Her yetişkin kadının içinde küçük bir kız vardır.

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Muhteşem bir yazı.. Gerçek bir hikaye !
Biraz uzun ama keyifle okuyacağınız için bir anda bitiverecek emin olabilirsiniz ;)



Buna kimi yerlerde aşk diyorlar...


Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski, fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. Bülent o adam hakkında "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.


Alaycı bir ses tonuyla:

Bülent: Ekmek parası mı istiyorsun?
Diğer adam: Hayır çikolata parası lazım!

Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.

Bülent: Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?
Diğer adam: Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.

Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.


Bülent: Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?
Diğer adam: Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

Bülent: Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?
Diğer adam: Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.

Bülent: Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.
Diğer adam: O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.
Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.

Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.


Bülent: Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.


Diğer adam: Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.


Bülent: Oturun biraz dertleşelim bari , dedi.

Adam çekingen çekingen oturdu yanına.


Bülent: Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?
Diğer adam: Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.

Bülent: Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?
Diğer adam: Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

Bülent: Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.
Diğer adam: Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

Bülent: Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.
Diğer adam: Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

Bülent: Formül dediysem fizik formülü sormuyorum yaw. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

Diğer adam: Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.

Bülent: Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?
Diğer adam: Altın tasın, kan kusana faydası yoktur! beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

Bülent: Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?
Diğer adam: Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.


Bülent: Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?
Diğer adam: Küçük kızı severek.

Bülent: Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?
Diğer adam: Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.

Bülent: Nasıl yani ?
Diğer adam: Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

Bülent: Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. "Harikasın prenses gibi olmuşsun" demeliyim.Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

Diğer adam: İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona "bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

Bülent: Hiç kavga etmezmisiniz siz?
Diğer adam: Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.

Bülent: Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.
Diğer adam: Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak
dokunuşları severler.

Bülent: Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.
Diğer adam: Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.


Bülent: Haklısında ben de bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.
Diğer adam: Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.

Adam ayağa kalktı.


Diğer adam: Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.


Bülent: Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.


Bülent: Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin
bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.


Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.


Bülent: Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

İnci hiç konuşmadı.


Bülent: Sorsana "niye" diye.

İnci kızgın kızgın bir şekilde bülente bakarak,

İnci: Niye?
Bülent: Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek.

dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.


Bülent: Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.
İnci: Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım" diyorsun ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın.

Bülent: Özür dilerim seni kırdığım için.
Sonra Bülent yere diz çöktü.

Bülent: Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.

Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu. İnci hafiften kıkır kıkır gülmeye başladı.

İnci: Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin :)

Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü. Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.,.


ALINTIDIR
 
 

 
 
mükemmel ! aslında bayanlar basitler cok karmasık değiller ama cözebilene ...
Herkes kendine sürgün biraz !

çoook güzel ve doğru bi yazıydı :) ;D ;D

paylaşım için sağol C.S.J.

bazı kızlar vardır fazla ilgiden fazla sevgi sözcüklerinden sıkılır mesela benim kız arkadaşım gibi :)
fakat hikaye çok güzeldi sıkılmadan sonuna kadar okudum paylaşım için teşekkürler ;)
Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın milli hatıralarıdır.
                                                                       K.ATATÜRK

bazı kızlar vardır fazla ilgiden fazla sevgi sözcüklerinden sıkılır mesela benim kız arkadaşım gibi :)
fakat hikaye çok güzeldi sıkılmadan sonuna kadar okudum paylaşım için teşekkürler ;)
evet, fazla ilgiden sıkılınır ben de aşırı ilgiden sıkılan, bunalan biriyimdir amaaaaa bu hikayedeki aşırı bi ilgi değildi.arada sırada yapılan şirin bişeydi :)

çok güzel bi hikaye :)


paylaşım için saol adminim.

çok güzel bi yazııı  :) paylaşım için teşekkürler...
''Hayat bir hikaye gibidir,ne kadar uzun oldugu degil ne kadar güzel oldugu önemlidir."  SENECA

budur işte ya, sürekli sorulan kadınlar ne ister sorusuna kapak olmuş :) çok hoş bi paylaşım...
Rabbim'e çok şükürler olsun ki şanlı Türk ulusunun bir genciyim...

gercekten paylaşım cok guzel KATILIYORUM KADIN VEYA ERKEK HERKESIN ICINDE DAHA COK KÜÇÜK OLAN BÜYÜMEK İSTEMEYEN BİR COCUK VAR DIR MUTLAKA... ;)
YA KENDİNİ BIRAK BANA YA DA BIRAK BENİ YAŞAYAYIM ..

zaten zor ve karmaşık görünen herşeyin altında hep basit bir neden vardır :)
............

cok gusel olmus abı elıne saglık

çook güzeel bir yazı teşekkürler :)

Bir hikaye olarak okumak guzel... yasamayi kismse istemez sanirim.. sanirim degil inaniyorum
cunku gercek hayat yasanan ve ortada olan.. evin araban isin biraz da paran yoksa "sevgi karin doyumuyor" lafini duymaya alismalisin...

guzel tabi cok guzel.. su anket vardi ask mi para mi? orada ankete katilanlar da sizler misiniz burada hikaye ye guzel diyenler :P


bende suna inaniyorum "her kucuk kizin icinde yetiskin bir kadin vardir"
"ask masallarda olur" diyen kadin anlayisi yukaridaki gibi hikayelere, hikaye oldugu surece anlamli sozlerle karsilik verip bakarlar.

çok guzel bı yazı yaa... teşekkurler.

keyifle tebessümle okudum..zaten insanlar büyüdükçe çocuklaşırmış..bir yanımız hep çocuk kalacak
vatanseven

vay beee ulen adama pasta alacağına iş bulsana acıdım adama yaav :( ama bu hikayenin gerçek olma ihtimalini de çok görmüyorum çünkü fakirlik insanı asileştiriyor, bilirim......... bir kadın kolay kolay dayanamaz bazen bizimki birşeyler almak ister para yok sıkışığım sonra alalım falan derim bakışı, davranışı değişir morali bozulur birden kolay değil yane!
Bu forumu seviyorum :)

bence elinizz bir iki küp şeker alıp çark mesireye gidin....hatta sen şekerleri çaycıdan araklasan istesen de olur... sonra arka taraftaki midillilere verin bak nası mutlu olur... evde küp şeker vardır dimi...;)

Her yetişkin kadının içinde;

Küçük bir kız çocuğu,
bir cadı,
bir anne,
bir amazon,
bir kedi,
bir tilki,
bir enayi,
bir Hillary Clinton,
bir Seda Sayan mutlaka vardır :)
Başkalarının anlattıkları, yazdıkları değil..
Mitler, efsaneler, dinler değil..
Güvenebileceğin tek şey kendi aklın ve vicdanındır.
Onlara bile fazla güvenme, insan beşer, insan şaşar..

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Her yetişkin kadının içinde küçük bir kız vardır. hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Her yetişkin kadının içinde küçük bir kız vardır. siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com