Evrim Teorisi: Bakteriden Beethoven'a...

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
EVRİM TEORİSİ



Evrim.
Lisede öğrenmiştiniz bunu.

Şöyle der:
Hayat çok basit formlar ile başlamış
ve yüzlerce milyon yıl içinde yavaş yavaş
bugün gördüğümüz bütün formlara dönüşmüştür.

Bakterilerden, Beethoven'e.
Düz bir çizgi şeklinde değil tabi ama aşağı yukarı böyle olmuştur.

Charles Darwin'in 1859'da ortaya attığı teori budur;
son yüzyılda da, bazı değişikliklerle birlikte bilim topluluğu tarafından tartışma götürmez şekilde benimsenmiştir.

Evrimsel biyolog Richard Dawkins'in söylediği gibi,
"Evrime inanmadığını söyleyen biriyle karşılaşmışsanız"
"bu kişi ya cahil, ya aptal ya da delidir."

Peki, bu doğru mu?

Hayatın kökenlerine dair evrimsel açıklamadan şüphe duymak için bilimsel dayanaklar yok mudur?
Kasım 2016'da, Londra'da dünyanın önde gelen evrimsel biyologlarının katılımıyla düzenlenen bir konferansa gittim.

Amaç: Darwin'in teorisinin modern versiyonları ile ilgili artmakta olan şüpheleri ortaya koymak.
Bu teoriden şüphe etmenin iki bilimsel gerekçesini inceleyelim.

Birincisi, Kambriyen Patlaması'dır.
530 milyon yıl önce, hem garip hem de harika bir şey oldu:
Bilim adamlarının "PHYLA" dediği başlıca hayvanlar grubu,
jeolojik olarak kısa bir süre olan 10 milyon yıl içinde birdenbire ortaya çıktı.
Bugün gördüğümüz birçok hayvan vücudu tasarımlarının prototipini sergileyen bu yeni hayvan formları,
fosil kayıtlarında, önceki atalarına ilişkin herhangi bir delil olmaksızın ortaya çıktı.

Anladınız mı?
Çok fazla hayvan çeşidi, belli bir öncülü olmadan ortaya çıktı.

Peki, bunlar nereden geldi?
Bu soru, Darwin'in kafasını epey kurcalamıştır.
Ve buna tatmin edici bir cevap veremeyeceğini kabul etmiştir.
Günümüz bilim adamları da buna cevap verememektedir.

Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi'nden ünlü biyolog Eugene Koonin,
Kambriyen Hayvanlar ile dinozorlar, kuşlar, çiçekli bitkiler ve
memeliler gibi diğer organizmaların birdenbire ortaya çıkışını,
"Biyolojik Big-Bang'lerin" bir düzeni olarak açıklar.

Peki, bu yeni yaşam formlarının ortaya çıkmasına sebep olan şey neydi?
Bu soru, ikinci büyük şüpheyi doğuruyor:

DNA gizemi.

1950'lerde, James Watson ve Francis Crick, sarsıcı bir keşfe imza attı:
DNA molekülü, dört-karakterli dijital bir kod olarak bilgi depolamaktadır.
DNA sarmalı içinde bulunan ardışık kimyasal madde dizileri,
hücrelerin hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu
hayatî proteinlerin yapımına dair bilgileri, yani talimatları barındırır.

DNA metnindeki kimyasal "harfler" düzgün bir şekilde sıralanmazsa, bir protein molekülü oluşmayacaktır.
Protein olmadan hücre olmaz.

Hücre olmadan, canlı organizmalar olmaz.

Bill Gates, DNA'nın bir yazılım programı gibi olduğunu söylemiştir.
Bunu bir düşünelim.

Bilgisayarlar daha hızlı çalışabilmek ve daha çok fonksiyon yerine getirebilmek için,
yeni bir koda ihtiyaç duyarlar.
İşte aynısı hayat için de geçerlidir.
Yeni yaşam formları oluşturabilmek için, evrimsel sürecin
yeni genetik bilgiler, yani yeni kodlar üretmesi gerekir.

Ama bu, doğal seçilim ve mutasyonun yaratıcı gücüne dair bazı soru işaretleri yaratıyor.
Doğal seçilim, basit bir tasnif sürecidir.
Türler, hayatta kalmalarını sağlamaya elverişli mutasyonları seçer.
Bununla birlikte, üyelerinin yok olmasına sebep olacak kötü mutasyonları eler.

Doğal seçilimin gerçek bir süreç olduğundan ve küçük değişiklikler ortaya koyduğundan kimse şüphe etmez.
Ama artık, birçok biyolog, bunun biyolojik formda büyük yenilikler ortaya koyduğundan şüphe etmektedir.
Bunun sebebini anlamak için, tekrar yazılımlara bakalım.

Bilgisayar kodlarında rastgele birkaç değişiklik yaparsak ne olur?

Muhtemelen bozarsınız, değil mi?
Ama bu değişikliklerin sayısı çok fazla değilse, hala çalışmaya devam edebilir.
Ancak, yeteri miktarda rastgele değişiklik yaparsak, programınız artık çalışmayacaktır.
Böyle rastgele değişikler yapmaya devam edip de yeni ve güzel bir programın ortaya çıkmasını bekleyemeyiz.
Bunun matematiksel bir sebebi vardır.

Bütün kodlarda ve dillerde, anlamlı diziler oluşturma ihtimali
anlamsız diziler oluşturma ihtimalinden daha düşüktür.
Bu, DNA için de geçerlidir.

Doğal seçilimin, sadece rastgele mutasyonların oluşturduğu dizileri "seçtiğini" hatırlayın.
Ancak, deneyler ortaya koydu ki, istikrarlı protein üretebilen DNA dizileri oldukça nadirdir,
ve dolayısıyla bunlarla rastgele karşılaşmak çok zordur.

Ne kadar mı nadir?

Moleküler biyolog Douglas Axe, Cambridge Üniversitesinde çalışırken,
görece daha kısa bir işlevsel protein üreten her bir DNA dizisi için,
10⁷⁷ işlevsel olmayan dizi mevcuttur.

Galaksimizde sadece 10⁶⁵ atom bulunduğunu düşünürsek,
işlevsel bir protein üretebilen yeni bir DNA serisi bulmak,
bir trilyon Samanyolu galaksisi içinde belli bir atomu aramak gibidir.


Samanlıkta iğne aramak hafif kalır.

Darwin'in Şüphesi isimli kitabımda gösterdiğim gibi,
Yaşamın 4 milyar yıllık tarihi bile, böyle büyük bir problem arayışının üstesinden gelmek için yeterli bir süre değildir.

Yani, Modern Darwinci Teori, iki ciddi şüphe barındırmaktadır.

1) Kambriyen Patlaması: Yeni hayvanların birden bire ortaya çıkışı.
Ki, evrim teorisi bunu açıklayamamıştır.

2) DNA gizemi: Yeni hayvan formları meydana getirmek için gerekli
bilgiyi üreten rastgele mutasyonların inandırıcı olmaması.

Bu sorunlardan haberdar olan bilim adamları, ne cahil, ne aptal ne de delidir.
Sadece, olması gerektiği gibi şüphecidirler.

Prager Üniversitesi, Keşif Enstitüsünden Stephen Meyer
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Evrim Teorisi: Bakteriden Beethoven'a... hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Evrim Teorisi: Bakteriden Beethoven'a... siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com