ilgili | FORUM

Hayatın İçinden => Genel Kültür => Biyografiler => Konuyu başlatan: Forum - 05 Ocak 2008, 08:00:46

Başlık: Nahit Sırrı Örik biyografisi
Gönderen: Forum - 05 Ocak 2008, 08:00:46

Nahit Sırrı Örik biyografisi

Nahit Sırrı Örik

Divan sahibi Olti'li Ahmet Hafız Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsû»mât müdir-i mütercimi, Şû»râ-yı Devlet û‚zâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahit Sırrı, 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu. Özel dersler aldıktan sonra Beşiktaş'taki û‚fitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okudu ve mezun oldu, Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebinde okudu, Galatasaray Mekteb-i Sultânisi'ne girdi, hiçbirini tamamlamadı. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katıldı ve burayı da yarım bıraktı (1913).
Birinci Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nâhit Sırrı (1915), Cumhuriyet'in ilânından sonra geri döndü (1928). Yurda dönüşünden hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı, Milli Eğitim Bakanlığında mütercim olarak görev aldı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da öldü.

ESERLERİ
Hikaye Kitapları:Kırmızı ve Siyah, San'atkârlar, Eski Resimler, Eve Düşen Yıldırım
Romanları:Eve Düşen Yıldırım,, Kıskanmak, sultan Hamid Düşerken
Oyunlar:Sönmeyen Ateş, Muharrir, Alınyazısı.
İnceleme:Edebiyat ve sanat Bahisleri, Tarihi Çehreler Etrafında, Roman ve Hikaye.
Gezi Notları:Anadolu, Bir Edirne Seyahatnamesi, Kayseri-Kırşehir-Kastamonu.
Hatıraları:Eski Zaman Kadınları Arasında.


Anadolu'da -Yol Notları-
Kayseri Kırşehir Kastamonu
Bir Edirne Seyahatnamesi
Nahid Sırrı Örik
Arma Yayınları / Nahid Sırrı Örik Dizisi

Anadolu'da -Yol Notları- (1939) Bir Edirne Seyahatnamesi, (1941) ve Kayseri, Kırşehir, Kastamonu (1955) adlı üç ayrı kitaptan oluşan elinizdeki eser 1930'lu yılların Türkiye'sinden önemli bir kesit sunmaktadır.

Nahid Sırrı Örik gezip gördüğü Edirne, Kayseri, Kırşehir, Kastamonu, Yozgat, Adapazarı, İzmit, Elmadağ, Bağlım, Gölbaşı, Haymana, Polatlı gibi yerleri kendine özgü üslubu ile anlatmaktadır.

Türk edebiyatında seyahatname adı verilen gezi kitapları içinde çok önemli yer tutan bu üç kitap aynı zamanda 1930'lu yılların Türkiyesi için önemli bir belge niteliğini taşımaktadır.