Dikkat! Komünist Devrim yanlıları pusuda! - Gülgün Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
DİKKAT!
‘KOMÜNİST DEVRİM' YANLILARI PUSUDA!

Gülgün Göktan

‘Komünizmin pusuda bekleyen önemli bir tehlike olduğu; halkımızın böyle bir kalkışmaya karşı çok bilinçli ve hazırlıklı olması gerektiği' Gezi Parkı eylemlerinden sonra bir kez daha ortaya çıktı. Yıllardır bildiğimiz ve sık sık hatırlattığımız bu gerçek, bugün en canlı örnekleri ve en açık delilleriyle deşifre oldu.

Deşifre olan önemli detaylardan biri de, ‘Komünistlerin en çok kızdıkları konulardan birinin, insanlara komünist tehlikenin hatırlatılması' olduğuydu.

Facebook, Twitter, Youtube gibi, bilgi alışverişi yapılan sosyal iletişim ortamlarında, komünist ideolojiyi benimseyen bazı kimseler, son günlerde artan gerilimle birlikte bu yönde çok dikkat çekici bir tavır sergilediler.

İçerisinde ‘komünizm', ‘komünist' gibi kelimelerin geçtiği herhangi bir cümle ya da bu bilgiyi destekleyen herhangi bir resim, çok ciddi boyutlarda ve çok öfkeli tepkilerle karşılık buluyor. Bir kısım insanlar “Komünizm mi kaldı, siz neden bahsediyorsunuz?” “Konuyu niye anlamak istemiyorsunuz, niye komünizmle bağdaştırıyorsunuz?” “Her eylem yapan komünist mi oluyor size göre?” gibi itirazlarını sık sık dile getiriyorlar. Bu kesim daha çok, ‘komünist' ifadesini kendileri için çok ağır bir yakıştırma olarak gören, konuyu daha çok ‘sosyal adalet arayışı' olarak nitelendirmek isteyenler. Aradıklarının sadece ‘adaletsizliklerin ortadan kalkması, özgürlük, eşitlik' gibi haklar olduğunu ifade ediyorlar. Bunu komünist ideoloji içerisinde aradıklarını anlattığımızda ise, gerçeği anlıyor, ama yine de geri adım atıp durumu kabul etmek istemiyorlar.

Tepki gösteren bir diğer kesim ise, ‘Eylemcilerin komünist ideolojiler sebebiyle Gezi Parkı'nda olmadıklarını' söylüyordu. Elbette bu kişilerin bu sözleri belirli yönleriyle doğru. Ama onlar da orada bulunmakla, istemeden de olsa, komünist ideolojiye hizmet ettiklerinin bilincinde olmayan kimselerdi. Verdiğimiz deliller sonucunda bu gerçeğin şuuruna vardıklarında da, -sanırım birazcık da gurur yaptıklarından- komünist kalkışma içerisinde olan insanlarla birlikte hareket ettiklerini kabul etmek istemiyorlardı.

Olabilir, böyle düşünebilirler. Zaten kimin ne düşündüğünden çok, şimdi artık bundan sonra bu olaylardan ne dersler alınması gerektiği daha önemli. Ama bu noktada da önemli bir başka gerçek ile daha karşı karşıyayız:

Bu eylemlere katılan 20-25 yaş ortalamasındaki gençlerimize “Komünizm nedir?” diye sorduğumuzda, aslında büyük bir kısmının bu konuda ciddi bir bilgi eksikliği içerisinde olduklarını görüyoruz.

Bir çoğu, komünizmin sadece insanlara mükemmel bir sosyal adalet, eşitlik getirecek; kardeşliğin, birliğin, beraberliğin yaşanacağı ‘pembe-beyaz karışımı', ‘rüya gibi bir dünya' olduğunu sanıyor. Çünkü onları bu protesto ruhuna teşvik eden insanlar onlara konuyu böyle özetliyorlar. Kimse onlara komünizmin şiddet yanlısı, vahşete dayalı yönlerini anlatmıyor. Kimse onlara bugün komünist bir rejim hakim olsa, nasıl bir ortamda yaşayacaklarından bahsetmiyor. Nasıl bir zulüm içerisinde, nasıl kısıtlanmışlıklarla, nasıl baskıcı bir zihniyetin emri altında yaşayacaklarını bilmiyorlar. Çünkü onlara komünizmin bu yüzünü anlatan, gösteren yok.

Toplumda hakim edilmeye çalışılan bu çatışma ruhunun, kaynağını komünizmden ve Lenin'in talimatlarından aldığını belki de hiç bilmiyorlar. Oysa ki gerçek tam olarak bu.

Komünist düşüncede çelişkiler, çatışma ve savaş ve sürekli olarak zıtlıkların mücadelesi vardır. Ve bunlar hiçbir zaman bitmez. Mutlaka kan vardır, terör vardır, anarşi vardır.  Proletarya diktatörlüğüne kadar, bu çatışma ve anarşi ortamı sürer. Ve dolayısıyla sürekli kan akar. Çünkü komünist düşüncede kansız bir dünya yoktur. Sükunetli bir dünyayı komünizm asla kabul etmez.

Tarihte komünist ideoloji nedeniyle Rusya'da, Çin'de, Kore'de, Burma'da, Küba'da oluk oluk kan akmış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, bir o kadarı da sakat kalmıştır. Sadece 20. yüzyılda 120 milyon erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, bu vahşet ve zulüm ideolojisi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Hayatta kalanlar ise sürekli korku  içinde yaşamıştır. Çünkü komünist ideoloji, terörü vazgeçilmez bir silah olarak görmüş ve bu ideolojiyi benimseyenlere de terör uygulamayı şart koşmuştur.

 

İşte bakın Lenin bu çatışma felsefesini ve izlenecek yöntemleri nasıl özetlemiş; komünizm yanlılarına, ‘devletin askerine, polisine karşı terör eylemleri yapmaları gerektiğini' nasıl anlatmıştır:

 

POLİSLERİ, ASKERLERİ, DEVLET MEMURLARINI ÖLDÜRMEK, DEVLET KURUMLARINDA YANGINLAR ÇIKARTMAKDEVLETİN HAZİNELERİNDEN PARALARI ALMAK… Devrimci komünist güçler yenilmez SİLAHLI BİR GÜÇ olarak ortaya çıkmalı, İNSANLARI ÖLDÜREREK, BOMBALAYARAK, BİNALARI HAVAYA UÇURARAK KORKU YAYMAK ve BU ŞEKİLDE TOPLUMUN ÜZERİNDE KOMÜNİST DİKTATÖRLÜĞÜNÜ TEŞKİL ETMEK iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır.” (Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında, Homizuri G.P., Moskova 2005)

 

Propagandacılar HER GRUBU BASİT BOMBA FORMÜLLERİYLE DONATMALILAR… Gruplar derhal askeri eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları BİR CASUSUN ÖLDÜRÜLME İŞİNİ veya bir POLİS KARAKOLUNU BASMA GÖREVİNİ ÜSTLENMELİ. Bir kısmı ise BANKA SOYMALI. (V. İ. Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 9 s. 346)

 

Lenin, katıldığı bir işçi toplantısında, terörün ve kan dökmenin bu ideolojinin vazgeçilmez ana unsuru olduğunu ise şu dehşet verici ifadelerle açıklar:

 

Spekülatörlere karşı TERÖR UYGULAMADIĞIMIZ -HEMEN ORACIKTA KAFALARINA BİR KURŞUN SIKMADIĞIMIZ- SÜRECE HİÇBİR YERE VARAMAYIZ. (V.I. Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, Moskova, 1958-1966, cilt XXXV, s.311)

 

Şu satırlar da yine Lenin tarafından yazılmış talimatlardır:

Biz politik öldürmelere kesinlikle karşı değiliz. SADECE GENİŞ HALK KİTLELERİYLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI OLAN BİREYSEL TERÖRİST HAREKETLER DEĞER TAŞIRLAR. (Lenin, Collected Works, Moskow, cilt 35, s. 23)

 

İşte gerçek komünizmin özeti budur. Komünizmi savunan bir insanın ideolojisi, sadece sosyal adalet, eşitlik, özgürlük değildir. Onların ardında gizlenen komünist bir vahşet, terör ve kanlı bir anarşi vardır.

 

Bazı kimseler bilgisizlik nedeniyle komünizmin bu şiddet yanlısı kanlı yönünden habersiz kaldıklarından, kendilerini çok erdemli bir yolda sanıyor olabilirler. Ama elbette onların da en büyük hataları bilmedikleri bir ideolojinin peşinden körü körüne gitmeleri ve sorgusuz sualsiz yol göstericilerin karanlık eylemlerine uyum sağlamalarıdır.

 

Yoksa Gezi Parkı eylemlerine katılan iyi niyetli ve şiddete karşı olan gençler taleplerinde son derece haklıdırlar. Estetik, güzellik, yeşillik, sanat, kalite arayışlarından ve gezecekleri, faydalanabilecekleri güzel ortamlar, güzel alanlar olmasını istemelerinden daha doğal ne olabilir. Ayrıca sosyal adalet, eşitlik, zenginin fakire üstünlüğünün olmaması, özgürlük, fikir hürriyeti, demokrasinin hakim olduğu, sanatta, bilimde, estetikte, kalitede, modernlikte en ileri modelin yaşanabileceği bir hayat arayışı da yine çok yerinde, gerekli ve meşru isteklerdir.

 

Ama onların ardında gizlenen ve bu ortamı karanlık emelleri için kullanmak isteyenlerin asıl amacı kanlı komünist bir devrim” yapabilmektir. Dört bir yana asılan bayraklar, flamalar, pankartlar, resimler, yayınladıkları bildiriler, yazdıkları yazılar, attıkları sloganlar bu açık gerçeği çok kesin bir şekilde ortaya koymuştur. Hiç kimseden bunları görmezden gelip pusudaki tehlikeye gözlerini kapaması elbette ki beklenemez.

 

Bu olaylarda açıkça bir komünist kalkışma provası yapılmış, halkta bir zemin yoklaması yapılmıştır. Bu provada halkın hazırlıksız olduğu yönler tespit edilmiş ve bir sonraki, daha iyi organize edilerek girişilecek olan devrim denemesi için tecrübe kazanılmıştır.

 

Ve işte “Komünizm mi kaldı ki, siz neden bahsediyorsunuz?” diyenler bu apaçık gerçeği her nedense göz ardı etmektedirler. Eylemlere katılan örgütlerin bildirilerinde yazılmış komünist ayaklanmayı anlatan maddeleri, çok gizemli bir şekilde anlamazdan gelmektedirler. Üzerini örtmeye ve bir sonraki kalkışmaya kadar, bu ‘gün gibi açık gerçeği', ‘bir sır gibi' gizlemeye çalışmaktadırlar.

 

Neden mi? Çünkü bu olaylar her ne kadar bitti gibi görünse de, aslında bitmemiştir. Evet bu prova başarısız olmuştur. Ama tek bir denemeyle bırakacaklarını hiç kimse düşünmesin. Komünizm karanlıkta sipere gizlenmiş; daha uygun bir ortam kollamak üzere pusuda beklemektedir.

 

Şiddet yanlısı komünistler her fırsatta tekrar tekrar, yeni yeni provalar yapacaklardır. Bu provaların her biriyle ideolojik altyapılarını güçlendirmekte; bir sonrakinde daha başarılı olmaları için, Lenin'in öğretileri doğrultusunda militanlarını eğitmektedirler. Nasıl zalim olunur; polise nasıl saldırılır, nasıl silah taşınır, silah yoksa ne yapılır, taş nasıl elde edilir, yerdeki taşlar, sokaklardaki demirler nasıl sökülür, çevredeki binalar araçlar nasıl yakılır, yıkılır, işte bunları öğrenip tecrübe kazanmaktadırlar.

 

Dolayısıyla çok açık görüyoruz ki, komünist devrim yanlıları hedefledikleri devrim için hazırlık yapıyorlar. Ama buna karşı anti-komünist bir hazırlık ve eğitim söz konusu değil. Hatta komünizmin tehlikesi ve dünya çapındaki gücü dahi birçok kişi tarafından bilinmiyor.

 

Bu nedenle bu süreç içerinde MİLLETİMİZİN VE ÖZELLİKLE DE GENÇLERİN, ‘KOMÜNİZMİN VAHŞETE DAYALI KANLI YÜZÜ' HAKKINDA BİLGİLENDİRİLMELERİ ve BÖYLE BİR DEVRİM GİRİŞİMİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA NASIL HAREKET ETMELERİ GEREKTİĞİ KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRMELERİ ÇOK ÖNEMLİ. Provokasyonlara aldanılmaması, doğru bilgiye en hızlı şekilde ulaşılabilmesi, milletimizin en etkili kanallardan, en doğru şekilde uyarılabilmesi, sosyal paylaşım sitelerini en iyi nasıl kullanabileceklerinin öğretilmesi, provokasyonlara karşı televizyonlardan en etkili şekilde cevap verebilmesi için, devletin ilgili birimlerinin bu yönde çok aktif bir çalışma yürütmesi, pusuda bekleyen bu tehlikeyi bertaraf etmede en etkili yollardan biri olacaktır.



Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
https://twitter.com/GulgunGoktan

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Dikkat! Komünist Devrim yanlıları pusuda! - Gülgün Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Dikkat! Komünist Devrim yanlıları pusuda! - Gülgün Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com