ilgiliforum facebook   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Hava nedir? Hava ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Hava nedir? Hava ne demektir?

Hava kısaca tanımı, anlamı:

  • Çevreyi kuşatan boşluk.
  • Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz).
  • Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu.
  • Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü.
  • Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
  • Gökyüzü.
  • Tarz, üslup.
  • Esinti.
  • Müzik parçalarında tür.
  • Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik.
  • Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans.
  • Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  • Keyif, âlem.
  • Çekicilik.

"Hava" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Havada bir tek bulut yok."
  • "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."
  • "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."
  • "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık." - S. F. Abasıyanık
  • "Kadın güzel değil ama havası var."
  • "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..." - Y. Z. Ortaç
  • "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın." - R. N. Güntekin
  • "İlk deneme dalış günü gelince, denizcilerde büyük bir coşkunluk, bir tören havası vardı." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu." - M. Ş. Esendal
  • "Tozlar havada uçuşuyordu."
  • "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar." - H. Taner
  • "Bu sözlerin sonu hava."

Hava ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Kesik hava: Halk şiiri dışında yanık ezgili deyiş.
  • Hava kesesi: Balıkların aşağı ve yukarı inip çıkmalarını sağlayan, hava ile dolup boşalan kese. Kuşlarda vücudun çeşitli yerlerinde bulunan ve akciğere bağlı olan boşluklar. Birçok böcekte trake boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler.
  • Havasını bulmak: keyiflenmek, neşelenmek.
  • Hava indirme: Hava kuvvetlerine ait birliklerin hava yoluyla gerçekleştirdiği harekât.
  • Hava yolu: Hava taşıtlarının uçuş sırasında izlemeye zorunlu oldukları yol.
  • Hava tebdili: Hava değişimi.
  • Hava sahası: Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu, başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.
  • Hava bulanmak: gökyüzü bulutla kaplanıp yağmur yağacak duruma gelmek.
  • Havaya gitmek: hiçbir şeye yaramamak, boşa gitmek.
  • Hava raporu: Hava durumu.
  • Hava köprüsü: Zorunlu durumlarda iki şehir veya ülke arasında hava yoluyla sağlanan sürekli ulaşım.
  • Hava yapmak: kalorifer peteğinde sıvının yerine hava dolmak. böbürlenmek.
  • Hava değişimi: Hastaların daha çabuk iyileşmesi, yorgunlukların giderilmesi vb. amaçlarla yapılan çevre değişikliği, hava tebdili, tebdilihava. Havanın kapanması, açması, ısınması, soğuması vb. değişimlerin genel adı.
  • Havayı bozmak: bir topluluğun keyfini kaçırmak.
  • Havalimanı: Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü. Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş.
  • (birine göre)  hava hoş: "bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok" anlamında kullanılan bir söz.
  • Uzun hava: Türk halk müziğinde, belirli bir karakteri olmayan, bölgesel ögelerin etkisi altında gelişerek özellik kazanmış, yanık bir biçimde okunan türkü.
  • Hava şartları: Hava durumu.
  • Hava haritası: Hava durumlarının işlendiği özel yeryüzü haritası.
  • Hava meydanı: Havalimanı.
  • Hava musluğu: Radyatörlerde oluşan havanın dışarı atılmasını sağlayan musluk.
  • Memleket havası: Halk türküsü.
  • Havayı koklamak: bir yere göz atmak. gelişmeleri veya ortamı anlamaya çalışmak.
  • Abuhava: İklim.
  • Açık hava: Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer. Bulutsuz hava.
  • Hava kaçırmak: nesneler içindeki havayı tutamayıp dışarıya vermek. yellenmek.
  • Havasına uymak: bulunduğu çevre ve ortamı benimsemek. birinin huyunu almak.
  • Dağ havası: Yüksek yerlerdeki serin ve temiz hava.
  • Bayram havası: Neşeli, sevinçli bir ortam.
  • Kasap havası: Marmara Bölgesi'nde özellikle Trakya'da düğünlerde oynanan bir tür halk oyunu.
  • Havaya pala (veya kılıç) sallamak: boşuna, gereksiz çaba harcamak.
  • Hava aralığı: Benzinli motorların bujilerinin elektrotları veya buji tırnakları arasında bulunan boşluk.
  • Havadan nem kapmak: en küçük bir şeyden alınmak, çok alıngan olmak.
  • Hava mili: 1852 metrelik bir uzunluk ölçüsü.
  • Hava ulaşımı: Hava yolu ulaşımı.
  • Havaalanı: İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.
  • Ağır hava: Kirlilik veya rutubet oranı yüksek olan hava. Düşük ve yavaş tempoda çalınan ezgi veya oynanan oyun.
  • Hava gazı: Maden kömüründen çıkarılan, yakılarak ışık veya ısı sağlanan gaz. Boş laf. Önemsiz şey.
  • Havaya girmek: hazır olmak. kibirlenmek.
  • Hava açmak (veya açılmak): bulutlar dağılmak.
  • Hava durumu: Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü, hava raporu, hava şartları.
  • Hava basıncı: Yer yuvarını çevreleyen havanın yeryüzündeki bir alana uyguladığı kuvvet.
  • Hava fena esmek: ortamla ilgili her türlü şart kötü durumda olmak.
  • Hava atışı: Basketbolda hakemin iki takımdan birer oyuncunun arasında topu havaya atarak oyunu başlatmak için topu havaya atması. Futbolda hakemin duraklayan oyunu iki takımdan birer oyuncunun arasında havaya topu atarak başlatmak için topu havaya atması.
  • Hava çekici: Basınçlı hava ile çalışan büyük çekiç.
  • Havan batsın: "böbürlenmen boşa çıksın" anlamında kullanılan bir söz.
  • Gelin havası: Gelin alayının kızın evinden ayrılıp oğlanın evine gidinceye kadar davul ve zurnanın çaldığı özel ezgi. Denizin hafif dalgalı, çırpıntılı olması.
  • Hava yuvarı: Yer yuvarını kuşatan çeşitli gaz katmanlarından oluşan örtü, atmosfer.
  • Ağzı havada: Çevresindekilerden habersiz, alık, şaşkın (kimse).
  • Göbek havası: Sanat değeri olmayan, hafif, eğlenmek amacıyla çalınan veya söylenen oyun havaları. Çok eğlenceli durum.
  • (bir şey)  hava almak: açık havada gezmek. umduğunu bulamamak, hiçbir şey kazanmamak. ferahlamak, açılmak, hoş vakit geçirmek. içine hava girmek.
  • Hava üssü: Askerî havacılıkla ilgili plan ve programları düzenleyen merkez.
  • Burnu havada: Çok kibirli.
  • Basınçlı hava: Kompresör tarafından bir yere basılan tazyikli hava.
  • Hava taşıtı: Hava taşımacılığında kullanılan insanlı veya insansız her türlü araç, hava aracı.
  • Hava bilgisi: Meteoroloji.
  • Hava muhalefeti: Hava koşullarının elverişsiz olması.
  • Havalara uçmak: çok sevinmek.
  • Soğuk hava deposu: Bozulabilen yiyeceklerin konulduğu, sürekli olarak soğutulan depo.
  • Hava boşluğu: Yeryüzündeki engebelerin havada doğurduğu yoğunluk farkları.
  • Havada kalmak: yerden yüksekte bulunmak. sonuca ulaşmamak. bir iddia dayanaksız olduğundan kanıtlanamamak.
  • Hava kararmak: güneşin batmasıyla ortalık kararmak. gökyüzü iyice bulutlanmak.
  • Kırık hava: Hareketli ve canlı oyun melodisi ve türküsü.
  • Hava basmak: hava vermek. büyüklenmek, gururlanmak.
  • (bir yerin veya bir şeyin)  havasını teneffüs etmek: içinde hissetmek. ortamı yaşamak.
  • Hava parası: Bir yeri kira ile tutabilmek için sahibine veya çoğunlukla içindeki kiracıya açıktan verilen para, peştamallık.
  • Hava değiştirmek: iklimi değişik bir yere gidip bir süre oturmak.
  • Hava atmak: herhangi bir üstünlüğünden dolayı şişinmek, caka yapmak.
  • (her biri başka bir)  hava çalmak: her biri, birbiriyle çelişen, birbirine uymayan davranış ve düşüncede bulunmak.
  • Hava aracı: Hava taşıtı.
  • Hava süzgeci: Otomobillerde motora ve hava kompresörüne giden havayı süzmeye yarayan alet.
  • Hava yastığı: Taşıtlarda kazanın neden olacağı zararları azaltmaya yönelik hava basınçlı yastık. Bazı özel yapım teknelerde tekne altına verilen basınçlı hava ile doldurulan, teknenin yükselmesiyle sürtünmeyi azaltıp hızı artırmaya yarayan yastık.
  • Kaşık havası: Orta Anadolu bölgesinde kaşık çalınarak oynanan bir halk oyunu veya bu oyunun müziği.
  • Hava kanalı: Havayı bir yerden başka bir yere iletmekte kullanılan kanal, boru.
  • Hava oyunu: Bir mal fiyatının yükseleceği umuduyla o maldan, sözde ileride teslim alınmak üzere, bir parti satın almak ve vakti geldiğinde bu malın değerine göre fiyat farkını satıcıdan almak veya ödemek şeklinde girişilen bir oyun türü.
  • Başı havada: Sevinçli (kimse). Kibirli, gururlu (kimse).
  • Hava cıva: Değer ve önemi olmayan, boş şey.
  • Hava küre: Hava yuvarı.
  • Hava çarpmak: iklim ve rüzgâr olumsuz etkilemek.
  • Bar havası: Bar oyunlarında tek veya toplu olarak söylenen ezgi.
  • Yayla havası: Yayla gibi yüksek yerlerin serin ve temiz havası.
  • Kapalı hava: Bulutlu hava.
  • Oyun havası: Kıvrak ritimli ezgi.
  • Hava boşaltma makinesi: Boşaltaç.
  • Hava iyi esmek: ortamla ilgili her türlü şart uygun durumda olmak.
  • Havasını almak: kalorifer peteğinde oluşan havayı boşaltarak sıvı maddenin dolmasını sağlamak. birinin eli boş çıkmak. birini sakinleştirmek. karşıdaki kişinin böbürlenmesinin boşuna olduğunu ortaya çıkarmak.
  • Havası olmak: bir kimsenin albenisi veya cana yakınlığı olmak.
  • Bozum havası: Utangaçlık, mahcupluk.
  • Hava akımı: Değişik sebeplerle atmosferde havanın yer değiştirmesi.
  • Hava düzenleyicisi: Kapalı yerlerde sıcaklık yönünden istenilen hava şartlarını sağlayan araç.
  • Havaya uçmak: patlama dolayısıyla zarar görmek. havaya gitmek.
  • Havanın gözü yaşlı: "nerede ise yağmur yağacak" anlamında kullanılan bir söz.
  • Zeybek havası: Zeybek. Kısa ve net konuşma.
  • (birinde birinin)  havası olmak: bir kimsenin albenisi veya cana yakınlığı olmak.
  • (biri)  hava almak: açık havada gezmek. umduğunu bulamamak, hiçbir şey kazanmamak. ferahlamak, açılmak, hoş vakit geçirmek. içine hava girmek.
  • Hava birliği: Hava kuvvetleri içinde yer alan, savunma, ulaştırma, uçak bakımı vb. görevleri olan askerî birlik.
  • Hava kapanmak: gökyüzü bulutlarla örtülmek.
  • Tebdilihava: Hava değişimi.
  • Havacıva: Sığırdiligillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria).
  • Hava kazması: Gemi kurtarmada basınçlı hava kullanarak deniz dibini kazan, temizleyen, oyan araç.
  • Matem havası: Bir yerde herhangi bir sebeple ortaya çıkan üzüntülü durum.
  • Kuru hava: Nemi çok az olan hava.
  • Hava hukuku: Havada ulaşımı düzenlemek için konulmuş hukuk kurallarının bütünü.
  • Hava kuvvetleri: Ülkenin havadan savunulmasını sağlamak için uçak, helikopter, balon vb. araçlardan ve bunlarla ilgili yer hizmetlerinden, kuruluşlarından oluşturulan teşkilat.
  • Hava deliği: Bir şeyin içindeki havanın yenilenmesine yarayan delik.
  • Hava tahmini: Çeşitli araç ve aygıtlardan yararlanılarak yapılan incelemeler sonunda bulunulan yerde veya geniş bir bölgede gelecek gün veya günlerdeki havanın nasıl olacağını belirleme.
  • Hava gemisi: Havada yolcu taşımaya yarayan, sert gövdeye sahip, gazla yükselen ve pervanelerle hareket eden araç, zeplin.
  • Limoni hava: Yağmur yağıp yağmayacağı belli olmayan kapalı hava.
  • Hava vermek: tekerlek vb. cisimleri hava ile şişirmek, şişkinliğini artırmak, hava basmak. akciğerlere basınç altında hava veya oksijen doldurmak.
  • Hava kapağı: Bir kanaldan geçen havanın niceliğini ayarlayan kapak.
  • Hava patlamak: fırtına çıkmak.
  • Havaya savurmak: gereksiz yere harcamak.
  • Hava taşı: Gök taşı.
  • Hava bozmak: havada yağmur, kar, dolu veya fırtına başlamak.
  • Hava yastıklı: Hava yastığı olan.

Hava hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Hava ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Hava nedir? Hava ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Hava nedir? Hava ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com