ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Kendi nedir? Kendi ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Kendi nedir? Kendi ne demektir?

Kendi anlamı, tanımı:

  • Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz
  • Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
  • "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz.
  • İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.

"Kendi" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Ankara Palas'ta kendisine dörtte üç oranında indirim yapılırdı." - Ç. Altan
  • "Kendileri evde yoklar mı?"
  • "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."
  • "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar." - B. Felek

Kendi ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Kendi derdine düşmek: kendi sorunu sebebiyle başka şeyle ilgilenememek.
  • Kendigelen: Umulmadık bir zamanda gelen ve gelişinden sevinç duyulan (kimse veya şey).
  • Kendi kuyusunu kendi kazmak: kendine zarar verecek davranışta bulunmak.
  • Kendini hissettirmek: varlığını belli etmek.
  • Kendine mahsus: Kendine özgü.
  • Kendini ateşe atmak: bile bile tehlikeli bir işe girişmek.
  • Kendini göstermek: beğenilecek niteliklerini ortaya koymak. ortaya çıkmak, belirmek. pas alabilmek için boş alana kaçmak.
  • Kendini beğenmek: başkalarını küçümseyerek kendini üstün görmek.
  • Kendini dinlemek: hastalık kuruntusu içinde bulunmak. yalnız, sakin kalmak.
  • Kendinde toplamak: kendi üzerinde bulundurmak, kendi varlığı içinde yer almasını sağlamak.
  • (birine veya bir şeye)  kendini adamak: kendini vermek.
  • Kendine özgü: Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.
  • Kendini kaptırmak: bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek. uğraşmaya başladığı bir işten kendini kurtaramamak.
  • Kendini fasulye gibi nimetten saymak: kendini çok önemli biri gibi görmek.
  • Kendi köşesinde yaşamak: yalnız başına yaşamak.
  • Kendinden geçmek: bilinci işlemez olmak, kendini kaybetmek, bayılmak. bir şey karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak. uykuya dalmak, uyuyakalmak.
  • Kendini matah sanmak: kendini olduğundan daha fazla değerli kabul etmek.
  • Kendi havasında gitmek (veya olmak): yalnız başına, istediği gibi davranmak.
  • Kendini ele vermek: yaptığı bir davranış veya söylediği bir sözle kendi suçunu ortaya çıkarmak.
  • Kendini beğendirmek: başkalarına hoş, iyi, yetenekli görünmek.
  • Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak): aklandırmak.
  • Kendine gel!: "aklını başına topla" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.
  • Kendi kendini didiklemek: kendi kendini harap etmek, üzmek.
  • Kendi keyfine gitmek: isteğine uygun davranmak.
  • Kendi yağıyla kavrulmak: elinde bulunanla geçinip kimseye muhtaç olmamak.
  • (bir yere)  kendini dar atmak: güçlükle ve ivedi olarak bir yere sığınmak, kaçmak.
  • Kendini avutmak: oyalanmak.
  • Kendini tutamamak: bir durum karşısında sessiz ve heyecansız kalamamak. kendine hâkim olamamak.
  • Kendini yemek: açığa vurmadan gizli gizli üzülmek.
  • Kendimi bildim bileli: öteden beri, eskiden beri.
  • Kendine kıymak: kendini öldürmek.
  • Kendi ayağı ile gelmek: kendi isteğiyle gelmek.
  • Kendine gelmek: ayılmak. aklı başına gelmek. durumu düzelmek.
  • Kendi ağzıyla tutulmak: suçu, yalanı veya iddiasının yanlışlığı kendi sözüyle ortaya çıkmak.
  • Kendini düşünmek: daima kendi çıkarını kollamak, bencil davranmak.
  • Kendini harap etmek: sıkıntı veya üzüntüden perişan olmak.
  • Kendinde olmamak: bilinci, aklı yerinde olmamak.
  • Kendi adına: Yalnız kendi için, kendi hesabına.
  • Kendi âlemine dalmak: çevre ile ilgisini kesip iç dünyasına kapanmak. eğlenceye, zevküsefaya kapılmak.
  • Kendini dağıtmak: farklı işlerle aynı anda uğraşmaktan kötü durumda olmak. ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek.
  • Kendini sıkmak: kendini zorlamak, çaba göstermek.
  • Kendi payına: Kendi adına, kendine göre.
  • Kendi hâlinde: Hiçbir şeye karışmayan, sessiz. Hiçbir şeye karışmadan, sessizce.
  • Kendini paralamak: çok çaba ve özen göstermek.
  • Kendini yoklamak: duygu, düşünce ve beden bakımından kontrol etmek.
  • Kendini alamamak: istemeyerek bir işi yapma durumuna girmek.
  • Kendibeslek: ....
  • Kendi kendine: Kimseye danışmaksızın. Kimseyle ilgisi, ilişkisi olmadan. Yalnız başına. Kendisine. Başkasının yardımı ve ortaklığı olmadan. Kendiliğinden.
  • Kendini kaybetmek: bayılmak. aşırı duygulanma dolayısıyla çevrede olup bitenin farkına varamamak.
  • Kendini bırakmak: kendine özen göstermemek. çevre ile ilgisini keserek yalnız bir konuyla uğraşmak. gevşek, rahat bir biçimde kalmak.
  • Kendi gölgesinden korkmak: çok korkak olmak, bir sakınca söz konusu olmayan işlere girişmekten bile korkmak.
  • Kendini (kapıp) koyuvermek: kendine özen göstermemek, kötümser olmak.
  • Kendini toparlamak (veya toplamak): herhangi bir konuda eskiden kötü olan durumunu düzeltmek. bir konuda dikkatini yoğunlaştırmak. sağlığına kavuşmak. çeki düzen vermek.
  • Kendine hisse çıkarmak: ders almak.
  • Kendine yedirememek: başkasının kendisine yaptığı işi, onur kırıcı sayarak tepki ile karşılamak. kendisinin başkasına yapması söz konusu olan işi, kişiliği için onur kırıcı saydığından yapmamak.
  • Kendi üstüne yormak: alınmak.
  • Kendine has: Kendine özgü.
  • Kendini tartmak: ne durumda olduğunu öğrenmek için kendini yoklamak.
  • Kendini bulmak: kişilik kazanmak. maddi ve manevi konularda durumunu düzeltmek. kendine gelmek.
  • Kendini yiyip bitirmek: kendi kendini yemek.
  • Kendi hesabana çalışmak: uğraştığı işi sadece kendisi için yapmak.
  • Kendini sıyıramamak: kurtulamamak.
  • Kendini ağır (veya ağırdan) satmak: nazlanmak, gönülsüz davranmak. huylarını yavaş yavaş ortaya koymak.
  • Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek: gerçeğe aykırı olarak kendisinde veya herhangi bir şeyde üstün bir nitelik ve değer varmış gibi göstermek.
  • Kendini tutmak: kendine hâkim olmak. dayanmak, sabretmek.
  • Kendi göbeğini kendi kesmek: gereksinim duyduğu yardım, başkalarınca esirgendiğinde işini kendi görmek.
  • Kendi içine çekilmek: başkasıyla ilişki kurmamak, yalnız başına kalmak, inzivaya çekilmek.
  • Kendi söyler kendi dinler: "ne söylediği anlaşılmaz, söylediği şeylere önem verilmez" anlamında kullanılan bir söz.
  • Kendi başına: Kimseye sormadan. Başkasının payı veya yardımı olmaksızın.
  • Kendini bilmek: aklı ve muhakemesi yerinde olmak. baliğ olmak. ağırbaşlı olmak. kendinin ve çevresinin bilincine varmak. durum ve onuruna yakışacak biçimde davranmak.
  • Kendine dert etmek: bir şeyi üzüntü konusu yapmak.
  • Kendini naza çekmek: istekli olduğu hâlde yapmacıklı hareketlerle isteksiz gibi davranmak.
  • (birini veya bir şeyi)  kendi hâline bırakmak: ilgilenmemek, karışmamak.
  • Kendi düşen ağlamaz: "kendi zararına kendisi neden olanın yakınmaya hakkı olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
  • Kendine yontmak: çıkan her fırsattan yararlanarak hep kendi çıkarını sağlamak.
  • Kendini kapının dışında bulmak: kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak.
  • Kendini sokağa (veya dışarı) atmak: sıkıntıdan dolayı rahatlamak amacıyla açık havaya çıkmak.
  • (bir yere)  kendini atmak: vakit geçirmeden hemen gitmek.
  • Kendi kendini yemek: açığa vurmadan içten içe üzülmek.
  • Kendini satmak: kendisinde olmayan iyi nitelikleri varmış gibi göstermek. para karşılığı erkeklerle birlikte olmak.
  • Kendini bir şey sanmak: kendini olduğundan çok değerli görmek.
  • Kendini dirhem dirhem satmak: çok nazlı davranmak, ağırdan almak. özelliklerini azar azar ortaya koymak.
  • Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak): bir şeye bütün varlığıyla bağlanmak, başka her şeyle ilgisini kesip tek şeyle aşırı ölçüde ilgilenmek.
  • Kendini aşağı (veya küçük) görmek: kendini başkalarından değersiz görmek.
  • Kendi kabuğuna çekilmek: kabuğuna çekilmek.
  • Kendini dev aynasında görmek: kendini olduğundan çok üstün görmek.
  • Kendine mal etmek: benimsemek veya saymak. başkasının yaptığı işi kendisi yapmış gibi göstermek.
  • Kendini bir yerde bulmak: farkında olmadan bir yere ulaşmış olmak.
  • Kendi kanatlarıyla uçmak: hiç kimsenin desteği veya yardımı olmaksızın yaşamak veya bir işi olumlu sonuca ulaştırmak

Kendi hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Kendi ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Kendi nedir? Kendi ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Kendi nedir? Kendi ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com