DÜnya Voleybol TarİhÇesİ

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

DÜnya Voleybol TarİhÇesİ

DÜNYA VOLEYBOL TARIHÇESI Voleybol'un atasi diyebilecegimiz "Mintonette" adli oyun ilk olarak 1885 yilinda, Amerika Birlesik Devletleri'nde oynandi. Massachusetts'in Holyoke kentinde, okulu yeni bitirmis genç bir beden egitimi ögretmeni, William G. Morgan, YMCA'de isadamlarina beden egitimi yaptirmakla görevlendirilmisti. YMCA, "Young Men's Christian Association" in kisaltilmisi. Türkçe'si : Genç Erkekler Hiristiyan Birligi. Amaci toplumsal çalismalarla Hiristiyanligi yaymak olan bu kurulus, o yillarda bütün dünyaya kol sarmis bulunan çok genis bir misyoner dernegiydi. Willam G. Morgan bu dernegin Holyoke kentindeki subesinde isadamlarina önceleri kuru kuruya beden egitimi yaptirirken, bir süre sonra, çalismalari sikiciliktan kurtarmak, saglik için katlanilan bir eziyet durumundan uzaklastirmak gerektigini gördü. Eglendirici, oyun niteligi olan bir çalisma yolu aramaya basladi. Eglence Voleybolu 1891'de gene bir YMCA ögretmeninin, James Naismith'in buldugu basketbol oyunundan yararlanabilirdi, ama bu oyun kosuya dayanan, çarpismalara yol açan, gençlere yönelik bir oyundu, yaslilara göre degildi. Tenis vardi, ama ona da, raket, çevresi telli düzgün bir alan gibi, her zaman, her yerde bulunmayan seyler gerekliydi. Üstelik de, tenisi iki, en çok dört kisi oynuyordu. William G. Morgan daha çok sayida insani, daha kisa bir sürede, topluca, fazla yorucu olmayan bir hareketlilige sokmak istiyordu. Yeni bir oyun düsündü. Tenis agini yükseltip yerden 1.80-1.90 metreye gerdi. uzun boylu bir insanin basi hizasinda. Basket topunun iç lastigini çikarip top olarak kullandi. (O zamanki basket toplarinin disi deri olur, içlerine lastik kese sokulup sisirilirdi.) Filenin iki yanina geçen is adamlari bu lastigi kendi alanlarinda yere düsürmemeye, filenin öbür yanina atmaya çabaliyor, parmaklari, avuçlari, yumruklari, kollariyla istedikleri gibi vuruyorlardi. Iç lastigin hafif geldigi görülünce, basket topu denendi, ama o da hem çok büyük, hem de agirdi. Bunun üzerine bir firmaya özel bir top yaptirildi. Gene disi deri, içi lastik keseli, daha küçük, daha hafif bir top. (Ölçüleri bakimindan günümüzdeki voleybol toplarina çok yakin bir toptu bu.) Isadamlari filenin iki yanindan güle oynaya bu topu öbür yana atmaya, kendi alanlarinda yere düsürmemek için saga sola kosusmaya giristiler. Ne oyun alani sinirliydi ne de oyuncu sayisi. gelenler ikiye ayriliyor, oyun alanini istedikleri gibi belirliyor, basliyorlardi oynamaya. William G. Morgan amacina ulasmis, çarpismasi, itismesi olmayan, tehlikesi az, çok temiz, yoruculugu ise, oyuncu sayisini azaltip çogaltarak, oyun alanini küçültüp büyüterek istendigi gibi ayarlanabilen, son derece eglenceli bir oyun bulmustu. Kisa sürede Mintonette'e merak salanlarin arasinda bir doktor (Dr Frank Wood), bir de itfaiye sefi (John Lynch) vardi. bu iki Mintonette'çi, William G. Morgan'la birlikte, oyuna kurallar koymaya basladilar. Ertesi yil, 1896'da, Springfield koleji'nde düzenlenen bir YMCA beden egitimi ögretmenleri toplantisinda, Mintonette'den söz açilinca, oyunu tanitmak amaciyla bir gösteri maçi yapilmasi önerildi. William G. Morgan hemen gidip Holyoke'dan beser kisilik iki takim getirerek delegeler önünde oynamalarini sagladi, o güne kadar konan kurallari açikladi. Takimlardan birinin kaptani Belediye baskani J.J. Curran, öbürünün kaptani itfaiye sefi John Lynch'di. Bulunup gelistirilmesine bir itfaiye sefinin, John Lynch' katilmasindan olsa gerek, voleybol bütün dünyada itfaiyecilerin geleneksel sporudur. nerede bir itfaiye örgütü varsa, yaninda bir voleybol alani da vardir. Yukarida Ingiliz Itfaiyeciler voleybol oynuyor. Mintonette oyunu, en kisa söyleyisle, "topu yere düsürmeden karsi alana atmak" diye tanimlanabilirdi. Yani topa havadayken vurmak. Oyunu izleyenlerden Profesör Albert T. Halstead "Mintonette" yerine "volley Ball" adini önerdi. "Volley " tenis ile futbolda kullanilan bir terimdi. "Topa yere degmeden vurmak" anlamina Mintonette oyununun temel özelligine çok uygun düstügü için bu ad hemen benimsendi. (1952 yilinda, yani elli alti yil sonra, A.B.D Voleybol birligi bu iki sözcügü birlestirerek "Volleyball" diye yazilmasina karar vermistir.) Eglence voleybolu kisa sürede bütün dünyada yayildi. Çok sevildi, durmadan gelisti. Çin'de balikçilar balik aglarindan file yapmis voleybol oynuyorlar. Soldaki takimda alti kisi oldugu görülüyor. File önü siçramalari, smaç, blok bilinmektedir. 1896'da Springfiald Koleji'nde yapilan gösteriden sonra, istek üzerine, William G. Morgan o güne kadar gelistirdikleri kurallari yazarak toplanti yöneticilerine sundu. Bunun üzerine bir komite kurulup voleybol oyununu incelemek, gelistirmek, kurallarini belirlemekle görevlendirildi. YMCA dernekleri voleybolu kisa sürede bütün Amerika Birlesik Devletleri ile Kanada'ya yaydiklari gibi, misyonerler araciligiyla baska ülkelere de götürdüler. J. Howard Crocker Çin'e, Franklin Brown Japonya'ya Dr. J.H. Gray Burma'ya, Hindistan'a, daha baskalari Güney Amerika, Avrupa, Afrika Ülkelerine bu eglenceli oyunu yarisircasina yaydilar. 1910 Yilinda Filipinlere giden Elwood S. Brown ise orada voleybolu tanitmakla kalmadi, üç yil sonra, 1913'de, yapilmasina öncülük ettigi Manila Uzak Asya Oyunlari'nda voleybolunda yer almasini sagladi. Ilk Smaç 1913 Manila Uzak Asya Oyunlari'nin voleybol tarihinde önemli bir yeri vardir. Daha önce parmaklarla, ellerle, yumruklarla, kollarla, avuçlayarak, okkalayarak topu karsi alana atmaktan baska bir özelligi bulunmayan eglence voleyboluna bu tarihte ilk olarak "Smaç" hareketi girmistir. günümüzün insani "voleybol" denince her seyden önce smaç hareketini düsünür. 1913'e Kadar ise voleybolda böyle bir hareket yoktu. Amerikalilar voleybolu bulmus, gelistirmis, dünyaya yaymis, ama oyuna smaç hareketini Filipinliler sokmustur. Demek ki "Eglence voleybolu"nun bulucusu Amerikalilar; günümüzün çok sevilen sporu "Güç voleybol"una geçisi saglayan "smaç" hareketinin bulucusu da Filipinlilerdir. Japonlarin uçan servisleri dünya voleybolunda ön siralara geçmelerini saglayan sasirtici bir uygulamaydi. 1913 Manila Uzak Asya Oyunlari'nda voleybol yarismalarina katilmak üzere içerlerden, ormanlik bölgelerden gelen bir takim, filenin önüne uzun boylu iri yari bir oyuncu koyuyor, sonra da öbür oyunculardan biri topu onun önüne dogru yükseltiyordu. Bu iri yari adam havaya yükseltilen topu güzel güzel karsiya atacagina, bir iki adimlik bir kosuyla gelip bütün gücüyle yumrukluyor ya da tokatliyordu. böyle bir vurusu kurtarma olanagi yoktu, öte yandan kurallarda böyle bir vurusu yasaklayan herhangi bir söz de yoktu. Oyuna bu tür bir hareketin girebilecegi kimsenin aklina gelmemisti anlasilan. hemen Amerika Birlesik Devletleri'ne, YMCA dernekleri merkezine mektup yazilip ilginç durum anlatildi, ne yapilmasi gerektigi soruldu. gelen karsilikta, kurallarca yasaklanmayan her hareketin geçerli oldugu belirtiliyordu. Böylece voleybola "smaç" hareketinin girisi onaylaniyordu, "eglence voleybolu"ndan (Recreation volleyball) "Güç Voleybolu"na (Power volleyball) dogru en önemli adim atilmis oluyordu. Smaç hareketinin voleybol oyununu degistirmekte ne kadar etkili oldugunu anlamak için, bu konu üzerinde biraz durmak yeter. Teniste fileye yaklasip karsidan gele topa sert bir vole vurma ya da raket tutarak topu kesip file dibine indirme hareketi vardir. voleybolda da arkadan kurtarilmasi çok güç olan smaçlari engelleyebilmek için bu yola gidilmistir. Vurulan topu filenin üzerinden geçerken ellere çarptirip karsi alana düsürmek, yani blok. Demek ki günümüzün voleybolunda çok önemli bir yer tutan "blok" hareketini de bu spora "smaç" getirmistir. Siçrama için de ayni sey söylenebilir. Smaç hareketi filenin yükseltilmesine neden olmustur. smaç ile blok, siçrayan iki oyuncunun havada yaptiklari karsilikli, birbirine bagli iki hareket olarak voleybol sporunun gelismesini, bugünkü durumuna gelmesini saglamislardir. Parmaklarla topun karsi alana atilmasi diye özetlenebilecek "Eglence voleybolu"ndan, agir bir spor olan, üstün yapi, güç, kondisyon isteyen "Güç voleybolu"na smaç hareketiyle geçildigi açiktir. Öyleyse, 1895'i genel olara "voleybol"un, 1913'ü ise bugünkü anlamiyla "Voleybol Sporu"nun baslangici diye kabul etmek gerekir. Güç Voleybolu Birinci Dünya Savasi'nda voleybol Amerikan ordusunun önemli bir eglence sporu durumuna gelmisti. Dünyanin çesitli ülkelerine dagilan Amerika birlikleri oralara voleybol fileleri, voleybol toplariyla gittiler. Böylece, voleybolun dünyaya yayilmasina misyonerlerden sonra Amerikan askerlerinin de büyük katkisi oldu. 1916 Yilinda Amerika'da ilk Voleybol Kurallari kitabi yayimlandi. Daha önce, bu kurallar, genellikle YMCA derneklerinin dergilerinde yer alirdi. Ama oyun artik iyice yayginlasmisti. Nitekim YMCA'ciler yillarca gelistirilmesine, tanitilmasina öncülük ettikleri bu sporun bütün ulusa mal edilmesi için, 1928'de, Amerika Birlesik Devletleri Voleybol Birligi'nin kurulmasina da öncülük ettiler. Amerika'da ulusal turnuvalar yapilmaya baslandi. 1939'da Ikinci Dünya Savasi patlayinca, voleybol Amerikan askerleriyle birlikte yeniden dünyanin dört bir yanina yayildi. 1942'de Ise Sovyetler Birligi Washington Elçisi'nin yetkililere basvurarak voleybol oyunu üzerine bilgi topladigi, Amerika'da uygulanan kurallari alip memleketine gönderdigi görüldü. 1947'de Paris'te Uluslararasi Voleybol Federasyonu kuruldu. 1948'de Amerika Birlesik Devletleri voleybol takimi Avrupa'da bir gösteri turnesine çikti. 1949'da Ilk dünya sampiyonasi Çekoslovakya'nin Prag kentinde yapildi. Birinciligi Çekoslovakya, ikinciligi yedi yil önce voleybol konusunda Amerika Birlesik Devletleri'nden bilgi isteyen Sovyetler Birligi kazandi. 1952'de Moskova'da yapilan kizlarin birinci, erkeklerin ikinci dünya sampiyonalarina ise Amerika Birlesik Devletleri katilmadi. Hem erkeklerde, hem de kizlarda Sovyetler Birligi birinci, Çekoslovakya ikinci oldu. 1956'da Paris'te yapilan dünya sampiyonalarinda da Amerika Birlesik Devletleri'nin erkeklerde altinci, kizlarda dokuzuncu oldugu izlendi. Voleybolun artik bir Avrupa oyunu niteligi kazandigi, Amerika'nin gerilerde kaldigi, bu sporun hizli gelismesine ayak uyduramadigi anlasiliyordu. 1960'da Brezilya'nin Sao Poulo kentinde yapilan dünya sampiyonalarinda takimlar söyle siralandi: Erkeklerde birinci, Sovyetler Birligi; ikinci, Çekoslovakya. Amerika Birlesik Devletleri yedinci. Kizlarda birinci, Sovyetler birligi; ikinci, Japonya. Amerika birlesik Devletleri altinci. Voleybolun Amerika'dan Dogu Avrupa'ya kaydigi artik biliniyordu. Ilginç olan bir Asya ülkesinin, Japonya'nin araya girmesiydi. Üstelik, Japonlarin bu dünya sampiyonasinda ilgi çekmeleri yalniz dereceye girmelerinden gelmiyordu. Oyuna yenilikler katmislardi. Japon servis diye anilan degisik bir servis atiyor, servisleri parmak yerine mansetle karsiliyorlardi. Özellikle sert balans servislerin mansetle alinmasi büyük kolaylik sagliyordu oyunculara. Japon erkekleri dereceye giremedilerse de, kizlar uçan servisleriyle hiç beklenmezken ikinci oldular. Japonlarin çalisma süreleri de sasirticiydi. Dört ile alti saat arasi süren uzun antrenmanlar yapiyorlardi. Maç günleri de kisaltmiyorlardi çalisma sürelerini. Diyelim maçlari 16:00'da, Japon takimi saat 14:00'de gelip çalismaya basliyor, sonra oyuncular ellerini yüzlerini yikayip maça çikiyorlardi. Buna karsilik, Sovyet Birligi, Romanya gibi Dogu Avrupa takimlarinin, maç sabahlari birer saat süren hafif çalismalar yaptiklari görülüyordu. 1962'de Moskova'daki dünya sampiyonalarinda Japon kiz takimi Sovyet takimini yenerek birinci oldu. Maçin ilk setinde hakem Japon takiminin bloklarina sürekli file çaliyor, Sovyet oyuncular da hep blok aut arayarak oynuyorlardi. Ilk seti verince Japonlar bloksuz oynamaya basladilar, çok basarili bir yer savunmasi yaparak maçi 3-1 aldilar. Erkeklerde Japonya biraz daha göz doldurduysa da, gene dereceye giremedi, alisilmis siralama degismedi : Sovyetler Birligi birinci, Çekoslovakya ikinci. 1957'de, Sofya'da yapilan bir toplantida "voleybol"un Olimpiyatlara alinmasina karar verilmisti. Bu karar ilk olarak 1964 Tokyo Olimpiyat Oyunlari'nda uygulandi. Erkeklerde yine birinci, Sovyetler; ikinci, Çekoslovakya, Kizlarda gene birinci, Japonya; ikinci Sovyetler. Bir degisiklik olmamisti. Teknik, taktik yönlerinden de pek bir yenilik yoktu. Ama yarismalar sirasinda Tokyo'da yapilan toplantida Uluslararasi Voleybol Federasyonu bir kural degisikligi önerisini kabul ederek blokta ellerin karsi alana geçebilecegini bildirdi. Voleybolda köklü degisikliklere yol açacak bir karardi bu. Eller karsi alana sokulunca blok yanindan geçme olanagi, bloktan kaçma olanagi çok sinirlaniyordu. En önemlisi de paslarin fileye yaklastirilmasi engelleniyordu. Smaç ile Blok Dengesi Baslangiçta, vücudun karsi alana hiçbir sekilde geçmemesi voleybolun kesin bir kuraliydi. Bu gün blokta eller karsi alana geçebiliyor, hatta daha sonra yapilan degisikliklerle ayaklar da file çizgisine basabiliyor. Bu gibi kural degisiklikleri smaç ile blok arasinda bir denge kurmak için yapilmakta. Kurallar yüzünden smaç ile bloktan birinin öbürüne üstünlük saglanmasi istenmiyor. Servis karsilamada, yer savunmasinda, parmaklar yerine mansetin kullanilmaya baslanmasi, dünya voleybolunun görünümünü kisa bir sürede degistirdi. Eller kendi alaninda tutularak yapilan blok, "pasif blok", yalniz yüksek paslarla voleybol oynandigi sürece smaçla esit durumdaydi, smaç karsisinda "çaresiz" degildi. Pas yüksek atiliyor, ikili blok vurus yerine gidiyor, smaçör siçrayip vuruyor, blok da topun geçecegi alani kapatiyordu. Sonra, file önüne birdenbire gelip alçak ya da kisa paslarla vurulan smaçlar baslayinca, ikili blok kurulamaz oldu. Tekli blok ise, tam yerinde, tam zamaninda çikilsa bile, eller kendi alaninda tutulacagindan, "çaresiz" kaliyordu. Smaçör tekli blogun sagindan, solundan kolayca geçebiliyordu. Burada sözünü ettigimiz "kisa" smaçlar, asagida özelliklerini anlatacagimiz Asya voleybolunun erken siçramayla vurulan kisa smaçlari degildir. Bazi antrenörler, Asya voleybolunu küçümsemek, yeni bir sey olmadigini belirtmek amaciyla, "Biz vurmuyor muyduk, bizde vuruyorduk kisa, hem de ne biçim vuruyorduk !" gibi sözler ederler. Oysa Asya voleybolunun kisa smaçi ile Avrupa voleybolunun eskiden kullandigi kisa smaç ayni sey degildir. Japonlarin voleybola getirdikleri yeniliklerden biri de, canli, hirsli, yere yakin savunma anlayisiydi. 1962'de, Japon kizlari, yer savunmasindaki üstün basarilariyla dünya sampiyonu oldular. Top filenin üstünden çok yüksek geçmiyor, ama Japon oyuncular ellerini karsi alana sokmadan pasif blok yapmislar. 1964'den önce bu uygulama, kurallara göre bir zorunluluktu. Avrupa voleybolunun eskiden kullandigi kisa smaçta, oyuncu fileye hizla yaklasir, top pasörün parmaklarindan çikar çikmaz siçrayip vurur. Vuruldugu anda top ölü noktadadir, yükselisi bitmis bir an havada durmustur. Karsidaki blokçu da top pasörün parmaklarindan çikar çikmaz, smaçörle birlikte siçrar. Blokçu ellerini kendi alaninda tutup eski kurala göre, pasif blok yaparsa, smaçör fileye dik vurmadigi kadar hep geçecektir. Pas fileye çok yakin atilmamissa, top fileye degmez bile. Iste eller karsi alna sokularak yapilan aktif blok smaçörün bu kesin üstünlügünü ortadan kaldirmistir. Pasörün elinden top çiktiktan sonra siçrayan bir smaçörün, ayni anda siçrayarak ellerini karsi alana sokan, topa yaklastiran bir aktif blokçuyu geçmesi kolay degildir. Bu durumda basari oyuncularin üstünlügüne, ustaligina kalir. Blokta ellerin karsi alana geçebilecegi kurali, kisa paslardaki gelismeyle birlikte bozulan smaç ile blok dengesini yeniden saglamak için kabul edilmisti. Ama bu kural degisikliginin voleybol üzerindeki etkileri inanilmayacak kadar büyük oldu. Dünya voleybolu iki ayri oyun tarzina yöneldi. Japon oyuncular yüksek smaça karsi köseye üçlü blok koymuslar. 8 ile 10 numara ellerini karsi alana sokarak aktif blok yapiyorlar. Her durumda bloga çikmayan ünlü pasör Nekoda (2) ise, karsi smaçörün paralele dönecegini anlayinca, genç bir pasif blokla, onlara yardimci olmus. Asya Voleybolu "Aktif Blok" diye adlandirilan bu yeni blok anlayisina karsi ilk akla gelen çözüm, blok üstü smaçlardi. 1965-66 Yillarinda özellikle Dogu Avrupa Takimlari, Çekoslovakya, Sovyetler Birligi, Dogu Almanya, Polonya, Bulgaristan, çok uzun boylu oyunculara kule gibi yüksek paslar atarak blok üstü vurdurma yolunu seçtiler. Smaçör yukardan vurunca, blok da ister istemez yukari uzaniyor, elleri karsi alana sokma kuralindan yararlanamiyordu. Bu tarzin üstünlügü fazla beceri istememesi, hata yapma olasiligini azaltmasi, fizik gücüne dayanmasi, olaganüstü teknik çalismalari gerektirmemesi avantajiydi. Buna karsilik, oyun çok yavanlasiyordu, tek düze, izlenmesi bikkinlik veren bir ayni hareketler dizisi haline geliyordu. Dogu Asya takimlari ise, kendi yapilarina daha uygun bir yol aramak zorundaydilar. Asya ülkelerinde oynanan, kurallari degisik bir voleybol tarzinin özelliklerinden esinlenerek, çabuk girislerle ikili blok kurulmasini önlemek, file hareketleriyle karsi blokçulari birbirini engeller duruma getirip bloksuz vurmak, blogun kipirdamasina olanak vermeyecek kadar erken siçramalarla kisa vurmak, file önünde arka oyunculari da siçratarak kimin vuracagini gizlemek gibi yöntemlere basvurdular. Ikili girisleri, örmeleri gelistirdiler. 1970 Dünya Sampiyonasi'nda en büyük smaçör seçilen Dimitar Zlanatov'a yüksek toplarda aktif blok yapmak olanaksizdi. Topa iyice yukardan vuran bu smaçörü Dogu Alman blokçular çok geç pasif blok çikarak durdurmaya çalisiyorlar. 1966'da Çekoslovakya'da yapilan altinci Erkekler Dünya Sampiyonasi'nda Japonlar bu yeni anlayislariyla oynadilar. Üstün teknik isteyen, çok hata yapma olasiligi yaratan, sürekli siçradigi için son derece yorucu olan, uzun çalismalari gerektiren, bu yeni, izlenmesine doyulmayan voleybol, dereceye giremedi. Besincilikte kaldi. Çekler hatasiz yüksek voleybollari ile birinci olurken, kisa smaçlarla süslenen bir yüksek voleybol oynayan Rumenler ikinci oldular. Ancak on birinci olabilen Amerika Birlesik Devletleri'nin yetkilileri ise antrenörlerine Avrupa voleybolunu inceleme görevini vermek geregini duydular. Ertesi yil, 1967'de, Türkiye'de yapilan Avrupa Sampiyonasi'nda, Sovyetler Birligi, Polonya, Romanya, Çekoslovakya, Fransa, Arnavutluk, Israil, Hollanda takimlarinin, azda olsa, Japonlari taklit eden hareketler yaptiklari görüldü. Bir yandan bu hareketler deneniyor, bir yandan da herkes birbirine Japon voleybolunu anlatiyordu. Gene 1967'de, Tokyo'da yapilan besinci Kizlar Dünya Sampiyonasi'nda, Japonya'nin arkasindan Amerika Birlesik Devletleri'nin ikinci oldugu görüldüyse de, bu silkinme o kadarla kaldi. 1966 Dünya Sampiyonasi'nda ilgileri üstüne çeken Dogu Almanya erkek takimi, 1972'ye kadar, çok yüksek bloklari, blok üstü smaçlari az hatali voleybollari ile hep söz sahibi göründülerse de, 1968 Meksika Olimpiyat Oyunlari'nda gene Sovyetler Birligi öne çikti. Japon erkekleri ise ikinci oldular. Çok önemli iki maçi 3-2 veren Japon takimi ilk iki set karsisindakileri saskina çeviriyor, ama arkasini getiremiyor, kendi hizina, insan dayanikliligini asan hizli oyununa yenik düsüyordu. Kizlarda da ilk iki dereceyi ayni ülkeler aldi : 1. Sovyetler Birligi; 2. Japonya 1970'de, Sofya'da yapilan yedinci Erkekler Dünya Sampiyonasi'na Japonya'nin uzun boylu bir takimla geldigi görüldü. Turnuvanin boy ortalamasi en yüksek takimiydilar. Artik yalniz hizli oynamiyor, araya yüksek paslar da sokuyorlardi. Japonlarin voleybola getirdikleri erken siçramali smaçlar önceleri büyük bir saskinlik yaratmis, blokçulari çaresiz birakmisti. Japon oyuncu smaçi vurmak üzere, karsi blok yükselse de geç kalacak. Daha smaçörle birlikte bloga siçramaya alisilmamis. Japonlarin 1968'de Meksika Olimpiyat Oyunlari'nda oynadiklari voleybolda aldatici smaç siçramalari önemli bir yer tutuyor, her smaçta vuran vurmayan birkaç kisi tam siçranma yapiyordu. Bunun takimi tükettigi, ilk setlerdeki hizin son setlerde saglanamadigi görülünce, araya yüksek paslar sokmak geregi duyulmustu. Yüksek pasta yalniz vuracak olan siçriyor, ötekiler bosuna yorulmamis oluyorlardi. Asya voleybolunda yüksek smaçin kullanilisi da degisiktir. topa tam uzanma ile çok yukardan, bloga çaptirarak vurulur. Iyice yukardan düz vurulan bir top vuranin alanina yönelirse rahatça alinip ikinci bir hücum yapilir. Vuranin yönünden auta giderse, blok aut olur. Karsi alana yönelirse, çikarilmasi öbür takim için sorundur, çünkü bloktan seken toplarin nereye gidecegi belli olmaz. Üstelik de yalniz oyun alanindan degil, gittigi her yeden topu çikarip oyuna sokmak gerekir. En azindan iyi bir karsi hücum yapilamaz. Japonlarin uzun oyunculara önem vermelerinin bir nedeni de çok yüksek paslarla oynayan karsi takimlara blok koymakta basarisizliga düsmüs olmalariydi. Üstünden vurulabilen bloklarla sayi toplamak son derece güçtü. 1970 Sofya Dünya Sampiyonasi'nda iki, iki buçuk saat süren çok zorlu maçlar oynandi. Asya voleybolunun en iyi uygulayicisi Japonya, aldigi bütün önlemlere karsin gene birinci olamadi. Dogu Almanya yüksek voleybolu ile birinciligi aldi. Ama voleybol otoriteleri Japonlarin üstünlügünü görmüs, hakem oyunlarina kurban edildiklerini izlemislerdi. 1972 Münih Olimpiyat Oyunlari'nda voleybolun favorisi olarak herkes Japonya'yi gösteriyordu. Japonlar dayanilmayacak kadar hizli, aldatici siçramali oynamaktan vazgeçip kendi kendilerini tüketmeyince, yenilmesi çok güç bir takim durumuna gelmislerdi. Dogu Avrupa ülkeleri, yüksek voleybolda direndikleri kadar, daha çok, daha çesitli hücum silahlari olan Asya voleyboluyla bas edemeyeceklerini kesinlikle anladilar. Asya voleybolunun getirdigi yenilikleri kendi sistemlerine yerlestirmeye, oyun anlayislarini degistirmeye yönlendiler. Sofya'daki bu sampiyonadan sonra bütün dünya ülkeleri Asya voleybolunun etki alanina girdi. 1968 Olimpiyat Oyunlari'nin sampiyonu Sovyetler Birligi takimi. Voleybola Japonlarin getirdigi manset benimsenmis, çok güzel bir stille uygulaniyor. Üç metre içini almis olan oyunculardan ikisi de pas atacak yetenekteler, top ne yana gitse saglikli bir yüksek pas çikacak. Arkadan kaçan 1 numarali pasör pas atarsa öndeki 12 numarali oyuncu bir kisa siçramasi yapacak. Vurmak için köseleri tekli bloga birakmak gibi bir kaygisi yok. Çünkü köselere kule pas atilacak. Uzun boylu, uzun kollu, çok güçlü iki dev smaçör, yatay hizdan yararlanarak iyice yükselmek, blogun üstünden vurmak için oyun alaninin disina açilmislar. Dogu Avrupa voleybol anlayisinin en üst düzeyde bir uygulamasi. Hizli, aldatici hareketlerle oynanan voleybol fizik yetersizliginin, daha dogrusu boy kisaliginin yarattigi bir tarzdir, ama uzun boylular hizli oynayamaz diye bir kural yoktur. Yukarda da söyledigimiz gibi, 1970'de Sofya'ya gelen Japon takimi uzun boylu bir takimdi. 1972 Münih Olimpiyat Oyunlari'nda, beklendigi gibi, erkekler sampiyonu Japonya oldu. Kizlarda ise Sovyetler birinci, Japonlar ikinci sirayi aldilar. Isin çok ilginç yani, üçüncü ile dördüncünün de Asya takimlari, Kuzey Kore ile Güney Kore kiz takimlari olmasiydi. Voleybolda bir "Asya okulu" kuruldugu, ayrica bu anlayisin bütün dünyayi etkisinde biraktigi, voleybol oyununa yepyeni bir görünüm verdigi artik yadsinamazdi. Oysa aliskanliklari içinde rahat eden, degisiklikten hoslanmayan, yeni seyleri arastirmanin, ögrenmenin yorgunluguna katlanmak istemeyen tembel kafalar, "Asya voleybolu" nu gelip geçici bir yenilik saymak, küçümsemek yanilgisina düsmüs, uzun süre direnmislerdir. Çagdas Voleybol 1974'de Meksika'da yapilan Erkekler Dünya Sampiyonasi'nda takimlar söyle siralandi : 1-Polonya; 2-Sovyetler Birligi ; 3-Japonya ; 4-Dogu Almanya. Bu siralama ilk bakista "Asya voleybolu" nun üçüncülüge itildigi izlemini verebilir, ama gerçek sudur : Asya voleybolu artik sasirtici bir yenilik degildi, getirdigi üstünlükler, 1974 yilinda, bütün dünyaca biliniyordu. Örnekse, Dogu Avrupa takimlari yeniden öne çikarken, ilk olarak Japonlarda gördükleri hareketleri de kullaniyorlardi. Yani artik iki anlayis çarpismiyor, iki anlayisi da özümleyen çagdas voleybol, birtakim degisiklikler, çesitlemelerle, bütün takimlarca oynaniyordu.( Bu arada Polonyalilarin üç metre disindan smaçlari gibi ilginç yenilikler de görülmekteydi). 1974 Dünya Sampiyonasi'nda kizlarin siralamasi ise söyle oldu: 1-Japonya 2-Sovyetler Birligi 3-Güney Kore. Burada da yanlis bir izlenime kapilmamak, "Kizlarda Asya voleybolu üstünlügünü sürdürüyordu," diye düsünmemek gerekir. Anlayislar arasinda arti öylesine bir uzaklik kalmamisti. Bugünkü Sovyetler Birligi takiminin görünümü ise Dogu Avrupa voleybol anlayisindan çok uzak. Sovyetler ile Brezilya 1982 Dünya Sampiyonasi finalini oynuyorlar. Sagda dümdüz yükselmis olan 3 numarali oyuncu uzak kursuna siçramis, 7 numara yarmaya giriyor, pas ise 5 numaraya atilmis. Bu bir alçak pas. Topun file üstüne bir metreden fazla yükselmis olmasi, 5 numarali oyuncunun siçrama gücünü kullanabilmesi, alçak pasi yukaridan vurmasi için Brezilya'nin 6 numarasi tekli blok yapacak, 8 ile 9'un yetisme olanaklari yok. Savin'in aldatici erken siçramasi ile Moliboga'nin yarma girisi, onlari pasin atilacagi yerden uzaklastirmis. Bu da Asya voleybol anlayisinin en üst düzeyde bir uygulamasi. Asya voleybolu, ortaya çikis döneminde, bu tarza yabanci olan ülkeler için sasirticiydi. Japonlarin birden bire en üst siralara firlamalari biraz da bunun sonucudur. Ama kisa sürede bu saskinlik atlatildi, hizli voleybol bütün dünyayi etkiledi, çabuk hareketlerin bütün sistemlerde az ya da çok yer almaya basladigi görüldü. Çagdas voleybol izlenmesi zevkli veren bir sporsa, bunu öncelikle file hareketlerine, yani Asya voleybol anlayisina borçluyuz. Ne var ki bu yaygin etkileme, Asya voleybolunun üstünlügüne de son vermis oldu. Bu gün hizli voleybol oynamak basari için yeterli degil. Çünkü herkes her seyi biliyor. Uygulansin uygulanmasin, bütün ülkelerde hizli voleybol çalisilmakta. Hiç degilse, hizli oynayan takimlarin nasil durdurulacagi ögreniliyor. Zamanla bu tarzin içinde de degisik sistemler olustu. Inceleyenler, hepsi hizli voleybol oynayan ülkelerin anlayislari arasinda önemli ayriliklar bulundugunu gördüler. Japonlar, Koreliler, Çinliler, isin öncüleri olarak çok çesitlemeli, sayisiz giris degisiklikleriyle, pasörün üstünlügüne yaslanarak oynarken, örnekse, Polonya takimi oyuncularinin hepsinin topluca uyduklari, belli isaretlerle baslatilan file hareketleri uyguluyor. Polonyalilarin bu basitlestirilmis hizli voleybol anlayisini Avrupa takimlari daha kolay bulmaktalar. Oyunculara, file hareketi yapma bakimindan, yaraticilik taninmiyor, her sey önceden belli. Japonlarda serbest girisler yapilabilir, bunlari pasör izlemek, degerlendirmek zorundadir, onun için de isi çok daha güçtür. Sovyetler ise ortadan bir uzak kursun pas üzerine kuruyorlar oyunlarini. Böylece de hep tekli blok karsisinda kalabiliyorlar. Buna karsilik Polonyalilar daha çok iki numaradan ikili siçramalari kullaniyor, örmeler yapiyorlar. Bu degisik servis bekleyislerinin arkasinda uzun çalismalarin, birtakim deneylerden alinan sonuçlarin yattigi bir gerçektir. Asya voleybol anlayisini, bir ülkenin uygulamalarindan oldugu gibi kopya etmek söz konusu degildir günümüzde. Her ülke çagdas voleybola kendi yenilikleriyle katkida bulunmaktadir. Servis bekleyisleri de degisik bu takimlarin. Japonlar genellikle besli kirik hat W bekleyisi yapiyorlar. Polonyalilar U bekleyisi denen dörtlü bekleyisi yapiyorlar. Sovyetlerin, çesitli bekleyisler arasinda, L bekleyisi denen, üç smaçörü sol basta toplayip birden açilarak fileye saldirmalarini saglayan bir bekleyisleri var. Görüldügü gibi, günümüzde artik yatik voleybol mu, yüksek voleybol mu bir tartisma yapilamaz. Hizli voleybolu, her türlü pasiyla çagdas voleybolu çesitli ülkeler nasil oynuyorlar, bunu arastirip incelemek gerekir. Voleybolun Yayilisi 1976'daki Montreal Olimpiyatlari'nda gene Polonya birinci, Sovyetler Birligi ikinci sirayi aldilar. Japonya dördüncülüge indi. Üçüncülügü ise yeni bir takim, Küba kazandi. Kizlarda siralama degismedi : 1-Japonya; 2-Sovyetler Birligi; 3-Güney Kore. Burada üstünde durulmasi gereken sey, Dogu Avrupa ile Asya takimlarinin arasina bir Amerika takiminin girmesidir. Önceleri yalniz Dogu Avrupa'da oynanan yüksek düzeydeki voleybola, sonradan Dogu Asya ülkeleri katilmisti, simdiyse ortaya bir de Amerika takimi çikiyordu. Demek ki çagdas voleybol bir yayilmayi getirmekteydi. 1978'de Roma'da yapilan Erkekler Dünya Sampiyonasi bu bakimdan çok ilginç bir görünümle sona erdi:1-Sovyetler Birligi; 2-Italya; 3-Küba; 4-Güney Kore. Yörelere göre siralarsak:1-Dogu Avrupa; 2-Bati Avrupa; 3-Orta Amerika; 4-Dogu Asya. Oldukça sasirtici bir sonuç. Gerçi voleybolun çok yaygin bir spor oldugu hep bilinirdi, dünyanin her yaninda voleybol oynanmaktaydi, ama yüksek düzeydeki voleybol belli yörelerin sporuydu. Anlasilan bu durum artik degisiyordu. 1978'de Sovyetler Birligi'nde yapilan Kizlar Dünya Sampiyonasi'nda da degisik bir görünüm çizildi: 1-Küba; 2-Japonya; 3-Sovyetler Birligi;4-Güney Kore; 5-A.B.D 6-Çin. Kizlar dünya sampiyonalarina daha önce yalniz bir kez, 1974'de, katilip yedinci olan Küba birinciligi kazanmis; 1967 yili ikincisi A.B.D. on birincilik, on ikincilik gibi derecelerde dolasirken, yeni bir atilimla besincilige yükselmis; 1956 yili altincisi Çin, 1962'de dokuzunculuk, 1974'de on dördüncülük gibi iki dereceden sonra yeniden altinciliga ulasmisti. 1980'deki Moskova Olimpiyatlari'na bazi ülkeler siyasal nedenlerle sporcularini göndermediler. Bu arada, A.B.D.'nin uzun emeklerle hazirlanan, ne yapacaklari merakla beklenen kiz voleybolculari da yarismalara katilamadi. Ilk dereceleri, baslangiç yillarinda oldugu gibi, Dogu Avrupa ülkeleri paylastilar. 1980 Olimpiyat Oyunlari'na hazirlanirken, 1978 Dünya Sampiyonasi'nda besincilik gibi umut veren bir dereceye ulasan A.B.D.'nin kiz voleybolcularini Amerikali sporseverler büyük bir ilgiyle izlediler. dünyanin en iyi kiz takimlari, Sovyetler, Japonlar, Kübalilar ile ülkenin çesitli kentlerinde maçlar yapildi, turneler, turnuvalar düzenlendi, basarili sonuçlar alindi. 1979'da, Minnesota Üniversitesi'nin spor salonunda, Sovyet kizlariyla oynanan bu maçi 12.942 kisi izlemisti. 1982'de Arjantin'de yapilan erkekler Dünya Sampiyonasi'nda ise beklenmedik takimlar öne çikti. Çagdas voleybolun bütün dünyaya yayildigi açikça görülüyordu. Bu yayilisi tam olarak belirlemek için ilk on bes dereceyi alan takimlari siralayalim : 1-Sovyetler Birligi 2-Brezilya 3-Arjantin 4-Japonya 5-Bulgaristan 6-Polonya 7-Çin 8-Güney Kore 9-Çekoslovakya 10-Küba 11-Kanada 12-Dogu Almanya 13-A.B.D 14-Italya 15-Romanya Gene 1982'de Peru'da yapilan Kizlar Dünya Sampiyonasi'nda da ilk on bes sirayi su takimlar aldi: 1-Çin 2-Peru 3-A.B.D 4-Japonya 5-Küba 6-Sovyetler Birligi 7-Güney Kore 8-Brezilya 9-Bulgaristan 10-Macaristan 11-Kanada 12-Avustralya 13-Meksika 14-Bati Almanya 15-Italya Dünya voleybolunu zorlayan yeniler. 1982 Kizlar Dünya Sampiyonasi: Altin Çin'in, Gümüs Peru'nun, Bronz A.B.D.'nin.
 
 


ALINTIDIR
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; DÜnya Voleybol TarİhÇesİ hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri DÜnya Voleybol TarİhÇesİ siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com