Kadınları buçuk görme yanılgısı nasıl değişir? - Gülşah Güçyetmez

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
KADINLARI ‘BUÇUK' GÖRME YANILGISI NASIL DEĞİŞİR?

Gülşah Güçyetmez

21. yüzyıldayız, teknoloji ilerledi, eğitim imkanları arttı, ancak bazı ülkelerde yüzyıllardan beri devam eden sorunlar var. Halen çeşitli ülkelerde zulüm gören, eziyet çeken, dövülen, değersiz görülen kadınlar var. En çağdaş ülkelerde bile kadınlara yönelik şiddet ve psikolojik baskı sıfırlanabilmiş değil.


Her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor. 280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor. Dünya çapındaki 1.2 milyar yoksulun %70'ini kadınlar oluşturuyor. Mültecilerin %80'i kadınlardan oluşuyor. Başta Bangladeş olmak üzere Hindistan, Pakistan, Afganistan, Kamboçya gibi ülkelerde erkekler kızdıklarında kadınların yüzlerine rahatlıkla asit atabiliyorlar. Töre cinayetleri zaten çok sık yaşanıyor.

Bunun yanısıra kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip olmak için bir çok ülkede yıllarca beklediler. Hatta Kuveyt'teki kadınlar bu hakka ancak 2005 yılında kavuşabildiler. Kadınlar dünya nüfusunun  %50 ‘sini 3 milyardan fazla nüfusuyla oluşturuyor ama hala ikinci planda tutulabiliyor ve negatif ayrımcılığa maruz kalabiliyor.

Elbette bu uygulamaların fikri bir altyapısı var. Öncelikle hepimizin okullarda mecburen öğrendiğimiz Darwinizmden başlayalım…

Darwinizmin kurucusu Darwin, kadınları aşağı ırk özelliklerine sahip varlıklar olarak tanımlamıştır. Charles Darwin ve ona katılan evrimciler, kadınların hem biyolojik hem de zihinsel olarak erkeklerden aşağı olduklarını ve evrimleşemedikleri iddia ederler. Üstelik bu akıldışı iddiaları için bilimsel hiçbir delil gösteremezler.

Charles Darwin, "İnsanın Türeyişi" kitabında kadınların kavrama, idrak etme ve taklit konusunda "DAHA AŞAĞI IRKLARIN ÖZELLİKLERİNİ TAŞIDIKLARINI  VE BU NEDENLE DAHA ESKİ VE ALT BİR MEDENİYET SEVİYESİNE SAHİP OLDUKLARINI" yazmıştır. (John R. Durant, ``The Ascent of Nature in Darwin's Descent of Man``, Princeton University Press, 1985, s. 295)

Darwin kadının evlilikteki rolü için ise şu şaşırtıcı cümleleri kullanmıştır;

- "SİZİNLE İLGİLENECEK BİRİ, BİR KÖPEKTEN DAHA İYİ OYALAYABİLECEK, EV VE EVİN SORUMLULUKLARINI ALACAK BİRİ…" (The Autobiography of Charles Darwin 1809-1882, ed. Barlow, Nora, s. 232-233)

Dünya çapında bilimsel olmadığı halde bilim adı altında okutulan evrim teorisine göre kadınlar köpekle eş değer tutuluyor, aklı eksik yani ‘buçuk' olarak görülen aşağı bir ırk olarak tanımlanıyor. İşte ‘buçuk' fikri bilinçaltına nasıl yerleşiyor bir ispatı! Milyonlarca yıl önce yaşayan canlıların günümüzdeki halleriyle aynı oldukları, yani evrim geçirmedikleri fosillerden anlaşıldı ama Darwinizmle kirlenen beyinlerin hepsi henüz temizlenmedi.

Sadece Darwinizmle değil bağnazlığın din adı altında da yayılmış olması kadınların ezilmesine, küçük görülmesine sebep oluyor.  Bağnaz düşünce yapısına sahip çevreler Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlıkta varmış gibi gösterdikleri hurafelerle kadınlara yönelik ‘buçuk' ifadesinin gelişmesine neden oldular.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var; Din ahlakı; kadınların korunmasına, üstün tutulup, sevilip değer kazanmalarına vesile olur. Fakat bağnaz kişilerin her devirde ürettikleri Allah'ın emrine aykırı fikirler kadınlara zarar vermiştir.

Örneğin Musevilerin medeni kanununu içeren Talmud'da bir erkek Yahudi'nin sabah kalktığında yaptığı ilk duada ‘kendisini kadın olarak yaratmadığı için' Allah'a şükrünü ifade ettiği  şu sözlere dikkat edelim;

 - ‘Her erkeğin günde bir defa şu üç konuda şükür duasını dile getirmesi gerekir: Allah'ın kendisini İsrailoğlu'na mensup kıldığı, kadın olarak yaratmadığı ve kendisini cahillerden yapmadığı için.' Menahot, 43b

Kadın olarak yaratılmak bir suç gibi, istenemeyen bir durum gibi gösterilen bu sözden Allah'ın hoşnut olmayacağı açıktır. Dolayısıyla bu sözün bağnaz mantıktaki bazı kişiler tarafından Musevi kaynaklarına sonradan eklendiği açıktır.

Hıristiyanların ise tahrif edildiği anlaşılan bazı metinlerinde kadınların  bilgi sahibi olmayan ikinci dereceden bir varlık olarak kabul edildiği hatta toplantılarda konuşmalarına bile izin verilmediği geçmektedir.


- ‘Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur.' Korintoslulara I. Mektup, 14/34.
- ‘Kutsal Yasa'nın da belirttiği gibi (kadınlar) …Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır.' Korintoslulara I. Mektup, 14/35.



Elbette Tevrat ve İncil'de Kuran'la mutabık olan sözler de bulunmaktadır. Nitekim bu sözler samimi inananlar için çok önemlidir. Elbette samimi inananlar Allah'ın kadınlara verdiği değeri bilmekte ve kadınlara yönelik geliştirilen bu hurafelere hiçbir zaman inanmamaktadır. Fakat bağnaz kişilerin uydurduğu bazı hurafeler sebebiyle bir kısım kişiler tarafından kadınların erkeklerden daha aşağı varlıklar olarak görüldüğü bir gerçektir.

İslam adı altında da bağnaz mantıkta olan kişiler kadını ‘buçuk' gibi görmeye ve göstermeye çalışmaktadırlar.

Örneğin kadınlarla ilgili hurafe sözleri sanki Peygamber Efendimiz (sav) söylemiş gibi iftira ederek kadınlara kötü muamele edenler bile vardır.

İşte o hurafelerden bazıları;

* Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.(Sahihi Müslim, Salat 265; Tirmizi Salat 253/338 Ebu Davud, Salat, 110/720)


Kuran'da kadınların namazı bozacağı ile ilgili bir hüküm yoktur ve Peygamberimiz de Kuran'a uymayan böyle bir sözü asla söylemez. Ama bağnaz mantıktaki kişiler haşa kadınla köpeği ve domuzu eş tutarak sözde Müslümanları kadına değer vermeyen ve dışlayan kişiler gibi gösterirler.

* "Ev halkının kadının evde kırbacı, sopayı görebileceği bir yere asın. Çünkü bu onları hizaya getirmede, edeplendirmede daha etkindir." (Şevkani, el-Fevaid, Nikah, s.137, h.389/61)
 
Bu yanlış mantığa göre kadın öyle bir varlıktır ki, her an uygun olmayan bir hareket yapabilir, aklı eksiktir, dolayısıyla sopayı sürekli hazır tutarak kadını hiza etmek gerekir. Bu hurafe sözleri gerçek diye uygulayan bir toplum nasıl sevgisiz ve gaddar olur açıklamaya bile gerek yok. Kuran'ın şefkatli ve merhametli ruhu nerede, bu sözler nerede. Bağnazlıkta çok büyük bir tehlike olduğu anlaşılıyor. İşte bu tehlikeyi gören batılı ülkelerde İslam'ın gerçek sevgi ruhunu bilmedikleri için İslamofobi oluşuyor.

Hadisler Müslümanlar için çok değerlidir, o yüzden hurafe sözler ile gerçek hadisleri birbirinden ayırt etmek çok önemlidir. Bu konudaki hadisleri ancak Kuran'a uyuyorsa doğru kabul etmek gerekir.

Bakın hurafe sözler nasıl devam ediyor;

* Doksan dokuz kadından biri cennette, diğerleri ise cehennemdedir. (Sahihi Buhari)

Kadınların yüzde doksan dokuzunu cehennemlik gören bir İslam anlayışı Kuran'a  tamamen zıttır. Allah Kuran'da müslüman kadınlardan bahsederken, ‘…gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan kadınlar, sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren kadınlar, oruç tutan kadınlar, (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır ( Ahzab Suresi, 35)' diye bildirmektedir. Allah'ın ecir vereceği kadınlar cennette sonsuza kadar mutlu yaşayacaklardır. Bağnaz kişilerin kadınları cehennemlik gören bakış açısı Kuran'a uygun değildir.

* "Kadınlarla istişare edin, onlara danışın ve onların söylediklerinin zıttını yapın" (El- Makasıdul Hasene: 248 , Tezkiretul mevzuat :128, Tenzihuş Şeria : 2-204, Silsiletul Ehadis: 432)

Düşünün evlendiğiniz kişi dostunuz, sevgiliniz, sırdaşınız oluyor, ama onun her söylediğinin zıttını yapıyorsunuz. Böyle bir mantığı  insanlar nasıl olur da haşa Allah emrediyor derler? Bu çok büyük bir hata. Müslümanlık bu değil. Eşiniz ‘yemek yiyelim' diyor, siz ‘hayır, ben senin söylediğinin zıttını yapacağım' diyorsunuz. Eşiniz ‘çocuğumuz hasta, doktora gidelim' diyor, siz ‘hayır, sen kadınsın, ben senin söylediğinin tersini yapacağım' diyorsunuz. İnanılır şey değil. İslam bu sevgisizliği, akılsızlığı ve gaddarlığı  haram kılmıştır. Bu bağnaz sözlere uyanlar varsa cahillik ediyorlar. Peygamber efendimiz (sav) kadınlara çok değer verirdi, korur kollardı, sevgi gösterirdi. Hatta değil onların söylediğinin tersini yapmak değerli annemiz Ümmü Seleme'nin Hudeybiye savaşında sözünü uygun bulup yerine getirmişti.  Dolayısyla Müslümanlar, Hz. Muhammed (sav)'i örnek almalılar.  Peygamber Efendimiz (sav) kadınlara değer verir, onlara şefkat gösterirdi. Nezaketle davranır, onlarla sohbet ederdi.

Bakın Müslümanların asıl dikkate alması gereken bu konudaki hadisler şunlardır;

* Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: “Resulullah, (sav) ‘Kadınlara iyi davranın' buyurdu.” (Buhari, 11/162. Müslim, 4/178)

* Hz. Peygamber (sav) hanımların yanına girerken her birine selam verip, hal ve hatırlarını sorardı, onların dertlerini dinlerdi. (Ebu Davud, Sünen, V, 383 (Edeb, 148/5204); İbn Abdirabbih, el-İkdu'l-Ferid, II, 186)

* Hazreti Peygamber (sav), kendisini görmeye gelen kadınlara iltifat eder, onlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar hatta bazen üzerine oturmaları için cübbesini yere serdiği ifade edilir.  (İbn Kuteybe, Uyunu'l- Ahbar, III, 15; el-Belazuri, Ensab, I, 98; İbnu'l-Esir, Usdu'l-Ğabe, VII, 47.) (İbn Şebbe, Tarih'ul-Medine, II, 421; el-Halebi, İnsan, I, 34)

* Enes (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav) kadınların ve çocukların da düğüne geldiğini görünce ayağa kalktı ve ‘Allah şahidim ki, siz bana insanların en sevimlisisiniz' buyurdu. Bu sözü üç defa tekrarladı.” (Buhari, 8/114. Müslim, 7/174)

Hurafe olduğu anlaşılan şu sözlere ise uyulmamalıdır;

* Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız… (
İbnül Cevzi, Mevzuat, II/282283; Suyuti, Leali, II/154 İbn Arrak)

Kadına yemek vermeyen, kıyafetsiz bırakan böyle bir mantık olunca dünyanın en güzeline layık olan Müslüman kadınlar çok farklı tanınıyor. Batılı insanlar için Müslüman kadın denilince akıllarında bakımsız, kötü kokan, insanlarla konuşmayan, içine kapalı bir kadın modeli oluşuyor. Oysa Müslüman kadın dünyanın en temiz ve en bakımlı insanı olur.  Kıyafeti temiz olur, kendisi temiz olur, nurlu ve güzeldir, modern ve medenidir.

Nitekim Allah temiz rızık ve güzel kıyafetleri helal kıldığını şöyle bildiriyor;

* De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Araf Suresi, 32)

Allah Kuran'da  Hz. Meryem'i bitki gibi yetiştirdiğini bildirerek kadınların zarif, narin, temiz ve değerli olduğuna dikkat çekmiştir. Sevdiğiniz bir çiçeğe nasıl bakarsınız bir düşünün. En fazla güneş alabileceği yere koyarsınız, hergün beslersiniz, suyunu verirsiniz, zarar görmeyecek şekilde korursunuz. Böylece çiçeğiniz mis gibi kokusu, harika görünümüyle yaşamaya devam eder. Allah kadınları bitkiye benzetiyor. Kadınlara özen, şefkat, saygı ve sevgi gösterilmesi gerektiğini açıkça anlıyoruz. Ayrıca Allah kadının anne yönüne ayetlerde  dikkat çekiyor. Hz. Musa (as) ve Hz. İsa (as)'ın annesinin güzel ahlakından Kuran'da bahsediliyor. Allah mazlum annelere ‘öf demeyin' diyor. Kuran'da kadınlara ‘Öf' denilmemesinden yani hoşnutsuzluk ifadesi bile kullanılmamasından bahsediliyor. Dolayısıyla kadınları ‘BUÇUK' gören, kendilerince aşağılayan bağnaz mantıktaki kişilerin uygulamaları Kuran'la tamamen çelişiyor.

Kadınlara en çok değer veren sistem Kuran'da mevcuttur. Kadının ikinci sınıf görülmesi ise cahillik olur. Bu sebeple bağnaz bakış açısının değişmesi bütün insanlar için en hayırlı ve doğru olan olacaktır Allah'ın izniyle.


GÜLŞAH GÜÇYETMEZ
http://twitter.com/gulsahgucyetmez
http://facebook.com/gulsahbaloglugucyetmez
 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Kadınları buçuk görme yanılgısı nasıl değişir? - Gülşah Güçyetmez hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Kadınları buçuk görme yanılgısı nasıl değişir? - Gülşah Güçyetmez siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com