ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Diyetler neden hep yarım bırakılır

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Diyetler neden hep yarım bırakılır

Diyetler neden hep yarım bırakılır Resimleri, forum.vatan.tc

Pazartesi başlayıp cumartesi biten diyetler size tanıdık geliyor değil mi? Kişi diyetten vazgeçiyor ancak bunun sebebi açlığa dayanamadığı için değil. Nedeni, değişime karşı direnç, eski yaşantının bireyi daha konforlu hissettirmesi. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, diyet yaparken motivasyonumuzu nasıl koruyacağımızı anlattı.

Diyetten vazgeçenler ya yeni alışkanlığın yarattığı ilk aksamadan sıkılıyor veya kilo kaybetme hızından tatmin olmuyor. Bazıları da “suçluluk duygusu” ile bir anlık düşüş yaşıyor veya devam etmek için kendisini yeterli motivasyonda hissetmeyip geri dönüş yapıyor, vazgeçiyor. Sonra da genellikle başarısızlığını açıklamak için, diyetisyeni, diyet programını, yaşam şartlarını veya kilo vermeye müsait olmayan bünyesini suçlayabiliyor.

Bazı kişiler kendisine zor gelenin gerçek nedenini hiçbir zaman kavrayamadan, yıllarca diyetisyenleri gezip, kilo vermeye çalışıp, başarısız oluyor. Oysa değişmesi gereken diyetisyen değil değişmesi gereken düşünce şekli ve alışkanlıklar yani bireyin kendisi. Peki motivasyon nasıl azalıyor?

Koçak'a göre ister 5 ister 50 kilo verilmek istensin, yeme alışkanlıklarının ve belki birkaç diğer yaşam tarzı alışkanlıklarının da değiştirilmesi gerekebilir. Bu değişiklikler diyet programının 1. haftasında zor gelmeyebilir. Çünkü başlangıçtaki doğal heyecan, diyet yapan kişiyi motive etmeye yeterlidir.

Kişi diyeti bir yük olarak görmeye başlar

Ancak genelde 2 - 3 hafta sonra, “yeni” yeme alışkanlığı her zamanki yaşam tarzıyla çatışmaya başlar ve kişi bu konuda hazırlıklı değilse, diyete devam etme arzusu solmaya başlar. Kişinin diyetini, sahip olacağı daha iyi kilo ve ölçülere pasaport olarak görmek yerine, bir “engel” bir “yük” olarak görmeye başladığını belirten Koçak, "Diyet programı yapmayı istediği değil, yapmaya “mecbur” olduğu bir şey haline gelir.Bu, diyet yaparken kişilerin karşılaştığı ilk büyük duygusal problemdir. Bu problemi aşmak için, gerçekten neden kilo kaybetmeye çalıştığımızı (amacımızı) bilmemiz gerekir. Bize sonuçta ne yararı olduğu konusunda net, gözümüzde canlandırabildiğimiz bir fikre ihtiyacımız vardır. Çünkü ancak olmasını umutla beklediğimiz çok net bir fikir sayesinde, eski, yanlış alışkanlıklara dönme dürtülerine karşı direnç gösterebiliriz." diyor.


Genel faydalar olan daha ince, daha hafif olmak fikri yeteri kadar güçlü değildir.  Hatta daha sağlıklı…  Daha egoist, daha özel, gözümüzde canlandırabileceğimiz– odaklanmamıza komuta eden bir faydaya (amaca) ihtiyacımız vardır. Ne seçersek seçelim, amacımız ne olursa olsun,  kafamızın içinde gürültü yapmalıdır! Hatırlayın, bir şeyi “yapmaya mecburum” diye hissettiğimiz zaman (vergi ödemek, evi toplamak v.s.) bu bizim düşmanımız haline gelir ve motivasyonumuz pencereden uçar. Sağlıklı beslenmenin yaşam tarzı haline gelmesi veya diyetin uzun vadeli olması için, onu“istemek” gerekir.
Mükemmel olmaya çalışmak hata mı o zaman?
En başarılı diyet uygulayan kişi bile, birçok hata yapar. İnsanların kötü günleri, kötü haftaları, hatta bütün bir ayları bile kötü olabilir. Raydan tamamen çıkabilir.  Fakat bunların hiç biri sonunda başarılı olmayı engellemez. Neden engellemez? Çünkü hatalardan öğrenilir. Hatırlayın, deneyimlerimizin birçoğu başarılarımızdan değil, hatalarımızdan, başarısızlıklarımızdan elde edilir. Ne yazık ki diyet yapan birçok kişi mükemmel olmaya çalışıyor, başarısızlıklarını tolere etmeyi imkânsız görüyor ve suçluluk duygusu altında eziliyor. Çok küçük bir sapma (mesela bir hafta sonunda) bile onları eziyor. Esas zararı, bu minik sapma değil, suçluluk duygusu veriyor. Alınacak ders şudur: Diyet yaparken mükemmel olmaya çalışılmamalıdır. Bu, sadece suçluluk duygusunu yükseltir ve başarısızlığa neden olur. Onun yerine, hataları kabul edip, hata yapıldığı zaman zihnin dağılmasına izin verilmemelidir. Başarısızlık değil, öğrenme deneyimi olarak kabul edilmelidir.  Bunu yapmak, kişinin suçluluk duygusunu yok etmesine ve diyetine daha kolay geri dönmesine yardım eder.
Diyet başarısı kilo verme hızı ile nasıl ölçülebilir?
.Bir çok diyet yapan kişi hızlı kilo kaybetmeyi bekler ve vücudunun  bu hıza uymamasına psikolojik olarak hazır değildir. Bir hafta hiçbir kilo kaybı olmadan geçerse, keyfi kaçar ve ilgisi azalmaya başlar.Ne yazık ki, ister beğenelim ister beğenmeyelim, insan vücudu yaşamı sürdürmek üzere dizayn edilmiştir. Görüntü için değil. O nedenle, vücudumuz zaman zaman, önemli bir enerji kaynağı olarak gördüğü vücut yağının kıtlaşmasını istemediği için, erimesiyle hiç ilgilenmez. Sabırsızlığı yenmek ve istikrarlı kilo vermeyi sağlamak için, diyeti bir yarış olarak görmeyi bırakmak, onun yerine bir macera olarak görmek gerekir. Bu, endişeleri azaltır ve yeni beslenme alışkanlıklarının hayata girmesine yardım eder.

DiYET YAPMADAN KİLO VERİLEBİLİR Mİ?
Daha sağlıklı bir yaşam için kilo vermek yiyecekler ve içeceklerden kendinizi mahrum etmek değildir. Amaç , kendini iyi hissetmek, daha enerjik olmak ve mümkün olduğu kadar sağlıklı yaşamakla ilgilidir.
Bunlar, beslenmenin bazı temel maddelerini öğrenmeniz  ve uygulayabileceğiniz bir şekilde yaşamınıza katmanızla gerçekleşebilir. Sağlığınızı geliştirecek yiyecek tarzlarını seçerseniz, kalp rahatsızlıkları, kanser ve diyabet gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltabilirsiniz.
Her zaman kahvaltı edin
Her sabah güne kahvaltı ederek başlamak için zaman ayırmanız, gün içinde size pahalıya patlayacak birçok hatayı yapmanızı önleyecektir. Bu çok önemli öğünü atlamak, öğleden sonra kontrol edilemez bir iştahın oluşmasına, kötü yiyecek seçimlerine, hatta gece yarısı atıştırmalarına neden olabilir.
Ayrıca, çok uzun süre bir şey yemeden durmak, metabolizman yavaşlamasının da en önemli nedenlerinden biridir. 
Kalçaya yapışan yağlar
Aldığınız kalori ile harcadığınız arasında denge sağlayın. Spor yaptığız veya çok enerji harcadığınızı düşündüğünüz gün, biraz ölçüyü kaçırabilirsiniz ama hiç hareket etmediğiniz bir dönemde yediklerinizi abartmak, fazla kalorinin çok hızlı olarak yağa dönüşmesi ve genetik yapıya göre kalça veya karnınıza yapışması anlamına gelir.
Yemeğinizi paylaşın
Yüksek yağlı veya kalorili besinleri yasaklayıp, tamamen hayatınızdan çıkartmayı bir süre başarabilirsiniz, ama kısa bir süre sonra mahrumiyet duygusu ve yasağı delme arzusu tamamen yoldan çıkmanıza sebep olabilir. O nedenle, bu tür besinlerin yeme sıklığını azaltmak daha doğrudur.
Büyük porsiyonları  bir arkadaşınızla paylaşmak da iyi bir tercihtir.
İştahınızı sebzeyle kesin
İştahınızı kontrol etmekte zorlanırsanız, bol sebze, meyve, kabuklu tahıl ve baklagil tüketimine ağırlık verin. Karbonhidrat, lif, vitamin ve mineral yönünden zengin, yağ oranı düşük ve kolesterol içermeyen sebze, meyve, tahıl ve baklagilleri tüketin.
Daha fazla su için
Vücudumuzun hemen hemen % 75'i sudur. Su, sağlıklı beslenmede hayati önem taşır. Su, sistemimizin temizlenmesine, özellikle idrar kesesi ve böbreklerimizin, toksinlerin atılmasına yarar. Üstelik tokluk hissi verir. Su içmekte zorlanıyorsanız sıcak su içine limon ve 1-2 dilim taze zencefil ekleyerek farklı bir içecekmiş gibi içmeyi deneyin. Gün boyu su içmeyi deneyin ve iştahınızın ne kadar kontrol edilebildiğini görün.
Başlangıç yemeği olarak bir salata seçin
Öğünden önce bir salata seçmek, yemekte aşırıya kaçmanızı engeller. Salatanıza istediğiniz kadar çok sebze doldurun, ama  soslarınızı seçerken dikkatli olun. Zeytinyağı ve limon veya sirke daha az kalori alırsınız.
Daha iyi bir aşçı olun
Yemek veya ara öğün yedikten sonra tok karna yemek pişirmek ya da pişirirken çiklet çiğneyerek ağzınızı meşgul etmek, yemeklerin sık sık tadına bakmanızı önler. Sağlıklı ürünleri ve pişirme yöntemlerini seçmek de, kilo vermeye yardımcı olan önemli faktörlerdir.
Yeterli miktarda dinlenin
Yeteri kadar dinlenmenin, kilo verme başarınız üzerinde direkt etkisi olduğunu biliyor muydunuz? Yeterli uyumamak, kendinizi dermansız hissetmenize ve bunun sonucu olarak kalorisi yüksek yiyecekler seçmenize yol açabilir. Yeterli uyumak ve dinlenmek, aynı zamanda sizin daha fazla egzersiz yapabilmeniz için gerekli olan enerjiye sahip olmanızı garantiler. Fazladan uyumaya fırsat bulamasanız da, her gün kendinize zaman ayırmaya, derin nefes alıp vermeye veya sizi sakinleştiren bir müzik dinlemeye çalışın.
Yağı azaltın karbonhidrattan korkmayın. Uzun zamanlardan beri popüler yanlış düşünce karbonhidratlı gıdaların ‘şişmanlattığı' yönünde olsa da aslında doğru karbonhidrat seçimi uzun süre tok tutar. En büyük kalori yağdan gelir. Kalorileri sınırlandırmak için ilk adım olarak yağı yüksek olan yemekleri ölçülü kullanın. Yağı azaltmaya çalışın; örneğin hep kullandığınız salata sosu yerine, düşük yağ ile hazırlanmış sosu, limon suyu veya çeşnili sirke kullanabilirsiniz. Krema yerine, yağsız ya da az yağlı yoğurt veya süt tercih edebilirsiniz.
Şekeri dengeli tüketin. Ömür boyu şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak kalmayı hedeflemek gerçekçi bir çözüm olmuyor bunun yerine şekeri dengeleyin şeker alternatifi olarak bitki ekstreleri kullanılabilir. Örneğin stevya bitki özü bu konuda iyi seçimlerden birisidir. Stevya bitkisinin yaprakları güçlü tatlandırıcı özelliğinden dolayı Güney Amerika'da ve Paraguay'da yaşayan Guarani yerlileri tarafından yüzyıllardan beri kullanılıyor. Tatlı yaprak olarak da bahsedilen bu bitki şeker yerine kullanıldığında doğal olarak aynı tadı veriyor. Bu sayede daha düşük kalorili beslenmek isteyenler için şekeri azaltmak için iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Stevya bitkisi ile hazırlanmış tatlandırıcılar pişirme ve fırınlamada kullanılabilmesi sebebiyle de tercih ediliyor

Diyet yaparlen motivasyonu hep yüksek tutmak mümkün mü? Diyet yaparken motivasyonun en yüksek olduğu dönem ilk haftadır. Eğer diyete başlarken kişiye, ilerleyen haftalarda karşılaşacağı güçlükler tam olarak anlatılmazsa, her hafta motivasyonu azalır ve sonunda diyet yarım kalabilir. Diyete başlarken her şey harika görünebilir. Motivasyonun en yüksek olduğu dönem diyetin ilk haftasıdır. İlk hafta su kaybı ve metabolizmanın düşük kaloriye ve yeni beslenme biçimine hızlı cevabı yüzünden çok iyi kilo verilir. İlk hafta 2 ile 4 kilo kayıp yaş, egzersiz seviyesi ve vücut cüssesine göre değişen miktarda olabilir. Ancak bu böyle devam etmeyebilir

İlk hafta hızlı kilo gider sonra neden yavaşlar  ?
İlk haftaki kilo verme hızı aylar boyunca devam etmez. Beslenme programı hazırlanmadan önce bireyin normal yeme düzeni, tüketilen besinler ve bunların miktarları, yemeklerin pişirilme şekilleri, yeme saatleri gibi birçok detayla birlikte günlük alınan kaloriyle bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ miktarı da sorgulanır. Daha sonra günlük kaloriden ortalama 800- 1000 kalori eksiltilerek bireye yeni beslenme listesi verilir. Her gün 1000 kalori eksik beslenmek, bir haftada 7000 kalori eksik beslenmek anlamına gelir ve kişi normal olarak 1 kg yağ kaybeder. Ancak suyu az içen bir birey ilk hafta suyu iyi içerse ve günlük diyetinde ara öğün sistemine yeni başladıysa, spor yokken yürüyüş de eklediyse verdiği ilk hafta kilosu 2- 4 kg kadar olabilir. İlk baştaki bu yüz güldürücü sonuç ileriki haftalar için risktir. Bireye her hafta bu şekilde kilo vermesinin mümkün olmadığı hatta sağlıksız olduğu çok iyi anlatılmalıdır. Aksi takdirde ilerleyen haftalarda kendini başarısız hissedecektir.


Diyete başladıktan 3 -4 hafta sonra metabolizma yavaşlayabilir
Vücudumuz hayatta kalmak üzere programlanmıştır. Kesilen bir dokunun iyileşmesi, virüslerle savaş, sıcak havada ter miktarının artıp hararetin düşürülmesi gibi her gün yaşadığımız birçok ufak deneyimde bedenimiz mükemmel bir makinadır ve her sistem birbiriyle uyumludur. Bu uyum içindeki makinaya her gün 2 bin 500 kalori veriyorken birden kaloriyi bin 500'e indirmek vücudun tüm sistemlerde tasarruf etmesi ve metabolizmayı yavaşlatması anlamına gelir.
Bu yüzden çok düşük kalorili diyetler uzun süreli önerilmez. 1000 kalorinin altında diyetler kesinlikle yapılmamalıdır.Çok düşük enerjiyle hayatta kalmaya kendini programlayan vücuda daha sonra normal insanlar gibi 2 bin-2 bin 500 kalorilik yemek vermek hızlı kilo alımına sebep olur.
Bu yüzden kilo verme ve daha sonraki kilo koruma programının tamamında uygulanacak beslenme tipinin kalori, karbonhidrat, protein ve yağ oranları diyet ve beslenme uzmanı tarafından kontrollü bir şekilde yönetilmelidir.


Koruma dönemi programları yeniden kilo almayı önler
Diyete başlarken hedefiniz sadece kilo vermek olursa, beyniniz bu programa göre hareket edip kilo verdikten sonra yeniden yemek yemeye döner. Böylece verdiğiniz hızla hatta verdiğinizden çok daha hızlı şekilde kilolarınız geri gelir. Amacınızı yeni bir yaşam biçimi diye belirlerseniz ve beyninize “Ben artık böyle yaşayacağım” gibi komutlar verirseniz yeni yaşam biçimine geçmeniz daha kolay olur.
Koruma programlarında kendi bedeninizin ihtiyacı olan tüm besin gruplarını öğrenirsiniz. Kilo verme sürecinde öğrendiklerinizle birlikte yasaksız olarak her şeyi yemeyi ama besinler arasındaki dengelemeyi anlarsınız. Bu formülü artık hiç düşünmeden otomatik davranış biçimi haline getirdiğinizde ise yeniden kilo almazsınız.

Yeni yaşam biçimine geçiş
Yeni alışkanlıklara geçmek her zaman kolay olmayabilir. Kendinizi suçlamayın, sabırlı olmaya çalışın. Başardığınız diğer davranış değişikliklerini hatırlayın. Hava her gün güneşli değil bazen yağmur yağıyor, bazen fırtına, bazen kar; ama her sabah yeniden güneş doğuyor. Ufak olumsuzlukları genelleştirmeyin, ufak adımlarla hedefe gitmek en doğrusudur. Bunun için yazmaya başlamak en doğru yoldur, her gün hem yediklerinizi hem duygularınızı yazabilirsiniz. Böylece hangi duygu durumunda bedeniniz hangi besinleri seçiyor anlayabilirsiniz. Bu size kriz oluşmadan önce önlem alma fırsatı verir. Bedeninizi dinlemeye çalışın.

Kaynak

   
 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Diyetler neden hep yarım bırakılır hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Diyetler neden hep yarım bırakılır siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com