ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Dünyadaki zulmü, siyaset ile durduramazsınız! - Gülgün Göktan

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
DÜNYADAKİ ZULMÜ SİYASETLE DURDURAMAZSINIZ!

Gülgün Göktan

Geçtiğimiz yüzyıla, insanlık tarihinde derin izler bırakan savaşlar, çatışmalar, acılar, katliamlar ve büyük felaketler damgasını vurdu. Bu felaketlerde milyonlarca insan öldürüldü, milyonlarcası insan açlığa ve ölüme terk edildi. Milyonlarca insan, hayvanlara bile uygulanmayacak boyutlarda, insanlık dışı muamelelere maruz kaldı.

 

Farklı ideolojiler arasındaki zıtlıklar, dev kitleleri peşleri sıra sürükledi ve dünya çok büyük bir çatışma ortamına dönüştü. Kardeş kardeşe düşman oldu ve eline silah alan bu kitleler genç, yaşlı, kadın, çocuk demeden tüm dünyada acımasızca terör estirdiler.

 

20. yüzyıl, insanlık tarihinin en kanlı asrı oldu. 250 milyondan fazla insan, savaşlarda, kitle katliamlarında ve siyasi cinayetlerde öldürüldü. 

 

21 yy ise, insanlık için yeni bir başlangıç olacaktı. Dünyanın önde gelen ülkeleri, küresel barışı hedefleyen yeni bir dünya görüşünü benimsediler.

 

Evet, içinde bulunduğumuz bu yüzyıla yönelik beklentiler ve belirlenen hedefler böyleydi. Ama şu an dünya genelinde hakim olan manzara, bu hedeflere tamamen zıt bir dünya görüşünün yeryüzünün dört bir yanını sardığını gösteriyor.

 

İnsanlar egoist, bencil, acımasız, çıkarlarını korumak için her yola başvurmayı makul sayan bir yaşam modelini benimsemiş durumdalar. Yeni yetişen nesillere, sevgisiz, ruhsuz ve şefkatten, merhametten, insaniyetten uzak toplumlar yön veriyor. Gençler, menfaatlerini koruma uğruna her yola başvurmayı makul sayan bir anlayışla hareket ediyorlar. Hayatlarına, sevgi, saygı, şefkat, merhamet, fedakarlık, vefa, sadakat, dostluk, kardeşlik gibi değerler yön vermiyor. Vicdan değil, mantık onlara yol gösteriyor.

 

Ve işte bu sevgisiz toplumlar, halihazırda dünyanın dört bir yanında hüküm süren karışıklıkların, yapılan zulümlerin, katliamların, süregelen çatışmaların aslında başlıca sebeplerinden. Bir çok ülkede kendi halklarına, kendi din kardeşlerine, kendi insanlarına yönelik kitle katliamı kararları veren insanlar, bu sevgisiz, egoist ve çatışmacı ruhun bir eseri.

 

Ve daha da önemlisi, dikkat edilirse, dünyanın dört bir yanında, her ne kadar pek çok insan bu yaşananların son bulmasını istese de, kimse bir türlü gerçekten etkili olacak bir çözüm sunamıyor. Ülkeler, hükümetler, uluslararası organizasyonlar, yardım kuruluşları, barış elçileri, hiçbiri kalıcı ve çözücü bir adım atamıyor. Görülen açıkça şu ki, dünyada istenen ve özlenen adalet, barış, huzur ve sevgi ortamına, bu yüzyılda da hala bir türlü ulaşılamıyor.

 

Madem ki dünyanın şu anki durumu bu, o zaman insanların bir noktada durup samimiyetle şu soruların yanıtlarını düşünmeleri gerekmez mi?: “Neden etkili olamıyoruz? Neden zulme, acılara, sıkıntılara, adaletsiz, haksız uygulamalara, ezilen halkların durumuna, dünyadaki çatışmalara, savaşlara bir çözüm getiremiyoruz?”

 

Evet, insanların, toplumların, hükümetlerin, siyasetçilerin, uluslararası kuruluşların bu vicdan sorgulamasını yapmaları ve bunun sonucunda da, şu açık gerçeği görmeleri gerekir: “Demek ki yanlış bir şeyler yapıyoruz ve demek ki çözümü yanlış yerde arıyoruz”...

 

Dünyadaki hiç bir sorunun çözümü tek olarak ‘siyaset'te değildir ve olamaz da. Elbette siyaset, kitlelerin seslerini duyurmalarında, toplumlara yön verme ve yönetme konusunda önemli bir araçtır. Ancak siyaset tek başına, hiç bir konuyu çözemez.

 

İnsan, ruh sahibi bir varlıktır. Sadece hayatta kalma hedefi için yaşayan, mekanik, ruhsuz bir varlık değildir. Siyasetin tek başına hakim olduğu bir yerdeki soğukluk, insan ruhundaki sıcaklığa ulaşamaz ve etki edemez.

 

İnsanları, toplumları, sorunları çözecek olan şey, onların ruhlarına etki edebilmektir. Ruhlarındaki sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, kardeşlik duygularını, insani ve vicdani değerleri harekete geçirmektir.

 

Siz eğer insanların kalbinde sevgiye dair bir ışık oluşturamazsanız, elbette ki dünyadaki sorunları çözme yolunda da hiçbir ses getiremezsiniz. Tek bir insanın dahi ruhuna ulaşamazken, dünyadaki toplumlara nasıl etki edebilirsiniz?

 

Eğer bu önemli gerçek dikkate alınırsa, dünyadaki eksikliklere, acılara, sıkıntılara çare bulmak çok daha kolay hale gelecektir. Dünyaya yön veren politikacılar, barış elçileri ve uluslararası yardım kuruluşları önce insanlardaki ve toplumlardaki bu büyük eksikliği ele alırlarsa, dünyada her şeyden önce insani değerleri, sevgiyi, kardeşlik duygularını canlandırmaya çalışırlarsa ve siyaseti bu zemin üzerinde kullanırlarsa, işte ancak o zaman etkili bir sonuca ulaşabilirler.

 

Ve unutulmamalıdır ki, eğer bir şeyin temelinde sevgi olursa, o zaman her şey olur. İnsanlara sevgiyle yaklaşılırsa, ikna olmaları, doğruya, iyiliğe, aynı şekilde doğrulukla, iyilikle tepki vermeleri, güzel bir çağrıya aynı güzellikle uymaları çok daha kolaydır. Eğer insanlar sevildiklerini, önemsendiklerini, değer verildiklerini hissederlerse, onlar da başkalarına aynı duygularla yaklaşabilir ve negatif düşünceleri ortadan kaldırabilirler. Ve eğer siz, insanların kalbinde sevgiye dair bir şeyler inşa edebilirseniz, o zaman bu insanlar, karşılaştıkları nefret söylemlerine ve nefret toplumlarına, aksiyle karşılık verebilecek bir güç elde etmiş olurlar. Çevrelerindeki çatışmacı, ayrımcı, öfke dolu insanları pasifize etmeleri ve onları makul olana yöneltme yönünde önemli bir güç kazanmış olurlar.

 

İşte bu nedenle toplumlara yön verecek görevler üstlenmiş ve siyaseti, daha güzel bir dünya oluşturmanın bir yolu olarak gören kimselerin, bu önemli gerçeği kendilerine rehber edinmeleri son derece önemlidir. Vicdanlarını kaybetmiş, insanlıklarını yitirmiş, dünyayı sadece bir çıkar arenası olarak gören nefret toplumları, sevgiye, vicdana, insaniyete yönlendirilmediği sürece, bu toplumlar üzerinde yürütülen politikalar asla ve asla kalıcı ve olumlu sonuçlar vermeyecektir. Asıl ve öncelikli olarak sevgiyi esas alan; siyasi politikalarını ve çözümleri bu gerçek üzerine bina eden yaklaşımlar ise, her zaman ve mutlaka olumlu sonuçlar verecektir.

 

Çünkü bu, Allah'ın bize bir vaadidir. Ve Allah bir söz söylüyorsa, bu söz kesin olarak doğru demektir. Bu söze uyulursa, Allah vadettiği sonucu kesin olarak yaratacaktır. Allah Kuran'da bu önemli sırrı bize şöyle bildirmiştir:


* İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. (Fussilet Suresi, 34)


Gülgün Göktan
http://GulgunGoktan.com
http://facebook.com/gulgun.goktan
http://twitter.com/GulgunGoktan
gulgungoktan@gmail.com
 
 
Allah'a Güven.

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Dünyadaki zulmü, siyaset ile durduramazsınız! - Gülgün Göktan hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Dünyadaki zulmü, siyaset ile durduramazsınız! - Gülgün Göktan siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com