Ebubekir Şıbli biyografisi

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Ebubekir Şıbli biyografisi

Ebubekir Şıbli 

Vali köşkünden, gönül sarayına: Ebû»bekir şiblî

Ebû»bekir Şiblî namlı şanlı, bir beydir. Emrinde binlerle süvarisi vardır ve katipler önünde eğilir. Cins atlar... Şirin konaklar... Atlas kaftanlar...
Uzatmayalım Devamend havalisi ve ahalisi ondan sorulur. Henüz gençtir, gayretlidir ve çok beceriklidir. Görünen o ki daha çok yükselecektir. Hatta sultan kendisini Bağdat’a davet eder, elceğizi ile hilatlar giydirir. Makam merâklıları “artık tamam, bundan böyle onu kimse tutamaz” diyedursunlar, bu hilat bir dönüm noktası olur. Nasıl mı? Şöyle:
Bir gün valilerin, nazırların bulunduğu bir cemiyette aksıracağı tutar ve gayriihtiyari hilata kapanır. Kaftanın yenleri belli belirsiz ıslanır. Fitneciler yemez, içmez, laf yetiştirirler. Sultana gider “Şu Ebû»bekir Şiblî’nin yaptığına bakın” derler, “sizin hilatınızı mendile çevirdi, milletin gözü önünde burnunu sildi.” Eh cüretin böylesi affedilemez ve tiz azledilse gerektir. Ebubekir Şibli rüya gibi gelen ve biranda giden emirliğin ardından silkinir. Yaşayışına çeki düzen verir. “Dünyanın makâmı da kendisi gibi yalan” der, “var sen Allah’a kulluk yap. Manevi mertebelerde yükselmeye bak. İş ki Mevlâm’ın verdiği hilatlerin kıymetini bilsem gerek.”
O arada akl-ı selim sahipleri Halife’ye gelir “Haşa sultanım” derler, “Ebû»bekir Şiblî’nin size karşı tavır filan gösterdiği yok. Beyimiz sadece aksırdı o kadar. Ne olur onu bizden ayırmayın. Davamendin ona ihtiyacı var.”
Halife pişman olur, ona yetkilerini fazlasıyla iade eder ama kabul eden nerede?
Çıra var çıraaa!
Ebû»bekir Şiblî önce Hayrünnessac Hazretleri’nin dergahına gider. Büyük veli “Senin nasibin bu kapıda değil evlâdım” der, “Beni dinlersen Cüneyd-i Bağdâdi’ye koş, eteğine yapışâ€
Cüneyd-i Bağdadi bu vali eskisini sıradan biri gibi karşılar ve onu bedeviler gibi çıra satmaya yollar. Sırtında küfe, tozlu sokaklar, alay eden çocuklar, istihza ile bakan kadınlar... Onu ancak bir yıl sonra dergâhın kapısından sokar. Ancak yine de halkaya almaz. Ebû»bekr Şiblî şadırvanı temizler, bulaşıkları yıkar, bahçeyi sular. Ta ki kendini diğer insanlardan farksız görmeye başlayana kadar. Sonra buyur edilir ve çok hızlı yükselir. Bu nasıl aşktır bilinmez kısa bir süre sonra yüce veliye vekil olur. Cüneyd-i Bağdadi diğer talebelerini kenara çeker “Sakın ha!” der, “Sakın ona birbirinize baktığınız gözle bakmayın. O müstesna bir kimsedir. Her kavmin bir tâcı vardır, bizim tâcımız Şiblî’dir.”
Ebû»bekir Şiblî Mâliki mezhebinin sayılı âlimlerinden biridir ve Muvatta satır satır ezberindedir. Tam 400 hocadan ders alır ve binlerle hadis bilir. Ancak bir tanesini kendine rehber edinir. “Dünya için dünyada kalacağın kadar, ahiret için ahirette kalacağın kadar çalış. Allah-ü teâlâ’ya muhtaç olduğun kadar ibadet et, cehenneme dayanabileceğin kadar günah işle”
Az konuşur öz konuşur
Bir gün fukaranın biri Şiblî Hazretleri’ne gelir, uzun uzun konuşur, parasının azlığından, hayat pahalılığından filan dem vurur. Nihayet “Aman efendim” der “n’olur bana bir çare”
-Şimdi hemen evine git. Kimin rızkı sana bağlıysa tut kolundan dışarı at. Rızkına Cenâb-ı Hakk’ın kefil olduklarını bırak evde kalsınlar.
Tek satır da özet. Cevaba bak!
Birgün bir ceviz için kavga eden çocukların arasına girer. “Durun ben ikinize de pay edeyim” der. Cevizi kırar içi boş çıkar. Mübarek çocuklara döner “Biliyor musunuz” der, “uğruna dövüştüğümüz dünya bu işte!”
Adamın biri sorar “5 devenin zekâtı nedir?” Mübarek parmağı ile kendisini gösterir. “Bu Ebubekir’e sorarsan bir koyun vermen yeterli. Ama o Ebubekir’e (Radıyallahü anh) uymak istersen neyin varsa ver, evine Allah ve Resû»lünü bırak.”
Şiblî Hazretlerinin son anlarında, Bağdat nur yüzlü insanlarla dolar. Hal ehli “Ne şaşılacak şeydir” buyururlar, “ölüler, henüz yaşayan bir kimsenin cenâze namazına koştular.”
Sordular söyledi
* Şükür, nimeti değil, nimeti vereni bilmektir.
* Zühd, kalbi mal yerine, malı yaratana döndürmektir.
* Mürid nasıl mı olur? Yalnızken de başkalarının yanında olduğu gibi...
* Tasavvuf, beşduyuyu da günahlardan korumak ve her nefese dikkat etmektir.
* Eshâb-ı kirâma hürmet etmeyen kimse, Muhammed aleyhisselâma îmân etmiş olmaz.
* Cehennemlik olmanın alameti açıktır. Allah rızası için bir parça ekmek veremez ama dost ziyafetlerinde kese kese altın harcar.
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ebubekir Şıbli biyografisi hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ebubekir Şıbli biyografisi siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com