyor, dini sohbetler yaptığınız televizyon programları karşılığında dudak uçuklatan rakamlarla para kazanıyorsunuz.

Müslümanların birlik olmaları gerektiğini söylüyorsunuz ama Mehdiyet'i savunmuyorsunuz. Hz. Mehdi'nin gelişini inkar ediyor, erteliyor veya yok sayıyorsunuz. Tüm dünyada zulüm gören Müslümanlar için kılınızı kıpırdatmıyorsunuz! Kendi rahatınızı ve menfaatinizi öncelikli görüyorsunuz.

Tüm bunlardan daha da vahimi, bütün enerjinizle gerçek İslam'ı yaşayan, bütün imkanlarını Allah yolunda kullanan ve Mehdiyet'i savunan Müslümanlara nefret besliyor, her ortamda onları kötülüyor, kınıyorsunuz. Deccal taraftarları dururken, Müslüman kardeşlerinizi hedef alıyorsunuz.

Kimseyi beğenmiyor, kendinizin en takva Müslümanlar olduğunuzu düşünüyorsunuz. Peki siz bugüne kadar Allah için hangi hizmetleri yaptınız? İmkanlarınızın ne kadarını bu yolda kullandınız? Hangi zorluklara sabrettiniz?

BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN!

Yaşanması mümkün olmayan ve kendinizin de yaşamadığı bir hayatı neden dinin bir gereğiymiş gibi anlatıyorsunuz? Doğruları söylemiyor olmanın hesabını Allah Katında verebilecek misiniz?
 
Elinizdeki televizyon, gazete ya da internet sayfaları gibi imkanların ve yazarı olduğunuz köşelerin asıl amacı insanlara din ahlakını sevdirmek mi olmalı yoksa yalnızca ticari kazanç sağlamak mı?

Toplumdaki statünüz, makamınız mı daha önemli, hakkı savunmak mı?

İslam ahlakının tüm dünyaya yayılmasını gerçekten istiyor musunuz; yoksa asıl hedefiniz yalnızca makamınızı, itibarınızı korumak mı?

Yazının başında hatırlatılan samimiyet ölçüsünü düşünerek, tüm bu hatırlatmaları ve soruları “gerçekten samimi miyim?” diyerek bir kez daha gözden geçirin. Eğer gerçekten yaptıklarınızla savunduklarınız; özel hayatınızdaki uygulamalarınızla, insanlara anlattıklarınız arasında çelişkiler görüyorsanız, bir kez daha samimiyete niyet edin. Eğer kalbinizde gerçekten Allah'ın rızasını sevgisini kazanmaktan yana bir istek varsa, Allah'ın kullarında rıza göstereceği asıl ölçünün ‘samimiyet' olduğunu unutmayın.

Samimiyet olmadığında, insanın bir ömür boyunca tüm yaptıkları boşa çıkabilir, böyle bir kişi ahirette büyük bir hüsrana uğrayabilir. İşte bu nedenle samimiyetten yana yapılan bu daveti, tüm önyargılarınızdan kurtularak, temiz bir vicdanla değerlendirerek okuyun. Unutmayın ki amaç sadece eleştirip kınamak değil, Allah'ın ayette de “Umulur ki, onlar öğüt alıp düşünürler” sözleriyle bildirdiği gibi, “güzel sözle hatırlatarak” insanların düşünmesine ve doğruya yönelmelerine vesile olabilmektir:

* Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler. (İbrahim Suresi, 24-25)


Kartal Göktan
http://twitter.com/KartalGoktan
http://facebook.com/kartalgoktan
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! - Kartal Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! - Kartal Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com