#GeziParkı hipnozu bitti, Şimdi UYANMA VAKTİ!

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Gezi Parkı hipnozu bitti, Şimdi UYANMA VAKTİ!

Gülgün Göktan

Son günlerde yaşananlar elbette bize, millet olarak da, fert olarak da çok şey öğretti. Bu ülke bu kadar zarara uğradıktan sonra, hiç olmazsa ileriye yönelik, daha huzur, barış refah dolu günler için bu olaylardan ibret alıp, dersler çıkarmak zorundayız.

 

Günlerdir pek çok insan, adeta bir çılgınlık yaşıyor. Toplu bir hipnozun etkisi altına girmişçesine, neye hizmet ettiğini, neye fayda sağlamaya çalıştığını dahi bilmeden ve bu vatana nasıl zarar verdiğini düşünmeden ‘uydum kalabalığa' diyerek sokaklara atıyor kendini. Kargaşayı, nefreti, vahşeti, saldırganlığı, insanlık dışı eylemleri, şuuru kapanmışçasına ve büyük bir erdemle hareket ediyormuşçasına körüklüyor. Aklı selim olması ve milleti kargaşadan çekip çıkarması beklenen sözde aydın olarak bilinen insanlar ise, bu kalabalığın ardından sokağa dökülüp onlara destek veriyor. Sokağa çıkamayanlar ise, sosyal medyadan neredeyse 24 saat aralıksız yaptıkları paylaşımlarla, bu hipnozun etkisini alabildiğine artırabilmek için her yola başvuruyorlar.

 

O hipnozun etkisi altında iken, bu insanlarla konuşabilmek, mantık örgülerine etki edebilmek mümkün değil. Oysa ki çok büyük olasılıkla, zaman geçtiğinde dönüp geriye baktıklarında yapılan hataları, verilen zararı çok net olarak görecekler. Ama biz yine de sağduyu sahibi olan insanlara şimdi de bir çağrı yapıyoruz:

 

Öncelikle herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, Türkiye'de sistem demokrasi üzerinedir. Ezen ezene, kıran kırana; kim ezerse o iktidar olur diye bir model yoktur. Türkiye'de milletin kanaati esastır. Millet de kanaatini sandıkta oy vererek ortaya koyar. Hükümeti ya da politikalarını beğenmeyen, bunu yine ancak vereceği oylarla ifade edebilir. Yoksa ‘Hükümet istifa etsin' demekle, hükümet istifa etmez. Kırarak, yıkarak, kimse bu ülkede iktidara gelemez. Zaten şunu en başta o insanların çok iyi bilmesi gerekir ki, yıkarak yakarak üste çıkılan bir sistemde, en çok zararı, o insanların kendileri görür. Bugün onlar başkasını ezip yıkarken, yarın bir başkası da gelip aynı yöntemleri ona uygular. İşte bu nedenle aklın yolu demokratik yöntemlerdedir.

 

Ayrıca bizim milletimiz sakin, halim, aklı başında, dürüst, vicdanlı bir millettir. Dağdaki çobandan, köydeki çiftçiye kadar en bilgisiz görünen insanımız bile ‘akil insan'dır; doğruyu yanlışı ayırt edebilecek şuura ve millet terbiyesine sahiptir. Makul düşünür ve kime oy vereceğini de bilir. Birkaç provokasyonla fikrini değiştirmez; doğruyu yanlış, yanlışı doğru sanmaz. Yani kolay kolay aldanmaz.

 

Dahası, sandık önünde, halkın oylarıyla iktidar olabileceğini bilen bir düşünce asla böyle insanlık dışı yöntemlere gerek duymaz, böyle bir vahşetin parçası olmaz. Bilir ki fikri kolaylıkla iktidar olacaktır zaten. Ama eğer aksi bir durum varsa, işte o zaman yapacak başka bir şey olmadığını düşünerek her türlü anti-demokratik yola başvurur. Bu nedenle bu insanların önce kendilerine bu soruyu sormaları gerekir: “Milletimiz ne istiyor?” İşte milletin ne istediğini gösterdiği yer de oy sandıklarıdır. O zaman gelin vazgeçin, ‘biz milletin sesiyiz' deyip de kendinizi kandırmayın.

 

Ve çok önemli bir konu daha; bugün kaldırım taşlarını sökerek beşer kiloluk taşları kafalarına attıkları o polislerimiz, o insanların ve çoluklarının çocuklarının, mallarının mülklerinin namus bekçiliğini yapan vatansever insanlar. Eğer bu kimseler yıllardır evlerinde işlerinde sokakta rahat rahat yaşayabiliyorlarsa, işte bunu o fedakar insanların verdiği hizmete borçlular. Bunu bir kalemde silip, polise cephe almak, tertemiz insanları düşman ilan etmek, yaralamaya, öldürmeye kastetmek hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir eylem olamaz.

 

Ayrıca o yıktığınız yaktığınız yollar, mağazalar, otobüsler, bir başkasının değil. Hepsi sizin. Siz kendi bineceğiniz otobüsü ortadan kaldırıp, kendi geçeceğiniz yolu yıkıp, kendi kullanacağınız mağazayı yok ediyorsunuz. Tahrip ettiğiniz polis arabaları, yarın öbür günü sizin yaşadığınız mahallede asayişi koruyacak, sizin güvenliğinizi sağlayacak. Yani siz bir başkasına değil, sadece kendinize zarar veriyorsunuz.

 

Ve bu olaylardan çıkarılması gereken bir başka önemli gerçek: Bugüne kadar hakkın karşısında olan hiçbir zaman kazanamamıştır. Bu Allah'ın bir adetullahı, bir kanunudur. Batıl zaman zaman hakkı yeniyormuş gibi görünür, ancak bu sadece geçici bir serap gibidir. Hemen ardından hakkın zaferi ortaya çıkar.

 

Rabbimiz nasıl buyuruyor ayette; “Şer sanırsınız hayır vardır, hayır sanırsınız şer vardır.” Bu Allah'ın yarattığı kaderdir; her kötülük mutlaka hayra dönüşecektir:

 

“… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)

 

İşte bugün de bir fikri ezmek isteyenler, aslında o fikre en çok fayda verenler oldular. Yalan haberler yayarak halkta dehşet duygusu meydana getirmeye çalışmak, insanların ellerindeki doğruya daha da sıkı sıkı sarılmalarına neden oldu. AK Parti'den nefret eden insanlar bile provokasyonları, sahte haberleri gördükçe ona daha da bağlandılar.

 

Dolayısıyla tüm bu olaylarla, zarar vermek, yıpratmak, yok etmek istedikleri AK Parti'yi inanılmaz güçlendirdiler. Hatta insanlara, karşılarında ‘ikinci bir ihtimal olmadığını' ispatladılar. AK Parti kendisi yıllarca seçim propagandası yapsaydı, muhtemelen bu kadar etkili bir sonuç alamazdı. Çünkü işte söylediğimiz gibi; hayır zannedersen şer olur, şer zannedersin hayır olur.

 

Eylem yapanların, kalabalıkların ardından sürüklenip giderken bu önemli gerçekleri asla unutmamaları gerekir. Yaşadıklarından ders çıkarmaları; ve ne yapmak isterken, aslında sadece neye sebep olduklarını daha iyi düşünmeleri gerekir.

 

Ve hepsinden önemlisi de, asıl unutulmaması gereken bu milletin bölünmeye değil, birliğe beraberliğe ihtiyacı olduğudur. Nefrete değil, sevgiye ihtiyaç vardır. Milletimiz bu güne kadar millet şuuruyla hareket ederek pek çok zorluğun üstesinden gelmiştir. Zorluklar, ayrılmayı değil, birleşmeyi getirmelidir. İstenilen şeyleri elde etmenin ya da istenmeyen şeyleri engellemenin yolu, yakmak yıkmak, kırmak dökmek, yaralamak, zarar vermek değildir. Konuşarak, anlatarak, demokratik haklarını, hukuki yolları kullanarak insan her konuda sesini duyurabilir ve eğer haklıysa da istediği sonuca ulaşabilir. 



Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
https://twitter.com/GulgunGoktan

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; #GeziParkı hipnozu bitti, Şimdi UYANMA VAKTİ! hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri #GeziParkı hipnozu bitti, Şimdi UYANMA VAKTİ! siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com