Islak imza bin yıl sürecek mi?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Islak imza bin yıl sürecek mi?

Nihal Bengisu Karaca yazdı


GÖZLER Başbakan'a dikilmişti. Islak imzalı belge meselesi nedeniyle bir dizi yüksek mevkili askerden Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a kadar pek çok ismin görevine devam edip etmeyeceği konuşulmaktaydı. Hatta "Neden Başbakan, Genelkurmay Başkanı'nı görevden almıyor?" diye sorulmaktaydı. "Özal olsa yapardı" diyenler oldu. Bütün bu mülahazalarda çok temel bir mantık hatası vardı oysa. Bu yapılabiliyor olsa, Türkiye'de asker-sivil ilişkileri bu kadar travmatik olmazdı! Asker-sivil ilişkilerindeki gerilimin nedeni, askerin yapıp etmeleri yüzünden bir yere hesap vermek zorunda olmaması değil miydi? Bu bahislerin süreklilik arz etmesinin nedeni, biraz da Türkiye'deki mevcut durum, sözgelimi yargıdan muaf olan tek kişinin Genellkurmay Başkanı olması değil midir? Ne Anayasa'da, ne herhangi bir kanunda bir Genelkurmay Başkanı'nın nasıl yargılanacağına dair bir tek cümle var mıydı?
Haa evet, arada bir sürü şey oluyor; demokratik bir hukuk devleti imişiz görüntüsü verilmesi için birçok önlem alınmış ve PR yapılmış... Buna göre biri atılıp "Durun, elbette yargılanır" diyebilir. Ama bir dakika, üst düzey bir subayın ya da Genelkurmay Başkanı'nın kendisinin yargılanabilmesi, yalnızca kendi askeri yargı sistemi içinde ve kendi kararı yani, kendi isteği ile olabiliyor. Kim kendisini yargılatır? Elbette samuray kültürünü özümsemiş, öz muhasebe yeteneği yüksek yüce gönüllü bir şahsiyet.

ELE GEÇİRİLEN BELGE TEK Mİ?

Fakat biz "asker milletiz", bir mahcubiyet belirtisine, bir açıklamaya, Dursun Çiçek'in gelip ifade vermesine de fit olacak durumdayız. Fakat o da olmuyor. Neden? Muhtemelen İlker Başbuğ mahcup olunacak bir şeyler olduğu kanısında değil. Bir kere, herhalde o ıslak belgelerden daha yüz tane vardır, mahcubiyet pınar olsa yetmez. Şahsi görüşüm, TSK'da bunların "normal iş" kabul edildiği yönünde. Hatta bazı subayların gazını almak ve sivil iktidara zaman kazandırmak bile bu "belgeler" sayesinde mümkün olabiliyordur diye düşünüyorum. Darbesiz geçirdiğimiz dönemleri paşaların altlarına "Siz üzerinde çalışın, sonra gereğini yaparız" demelerine borçlu olabiliriz. Durum buysa, Başbuğ neden mahcubiyet hissetsin ki? İçinden "Dua edin siz o belgelere" diyor olması bile mümkündür.

BİR SİVİL ANAYASA VARDI, NOOLDU O?

İşin doğrusu, İlker Başbuğ'un görevden alınabilmesi o kadar zor değil elbette. Genelkurmay Başkanı'nı bir göreve atamak ya da bir görevden almak için Başbakanlığın yetkisi yetersiz geliyor olsa bile, Bakanlar Kurulu kararnamesi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı kifayet ediyor. Fakat Genelkurmay Başkanlığı'ndan aldığınız adam orgeneral olarak kalmaya devam ediyor. Hak arama yoluna gider ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne giderse ve mahkeme "göreve iade kararı" verirse, sivil ve askeri irade karşı karşıya gelecek. Aslında karşı karşıya da gelmeyecekler, askeri idare mahkemesinin sivilden ne kadar yukarıda durduğu, bunun yasalarla tasarlanmış bir durum olduğu ortaya çıkacak. Halen ortada ama bu kez sağır sultan duyacak. Düşünün ki, dünyada askeri yargıtayı, askeri yüksek idare mahkemesi olan ve kendisine hâlâ "sosyal demokrasi" ya da "hukuk devleti" diyen bir ülke yok. Doğal yargıya paralel bir askeri yargı var ve o yargının yargıç ve savcılarının "sicil amirleri" ise komutanlar...
Bir "sivil anayasa" vardı hatırlarsınız. Hukuk sistemi içindeki iki başlılığa son veren, askere sivil otorite karşısında dokunulmazlık ve sorumsuzluk veren zemini, kimilerini yargılanamaz, dokunulamaz yapan boşlukları dolduran hükümler içeriyordu. Bir lahzada vatanı satma projesi olarak lanse edilip gündemden kaldırıldı. İşin aslı, sivil içinde konuşlanmış olmakla beraber gayet militer bir yapı olan Anayasa Mahkemesi karşısında herhangi bir şansı olmadığı anlaşıldı.
Demek ki nedir? Bir yeni anayasa yapılamadığı ya da askere üstünlük sağlayan kanunlar değişmediği sürece yönetim sistemimiz oligarşik militarizmdir. Yüz yıllığına atanmış anayasa mahkeme üyeleri ve ona bağlı ordu tarafından yönetilmekteyiz. Sivil otorite getir-götür işlerine bakar. Kanun boşluklarında yeşillenmiş bir "demokrasi"miz ve rüşdünü ispat edememiş bir "hukukumuz" var, oralara tutunarak "konuşabiliyoruz" da, sistem silme "totaliter" bir görüntü vermiyor. Fakat bu yasalarla, o da an meselesi. 


 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Islak imza bin yıl sürecek mi? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Islak imza bin yıl sürecek mi? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com