ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Hasan Sabbah..Alamut Kalesi..

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
   

Hasan Sabbah..Alamut Kalesi..

 

Hasan Sabbah, tarihte ve günümüzde eşi benzeri olmayan bir         Alevi önderidir. Hasan Sabbah, kurduğu örgüt ile yıllarca         zalimlerin, saltanat sahiplerinin korkulu rüyası olmuştur.        
Hasan Sabbah, İran'ın Kum kentinde doğmuştur.         Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hasan Sabbah, 17 yaşına         kadar Oniki İmam'cı Şii eğitimi almıştır.         17 yaşından sonra İsmailliliği benimsemiş ve bölgenin         İsmaili önderlerinden eğitim görmüştür. Hasan Sabbah         buradaki eğitimini tamamlayınca, İsmaillilerin merkezi         olan Fatımi Devleti'nin başkentine uzun ve zahmetli bir         yolculuktan sonra 1078'de vardı. Hasan Sabbah üç yıl Mısır'da         kaldı. Kahire ve İskenderiye'de dönemin ünlü         bilginlerinden dersler aldı. Hasan Sabbah, 1081 yılında         İsfahan'a dönerek, yetkinleşmiş bir şekilde mücadeleye         başladı. Hasan Sabbah, yaklaşık 9 yıl çeşitli         kentleri gezerek, İsmailliliği yaymaya çalıştı.         Bu çalışmaları sonucu var olan İsmaili tabanını         daha da genişletti. 1090 yılında Alamut kalesinde eğitim         ve örgütlenme mücadelesine yeni bir boyut kazandırarak, Alamut         kalesini kendisine merkezi üs olarak seçti. Alamut kalesi, Elbruz sıradağlarının         en doruğunda olup, çok korunaklı bir konumdadır. Nitekim         yıllarca ordular Alamut'u kuşatmalarına rağmen         fethedememişlerdir. Hasan Sabbah burayı bilinçli seçmiştir.         Hasan Sabbah, Alamut'un bütün eksiklerini tamamladı. Su         kanalları açıp, ambarlar kurdu. Çevredeki küçük kaleleri         alıp onlara kuleler yaptı. Çevrede bulunan yerleşim         alanlarının çoğu İsmaili oldu. Bu arada bazı         kurallar getirip, sosyal reformlar yaptı. İsmailileri kardeşlik         bağlarıyla birleştirdi. Böylece her birey kendisini         topluluğun sorumlu bir üyesi ve onun ayrılmaz bir parçası         olarak hissetmeye başlamıştır.        
Alamut kalesinin Hasan Sabbah tarafından ele geçirildiğini         öğrenen Selçuklu veziri, Nizamülmülk, dört ay boyunca         Alamut'u kuşatmasına rağmen sonuç alamadı. Bu dönemde         Selçuklu Devleti'nde taht kavgası vardı. Bu durumu en iyi         şekilde değerlendiren Hasan Sabbah, örgütlenme alanını         günden güne genişletti. Örgütlenme ağı o kadar         boyutlanmıştı ki, Selçuklu Devleti'nin üst düzey         memurları dahi İsmaili olmuştu.        
Hasan Sabbah, bütün yaşamı boyunca İsmaili         inancının özgürce yaşanması için çalıştı.         Bu noktada başarılı oldu. Bugün dahi onlarca kişi         Hasan Sabbah'ın yaptıklarını hayranlık,         şaşkınlık ve gıpta ile değerlendirmekteler.         Hasan Sabbah'a olmadık iftiralar, hakaretler ve yakıştırmalar         yapıldı. Öyle ki, Hasan Sabbah taraftarlarına afyon içenler         anlamında haşhaşiler denildi. Oysaki onlara "Assasin"         deniliyordu. Assasin kavramının türkçe karşılığı         "bekçiler, sır bekçileri"dir. Onlar hiç bir zaman dünya malına         olan düşkünlüklerinden, insanın inandığı değerler         için yapmayacağı şey olmadığını         bilmediler. Onlar için, değerleri için, inancı için yaşamını         dahi feda etmek, insanın yapacağı bir iş değildi.         Günümüzde dahi, Hasan Sabbah ve taraftarları için en ahlâk dışı         iftiralar yapılmaktadır. Onlara göre Hasan Sabbah,         fedailerini sahte cennet vaadiyle kandırıp, onları uyuşturucuya         alıştırıp, eylemlere gönderiyormuş. Ne yazık         ki, bir çok Alevi insan dahi bu yalanlara inanmaktadır. Oysaki gerçekler         çok daha farklıdır. Gerçekte Hasan Sabbah, kötülüklere,         haksızlıklara karşı gelmiş ve öğrencilerini         de bu doğrultuda eğitmiştir. Onlara asla ve asla haksızlığa         boyun eğmemelerini öğütlemiştir. Bu uğurda         gerekirse yaşamlarını ortaya koymalarını öğütlemiştir.         Hasan Sabbah'ı izleyen öğrencileri, yer yer fedai eylemler         geliştirip, haksızlıkların üzerine gitmişlerdir.         Doğal olarak haksız olanlar bunun karşıt propagandasını         yapmışlardır. Ama bilinmelidir ki, bir kişiye ne         kadarda uyuşturucu verilirse verilsin, o kişi asla böyle         eylemler yapamaz. Aksine uyuşturucu alan kişi hantallaşır.        
Hasan Sabbah'ın Alamut kalesini koruması, bu kaleye en güçlü         ordunun dahi girememesi günümüzde dahi gıpta ile bakılan,         hayranlık duyulan bir olaydır. Nasıl olurda bir fedai gözünü         kırpmadan eylem gerçekleştirmiştir? O fedai nasıl         bir eğitimden geçmiştir? Hasan Sabbah nasıl taktikler         geliştirip, stratejisini uygulayıp, kaleyi güçlü ordu karşısında         korumuştur? Bütün bunlardan yola çıkarak, Hasan Sabbah'ın         etkileme gücü, bilinci, askeri dehası, örgütlenme stratejisi günümüzde         hayranlık uyandırıyor. Böyle bir büyük şahsiyet görevini         başarıyla tamamlamış 1124 yılında hakka yürümüştür.



                                                Hasan Sabbah..Alamut Kalesi.. resimleri                                    


Büyük Selçuklu Devleti'nin baş edemediği örgütü ve eylemleriyle dehşet saçmış, aralarında meşhur Nizamülmülk'ün de bulunduğu devletin ileri gelenlerini, kendilerine özgü metotlar ve suikastlarla öldürtmüştür..


Büyük Selçuklu Devleti'nin siyasi ve sosyal düzenini hedef alan Hasan Sabbah'ın mücadele metotlarının orijinal yönleri şu şekilde sıralanabilir:
 a) Selçuklu Devleti'nin muhalifi olan Fatımî Devleti'nin yürüttüğü mücadele dışardan bir müdahale idi ve bununla mücadele etmek daha kolaydı. Hasan Sabbah ise mücadeleyi Selçuklu ülkesine taşımıştır. Dolayısıyla içerden yapılan bu yeni duruma karşı Selçuklu yönetiminin yaptığı mücadelenin başarı şansı, öncesine göre çok daha zor olmuş ve Hasan Sabbah ile girişilen uzun süreli mücadele başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
 b) Hasan Sabbah'ın ülke içinde yaptığı mücadele metodu da farklı olmuştur. Öncelikle alınması zor kaleler elde edildikten sonra buralara yerleşilmiş ve Hasan Sabbah'ı ele geçirmek imkansız hale gelmiştir.
 c) Hasan Sabbah ve müntesiplerinin başvurduğu yeni bir yöntem de suikast ve suikastlarda kullanmış oldukları hançerleme olayı olmuştur. Kendilerine karşı mücadele veren, gelişmelerine engel olmaya çalışan Selçuklu Devleti'nin askeri ve sivil idarecilerini, "fedai" adlı kimselerin suikastlarıyla hançerleyerek öldürmeleri yoluna gitmişlerdir. Dolayısıyla bu hareketleriyle, doğrudan devletin düzenini yıkmayı hedeflemişlerdir. Ancak, bu saldırılarında Selçuklu hanedanını hedef almamış olmaları da dikkat çekmiştir


Alamut Kalesi:


Alamut Devleti' nin merkezi olarak sarp dağların tepesine yaptırılan bir kaledir.Burası Hasan Sabbah'ın öğrencilerine ahlaki ve topluma yararlı bireyler olmaları konusunda eğitim verdiği mekandır. Bir çok anti-alevi kaynağında Hasan Sabbah'ın fedailerini haşhaş ile bilinçsizlendirip fedai olarak kullanıldığından bahsedilir , oysa ki burada geçen haşhaşın orjinali assastır bu da assasine'e yani bekçi-koruma kelimelerine dayanır. Öte yandan Nasireddin Al Tusi, hayatının belirli bir dönemini bu kalede geçirmiştir.Bu bilgi göz önüne alındığında; matematik ve bilimde ileri olmarı hiç de şaşırtıcı gözükmüyor. .

                                                Hasan Sabbah..Alamut Kalesi.. resimleri                                    

ilgiliFORUM.com

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Hasan Sabbah..Alamut Kalesi.. hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Hasan Sabbah..Alamut Kalesi.. siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com