Eksiklikler bize neleri hatırlatır? - Damla Pamir

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Eksiklikler bize ne hatırlatır?

Damla Pamir

Gözler, kulaklar, burun, yanaklar… İnsan yüzündeki ve bedenindeki her organ muhteşem bir simetriye sahiptir. Bu simetri hem estetik olarak hoşumuza gider hem de rahatlatıcıdır. Allah insanı en güzel surette yaratmış ve Tin Suresinin 4. Ayetinde şöyle bildirmiştir: “Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

Bu güzel yaratılışla birlikte insan her yönüyle diğer canlılardan farklıdır. Düşünen, karar verebilen ve bunları uygulayan insan zihinsel fonksiyonlarıyla da üstündür.

Tüm bu üstünlüklere rağmen aslında insan bedeni son derece korunmaya muhtaçtır. Gözle bile görülemeyen bakteriler, virüsler koskocaman bir bedene rahatlıkla zarar verebilmektedir. Bununla birlikte her insan yaşamı boyunca sürekli bedenini temizlemek, ona bakım yapmak zorundadır. Ayrıca bedenimiz geçen zamanla birlite yıpranır ve yaşlanır. 10 sene önce çok sağlıklı olan bir beden acizleşir ve birçok şeyi yapamaz hale gelir.

Peki hiç düşündünüz mü gökleri ve yeri kusursuzca yaratan, “Ol” demesiyle herşeye kadir olan Allah insana neden böyle acizlikler vermiştir ve bu eksiklikler bize neyi hatırlatır?

Pek çok insan bu acizlikler üzerinde düşünüp, hikmetini anlamak yerine bunları olağan görür, “hayatın akışı böyle” gibi düşüncelere kapılabilir ama bu önemli bir yanılgıdır. Dünyadaki acizliklerin ve eksikliklerin her biri belirli bir amaca yönelik olarak, özellikle yaratılmıştır. Allah, "...İnsan zayıf olarak yaratılmıştır" (Nisa Suresi, 28) ayetiyle bu gerçeği bize bildirmiştir. Bunun nedeni, insanın acizliğini, koskoca evrende bir zerre kadar bile yer tutmadığını anlaması ve Yüce Rabbimiz Allah'a karşı olan muhtaçlığını bilerek hareket etmesidir.

İnsanın imanının gelişmesi için dünyanın geçici bir mekan olduğunu fark etmesi şarttır. Aksinde nefis dünyanın hiç bitmeyeceği telkinini verir. 80 yaşına gelmesine rağmen hala alacağı evin planlarını yapan, altın biriktirip saklayan, kendi derdine düşen, namazı yaşlanınca kılarım diyebilen kişilerin olması bunun bir kanıtıdır. Elbette ki insan yaşlandığında da rahat yaşamak isteyebilir ve bunun için çalışmalar yapabilir, yine en güzeliyle her nimetten faydalanır ancak bunun ahiretin varlığı unutulmadan, ölümün yakınlığı hatırlanarak yapılması önemlidir.

Hiç kimse hangi tarihte doğacağını, nasıl öleceğini ve bunun zamanını da bilemez. Bu konularda seçim hakkı da yoktur. Dahası, yaşadığı hayattan ne kadar memnun olursa olsun, o hayatı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek unsurlar üzerinde hiçbir kontrol mekanizmasına da sahip değildir.

Buraya kadar kısaca anlatmaya çalıştığım gibi insan bedeni, her yönüyle korunmaya ve kollanmaya muhtaçtır. Kişi en modern şehirde, en iyi imkanlarla da yaşasa, en gelişmiş teknolojiyi de kullansa, medeniyetten uzakta ücra bir köyde de olsa bu gerçek değişmez. Devlet başkanı ya da çiftçi olması, çok zengin ya da çok fakir olması fark etmez.

Yine hastalıklarla karşılaşabilir, yine bir kaza ile görünümü çirkinleşebilir, sakat kalabilir ya da bedeni gücünü tamamen kaybedip felç olabilir. İnsanın güzelliğinin bozulması için de yüzünde oluşacak herhangi bir yara yeterli olacaktır, dünya çapında güzel de olsa bu gerçek değişmez. Bazı insanlar bunları hiç düşünmezler, hatta akıllarına bile getirmek istemezler ama aslında bu ihtimaller her zaman vardır ve her an gerçekleşebilir.

Yüce Rabbimiz Allah sınırsız kudretinin bir tecellisi olarak insanları en güzel surette yaratmıştır ancak dünyanın geçici olduğunu hatırlamaları için de bedeni et ve yağ gibi çok çabuk bozulabilen maddelerden oluşturmuştur. Bedenimizde kurulmuş olan sistem de son derece mükemmeldir ama bu sistemde de yine hastalıklar vesilesiyle eksiklikler var edilmiştir. Kanımızdaki hücrelerden örnek verelim: Alyuvar hücrelerimizin biçimi yuvarlak ve yassı bir yastık gibidir. Oksijenin kolay taşınması için bu en ideal şekildir ancak bu şeklin bozulması durumunda vücutta ciddi hastalıklar oluşur. Orak hücreli anemi denilen hastalık türünde alyuvarlar "Hemoglobin S" denilen anormal hemoglobin tipini içerirler.

Bu hemoglobin, oksijensiz kaldığı zamanlarda alyuvar içinde uzun kristaller halinde çöker. Kristaller de hücreyi uzunlaştırarak bir çeşit orak şeklini almasına neden olurlar. Alyuvar oraklaşınca, kandan dokulara oksijen geçişi zorlaşır. Bu durum oksijen azlığına ve oraklaşmanın artmasına neden olur. Bir süre sonra alyuvar kütlesi azalmaya başlar ve hastalık birkaç saat içinde çok tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Yine kanımızdan örnek verelim ve pıhtılaşma sistemi olmasaydı ne olurdu düşünelim. Pıhtılaşmada bir sorun olsaydı hemofili olarak nitelendirilen hastalık ortaya çıkardı. Hemofili rahatsızlığı olan kişilerin küçük darbelerden bile korunmaları gerekir. Çünkü özellikle hastalığın ileri aşamalarında çok ufak bir kanama bile durdurulamaz, bu da hastanın kan kaybından ölümüne neden olur.

İşte bütün bunlar gibi acizlikler insanın ahireti hatırlamasına, dünya hayatı için değil ahiret hayatı için çalışmasına, Allah'a yönelmesine vesile olur. Allah herşeyin en kusursuzunu bilen, herşeyi en ince ayrıntısına kadar tedbir edip düzenleyendir. Rabbimizin dünyada yarattığı eksiklikler de düşünen insanların imanına vesile olacak, onların hayrına, faydasına var edilen güzelliklerdir.


Damla PAMİR
http://twitter.com/DamlaPamir
http://facebook.com/DamlaPamir

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Eksiklikler bize neleri hatırlatır? - Damla Pamir hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Eksiklikler bize neleri hatırlatır? - Damla Pamir siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com