BERAT KANDİLİ

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Cenab-ı Hak buyuruyor:


'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an - ı Kerim-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)

Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat  gecesidir. Kur'ânın bu gecede,  Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.

Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, ALLAH Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır:

Bu gecenin beş özelliği vardır:


1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.
2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla ALLAH tarafından melekler gönderilir.
3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.
4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.
5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü  günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.



Hazreti û‚işe (ranha) bu gecenin fazileti hakkında şunları anlatıyor:


Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımdan birinin yanına gidecek sandım ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Bakîu’l-Garkad’da kendisine eriştim. Mü’minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu. Kendi kendime: ‘Anam babam sana feda olsun! Sen Rabb’ının rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim!’ diyerek döndüm. Soluk soluğa eve girdim. Arkamdan da Resülüllah (sav) girdi.
-Neden böyle hızlı nefes alıyorsun?’ dedi.
Ben,
-Anam babam uğruna feda olsun. Yanıma gelip elbisenizi çıkardıktan sonra tekrar giyindiniz, beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi kabristana giderken gördüm,dedim.
Resul–ü Ekrem,
-Resülüllah sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun?’ dedi.
Ardından Cibril geldi ve şöyle dedi:
-Bu gece Şa’bân’ın on beşinci gecesidir. Cenabı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesi koyunlarının sayısı kadar kimseyi cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece ALLAH; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.
Resul–ü Ekrem, elbisesini çıkardı.
-Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz?buyurdu.
-Evet, sana anam babam feda olsun, dedim.
Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Endişelendim, elimle yokladım. Elim, ayağının altına dokununca kımıldadı. Ben de sevindim. Secdede şöyle niyaz ettiğini işittim:
‘ALLAH’ım! azabından afvına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen’den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.’
Sabah olunca bunları Resul–ü Ekrem’e söyledim. O da,
- Yâ û‚işe, bunları öğrendin mi? dedi.
-Evet yâ Resülüllah, dedim.
Resuli Ekrem;
-Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cibril öğretti ve secdede bunları okumamı ta’lîm buyurdu.’ dedi.”





Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor:


"Her kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa yüce ALLAH ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, Onu da ondan şeytanın tuzaklarını hilelerini savarlar."

"Yüce ALLAH bu gece ümmetine öyle rahmet eder ki Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca."

"Yüce ALLAH bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur ancak kâhin, sihirbaz, yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan, yahut ana-babasını inciten, veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."

'Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce ALLAH, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve; 'tevbe eden yok mu! Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu ona şifa vereyim. Yok mu şunu isteyen yok mu bunu isteyen' der. Bu durum, sabaha kadar devam eder'

'Ameller, bu ayda âlemlerin Rabb'ı yüce ALLAH'a arz edilir. Ben de amellerimin oruçlu iken ALLAH'a arzedilmesini isterim'


Rahmeti gazabını geçen Yüce Rabb'imizin hayır ve bereketini, af ve mağfiretini yağmur gibi üzerimize yağdırdığı bu mübarek geceyi fırsat bilip tevbe, dua ve niyaz ile geçirmeli; bu ilâhî ziyafetten faydalanmak için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır.  Nitekim Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve dua etmiştir:
Geçtiğimiz yıl, Berat gecesine erişip de ölümü akıllarından bile geçirmeyen birçok insan, dünyadan göçüp gitmiştir. Ölüm, herkes için mukadderdir. Hiçbirimizin, bir sene daha yaşayacağına garantisi yoktur. O halde, yüce ALLAH'ın bizlere bahşettiği Berat gecesi gibi mübarek vakitleri güzelce değerlendirelim. Bu vakitlerin, bir ganimet olduğunu bilelim. Yüce Rabbimizin, her zaman açık olan tevbe kapısına yönelelim. Bu geceyi, gafletle geçirmeyelim. Yakınlarımızı, komşularımızı, yoksulları görüp gözetmeyi unutmayalım. Birbirimize, sevgi ve saygı gösterelim. Hep iyiliğe yönelelim.
 
Berat Gecesini Nasıl Geçirebiliriz?

- Yatsı ve Sabah namazlarını mutlak surette cemaatle kılmalıyız ki, geceyi sabaha kadar ibadet etmiş olalım.

- Bir günlük kaza namazı kılalım

- Berâat Gecesi, bu gecede hiç olmazsa bir tesbih namazı kılınır.

- Berâat gecesinde 100 rek'atlı Hayır Namazı vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehitlik mertebesine nâil olur.

 
 

 
 
Arkadaslar Yüce Allah hepimizden razı olsun bu mübarek gecede bagıslananlardan eylesin inşAllah. Kandiliniz mübarek olsun...

"Yüce Rabbimiz, bu gecede kendisine huşû» içinde yönelen kullarına rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifâ kapılarını sonuna kadar açarak, bizleri sınırsız ikramlarına davet etmektedir. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim! Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim! Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim!.. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim"

Rasulü Zişan efendimizinde haber verdiği bu önemli gecenin tüm islam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ederim..



Berat Gecesi


Bu mübarek geceye "Berat Gecesi"nin yanında "Mübarek Gece", "Sakk Gecesi", "Rahmet Gecesi" denilmiştir.
Yüce dinimizin mübarek ve mukaddes kabul ettiği zamanlar ve mekânlardan biri de Berat gecesidir. Berat gecesi, üç ayların ikincisi Şaban ayının on beşinci gecesidir. Şaban ayının on beşinci gecesinin fazilet ve üstünlüğü haber veren Duhan sû»resinin dördüncü âyet–i kerîmesinin yanında, birkaç hadis–i şerif ve geçmiş ulemâdan bize ulaşan pek çok sağlıklı rivayetler bulunmaktadır.

Allah Celle Celaluhu şöyle buyuruyor:
"Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir."(1)

Kur'an–ı Kerîm'in indirilmesi ile ilgili olarak iki değişik sû»rede iki ayrı ayet–i kerîmenin altı özellikle çizilmektedir. Bunlardan bir tanesi Duhan sû»resinin üçüncü ve dördüncü âyetleridir. Diğeri de Kadir sû»residir. Kadir sû»resinin birinci âyet–i kerîmesinde şöyle buyrulmaktadır:
"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik."

Bu iki ayet–i kerîme dikkatle incelendiğinde her iki ayetin farklı iki indirmeyi haber verdiği anlaşılmaktadır. "Biz onu mübarek bir gecede indirdik." Ayet–i kerîmesi, Kur'an'ın bir gecede indirildiğini bildirmektedir. Oysa Cebrail Aleyhisselâm'ın, Kur'an'ı yirmi üç senede Peygamber Efendimize peyderpey indirdiği bilinmektedir. Kadir sû»resinde ise sadece "Kadir gecesinde indirdik." denilmektedir.

* * *

Bu konuda gelen rivayetlere göre, Atiyye el–Harû»rî, İbn Abbas Radıyallahu Anh'a şu soruyu sorar:
"Cenab–ı Hak, Kadir sû»resinde, 'Şüphesiz biz onu Kadir gecesinde indirdik.' buyuruyor. Bu âyet de 'Biz onu mübarek bir gecede indirdik.' buyuruyor. Allah bu Kur'an'ı aylar boyunca indirdiğine göre, "bir gecede" denmesi nasıl doğru olur?"

* * *

İbn Abbas Radıyallahu Anh bu soruya şu cevabı verir:
"Ey İbnü'l–Esved! Eğer ben ölseydim ve bu soru senin kafana takılsaydı, sen bu sorunun cevabını bulamadan ölüp giderdin. Kur'an, toptan, bir defada Levh–i Mahfuz'dan Beyt–i Ma'mur'a indirilmiştir. Beyt–i Ma'mur da birinci kat gökte, en yakın semâdadır. İşte bundan sonra Kur'an, çeşitli hâdiseler hakkında zaman zaman, parça parça (dünyaya) inmeye başlamıştır."(2)

Bu rivayetten anlaşıldığı üzere ilk önce Kur'an'ın tamamı "mübarek bir gecede" Levh–i Mahfuz'dan dünya semâsındaki Beyt–i Ma'mur'a indirilmiştir. İşte bu indirildiği gece, şaban ayının on beşinci gecesidir. Bu geceye "Berat", "Mübarek", "Sakk" ve "Rahmet" gecesi denilmektedir. Dünya semâsından yani Beyt–i Ma'mur'dan dünyaya, Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimize indirilmeye başlandığı gece de Kadir gecesidir.
"Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir."(3)

Bu ayet–i kerîmenin tefsirini İsmail Hakkı Bursevî Rahmetullahi Aleyh şöyle yapmıştır:
"Bu geceden gelecek senedeki aynı geceye kadar bedbahtlık ve saadet dışında kulların rızıkları, ecelleri, bütün işleri sağlam ve muhkem bir şekilde ayrıntılı olarak yazılır.”
Bu işlerin yazılmasına Levh–i Mahfuz'da Berat gecesinde başlanır ve Kadir gecesinde bitirilir. Sonra rızıkların yazıldığı dosya Mikail Aleyhisselâm'a; savaşların, depremlerin, yıldırımlar ve âfetlerin dosyası Cebrail Aleyhisselâm'a; musibetler ve ecelleri gelenlerin dosyası da Azrail Aleyhisselâm'a verilir. Öyle ki adamın birisi çarşıda gezer, diğeri evlenir, çocuğu olur; ama ismi ölecek kimseler arasına alınmıştır. O ise, başına geleceklerden habersizdir.
İşte bu gecede sene boyunca olacak olan olayların ayırımı; hayır–şer, sıkıntılar–rahatlıklar, zaferler–yenilgiler, bolluk–kuraklık şeklinde ayrıntılı bir şekilde yapılmaktadır."(4)

* * *

Şaban ayının on beşinci gecesi, dört farklı isimle anılmaktadır. Bu dört ismin kelime mânaları şöyledir.
1–Berat: İlim ve fazilette üstünlük, emsalinden üstün olmak ve temize çıkmak, temizlenmek ve bir kimsenin temizlendiğini bildirir vesika.
2–Mübarek: İlâhî hayrın bulunduğu şey, bereketli ve uğurlu.
3–Sakk: Bir şeyin aslı, orijinali.
4–Rahmet: Merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek ve bağışlamak.


BERAT GECESİNİN ÖZELLİKLERİ

1– Tefrîk–i külli emrin hakîm:
Her bir hikmetli iş bu gecede tasnif edilip ayrılır ve bir programa bağlanır.

2– Bu gece yapılan ibadetin fazileti:
Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Her kim bu gece yüz rekât namaz kılarsa, yüce Allah ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya âfetlerini savar. On tanesi de ondan şeytanın tuzak ve hilelerini savarlar."

3– Yeryüzüne rahmet iner:
Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Yüce Allah bu gece ümmetime öyle rahmet eder ki, Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanı bağışlar."(5)
 
4– Bu gece mağfiret ve bağışlanma gecesidir:
Yine Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur; ancak kâhin, sihirbaz yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan yahut ana–babasını inciten veya zinaya ısrarla devam eden müstesna."

5–Bu gecede Resû»lullah'a şefaatin tamamı verilmiştir:
Şöyle ki: Resû»lullah, Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etti, üçte biri verildi. On dördüncü gecesi niyaz etti, üçte ikisi verildi. On beşinci gecesi niyaz etti, hepsi verildi. Ancak Allah'tan devenin kaçması gibi kaçanlar başka.(6)


İNZAL VE TENZİL

Kur'an–ı Kerîm'in bir defada toptan indirilmesine "inzal" denilmiştir. Kur'-an–ı Kerîm'in Levh–i Mahfuz'dan birinci kat semâya "inzal" edildiği gece, Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesidir.
Bir de Kur'an'ın indirilmesi için "tenzil" sözcüğü kullanılmıştır. Tenzil, Kur'an'ın birinci kat semâdan Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimize peyderpey indirilmesi için kullanılmıştır. Tenzil'in başladığı gece, Kadir gecesidir.


BU GECEYE HAS DİĞER ÖZELLİKLER

Bu gece ile alâkalı olarak, Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenab–ı Allah o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne tecelli eder ve şöyle der:
"Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu? Ona rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu? Ona şifa vereyim."
Allah Teâlâ, Şabanın on beşinci gecesi tecelli eder ve anne babasına âsi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.(7)

* * *

Hadis–i şerifte geçen bazı kavramları açıklık getirmeye ihtiyaç vardır. Özellikle günümüzde bazı din istismarcıları ve sözde din reformcuları bir kısım kavramları kendi sapık amaçlarına alet etmektedirler. İzahına gereken husus yukarıda zikrettiğimiz hadis–i şerifte geçen "Cenab–ı Allah o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner, tecelli eder" cümlesidir. Allah Teâlâ'nın zatı ile ilgili şekil, sû»ret ve yer isnadında bulunmak, şirk ve küfürdür. Hiçbir mümin Hak Teâlâ'ya ne şekil, ne de yer isnadında bulunabilir. Şüphe getirmez bir gerçek var ki, İslâm inancına göre; Rabbimiz zaman ve mekândan münezzehtir. Bunun altını çizelim. Ancak bizim aklımız, duyularımız veya varlığımızla anlayıp algılayamayacağımız bazı hâller ve keyfiyetler meydana gelebilir.
Hâşâ Şaban ayının on beşinci gecesi şekil ve mekân itibariyle, "Rabbimiz şimdi gökyüzündedir" gibi bir düşünce içinde olmak doğru değildir. Konumuzla alâkalı şöyle bir örnek vereceğiz: Ayet–i kerîmede "Biz insana şahdamarından daha yakınız." buyruluyor. Bu ayetten ne anlıyoruz? Hâşâ Allah Celle Celâluhu'nu şahdamarımızın içinde mi düşüneceğiz? İşte buradaki yakınlığın maddî ve mânevî boyutu ne ise, "birinci kat semâya iner" sözünün de maddî ve mânevî boyutu odur.
Berat gecesinde Rabbimiz, bilemediğimiz, anlayamadığımız bir tarzda, zaman ve mekândan münezzeh olarak dünya semâsına iner. Bunun detayını ve teferruatını bizim aklımız almaz ve anlamaz.
Bizim de içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi gibi gökyüzünde yüz milyarlarca galaksi vardır ve bu galaksileri gözümüzle görmemiz mümkün değildir. Bu galaksileri biz gözümüzle göremiyoruz diye bu galaksiler yok değildir. Bilim adamları yüz milyarlarca galaksinin varlığından bahsediyorlar. Allah bilir, belki trilyonlarca galaksi vardır. Şimdi bu konu ile ilgilenen bilim adamları trilyonlarca galaksiyi tespit edemediler diye bu galaksiler de yok olmuyor. İşte bunun gibi, kendini beğenmiş sözde bazı reformist geçinen insanların başta Berat gecesine ve "birinci kat semâya iner" cümlesine getirdikleri itiraz, yalan ve uydurmadan başka bir şey değildir.


BERAT GECESİ GÖK KAPILARI AÇILIR

Ebû» Hüreyre Radıyallahu Anh'dan rivayet edildiğine göre; Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Şaban ayının orta (on beşinci) gecesinin ilk vaktinde Cebrail bana geldi ve şöyle dedi:
–Yâ Muhammed, başını semâya kaldır.
Sordum:
–Bu gece nasıl bir gecedir?
Şöyle anlattı:
–Bu gece Allah–u Teâlâ, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşanlardan başka hemen herkesi bağışlar. Meğerki bağışlayacağı kimseler büyücü, kâhin, devamlı şarap (bütün alkollü içkiler) içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olmasınlar. Bu kimseler tövbe edinceye kadar Allah–u Teâlâ onları bağışlamaz."
Gecenin dörtte biri geçtikten sonra Cebrail tekrar geldi ve şöyle dedi:
–Yâ Muhammed başını kaldır.
"Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış. Cennetin birinci kapısında bir melek durmuş, şöyle sesleniyor:
–Bu gece rükû» edenlere ne mutlu!
İkinci kapıda da bir melek durmuş, şöyle sesleniyordu:
–Bu gece secde edenlere ne mutlu!
Üçüncü kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
–Bu gece dua edenlere ne mutlu!
Dördüncü kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
–Bu gece Allah'ı zikredenlere ne mutlu!
Beşinci kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
–Bu gece Allah korkusuyla ağlayan kimselere ne mutlu!
Altıncı kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
–Bu gece Müslümanlara ne mutlu!
Yedinci kapıda da bir melek durmuştu. O da şöyle sesleniyordu:
–Hiç dilekte bulunan yok mu ki, kendisine dileği verilsin!
Sekizinci kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:

–Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın?
Bunları gördükten sonra Cebrail'e sordum:
–Bu kapılar ne zamana kadar açık tutulur?
Şöyle dedi:
–Gecenin başından, tanyeri ağarıncaya kadar.
Sonra şöyle dedi:
–Yâ Muhammed, Allah–u Teâlâ bu gece, Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca kimseyi cehennemden azat eder.(8)


GECEYE BERAT İSMİNİN VERİLMESİNİN NEDENİ

Rivayet edildiğine göre; bu geceye Berat isminin verilmesinin sebebi, bu gecede iki berat fermanı verilmesidir.
Şöyle ki:
1–Bu gece Allah tarafından, pişman olup yaptıklarından tövbe etmeleri hâlinde fâsıklara ve günahkârlara kurtuluş fermanı verilir.
2–Bu gece, Allah'ın velî kullarına zarar ve ziyana uğramaktan yana kurtuluş fermanı verilir.
Resû»lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Bu gece, Allah–u Teâlâ kullarına bakar. Müminleri bağışlar, kâfirlere mühlet verir. Kin ve haset sahiplerini de o hallerini terk edinceye kadar kendi hâllerine terk eder."

* * *

Rivayet edilmiştir ki:
"Müslümanların yeryüzünde iki bayramı olduğu gibi semâdaki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin bayram geceleri şunlardır:
–Berat gecesi.
–Kadir gecesi.
Müslümanların bayram günleri şu günlerdir:
–Ramazan bayramı günleri.
–Kurban bayramı günleri.
Meleklerin bayramları gece olur; zira onlar uyumazlar. Müminlerin bayramları ise gündüz olur; zira onlar gece uyurlar.

* * *

Denilmiştir ki:
"Allah–u Teâlâ'nın Berat gecesini açıktan bildirip, Kadir gecesini gizli tutmasında hikmetler vardır. Şöyle ki:
Kadir gecesi rahmet, mağfiret, cehennemden kurtulma gecesidir. Allah–u Teâlâ onu saklı tuttu ki, onun üzerine kimse konuşamasın.
Berat gecesini de açıkladı; zira o gece, hüküm ve kaza gecesidir. Dargınlık ve rıza gecesidir. Kabul ve red gecesidir. Kavuşmak ve kavuşmamak gecesidir. Saadet, şekavet, ikram ve paklık gecesidir.
Bu gecede bir kimse saadet bulur; diğer kimse saadetten uzaklaşır.
Bu gecede bir kimse mükâfat alırken; diğer kimse ziyana uğrayıp kaybeder.
Bu gecede bir kimse ikram görürken; bir başkası mahrum kalır.
Bu gecede bir kimse ecir alırken; bir başkası kovulur.
Nice hazırlanmış kefen vardır ki, sahibi çarşı pazarda koşturup durur.
Nice kabir vardır ki, kazılıp hazırlanmıştır; ama sahibi sürur (sevinç) içinde aldanıp kalmıştır.
Nice gülen ağız vardır ki; yakında ölüp susacaktır.
Nice konak vardır ki, inşası tamamlanmıştır; ama sahibine ölümün gelmesi çok yakındır.
Nice kul vardır ki, sevap bekler; ama karşısına ceza çıkar.
Nice kul vardır ki, müjde bekler; ama karşısına hüsran ve ziyan çıkar.
Nice kul vardır ki, cenneti bekler; ama karşısına cehennem çıkar.
Nice kul vardır ki, vuslatı, kavuşmayı bekler; ama karşısına ayrılık çıkar.
Nice kul vardır ki, ihsan bekler; ama karşısına belâ çıkar.
Nice kul vardır ki, mülk bekler; ama helâkla karşılaşır.

Halim Cansever / Beyan

__________________________

Dipnotlar:
1–Duhan sû»resi, 3–4
2–Fahrüddin er–Râzî, "Tefsir–i Kebir", çev. Suat Yıldırım ve diğerleri, Huzur Yayınevi, Ankara, 1995, c.19, s.56
3–Duhan sû»resi, 4
4–İsmail Hakkı Bursevî, "Ruhu'l–Beyan Tefsiri", Damla Yayınları, 1997, c.7, s. 585
5–İbn Mâce, Mukaddime 191
6–Alû»sî, XIII, 112
7–İbn Mâce, İkametü's–salat 191; Tirmizî, Savm 38
8–Abdülkadir Geylânî, "Gunyetü't–tâlibîn", terc. Abdülkadir Akçiçek, Sağlam Kitabevi, İstanbul 1991, s. 578



Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, 27 Ağustosu 28 Ağustosa bağlayan gece Berat Kandili olarak kutlanacak.

Bardakoğlu, Manisa Ulu Camii'nden 27 Ağustos Pazartesi günü saat 20.30'dan itibaren TRT-1'den canlı yayınlanacak programda, Berat Kandili hakkında konuşma yapacak.

AA




Tüm Vatan.TC üyelerimizin Beraat Kandilleri şimdiden mübarek olsun inşallah.
Herkese Hayırlı Kandiller...


Kıyâmette pişman olmamak için, bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe ve istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur'an-ı Kerim okumalı,Tüm İslam âlemi için dua etmeliyiz.

 

 

Tüm İslam û‚leminin Berât Kandilini Kutlar

 

Hayırlara vesile olmasını niyaz ederiz.


Denildimi Bir Yerin Adına TÜRK Beldesi,

Gözüm ALBAYRAK Arar Kulağım EZAN Sesi

VATAN AŞKI MUKADDES

         ESMER


   TALABANİ KEDİLERİN SENİN OLSUN BİZ KÖPEKLERİNİ İSTİYORUZ

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; BERAT KANDİLİ hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri BERAT KANDİLİ siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com