ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Deniz nedir? Deniz ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Deniz nedir? Deniz ne demektir?


Deniz anlamı, kısaca tanımı:


  • Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
  • Geniş alan.
  • Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
  • Çokluk, yoğunluk.
  • Aydaki düzlükler.


"Deniz" cümle içerisindeki kullanımı

  • "Marmara Denizi. Karadeniz."
  • "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz" - E. B. Koryürek


Deniz ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Denizkozalağı: Konik biçimli kabuğunda bir yarık bulunan, karından bacaklı yumuşakça (Conus).
  • Deniz kulağı: Açık denizden bir kum setiyle ayrılan veya kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini alan sığ koy veya körfez, lagün.
  • Denizden (veya denizi) geçip çayda boğulmak: bir işte büyük güçlükleri yendikten sonra önemsiz bir sebeple başarısızlığa uğramak.
  • Denizden çıkmış balığa dönmek: sudan çıkmış balığa dönmek.
  • Deniz durmak (veya düşmek): denizdeki fırtına geçmek.
  • Denizaslanı: Amerika'nın kuzeybatı kıyılarında yaşayan ve sık renk değiştiren etçil bir tür memeli.
  • Ara deniz: Okyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz.
  • Denize çıkmak: gezi veya av için kıyıdan ayrılmak.
  • Denize indirmek: genellikle yeni yapılan bir aracı kızaklar yardımıyla karadan suya salıvermek.
  • Deniz bilimi: Okyanus ve denizlerin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine deneysel araştırmalar yapan bilim kolu, ana deniz bilimi, oşinografi.
  • Denizhıyarı: Denizhıyarlarından, boyu santimetre kadar olabilen, yuvarlak ve yumuşak vücutlu, derisi dikenli bir hayvan (Holothurion).
  • Denizşakayığı: Kayalıklara yapışık olarak yaşayan, dokunaçları çok ve uzun, güzel renkli bir tür polip (Anemonia actinia).
  • Deniz ataşesi: Büyükelçiliklerde görev yapan, deniz kuvvetlerine bağlı askerî üst düzey görevlisi.
  • Açık deniz: Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin.
  • Deniz seviyesi: Kara ile denizin birleştiği ve yüksekliğin sıfır olarak kabul edildiği nokta.
  • Ana deniz: Okyanus.
  • Denize açılmak: kıyıdan çok uzaklaşmak.
  • Denizkulağı: Yassı kabuklu, içi sedefli, 10 santimetre uzunluğunda bir deniz yumuşakçası (Haliotis).
  • İnik deniz: Gelgit sırasında sular çekildiğinde denizin durumu.
  • Deniz motoru: Deniz yollarında yolcu taşımaya yarayan pervaneli ve patenli motorlu gemi.
  • Denizyıldızı: Denizyıldızlarından, yıldız biçiminde beş kolu olan, kayalıklar üzerinde yaşayan, derisi dikenli bir hayvan (Aster).
  • Denizpalamudu: Kıyı kayalarının üzerinde yapışık olarak yaşayan, beyaz kalkerli plakalarla çevrili, koni biçiminde, küçük, kabuklu bir böcek (Balanus).
  • Deniz çıkmak: denizde fırtına olmak.
  • (birini)  deniz tutmak: deniz taşıtlarında sallantıdan etkilenmek.
  • Denizlaleleri: Vücutları bir sapla deniz dibine bağlı veya serbest olabilen, beş veya daha fazla kollu, toplu durumda yaşayan derisi dikenlilerden bir sınıf.
  • Deniz yüksekliği: Yeryüzünün bir noktasının deniz yüzeyine olan dikine uzaklığı.
  • Denizkızı: Solunumunu hem akciğer hem de solungaçlarıyla yapan, arka üyeleri olmayan, otçul amfibyumlar sınıfından bir hayvan.
  • Deniz tavşancılı: Balık kartalı.
  • Deniz menekşesi: Bir tür çan çiçeği.
  • Denizüzümü: Yüksekliği 1-2 metre olan, dik dallı, dalları yeşil renkli, yaprakları pulsu ve kın biçiminde dalları sarmış, çalı görünüşünde, meyvesi bezelye büyüklüğünde, kırmızı ve nadiren sarı renkli, çok yıllık bir bitki (Ephedromajor).
  • Denizmaymunu: Denizkedisi.
  • Deniztilkisi: Saban balığı.
  • Deniz yılanı: Yılanlar takımından, çok zehirli, kürek biçiminde yassı kuyruklu, Hint ve Pasifik okyanuslarında yaşayan bir hayvan (Hydrophis).
  • Denizpelidi: Bir tür deniz böceği.
  • Deniz uçağı: Su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üzerine inebilecek biçimde düzenlenmiş hava taşıtı.
  • Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız: "her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Deniz piyadesi: Çıkarma harekâtında kıyıya ulaşacak tarzda eğitilen deniz kuvvetlerine özgü sınıf.
  • Denizkadayıfı: Esmer su yosunlarından bir deniz bitkisi (Alaria esculenta).
  • Deniz üssü: Stratejik bölgelerde deniz kuvvetlerinin harekâtları yönettiği ve birimlerini konuşlandırdığı askerî merkez.
  • Deniz yolu: Deniz taşıtlarının izlemek zorunda oldukları yol.
  • Denizörümceği: Bir tür büyük yengeç (Maja squinado).
  • Deniz geçişi: Denizden geçen gaz boru hattının deniz altında kalan kısmı.
  • Deniz suyu: Bileşiminde değişik tuzlar ve gazlar bulunan su.
  • Deniz haritası: Denizlerin oluşum ve konumlarını değişik renk ve çizgilerle gösteren harita.
  • Deniz otobüsü: Feribottan daha hızlı giden, yolcularla birlikte araçları da kapalı mekânda taşıyan bir deniz taşıtı.
  • Dâhilî deniz: ...
  • Deniztarağı: İki çenetli kabuklu bir tür yumuşakça (Pecten).
  • Deniziğnesi: Yuvarlak somaklı, vücudu ince ve uzun bir deniz balığı (Syngnathus acus).
  • Deniz akıntısı: Deniz suyunun bazı etkilerle belirli bir yönde yer değiştirmesi.
  • Denizayısı: Boyu 1,5-2 metre olan, uzun ve yumuşak tüylü postu beğenilen, bitkiyle beslenen bir deniz memelisi (Arctocephalus ursinus).
  • Denizde kum, onda para: "parası çok kimse, zengin" anlamında kullanılan bir söz.
  • Deniz alası: Kemikli balıklar takımının alabalıkgiller familyasından denizlerde yaşayan bir tür alabalık (Salmo trutta marina).
  • Deniz boyu: Kıyı, sahil. Kıyıda, sahilde.
  • Denizaltı: Deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş veya araştırma gemisi, tahtelbahir.
  • Denizkestanesi: Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisi dikenlilerden bir yumuşakça (Echinus esculentus).
  • Denize düşen yılana sarılır: "güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Deniz kurdu: Deneyimli, eski denizci, usta denizci.
  • Deniz hamamı: Kumsal.
  • Denizanası: Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.
  • Deniz buzu: Kutuplara yakın yerlerde soğuk havanın etkisiyle denizlerin üstünde oluşan buz.
  • Deniz bindirmek: denizde birden fırtına çıkmak.
  • Akdeniz mavisi: Parlak ve canlı mavi. Bu renkte olan.
  • Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz: "her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Deniz basması: Çöken bir kara parçasına deniz sularının dolması.
  • Denizpırasası: Denizlerde yetişen bir tür yosun.
  • Denizgülü: Mercanlar sınıfından dokunaçları kısa bir tür hayvan (Actinia).
  • Deniz çulluğu: Kıyı bölgelerinde yaşayan bir tür çulluk.
  • Deniz kaplumbağası: Denizlerde yaşayan ve ayaklarını yüzgeç gibi kullanan bir deniz hayvanı.
  • Deniz yosunu: Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir tür bitki.
  • Deniz rezenesi: Maydanozgillerden, deniz kumsallarında bol olarak yetişen, güzel kokulu bir bitki, denizibiği (Crithmum maritimum).
  • Deniz aynası: Denizin dibini açık ve seçik görebilmek için özel olarak yapılmış cam alet.
  • Deniz kızı: Denize yakın kayalıklar üzerinde şarkı söyleyen, başı ve göğsü kadın biçiminde, belden aşağısı balık kuyruklu olduğu varsayılan doğaüstü yaratık.
  • Deniz kazı: Akbaş.
  • Deniz feneri: Kıyıların tehlikeli yerlerinde, bazı kaya ve adacıkların üzerinde geceleri deniz taşıtlarına yol gösteren, tepesinde güçlü bir ışık kaynağı olan fener.
  • Kabarık deniz: Gelgit olayında, sular yükseldiğinde denizin durumu.
  • Deniz sarmaşığı: Çok yıllık, sürünücü, beyaz sütlü ve otsu bir bitki (Convolvulus soldanella).
  • Denizkedisi: Tüm başlılar takımından, vücudu ince uzun, büyük başlı, derin ve büyük denizlerde yaşayan bir balık, denizmaymunu (Chimaera monstrosa).
  • Deniz depremi: Merkezi denizin dibinde odaklaşan bir tür yer sarsıntısı.
  • Denizısırganları: Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.
  • Deniz tutması: Dalgaların etkisiyle sallantıların insanda yarattığı baş dönmesi ve kusma biçiminde kendini gösteren rahatsızlık.
  • Denizaygırı: Denizlerde yaşayan bir tür vahşi hayvan.
  • Deniz kabuğu: İstiridye gibi çenetli deniz canlılarının kabuğu. Bu kabuklarla yapılan süslemeler.
  • Deniz kırlangıcı: Balıkçın.
  • Denizgergedanı: Balinagillerden, 8-10 metre boyunda, erkeğinin üst çenesinde iki uzun diş bulunan bir deniz memelisi (Monodon monoceros).
  • Denizgüzeli: Sarıağız.
  • Deniz yeli: İmbat.
  • Deniz ördeği: Fırtına kuşu.
  • Denizdeki balığın karada komisyonculuğunu yapmak: gerçekte bulunmayan bir konu üzerinde varmış gibi savunuculuğunu yapmak, hayalî konularda gereksiz söz söylemek.
  • Denizineği: Amerika ve Afrika'nın tropikal kıyı sularında yaşayan, 2-3 metre boyunda deniz memelisi (Hydrodamalis gigas).
  • Denizaşırı: Denizlerin ötesinde bulunan. Deniz ötesine yapılan.
  • Deniz altı: Deniz altında bulunan. Deniz altında yapılan. Dalgalara karşı açık.
  • Akdeniz humması: Malta humması.
  • Denizibiği: Deniz rezenesi.
  • Denizatı: Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus).
  • Ölü deniz: Fırtınadan sonra tamamıyla sakin duruma gelmiş deniz. Dalgasız, açık denizden etkilenmeyen deniz.
  • Deniz iklimi: Denizlerde, adalarda, yüksek enlemlerde görülen ve sıcaklık oynamaları az olan iklim.
  • Deniz mavisi: Deniz renginde koyuca mavi. Bu renkte olan.
  • Denizköpüğü: Lüle taşı.
  • Deniz mili: 1852 metrelik bir uzunluk ölçüsü birimi.
  • Denizçakısı: Süline.
  • Deniz kenarında dalga eksik olmaz: "içinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır" anlamında kullanılan bir söz.
  • Deniztavşanı: Ağız dokunaçları geniş ve etli, uzun, çıplak vücutlu deniz yumuşakçası (Cyclopterus lumpus).
  • Deniz marulu: Sığ sularda bulunan, ince levhaya benzeyen yaprakları olan yeşil su yosunu (Ulva lactuca).
  • Denizdeki balığın pazarlığı olmaz: "henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz" anlamında kullanılan bir söz.
  • İç deniz: Boğazlarla ana denize bağlı olan deniz, dâhilî deniz.
  • Bulaşık deniz: Mayın tehlikesi olan deniz.
  • Deniz hukuku: Devletler hukukunda denizin türlü bölümlerinin durumunu düzenleyen ve devletlerin bu bölümler üzerindeki yetkilerini belirten antlaşma, gelenek vb. niteliğindeki kuralların bütünü.
  • Deniz kuvvetleri: Bir ülkeyi denizden gelecek saldırılara karşı korumak için oluşturulan askerî kuruluşlar.
  • Deniz hırsızı: Korsan.

Deniz hakkında resimler
(Resimleri Göster)


Deniz ile ilgili diğer yazılar


 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Deniz nedir? Deniz ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Deniz nedir? Deniz ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com