Bediüzzaman Neden Hz. Mehdi değildir?


ilgiliFORUM.com


Bediüzzaman Neden Hz. Mehdi değildir? ile ilgili benzer olabilecek konular...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


09 Mart 2012, 08:49:40
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11519
Su testisi taşıyan adamı takip edin!
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ'NİN, AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİSİ OLMAMASININ SEBEPLERİ


Bazı nur talebesi kardeşlerimizin Bediüzzaman'ı veya Risale-i Nur'u, ahir zamanda gelecek Hz. Mehdi zannetmelerinin yanlışlığını açıklamak istiyorum. Çünkü Bediüzzaman Said Nursi bu durumu Risale-i Nur'da ÇOK NET ve KARŞI GELİNEMEYECEK AÇIK İFADELERLE anlatmıştır. Bediüzzaman veya Risale-i Nur'un neden Hz. Mehdi (a.s) olamayacağı hakkında Risale-i Nur kaynaklı açıklamalar aşağıdaki gibidir.



* BEN, KENDİMİ SEYYİD (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) BİLEMİYORUM. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki AHİR ZAMANIN O BÜYÜK ŞAHSI, AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) OLACAKTIR.

(Emirdağ Lahikası, s. 247-250)


Bediüzzaman Risale-i Nur'da Hz. Mehdi (a.s)'ı kesinlikle bir ŞAHIS olarak açıklamıştır. Ayrıca kendisinin Seyyid olmadığını da belirtmiştir. Halbuki Hz. Mehdi (a.s), peygamberimizin soyundan gelecek bir seyyid'tir. Bediüzzaman bizzat kendi eserlerinde Peygamberimiz (sav)'in  hadisini  hatırlatarak "seyyid olan bir kişinin seyyidliğini gizlemesinin Kuran ahlakına uygun olmadığını" belirtmiştir.


* Seyyid olmayan seyyidim ve seyyid olan değilim diyenler, ikisi de günahkar ve duhul ve huruc (isyan) haram oldukları gibi... hadis ve Kuran'da dahi, ziyade veya noksan etmek memnu'dur (yasaklanmıştır).

(Muhakemat, s. 52)


Sünen-i Ebu Davud'taki sahih bir hadiste de, ahir zamanda peygamberimiz (s.a.v)'in soyundan gelecek bir şahsa değinilmiştir.

* * *

Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah BENİM EHL-İ BEYTİMDEN (SOYUMDAN) BİR ZATI (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) gönderecek.

(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)

* * *





* ... Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR'U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak).

(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)


* BEN BÖYLE BİR NURUN ZUHURUNA (ortaya çıkışını) ÇOK İNTİZAR ETTİM (gözledim) VE EDİYORUM. FAKAT ÇİÇEKLER BAHARDA GELİR.  ÖYLE İSE O KUDSİ ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR ETMEK LAZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU HİZMETİMİZLE O NURANİ ZATLARA (nurlu şahıslara) ZEMİN İZHAR EDİYORUZ (hazırlıyoruz).

(Mektubat, s. 371)


* Senin şu âciz ve fakir ve hiç ender hiç olan kardeşin, bin derece haddimin fevkinde olarak, kendimi o gelecek adam olduğumu iddia edemem, hiçbir cihette liyakatim yoktur. FAKAT O İLERİDE GELECEK ACİB (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) ŞAHSIN bir HİZMETKARI ve ONA YER HAZIR EDECEK BİR DÜMDARI (yardımcı kuvveti) ve O BÜYÜK KUMANDANIN PİŞDAR BİR NEFERİ (önden giden bir askeri) olduğumu zannediyorum.

(Barla Lahikası, s. 162)


Buradaki açıklamasında da üstad hazretleri, Mübarek Zat ifadesi ile yine bir şahsa işaret etmektedir. O şahsın, halihazırdaki Risale-i Nur'u hazır bir program olarak yayacağını ve uygulayacağını anlatmıştır. Buradaki açıklamadan da, ahir zamanın büyük mehdisinin Bediüzzaman veya Risale-i Nur olmadığını anlayabiliriz.  Ayrıca Bediüzzaman kendisinin Mehdi Öncüsü olduğunu, ona zemin hazırladığını ifade etmektedir. Hz. Mehdi (a.s)'ın Risale-i Nur'u hazır bir program olarak neşredeceğini söylemesi, Bediüzzaman'ın mehdi öncüsü olduğunu bir diğer kanıtıdır.


Bediüzzaman hazretlerinin açıklamaları bunlarla sınırlı değildir inşaAllah. Bediüzzaman'ın bizzat kendisi bu tip yanlış anlamalara Risale-i Nur'da şöyle değinmiştir.

* RİSALE-İ NUR'UN ŞAHS-I MANEVİSİNİ HAKLI OLARAK HZ. MEHDİ (A.S) TELAKKİ EDİYORLAR (olarak kabul ediyorlar). O şahs-ı manevinin de bir mümessili (temsilcisi), Nur şakirdlerinin (talebelerinin) tesanüdünden (dayanışmasından) gelen bir şahs-ı manevisi ve o şahs-ı maneviden bir nevi mümessili (temsilcisi) olan BİÇARE TERCÜMANINI ZANNETTİKLERİNDEN, BAZEN O İSMİ (Hz. Mehdi (a.s.)ismini) ONA VERİYORLAR. Gerçi bu, BİR İLTİBAS (karıştırma) BİR SEHİVDİR (hatadır, yanılmadır) ...

(Emirdağ Lahikası, s. 266)




Allah'a Güven.

11 Mart 2012, 10:01:33
Cevap #1
Mustafa Oflaz
Mesajlar: 1
Hızlı Alıntı
BEN, KENDİMİ SEYYİD (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) BİLEMİYORUM. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki AHİR ZAMANIN O BÜYÜK ŞAHSI, AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) OLACAKTIR. (Emirdağ Lahikası, s. 247-250)

Üstadımız burada seyyid olmadığını değil seyyid olduğunu bilemediğini daha doğrusu elinde buna dair bir vesikası delili olmadığını söylemiştir.. Bunu açıkça görebiliriz çünkü devamında bu zamanda nesiller bilinmiyor kaydını düşmüştür.. eğer öyle olmasa idi o kaydı koymasının hiç bir mantığı olmazdı.. nitekim sonra ki sohbetlerinde defaatle kendisinin seyyid hem Hasani hem de Hüseyni olduğunu dile getirmiştir.. Bunu bütün ağabeyler bilir kimse itiraz etmemiştir.. Dolaysı ile bu hüküm geçersizdir..



Hızlı Alıntı
... Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR'U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak).


(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)


BEN BÖYLE BİR NURUN ZUHURUNA (ortaya çıkışını) ÇOK İNTİZAR ETTİM (gözledim) VE EDİYORUM. FAKAT ÇİÇEKLER BAHARDA GELİR.  ÖYLE İSE O KUDSİ ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR ETMEK LAZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU HİZMETİMİZLE O NURANİ ZATLARA (nurlu şahıslara) ZEMİN İZHAR EDİYORUZ (hazırlıyoruz).  (Mektubat, s. 371)


Senin şu âciz ve fakir ve hiç ender hiç olan kardeşin, bin derece haddimin fevkinde olarak, kendimi o gelecek adam olduğumu iddia edemem hiçbir cihette liyakatim yoktur. FAKAT O İLERİDE GELECEK ACİB (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) ŞAHSIN bir HİZMETKARI ve ONA YER HAZIR EDECEK BİR DÜMDARI (yardımcı kuvveti) ve O BÜYÜK KUMANDANIN PİŞDAR BİR NEFERİ (önden giden bir askeri) olduğumu zannediyorum.  (Barla Lahikası, s. 162)


Buradaki açıklamasında da üstad hazretleri, Mübarek Zat ifadesi ile yine bir şahsa işaret etmektedir. O şahsın, halihazırdaki Risale-i Nur'u hazır bir program olarak yayacağını ve uygulayacağını anlatmıştır. Buradaki açıkalamadan da, ahir zamanın büyük mehdisinin Bediüzzaman veya Risale-i Nur olmadığını anlayabiliriz.  Ayrıca Bediüzzaman kendisinin Mehdi Öncüsü olduğunu, ona zemin hazırladığını ifade etmektedir. Hz. Mehdi (a.s)'ın Risale-i Nur'u hazır bir program olarak neşredeceğini söylemesi, Bediüzzaman'ın mehdi öncüsü olduğunu bir diğer kanıtıdır.



üstadımızın şu cümleleri hakikatı ne için mahfuz tuttuğunun delilidir:


O gelecek zâtın ismini vermek, üç vazifesi birden hatıra geliyor, yanlış olur.

Hem hiçbir şeye âlet olmayan Nur'daki ihlas zedelenir.

Avam-ı mü'minîn nazarında hakikatların kuvveti bir derece noksanlaşır, yakîniyet-i bürhaniye dahi kazaya-yı makbuledeki zann-ı galibe inkılab eder.

Daha muannid dalalete ve mütemerrid zındıkaya tam galebesi, mütehayyir ehl-i imanda görünmemeye başlar.

Ehl-i siyaset evhama ve bir kısım hocalar itiraza başlar.

Onun için, Nurlara o ismi vermek münasib görülmüyor. Belki müceddiddir, onun pişdarıdır, denilebilirSikke-i Tasdik-i Gaybi ( 10 )



Üstadımızın hakikati gizlemesinin bir diğer sebebi:

Eğer bazı has kardeşlerimin, hakkımdan yüz derece ziyade bana verdikleri hisse ve makam hakikat olsa ve hakkım da olsa, mezkûr hakikat için bırakmağa, meslek-i nuriyedeki ihlâs-ı tâmme bırakmaya mecbur eder.”

(Osmanlıca Teksir Baskı Tılsımlar Mecmuası'nın Zeyli, Maidet-ül Kur'an Başındaki Mektubdan)



Mehdi nin üç vazifeyi bir arada yapamayacağı bunu şahs-ı manevi ye bırakacağına dair deliller:

Hem bu üç vezaifi birden bir şahısta, yahut cemaatte, bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, âdeta kabil görülmüyor
Kastamonu Lahikası ( 190 )


Hem üç mes'ele var: Biri hayat, biri şeriat, biri imandır. Hakikat noktasında en mühimmi ve en a'zamı, iman mes'elesidir. Fakat şimdiki umumun nazarında ve hal-i âlem ilcaatında en mühim mes'ele, hayat ve şeriat göründüğünden o zât şimdi olsa da, üç mes'eleyi birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek nev'-i beşerdeki cari olan âdetullaha muvafık gelmediğinden, her halde en a'zam mes'eleyi esas yapıp, öteki mes'eleleri esas yapmayacak
Kastamonu Lahikası ( 90 )

12 Mart 2012, 08:04:05
Cevap #2
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11519
Su testisi taşıyan adamı takip edin!
CEVAP 1:

Alıntı yapılan: Mustafa Oflaz
Alıntı yapılan: C.S.J
BEN, KENDİMİ SEYYİD (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) BİLEMİYORUM. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki AHİR ZAMANIN O BÜYÜK ŞAHSI, AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) OLACAKTIR.

(Emirdağ Lahikası, s. 247-250)

Üstadımız burada seyyid olmadığını değil seyyid olduğunu bilemediğini daha doğrusu elinde buna dair bir vesikası delili olmadığını söylemiştir.. Bunu açıkça görebiliriz çünkü devamında bu zamanda nesiller bilinmiyor kaydını düşmüştür.. eğer öyle olmasa idi o kaydı koymasının hiç bir mantığı olmazdı.. nitekim sonra ki sohbetlerinde defaatle kendisinin seyyid hem Hasani hem de Hüseyni olduğunu dile getirmiştir.. Bunu bütün ağabeyler bilir kimse itiraz etmemiştir.. Dolaysı ile bu hüküm geçersizdir.

Bediüzzaman hazretlerinin elinde vesika yoksa ve vesika olmadığı için KENDİMİ SEYYİD BİLMİYORUM diyorsa, daha sonradan da SEYYİD olduğunu çokça söylediğini iddia ediyorsanız, böyle bir vesikanın olması gerekir. Seyyid olduğunu söylediğine dair delil sunmanız gerekir. Eğer ağabeyleri örnek olarak söylüyorsanız, Bediüzzaman'ın yaşayan tüm has talebeleri ahir zamanın beklenen büyük mehdisinin Bediüzzaman olmadığını bilirler ve hz mehdi'nin Bediüzzaman'dan sonra gelecek bir şahıs olduğunu söylerler. Bu açıdan yaptığınız açıklama yetersiz ve geçersizdir.



CEVAP 2:

daha sonra aşağıdaki uzun altıntıyı yapıp, alıntıda geçen ifadelere hiç değinmeden, başka açıklamalar yapmışsınız ama onlar da eksik ve yanlış ne yazık ki.

Alıntı yapılan: Mustafa Oflaz
Alıntı yapılan: C.S.J
... Bu hakikatdan anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR'U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak).  (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)

BEN BÖYLE BİR NURUN ZUHURUNA (ortaya çıkışını) ÇOK İNTİZAR ETTİM (gözledim) VE EDİYORUM. FAKAT ÇİÇEKLER BAHARDA GELİR.  ÖYLE İSE O KUDSİ ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR ETMEK LAZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU HİZMETİMİZLE O NURANİ ZATLARA (nurlu şahıslara) ZEMİN İZHAR EDİYORUZ (hazırlıyoruz).  (Mektubat, s. 371)

Senin şu âciz ve fakir ve hiç ender hiç olan kardeşin, bin derece haddimin fevkinde olarak, kendimi o gelecek adam olduğumu iddia edemem hiçbir cihette liyakatim yoktur. FAKAT O İLERİDE GELECEK ACİB (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) ŞAHSIN bir HİZMETKARI ve ONA YER HAZIR EDECEK BİR DÜMDARI (yardımcı kuvveti) ve O BÜYÜK KUMANDANIN PİŞDAR BİR NEFERİ (önden giden bir askeri) olduğumu zannediyorum.  (Barla Lahikası, s. 162)


Buradaki açıklamasında da üstad hazretleri, Mübarek Zat ifadesi ile yine bir şahsa işaret etmektedir. O şahsın, halihazırdaki Risale-i Nur'u hazır bir program olarak yayacağını ve uygulayacağını anlatmıştır. Buradaki açıkalamadan da, ahir zamanın büyük mehdisinin Bediüzzaman veya Risale-i Nur olmadığını anlayabiliriz.  Ayrıca Bediüzzaman kendisinin Mehdi Öncüsü olduğunu, ona zemin hazırladığını ifade etmektedir. Hz. Mehdi (a.s)'ın Risale-i Nur'u hazır bir program olarak neşredeceğini söylemesi, Bediüzzaman'ın mehdi öncüsü olduğunu bir diğer kanıtıdır.


üstadımızın şu cümleleri hakikatı ne için mahfuz tuttuğunun delilidir:

O gelecek zâtın ismini vermek, üç vazifesi birden hatıra geliyor, yanlış olur. Hem hiçbir şeye âlet olmayan Nur'daki ihlas zedelenir.

Avam-ı mü'minîn nazarında hakikatların kuvveti bir derece noksanlaşır, yakîniyet-i bürhaniye dahi kazaya-yı makbuledeki zann-ı galibe inkılab eder.

Daha muannid dalalete ve mütemerrid zındıkaya tam galebesi, mütehayyir ehl-i imanda görünmemeye başlar. Ehl-i siyaset evhama ve bir kısım hocalar itiraza başlar.

Onun için, Nurlara o ismi vermek münasib görülmüyor. Belki müceddiddir, onun pişdarıdır, denilebilir.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi (10)

Üstadımızın hakikati gizlemesinin bir diğer sebebi:

Eğer bazı has kardeşlerimin, hakkımdan yüz derece ziyade bana verdikleri hisse ve makam hakikat olsa ve hakkım da olsa, mezkûr hakikat için bırakmağa, meslek-i nuriyedeki ihlâs-ı tâmme bırakmaya mecbur eder.”

(Osmanlıca Teksir Baskı Tılsımlar Mecmuası'nın Zeyli, Maidet-ül Kur'an Başındaki Mektubdan)

burada alıntıma verdiğiniz cevap, yapılan alıntıdaki ifadeleri açıklamamaktadır. Verdiğiniz örnek, Bediüzzaman hazretlerinin ahir zamanın büyük mehdisi olduğuna kanıt değildir. Yukarıda alıntı yapıp açıklamadığınız yerlerdeki şu ifadeleri net biçimde açıklamanız gerekmektedir.

1) ... SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT ... : Üstadımız burada sonra gelecek bir zattan bahsediyor. Hz. Mehdi kendisi ise, neden sonra gelecek o mübarek zat demiştir?

2) kendimi o gelecek adam olduğumu iddia edemem hiçbir cihette liyakatim yoktur. FAKAT O İLERİDE GELECEK ACİB (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) ŞAHSIN bir HİZMETKARI ... DÜMDARI ... PİŞDAR BİR NEFERİ OLDUĞUMU ZANNEDİYORUM: Üstadımızın burada tamamen farklı bir şahıstan ve sonra gelecek acib bir şahıstan bahsettiğini anlamak mümkündür. Hatta üstadımız kendisini o şahsın, hizmetkarı, dümdarı ve öncü bir askeri olarak tanımlamıştır. Üstadımız Hz. Mehdi ise, neden böyle bir tanımlama yapmıştır?

3) O KUDSİ ÇİÇEKLERE ZEMİN HAZIR ETMEK LAZIM GELİR. VE ANLADIK Kİ, BU HİZMETİMİZLE O NURANİ ZATLARA (nurlu şahıslara) ZEMİN İZHAR EDİYORUZ (hazırlıyoruz):  Üstadımız burada da yine, yukarıda açıkladığım gibi, öncü bir asker ve bir hizmetkar olarak zemin hazırlayıcı rol üstlenmiştir. Hz. Mehdi Risale-i Nur'u bir program olarak kullanacaktır. Üstadımız Hz. Mehdi ise, bu gibi açıklamaları hangi şahıs için yapmıştır?



CEVAP 3:
Son yaptığınız açıklama ise, gerçeklerden o kadar uzak ki. Beraberce inceleyelim.

Alıntı yapılan: Mustafa Oflaz
Mehdi nin üç vazifeyi bir arada yapamayacağı bunu şahs-ı manevi ye bırakacağına dair deliller:

Hem bu üç vezaifi birden bir şahısta, yahut cemaatte, bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, âdeta kabil görülmüyor
Kastamonu Lahikası ( 190 )

Hem üç mes'ele var: Biri hayat, biri şeriat, biri imandır. Hakikat noktasında en mühimmi ve en a'zamı, iman mes'elesidir. Fakat şimdiki umumun nazarında ve hal-i âlem ilcaatında en mühim mes'ele, hayat ve şeriat göründüğünden o zât şimdi olsa da, üç mes'eleyi birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek nev'-i beşerdeki cari olan âdetullaha muvafık gelmediğinden, her halde en a'zam mes'eleyi esas yapıp, öteki mes'eleleri esas yapmayacak
Kastamonu Lahikası ( 90 )

Verdiğiniz bu örnekte üstadımızın özellikle kendi zamanını örnek göstermesi çok önemlidir. Çünkü üstadımız kendi zamanını kastederek, o zat bu zamanda gelse dahi, bu üç vazifeyi birden yapamaz demektedir. Verdiğiniz her iki örnekte de, üstadımız kendi zamanını kastettiğini açıkça beyan etmiştir.

Öyle ki, risale-i nur'un diğer bölümlerinde bu ifadelerine açıklık getirmiştir.

1) HAKİKİ BEKLENİLEN ve BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası, s. 57)

2) TA AHİR ZAMANDA, HAYATIN GENİŞ DAİRESİNDE (dünya çapında) ASIL SAHİPLERİ, YANİ HZ. MEHDİ (A.S) VE ŞAKİRTLERİ (talebeleri), CENAB-I HAKK'IN İZNİYLE GELİR,  O DAİREYİ GENİŞLETİR ve O TOHUMLAR SÜMBÜLLENİR. BİZLER DE KABRİMİZDE SEYREDİP Allah'A ŞÜKREDERİZ. (Kastamonu Lahikası, s. 99)

Üstadımızın burada kullandığı hayatın geniş dairesinde ifadesi bu açıdan çok önemlidir. Bediüzzaman hazretleri kendi zamanında mümkün olamayacak şeylerin, ancak ahir zamandaki hayatın geniş dairesinde mümkün olabileceğini belirtmiştir. Hayatın geniş dairesi, teknolojinin çok ilerlediği; tv, telefon, internet gibi iletişim araçlarıyla insanlara ulaşılabildiği zamanı kastetmektedir. Ayrıca hayatın geniş dairesinde, bu görevleri hz. mehdi ve talebelerinin yapacağını kendisinin o zamanlarda vefat etmiş olacağını ve kabrinden bu olayları seyredip Allah'a şükredeceğini belirtmesi de, yukarıda verdiğim tüm bilgilerle birlikte dediklerinizi geçersiz kılmaktadır.

Bir de eksik yaptığınız alıntılar mevcut. Örneğin şu alıntıyı bir yerine kadar verip, esas önemli olan kısmını vermemişsiniz.

3) Hem bu ÜÇ VEZAİFİ (görevi) BİRDEN BİR ŞAHISTA YAHUT CEMAATTE BU ZAMANDA BULUNMASI VE MÜKEMMEL OLMASI VE BİRBİRİNİ CERHETMEMESİ (birbirine engel olmaması, zarar ve memesi) PEK UZAK, ADETA KABİL (mümkün) GÖRÜLMÜYOR. Ahir zamanda, AL-İ BEYT-İ NEBEVİ'NİN (A.S.M.)(Peygamberimiz (sav)'in soyunun) CEMAAT-İ NURANİYESİNİ (nurani cemaatini) TEMSİL EDEN HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)'DE VE CEMAATİNDEKİ ŞAHS-I MANEVİDE ANCAK İÇTİMA EDEBİLİR(biraraya gelebilir, toplanabilir).

Kırmızı yerler açıkça, ANCAK Ahir zamanda gelecek olan (yani üstadımızdan sonra gelecek) Hz. Mehdi ve cemaatinin bu üç görevi yapabileceğini belirtmektedir.
 
4) BUNDAN SONRA GELECEK MEHDÎ-İ RESULÜN, temsil ettiği kudsî cemaatin şahs-ı mânevîsinin üç vazifesi olduğu, bunların imanı kurtarmak, hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) (Müslümanların manevi lideri) ünvanıyla şeâir-i İslâmiyeyi ihyâ etmek ve inkılâbât-ı zamaniye ile çok ahkâm-ı Kur'âniyenin ve şeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) kanunlarının bir derece tâdile uğramasıyla O ZÂT, bu vazife-i uzmâyı yapmaya çalışır. (Şualar, s. 389)

Burada da üstadımız, açıkça yukarıda kendi zamanında gerçekleşemeyecek üç vazifenin, tümünün hz. mehdi (a.s) ve cemaati tarafından, kendisinden sonra (yani ahir zamanda) gerçekleşeceğini müjdelemektedir.
Allah'a Güven.

12 Mart 2012, 08:24:45
Cevap #3
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11519
Su testisi taşıyan adamı takip edin!
Hepsinden öte, Hz. İsa meselesinde ne diyebilirsiniz merak ediyorum? Bediüzzaman hazretleri ahir zaman büyük mehdisi ise, Hz. İsa ile aynı dönemde yaşamış olması lazım. Hatta Bediüzzaman'ın bizzat kendisi, Hz. İsa'nın Hz. Mehdinin arkasında namaz kılacağını risalelerde açıklamıştır.

* Hattâ, "HAZRET-İ İSA ALEYHİSSELAM GELİR, HZ. MEHDİ (A.S.)'YE NAMAZDA İKTİDA EDER (uyar), TABİ OLUR." diye rivayeti BU İTTİFAKA (birleşmeye) VE HAKİKAT-I KUR'ANİYE'NİN METBUİYETİNE VE HAKİMİYETİNE (Kuran hakikatlerine uyulmasına ve tabi olunmasına) İŞARET EDER. (Şualar, s. 493)

Allah'a Güven.

19 Mart 2012, 10:05:24
Cevap #4
C.S.J
Admin
Mesajlar: 11519
Su testisi taşıyan adamı takip edin!
Allah'a Güven.


Bu Konunun Linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz. Bu sayfada Bediüzzaman Neden Hz. Mehdi değildir? ile ilgili olarak; Bediüzzaman Neden Hz. Mehdi değildir? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri Bediüzzaman ve Risale-i Nur Külliyatı ile ilgili yazılar, Bediüzzaman Said Nursi Kimdir, Sözleri, Said Nursi Resimleri ve Hayatı, Mektubat, Şualar, Sözler, Lemalar, Nur Penceresi, Fethullah Gülen, Harun Yahya, Nur Cemaati, Risale-i Nur hakkında video indir, Nurculuk, Nurcular vs... gibi bilgileri veya indirme linklerini, sözleri veya resimleri Bediüzzaman Neden Hz. Mehdi değildir? siteleri gibi benzer birçok konuları bulabilirsiniz.

 

Bu konuya cevap yazamıyorsunuz...
Bölümde yetkili değilsiniz veya konu mesajlara kilitli durumda!..


Gerçek mutluluk, ancak gerçek sevgi ile yaşanabilir.

Copyright © 2006-2018 AjansMail
Her hakkı saklıdır.