Darwinist eğitimin yaptığı tahribatı biliyor musunuz? - Gülgün Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
DARWINİST EĞİTİMİN YAPTIĞI TAHRİBATI BİLİYOR MUSUNUZ?

Gülgün Göktan


“Darwinist Eğitim 21 saatten 9 saate indi. Peki 21 saatte oluşan tahribat, 9 saatte de yapılamaz mı?”

“9 saatte 90 senelik tahribat yapılabilir. Hatta değil 9 saat, istenirse 1 saatte bile bir insan fikren zehirlenebilir”



Darwinizm eğitimi okullarda 21 saatten 9 saate indi. Ama 9 saat de az bir süre değil. Bir insana 9 saatte istenirse 90 senelik zehir enjekte edilebilir, 90 yıllık tahribat yapılabilir. Hatta değil 9 saat, 1 saatin içinde dahi bir insanda yıkıcı etki oluşturulabilir. Dinini, imanını, inancını yitireceği şekilde bir tahribat meydana gelebilir.

Kaldı ki, bu sadece 9 saatle de sınırlı kalmıyor. İlkokulda 9 saat, ortaokulda 9 saat, lisede 9 saat, üniversitede de 9 saat olsa, toplamında insanın hayatına ciddi şekilde etki edecek bir zaman dilimi ortaya çıkıyor. Diğer yandan radyolarda, televizyonlarda, gazetelerde, internet sayfalarında da Darwinizm'in yaygın şekilde anlatıldığını da düşünürsek, konunun etki alanının genişliği daha da iyi anlaşılıyor.

Dolayısıyla buradan çıkan sonuç şudur: Darwinist düşüncenin insanların hayatına girmesi, kitleleri etki altına alabilmesi bu şartlar altında son derece kolaydır.

Tamam peki, böyle bir kolaylık olsun. Buna karşı çıkmak zaten çok yanlış olur. Bu kolaylık, fikir özgürlüğünün bir gereğidir zaten. Dolayısıyla elbette ki okullarda, görsel, yazılı ve sosyal medyada, Darwinizm anlatılabilir ve anlatılmalıdır da. Hatta istenirse 9 saat değil 90 saat de anlatılabilir. Ve hatta Darwinizm ile birlikte komünizm, Marksizm gibi her türlü ideoloji de anlatılabilir ve anlatılsın da...

Burada önemli olan, bu fikirlerin anlatıldığı kadar eşit imkanın, karşıt fikirlere de tanınmasıdır. Böylece, Darwinizm'in dayandırıldığı bilimsel yanlışlıklara, yine bilimsel zeminde cevabı da verilebilecektir.

Öğrencilere, Darwinistlerin her iddiasının, bilimsel olarak mümkün olup olamayacağı tek tek delilleriyle anlatılmalıdır. Proteinin yapısı detaylı olarak açıklanmalı, fosiller sergilenmeli, her bir bilimsel veri yine kolaylıkla ulaşabilecekleri şekilde halka sunulmalıdır.

Halihazırdaki mevcut sorun, tüm bunların cevabının verilememesindedir. Darwinizm eğitimi alan öğrencilerin büyük çoğunluğunun fosiller hakkında neredeyse hiç bilgisi yok. Neden? Çünkü onlara bu bilgiler anlatılmıyor. Bu gençlerin büyük kısmı 450 milyonun üstünde fosil olduğunu dahi bilmiyorlar. Halbuki bu kesin bilimsel bir gerçek, ama bu bilgi onlara ulaşamıyor.

Aynı şekilde proteinin yapısını öğrenebilecekleri bir bilgiyle de karşılaşamıyorlar. Oysaki sadece kofulun, hücrenin yapısı dahi insanın aklının alacağı gibi değil. Hücrenin içi adeta İstanbul şehri gibi. Aynı İstanbul gibi çok girift ve karmaşık bir yapı var. Ama tüm bu kompleks yapısına rağmen, verilen Darwinist eğitimde, hücre için, protein için ‘tesadüfen oldu' deniyor. Proteindeki karmaşık yapı ve tesadüfen oluşabilmesinin imkansızlığı anlatılmadığı için, bu iddiayı duyan kişi, bunun gerçekten de tesadüfen olabileceğine inanıyor. Halbuki ‘bir proteinin oluşabilmesi için başka bir proteine ihtiyaç vardır, ve bu da demektir ki, bir proteinin tesadüfen oluşma ihtimali sıfırdır.'

İşte bu gerçeklerin herkes tarafından duyulabilmesi için bu konudaki her türlü bilimsel verinin öğrencilere ve halkımıza ulaşabilmesi sağlanmalıdır. “Tesadüf” derken göz ardı edilen bilimsel delillerin ortada olması gerekir ki, öğrenciler meydana gelen mantıksızlığı, garipliği görebilsinler. Ve kendi inisiyatifleri, akıl, muhakeme ve yargılarıyla doğruyu yanlıştan ayırt edebilsinler.

Aynı şekilde eğer devlet Darwinizm konusunda bir müze açıyorsa, bu durumda insanın var oluşunun bilimsel delillerinin de burada sergilenmesi de yine fikir özgürlüğünün bir gereğidir. Bilimsel delil nedir? Fosildir. O zaman böyle bir müze varsa, burada fosiller de yer almalı; gerçekleri kavrama imkanı insanların şahsi takdirlerine bırakılmalıdır.

PEKİ TEK TARAFLI DARWİNİST EĞİTİM DEVAM EDERSE NE OLUR?

Darwinist, materyalist ideolojilerin yanlış telkinleriyle yetişen insanlar, yaşama, ‘güçlü olan hayatta kalır' inancıyla bakarlar. Çünkü canlıların, tek bir canlı hücreden, sözde tesadüfler sonucunda sürekli değişim geçirerek meydana geldiğini iddia eden Darwinisitlere göre, bu hayali değişim ve ilerleme sürecinin ana unsurlarından biri ‘çatışma'dır. ‘Canlıların ancak çatışma ile gelişebileceklerini' savunan bu ‘ideolojinin temeli de işte, güçlü olanların güçsüz olanları yok etmesine dayanır'.

Dolayısıyla bu öğretilerle eğitilen bir insanın varacağı tek sonuç da “Madem ki yaşam ‘güçlülerin zayıfları ezerek, onları elimine ederek hayatta kalmayı başarması'yla mümkün, o halde, güçlü olabilmek ve gücü muhafaza edebilmek için ben de bu çatışmaya katılmalıyım” düşüncesi olacaktır. İşte bu sapkın tespitin ardından da, güçsüz olanı ezebileceği her türlü çatışmayı körükleyecek ve bizzat bunların içinde yer alacaktır.

Komünizm, faşizm ve terörü savunan her türlü ideoloji, geniş halk kitlelerini ikna etmek için Darwinizm'in bu anlattığımız sapkın felsefesinden faydalanmıştır. İşte bu nedenledir ki 20. yüzyılda da, günümüzde de Darwinizm, dünyada yaşanan birçok çatışmanın felsefi dayanak noktası olmuştur. Geride bıraktığımız yüzyılda yaşanan savaşlar, acılar, kıtlıklar, yıkım ve sıkıntıların ilk göze çarpan nedenleri başta komünizm ve faşizm olmak üzere ateist ve materyalist ideolojilerdir. Çok sayıda insan bu ideolojilere inananlar tarafından  öldürülmüş, sürgün edilmiş, açlığa terk edilmiş ve insanlık dışı, adaletsiz uygulamalara maruz kalmıştır.

Dolayısıyla insanlara sadece tek yanlı Darwinist eğitim verilirken, Darwinizm'in toplumlarda neden olabildiği bu tahribatın da göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer bir insana (Allah'ı tenzih ederim) “Allah yok; sen tesadüfen oluştun” denirse, o zaman hayatın tüm kurallarını kendisi belirler ve sonra da çatışmak, hayatta kalabilmek ve herkese galip gelebilmek için ne gerektiğine inanırsa onu yapar. Anarşist de olur, terörist de olur, faşist de olur, komünist de olur, kendi sapkın mantığı içerisinde gerekli olduğuna inandığı her şey olabilir.

Ve eğer Darwinizm'in sözde bilimsel iddialarına yine bilimsel delillerle cevap verilmezse, istenen çözüm hiçbir şekilde oluşmaz. Çünkü o zaman bilimden yana hareket etmek isteyen bir insan, elindeki tek veri olan Darwinizm'i bilim zannedecek ve ona inanacaktır. Bu durumda ayrıca din dersi eğitimi verilmesi de durumu değiştirmez. Gerçekler ona Kuran'dan dahi anlatılsa, bundan hiçbir şekilde etkilenmeyebilir. Çünkü bilgisizliğinden dolayı dine dair tüm bilgilerin sözde bilimle çeliştiğine inanacaktır. "Din bir inanç, Darwinizm ise bilim” diye düşünecek ve bilime yönelecektir. Dolayısıyla da hiçbir şekilde var olmayan sahte deliller, bu insanların birer ateist, birer dinsiz ve belki de toplumlarda çatışmayı teşvik edip körükleyen zararlı bireyler haline gelmelerine neden olacaktır.

DÜNYAYI ELE GEÇİREN DARWİNİST DİKTATÖRLÜĞE ‘DUR' DİYEBİLECEK CESARET GÖSTERİLEBİLMELİDİR

Onun için yapılması gereken mutlaka ve mutlaka Darwinizm'in anlatılıp cevabının da bilimsel olarak izah edilmesi, tüm bilimsel verilerin, delillerin ortaya konmasıdır.

Ama elbette ki bu konuda ciddi değişiklikler yapılabilmesi için cesur adımlar atılması gerekmektedir. Çünkü halihazırda “Darwinist diktatörlük” dünya çapında bütün şiddetiyle devam etmektedir. Dünya çapında üniversitelerin, liselerin, ilkokulların, resmi dairelerin neredeyse tamamına Darwinistler, materyalistler hakim durumda. Hatta Suudi Arabistan, İran gibi birçok Müslüman ülkede bile çok kapsamlı Darwinizm eğitimi veriliyor.

Dünyanın pek çok yerinde, bütün eğitim kurumları, tesadüfleri bilimsel bir gerçek gibi kabul eden, hiçbir geçerliliği olmayan sapkın bir ideolojiyi, inansalar da inanmasalar da ‘işte gerçek bu' diyerek okutmak mecburiyetinde. Devlet kurumlarında çalışanlar, mutlaka "evrim var" demek zorundalar. Bütün üniversite profesörlerinin Darwinizm'i savunması ve öğretmesi şart. Neredeyse bütün büyük basın yayın organları Darwinistlere ait ve hepsi de Darwinist propagandanın önemli bir parçası konumunda. Okullarda öğrenciler Darwinizm'i sorgulayamıyorlar, sorgulayanların ise sınıflarını geçmeleri mümkün değil. Evrim teorisinin gerçekliğini sorgulayan bir üniversite profesörü mutlaka işinden atılıyor ve akademik kariyer yapmasına izin verilmiyor. Bu öyle bir güçlü bir diktatörlük ki, Avrupa'da Kiliseler bile Darwin'den özür dilemek zorunda bırakıldı, Hıristiyanlık dininin temsilcisi Papa kendi evinde evrim teorisini savunan konferans düzenlemek zorunda kaldı.

Bu durum, tüm dünyanın Darwinizm'e nasıl esir olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. İşte tüm dünyanın teslim alındığı böyle bir ortamda, elbette ki tarih boyunca Hak'tan yana olmuş, Hak'kı savunmuş olan ülkemize ve milletimize büyük bir görev düşmektedir.  Dünyayı ele geçirmiş bu Darwinist diktatörlüğe karşı yapılacak şey, devletimizin bilimsel metotlarla bu konuda çok kapsamlı, kararlı anti-Darwinist, anti-materyalist eğitim vermesidir.

Darwinizm 9 saat değil, istenirse 100'lerce saat daha anlatılmaya devam edilsin. Ama öğrencilere Darwinizm'in geçersizliğini ispatlayan bilimsel deliller de gösterilsin, bu bilgiler de öğretilsin. Türkiye, Darwinist diktatörlüğün esiri olmuş tüm dünya ülkelerine cesaretiyle, aklıyla, bilime ve fikir özgürlüğüne verdiği önem ile örnek olsun.

Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
https://twitter.com/GulgunGoktan
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Darwinist eğitimin yaptığı tahribatı biliyor musunuz? - Gülgün Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Darwinist eğitimin yaptığı tahribatı biliyor musunuz? - Gülgün Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com