Kişiliğe Etki Üzerine..

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
Bi çocuk hayal edelim, ismi Şevket olsun..
Şevket’ in İstanbul şehrinde hayatını devam ettirme zorunluluğu 9 yaşından itibaren başladı. Bu yaşına gelene kadar Sinopta ikamet ediolardı Şevketler. Şevketin, ailesinden, akrabalarından ve Sinop Kırcaali İlköğretim okulunda Kenan Öğretmenden aldığı bilgi, eğitim, ahlak anlayışı ve yine sayılan etmenlerin o yaşa kadar bi çocuğa katacağı kişilik yapısı, yeni taşındıkları mahallenin çocuklarının bi çok hareketini ters gösteriyodu Şevket’e.. İstanbulda taşındıkları mahallenin çocukları, hayatı boyunca rastlayacağını sandığı tipler değildi.

Şevket’ in 9 yaşındaki erkek kardeşi Shewcat ve 12 yaşındaki ağabeyi Şevki de kişiliğine, Şevket’ in kendi kişiliğine kattıklarını katmıştı Sinopta.. Şevket, Shevcat ve Şevki yeni mahallelerindeki çocuklardan etkilenmemeleri gerektiğini biliyolardı. Kendilerince ve ailelerinin sarfedebildiği gayret ölçüsünde kendilerine dikkat ediolardı. Gün geldi 12 yaşındaki Şevki, Bursa Hoppala Özel okulunda, kaba bi tabirle kaliteli denebilecek çocuklar arasında ücretsiz okuma hakkı elde etti ve orada yatılı okumaya başladı. Şevket ve Shewcat ise İstanbulda okumaya ve yaşamaya devam ettiler, yaşları birbirine yakın olduğundan genellikle beraber takılıolardı.

Kestirmeye gidecek olursak;

Hoppala’ da okuyan Şevki, yıllar öncesinde kişiliğine kattıklarıyla çelişmeyen bi ortamın içinde okudu.
Diğer kardeşler pis ortam denebilecek bi ortamdaydı.

Kardeşlerin üçü de tevafuken Terazi Burcuydu..



Düzeltmelerin de içinde bulunduğu yorumlarla hikaye birbirinden ayrılsa iyi olacaktı ve öle yapılıp devamı aşağı taşındı
 
 

 
 
Burçların kişiliğe etkisi vardır. Bu yadsınamaz gerçektir. Yeterince irdelenmemiş istisnai durumlar, burçların varlığına ve gerçekliğine çamur atmak için kullanılamaz..

Terazi Burcunda doğan insanların, -kişiliklerinin genel eğilimini, tavırlarını, genel düşünsel veya fiziksel yapılarını-, başlangıç tarihinin bilinmediği kadar eski zamanlardan beri araştıran, istatikler toplayan, gruplayanların hem fikirleştiği bi ölçü, Terazilerin içinde bulundukları ortamdan çok az etkilendikleri yönündeydi.

Şevket, ve Shevcat aynı ortamda yaşamalarına ve ikisi de Terazi olmalarına rağmen, Şevket de Şevki gibi -olumlu-, Shevcat ise mikrop : ) bi insan olmuştu.
Aynı ortamın bombardumanına maruz kalan Şevket ve Shewcat, ikisi de Terazi olmasına rağmen birisi,Terazi burcunda genel olarak gözüken olumsuz özellikleri şahlandırmış, ötekisi susturmayı bilmiştir. Acaba buna sebep olan nedir¿ Acaba büyüdüklerinde her ikisi de aynı kişilikte mi olmalıydı¿ Tabii ki hayır. Şevketi olumluluğa iten bir sürü sebep gösterebiliriz. Hayal gücünüzü zorlamadan sebepler bulun. Sonra benden uçuk örnekler isteyin. Saymakla bitmez. Farklılaştırıcılar olması gayet doğal. Aynı Burçta olan insanların robot gibi birbirinin aynı olması hem saçma hem mümkün değil. Saymakla bitiremeyeceğimiz sebepler dışında çok uçuk sayılabilecek sebepler bile insanları birbirinden farklılaştırır.

Bu haliyle;
yıllar sonra, kişiliği kaba bi tabirle -olumlu- olarak kalan Hoppala’ lı Şevki acaba –olumluluğunu- burcunun verdiği özellikler sayesinde mi kazanmıştı?
Öyle olabilir de olmayabilir de. Şevki dış ortamdan az etkilenen bi yapıya sahip olsa bile kişiliğini bozmayı tetikleyecek bi durumda, farkında olmadan kişiliğini bozabilirdi. Kişiliği bozulmadı, bozulmama sebebi bir tane de olabilir, 3 tane de çok daha fazla da olabilir. Şevki okul hayatı boyunca kararları hep kendisi verdiğine göre, yine kendisi karar vererek pis ortamların verdiği şimşek etkili haz duygusuna kapılabilirdi.

Şevki' nin verdiği kararların yönlerini belirlemede Burcunun etkisi de vardır dersem, belki bazı insanlar sinirlenir. "Hayır insanlar özgürdür", "sadece istediğimi yaparım" , "burçlarla sınırlı kalınmaz" gibi cümlelerle saçmalayabilirler. "Burç etkisi vardır" dendiğinde, acaba karakterlerinin sadece o özelliklere dayalı olduğunun mu iddia edildiğini zannederler¿ Zanları o yöndeyse, hem karakterlerine başka hallerin yanında Burçların da etkisi olduğunu öğrenmeleri, hem de aslen bunu anlatmaya çalışanların kendi gözlerinde salaklaşmışlığını gidermeleri açısından bu zanlarını değiştirmelidirler..

Hikayede yaşayanları gözlemleyen kişiye, “Burçlar hurafeymiş be” demek ne kadar kolay gelir.
Durum böyle midir¿ Hikayadeki gibi durumlarla karşılaştıktan sonra yanlış yorum yapanların Burçlara "Hurafe" demeleri gerçekleri değiştirmez.

Burç özelliklerinin genellikle doğru olduğunu kendi gözlemlerimizle de pekala görebiliriz. Kimse her burcun özelliklerinin, kişiye kesinlikle taşınacağını iddia etmiyo. Bu mümkün de değil. Her insanın yaşadığı ortam farklı, muhatap oldukları farklı, kendisine yaklaşımlar farklı, psikolojisini türlü türlü yönlere çeken farklılaştırıcılar sonsuz..


Ben şöyle düşünüyorum..
Birilerince gözlemlenip öğrenilen, bize öğretilen ve bizim de güvendiğimiz gerçeği tekrarlayalım.
Dünya kendi etrafında döner..
Ay kendi etrafında döner..
Ay dünayanın etrafında da döner..
Ay ve dünyanın oluşturduğu ikili sistem güneşin etrafında döner..
Ay ve dünya gibi diğer 8 gezegen kendi etrafında ve güneşin etrafında döner..
Güneş kendi etrafına döner..
Tüm adı geçen ve adını anmaya gereksinim olmayan başka kütleler bir sistem oluştursun, (yoq işte galaxi, Samanyolu vs. gibi terimler dışarıda dursun), sistemin adı –mavi misket- olsun..
Mavi Misketin etrafında 10 tane, içinde Mavi Misketin mekanizmasındakine benzer kütleler barındıran küçük misketler döner..
11 misketten oluşan bu topluluk hem kendi etrafında döner, hem de (her hangi bir cisim etrafında ya da gelişi güzel hareket edip etmediği konusunda bilgim yok)bir yerlere doğru hareket eder..
Falan filan, aynı bunlar gibi milyarlarca misket olduğu söylenir ama sadece söylenir. Belki çok daha fazladır, belki daha azdır..

Şimdi öncelikle eğer ortada bi gerçek varsa ve kendini bize gösteriyosa, o gerçeğin zuhur etme faktörleri ne olursa olsun gerçeği değiştirmez derim ben. Yani şu elimdeki toplu iğneyi bıraktığımda yere düşüyosa, (tabii ki düşme sebebini bilmek de güzel olur) ama düşme sebebini öğrenmesem bile her bıraktığımda  toplu iğnenin yere düşeceğine inanırım.

Buna rağmen bi açıklama getirmeye çalışacak olursak..


Devam edicem..

Bilimsel açıklamalarda bulunduklarını iddia edenler, bizden çook uzakta bulunan, hareketlerinin karman çurman hale geldiğini gördükleri uzak yıldızları Burçlara etki eden kesin faktör olarak gösteremezler, göstermemişler de..
Söz konusu etkiciler, Satürn, mars, zart, zurt gibi yakın gezegenler. Etki edip etmedikleri de tartışılır, etki ettiklerine inanmak ya da inanmamak gibi bi zorunluluğu da görmüyorum kendimde.
Belirli tarih aralıklarında doğanların, grup grup bazı düşünsel yatkınlıkları olduğunu gözlemleyenler ya en mantıklı açıklamanın bu olduğunu düşünmüşlerdir, ya da özel bi gözlükleri vardır ve gezegenlerden gelen etkici ışınları görebiliyolardır.
Burçlarda neyin etkili olduğuna dair kesin iddiam yok. Gezegenlerin etki ettiği yönündeki açıklama ise sadece -mantıklı- o kadar..

Sevgili quxzed;

Şimdi sen yine benim sorumu cevaplamak yerine demagoji yapacaksın, biliyorum, hatta aşağılayıcı cevaplar vermeye bile çalışabilirsin (bknz. Nisan'a verilen cevap) ama ben yine de bilimsel gerçekleri savunmaya devam edeceğim. Senin o misket dediğin şeyler gezegen. Daha uzaktan (yaklaşık 10 üzeri 10 metre) bakıldığında o misketcikler topluluğu da bir misket gibi görünüyor. Daha da uzaktan (ki evrenin bilinen sınırı 10 üzeri 23 metre) bakarsan, herşeyi bir torba misket gibi göreceksindir. İşte bu bir torba misketçik, öyle havada asılı durmuyor. "Big Bang (Büyük patlama)" teorisine göre (rasyonel bilimde aksi ispatlanmadıkça mantığa en yakın teori doğru kabul edilir) bu misketçikler bir merkez etrafında dönüyor ve birbirlerinden de uzaklaşıyorlar. O yüzden sen kendini terazi sanıyorsun ama terazi falan değilsin. Çünkü terazi diye bir şey yok, onlar havada rastgele duran yıldızlar, birilerinin  hayalgücüyle o şekilde isimlendirilmişler. 20 milyon yıl sonra da orada duruyor olmayacaklar. Yani yirmi  milyon yıl sonra yine birileri çıkıp " abi bak bu mikroçip, şu helikopter, bu da tank" diye o yıldızlara şekil verip tank takım yıldızı havadayken doğanları " tank burcunda" diye sınıflayıp onlara kendilerince bir takım özellikler verecekler. Öbür yandan "Helikopterler çok uçarıdır, tanklarla hiç anlaşamazlar." türünden geyikler uzayıp gidecek. Sonra Vatan20milyon isimli bir hinternet forumunda quexued20milyon2006 edition takma adlı bir kullanıcıya benim ikiyüzbininci kuşaktan torunum laf anlatmaya uğraşmayacak çünkü eminim daha önemli işlerle uğraşıyor olacak. Buna inancım tam.

quXZed diyor ki: Anlaşılmadığı zannedilen kısımlar aşikarane gözler önüne serilecek. Sınavlardan sonra.. Şimdiden Özür dilerim
Hayır! Boyun eğmeyeceğim, ne geçmişin acıları ne de sorunlara gebe geleceğin doğum sancıları beni korkutup yıldıramayacak! Buradayım, burada kalacağım ve var olacağım!

Daha önceki cevaplarda demogoji esintisi göremedim. Aşağılama da göremedim. nisan’a söylediğim altı üstü bir doğru o kadar. Gerçekten ve gerçekten yanlış düşünse bile güzel düşünmüş. Aynı şekilde gerçekten ve gerçekten küçükken ben de öyle düşünüyodum. Yemin mi edeyim :D
Aşağılamak büyüklük taslamak mıdır¿ Büyük ölçüde öyle.. Terazi burcundakilerin genellikle büyüklük tasladıkları ve aynı zamanda usta bir demogojist oldukları söylenir.
Aşağılamak zayıflıktır ve bazen zayıf düşüyorum. Yoksa bazen zayıf düştüğümü söylemekle yine mi demogoji yaptım, yoksa iyi bir demogojist ve aşağılayıcı mıyım¿ yoksa ben Terazi miyim..Terazi olup bu özellikleri barındırmam seni haklı mı yapıyo¿ Bir yandan haklı isen diğer yandan da Teraziliğim mi kabul görülmüş olunuyo¿  Her neyse, dikkat edilirse güzel bir ironi oldu. Doğruysa da yanlışsa da fazla enterese olunmamalı diye düşünüyorum..

Evet, yazdıklarının çoğunda haklısın, belki de bir şemsiyeyim ben. Böyle kelimelere fazla takılmayalım arkadaşlar. Yeter ki sizler kendiniz için daha anlaşılabilir olduğunu söyleyin, Terazi kelimesini kullandıktan sonra parantez açıp belirtirim “günümüzde tartmak için kullanılan alet kastedilmiş olmayıp, yılın belirli tarihlerinde doğmuşluğu belirten bi olgudur” diye.
Misket diyerek neyi kast ettiğimi yazmıştım oysa. Şu yılda ona ne derler buna ne derler diye düşünmektense, neyin kastedildiğini dikkatli okumuş olsak yazılarımız gereksiz yere uzamayacaktı. Daha önce hiçbir yerde sisteme misket denildiğini duymadım, sadece bilimsel bilgiler veriliyo izlenimi bırakmak istemedim, daha çekici ve anlaşılır olsun diye o ismi taktım o kadar. Asıl konuyla değilde, kelime oyunlarıyla uğraşırsak, son cümlende inancının tam olduğunu söylediğin konu üzerine yeniden düşünmen gerektiği tavsiyesinde bulunucam sana. Kelimeler nerden çıkmış, bir kelime neden tutulur veya tutulmaz, ileriki yıllardaki kelimelerin kat ediceği yol, ve her türlü kelime oyunu üzerine bi konu açalım istersen o konuda tartışalım seninle. Lütfen buraya bulaştırmayalım..

Şimdi can alıcı noktaya gelelim..


Devam edicem, kusura bakmayın..

Yok arkadaşlar bunu bu kadar kafanıza takmayın yau. Buraya bu konuda arasıra bişeler yazanların hep bu konularla mı ilgilendiğini düşünüyosunuz. Siz de inansanız acaba hep böyle şeler hakkında mı konuşmanız gerekecek. Böyle mi düşünüyosunuz. Cool olun.  Belki de en çok ben bişeler karalamışımdır ama şahsen hiç ilgilenmem.
Burçların doğruluğuna inanmak, gün içinde harıl harıl o hangi burç bu hangi burç düşünmek yorumlar yapmak, hareketlerini ona göre düzenlemek demek değil. Tıpkı toplu iğne örneğindeki gibi, bıraktığımda yere düşeceğini biliyorum, sebebini bilmesem de düşecekti. Hayatın anahtarı yer çekimi kanunu da değil, Burçlar da değil. Hakkında bilgi sahibi olmasak da var, bilgi sahibi olsak da var. Stres yapmaya gerek yok.
Eskiden insanların güneşin doğması hakkındaki fikirlerine bakıyorum, güneş söndükten bir süre sonra yeniden çıkacağını biliyolar ama sistemin nasıl işlediğini bilmiyolar. İşte o eski zamanlara ışınlansam adamların güneş hakkındaki doğruları bilmeyişlerine üzülecek olduğum gibi, şimdi de bu konunun yalan veya sonradan türetilmiş bir oyun olduğunu düşünenlerin bilmeyişlerine üzülüyorum. Kafalarında Burçların safsata olduğu düşüncesi yatanlar ve ben aynı ortamdayım, mümkün mertebe anlatmak istiyorum o kadar.



walla abi biraz daha açsan iyi olur. pek bişey anlayamadım  ???
bende bişey anlamadım zaten onu anlamak için filozof olmak lazım :)

biri beni mi çağrdı  ;D  :P
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Güvenilirliği ispatlanmış olanlara bakmak kafi gelecek olsa bile bütün tefsirlere baktım. Herkesin de bileceği üzere farklı kişilerin tefsirlerindeki açıklamalar tekrar şahit olduğum üzere hep paralel.

http://www.vatan.tc/forum/index.php?topic=699.msg4370#msg4370

yukarıdaki linkteki mesajda Burçların (bazılarımız kelimelere çok takılıo, anlatılmak istenen manayı anlayın, isteyerek yapmıosunuz biliyorum ama bozgunculuk yapıyo pozisyonuna düşmeyin) insanlara ne şekilde tesir ettiğine dair inancımın kesin olmadığı, -Burç- denilen -gezegen yörüngelerinin- tesir ediyo olmasının bana göre sadece inanılacak en mantıklı fikir olduğu yazılmıştı.. Zaten Kuran'da da insanlara etkisinden, felan bahsetmiyo. Etki sadece gözlemle anlaşılabiliyo.

Kuran' da Burç üzerine geçmiş ayetlerin tefsirlerinden bazıları..


Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır' dan..

Hicr Suresi, 16. Ayet..

Şüphesiz ki biz gökte burçlar yarattık. BURC: aslında yüksek köşk demektir. Gökte özel bir şekilde toplanmış bir takım yıldızların toptan görünüşlerine de bu mânâ ile burc denilmiştir ki, bu takım yıldızların meşhurları on ikidir. Bulundukları yerlere "mıntakatü'l-bürû»c" (burclar mıntıkası) denilir ki güneşin bir yerden diğer bir yere geçme noktalarını sınırlayan Yengeç burcu yörüngesi ile Oğlak burcunun yörüngesi arasındaki kuşaktır. Astronomi bilginlerinin teriminde burçlar denildiği zaman Güneş ve gezegenlerin yörüngeleri sayılan bu on iki burç anlaşılır. birçok tefsirciler de bu on ikiyi söylemişlerdir. Fakat gökteki burçlar, yalnız bu on iki burçtan ibaret değil, sayıları pek çoktur. Çoğu bu on iki burcun içinde ise de Büyükayı kümesi, Küçükayı kümesi gibi kutuplar bölgesinde olanlar da vardır. Ve bu âyette, belirsiz çoğul kipi ile genel olarak buyurulmuş olduğundan dolayı, bunu on iki ile sınırlamak görünüşe aykırıdır. Öyle ise âyetteki güzel zevki tatmak için burc kelimesinin içerdiği mânâlara dikkat etmelidir. Burc denildiği zaman ilk önce yüksek bir köşk mânâsı vardır. İkinci olarak bu köşkün maddesinde yıldızlar vardır Üçüncü olarak yıldız mânâsında ışık anlamı vardır. Bu şekilde buyuruluyor ki: "Baksanıza, biz gökte birçok burclar, yıldızlardan yapılmış, ışıklarla donanmış türlü türlü şekillerde yüksek yüksek köşkler yaptık. Yani tabiata kalsaydı bunlar olamazdı. Gök meydana gelmez, meydana gelseydi bile basit bir uzaklık olmaktan öteye geçemezdi. Yıldızlar ve özellikle bunların değişik şekillerde teşekkülleri olamaz, yıldız tabiatı ile miktarları, uzaklıkları farklı olamazdı, değişik manzaralara ayrılamaz, hepsi aynı şekilde, aynı vaziyette eşit mesafelerde, bir boyda, bir tarzda olur, gök manzaralarında bu güzel burçlar bulunmazdı. Sanat ve kuvvetimizle biz bunları yaptık."

Ve bakanlar için onu, o göğü süsledik. Yani o çeşitli burçları, nurdan avizeleri, güzel manzaralarıyla gök öyle güzeldir ki, dikkati çekmemesi, bakanların ibret almaması mümkün değildir. Fakat bunun için bakacak, baktığını görecek, gördüğünün ilerisini sezip ibret alacak görüş sahibi olması lazımdır. Görüş sahibi olanlar bu güzel sanata tutulup baksınlar, bu yüceliği bu kudret eserlerini seyretsinler de yaratanın yücelik ve ululuğuna delil getirmekle tevhide yükselsinler diye onu süsledik ve donattık.

Furkan Suresi, 61. Ayet..

Burçlar. BURÇ: Aslında yüksek köşk demektir. Gökyüzünde her yıldız topluluğuna, yani özellikle bir arada bulunan yıldız takımlarından herbirine burç veya suret ismi verilmiş ve kelimenin bilinen gerçek mânâsı bu olmuştur. Yeryüzü haritasında şehirler ve şehir haritasında yüksek ve büyük binalar nasılsa, gökyüzü haritasında da burçlar öyle gibidir. Bize gökyüzündeki yıldızların birer topluluk halinde yer aldıklarını gösterir. Aslında bunların gerçek durumlarını buradan ölçüp kararlaştıramayız, fakat en azından görünüşleri ile aydınlanabiliyoruz ve bu şekilde gerçeklikleri ve adetleri tam bilgimiz altında olmadığından dolayı nekre (belirsiz) olarak buyurulmuştur. Yıldızların iyice anlaşılması için, burç taksimatı pek eski zamandan beri görüş olarak benimsenmiş, hatta İdris (a.s)e kadar götürülmüştür. Batlamyus yirmi biri kuzeyde, on beşi güneyde, on ikisi ortada, muaddilü'n-nehar denilen bir ucu "Koç" burcunun başında, öteki ucu "Başak" burcunun sonunda olan bir çizginin etrafında, güneşin bir sene içerisinde döndüğü görülen yörüngesinin bulunduğu noktada olmak üzere toplam kırk sekiz burç saymıştır. Bu kırk sekiz burç, bin yirmi dokuz yıldızdan ibaret olup üç yüz altmış bir tanesi kuzey burçlarında, üç yüz on sekizi güney burçlarında, üç yüz ellisi de, mıntakatü'l-bürû»c denilen orta bölgededir. Bu mıntaka-i bürû»c üzerindeki on iki burç, bir sene zarfında adeta güneşin birbirini takiben uğradığı evler gibi kabul edilir.

Hamel ü Sevr ile Cevza'da olur fasl-ı bahar

Seretan ü Esed ü Sünbüle'dir yazda karar

Tuttu güz faslını Mizan ile Akreb dahi Kavs,

Cediv ü Delv ve Hû»t oldu zemistane medar.

"Koç ve Boğa ile İkiz burcunda ilkbahar,

Yengeç ve Aslan ile Başakta'dır yaz günleri.

Terazi ve Akreb ile Yay burcunda sonbahar

Oğlak ve Kova ile Balıkta'dır kış günleri"

Amerika kıtasının bulunmasıyla burçların sayısı yüz on yediye çıkarılmış olmakla beraber, on iki burç yine aynıdır. Bununla beraber, bu on iki burç görünüşe göredir. Fezayı kesmiş gibi kabul edilen altı dairenin ikiye bölünmesi ile elde edilen on iki bölümden biri demektir. Yani birer yıldız topluluğu değil, böyle olduğu kabul edilen birer bölümdür. Burç bu mânâda kabul edilecek olursa, bu on ikiyle sınırlanmış olur. Astronomi kitaplarında burç, bu on iki hakkında kullanılmış, diğerlerine burç denilmeyip suret ismi verilmiştir. Bundan dolayı, müfessirlerin çoğu gezegenlerin yörüngeleri gibi kabul edilen bu oniki burcu söylemişlerdir. Fakat sözlük yönünden âyette bu mânâya delil yoktur. û‚yetin açık mânâsı yaratılan burucun var sayılan şeyler değil, güneş ve ay gibi gerçek olmasıdır.

"Orada yarattı" Buradaki zamirinin yine gökyüzüne ait olması ihtimali var ise de buruca ait olması daha yakındır. "Bir kandil." SİRAC, ışık veren şey, kandil, lamba ki, kasdedilen Güneş'tir. Bazı kırâetlerde ve 'nin ötresi ile çoğul olarak okunmuştur. Bu kandiller ise güneşten başka büyük yıldızları da içine alır. "Bir de nurlu bir ay yarattı."

KAMER-İ MÜNûŽR: Parlak Ay, aydın aydır. Üç güne kadar hilâl, ondan sonraya Kamer ismi verilir.

MÜNûŽR: Nurlu ve nurlandıran, demektir. Görülüyor ki, yüce Rahmân'ın rahmetinin feyiz ve bereketi gösterilirken gökyüzünün burçları ile tasvir edilmiş ve içine bir ışık kaynağı (güneş) ve bir de parlayan ay konulmuştur. Gayet sade görünen ve fakat bütün âlemin manzarasını içinde bulunduran bu parlak ifade de çok derin gerçekler parlamaktadır.

Burçların bize karşı görüntüleri ne kadar nisbî olursa olsun gerçekte gök cisimlerinin takım takım çeşitli şekillerde bir arada topluluklar meydana getirdiklerini gösterir. Ve bu şekilde sınırına ulaşılmaz bir kudretin yaratışındaki büyüklüğü anlatır. Eğer bu gök cisimlerinin maddeleri fezada birbirinden ayrılmayıp da hepsi sadece tabii bir tarzda bırakılmış, hepsi bir hacimde toplanmış olsaydı ne bu cisimler ve burçlar olur, ne de bu feyiz ve bereket bulunurdu. Bu sebepten, bu maddelerin küçük parçaları olan atomları arasındaki uyum ve denge hiç değiştirilmemiş olsaydı, kendi haline bırakılsaydı yine bu yıldızlar ve burçlar bulunmaz ve bu feyiz ve rahmet olmazdı. Sonra bütün maddeler aynı miktarda ayrılmış ve birleştirilmiş, hepsi eşit yoğunluklara ayrılmış olsaydı, böyle çeşitli burçlar meydana gelmez ve bu sirac (güneş) ve ay meydana çıkmazdı. Demek ki, gökyüzündeki burçların o değişik görüntüleri her şeyden önce, yaratılışlar üzerinde hakim olan yüce yaratıcının, yaratıcılığına bir delildir. İkinci olarak yüksek köşkler, kandillerle gökyüzünün tamamında, yüksek ve büyük bir şehrin, bir medeniyetin gönüle taht kuran manzarası ifade edilmiş ve böyle yüksek ve sosyal bir görüntüye yükselmek hissi aşılanmıştır.

Büruc Suresi, İlk ayet..

Burçlu semâya yemin olsun. Vav, yemin içindir. Semâ-i Zâti'l-büruc; burçlu, yani burçlarla süslenmiş semâ demektir.

BÜRû›C, bilindiği gibi "bürc"ün çoğuludur. Bürc, aslında "görünen şey" demek olup daha sonraları her bakanın gözüne çarpacak şekilde görünen yüksek köşk = kasr-ı âlî mânâsında hakikat olmuştur. Şehir surlarının, kalelerin yüksek yerlerine de aynı şekilde burc denilmiştir.

Bunlara benzetme yoluyla veya "görünme" mânâsıyla gökteki yıldızlara veya büyüklerine veya bazı yıldızların bir araya gelmesinden ortaya çıkan görüntülere de burc denilmiş ve özellikle, bildiğimiz oniki burçta yani Koç, Öküz, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarında hakikat olmuştur. Onun için astronomi ve yıldız ıstılahında burç deyimi altısı kuzeyde ve altısı güneyde olan bu onikisi için kullanılmış, diğerlerinde ise "suret" tabiri kullanılmıştır. (Furkân Sû»resi'nde geçen "Gökte burçlar yaratan ve orada bir kandil ve nurlu bir ay yapan Allah'ın şanı ne yücedir."(Furkan, 25/61) âyetinin tefsirine bkz.)

Gökte bu oniki burcun bulunduğu sahaya "mıntıkatu'l-büruc" yani burçlar kuşağı (zodyak) ismi verilir. Burada İbnü Cerir gibi birçok âlim, burçları "oniki burç" ile tefsir etmişler, bazıları da "köşkler", bazıları "ayın menzilleri olan yıldızlar", bazıları "büyük yıldızlar, bazıları da "göğün kapıları" demişlerdir. Zemahşerî de şöyle der:

Bu, oniki burçtur. Bunlar teşbih (benzetme) üzere göğün köşkleridir. Ayın menzilleri olan yıldızlar da denilmiş. Yıldızların büyükleridir. Ortaya çıkıp göründükleri için bunlara bürû»c ismi verildi de denilmiştir. Göğün kapılarıdır da denilmiştir.

Bunun özeti: Burçların birer köşk mânâsıyla tasvirini tercih etmektir. Bu mânâ benzetme yoluyla yıldızların hepsinde düşünülebilirse de yüksek yüksek apaçık oluşumlar görüntüsü veren yıldız toplumlarının kastedilmiş olması daha açıktır. Bu arada oniki burç bir itibari (varsayım) olmakla beraber en çok bu mânânın meşhur olması nedeniyle burçlar deyince hemen onlar akla gelmektedir. Bununla beraber bu zikredilen yorumlardan herbirinde özel bir fayda bulunduğu da açıktır. Hangisine göre düşünülürse düşünülsün, "burçlar sahibi gök" sözü, dünya göğünü en yüksek tabakasıyla ifade etmiş olur.






inanmadığını belirtiyorsun her defasında ama hala bu konuya ilgilisin

ben inanmadığım şeyin ardında düşmem ilgilnmem,  yanımda kahve falı bile bakılsa mümkün olduğunca o ortamı terkediyorum ! çünkü Allahın ayetleri yalanlanıyor

herneyse, inanmıyorsun ama bakıyorum da baya araştırmışsın...birşeyimi ispatlamaya çalışıyorsun?

not=  yargılamıyorum, cidden merak ediyorum, ne yapmaya çalışıyorusn, yada bu konuda tam olarak ne düşünyorsun?

ben inanmıyorum burçlara, yıldızlar kişiliğmi de etkileyemez, Kurandaki burçlar da sizlerin anladığı anlamda deil, gökyıldıları / takımı manasındadır........
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Neye inanıp neye inanmadığımı 100binlerce kez yazmak istemiyorum. Lütfen dikkatli okuyun ve ona göre yorum yapın. Üstteki aradaşın daha öncede bu gibi durumlarını gördüğümden, konuyu yazar yazmaz kim nerede' ye baktım, bu arkadaş konuyu okuyodu, 20 sn. geçmeden tekrar baktım ve aynı konuya cevap yazıyodu. Aslında 20 sn. de yeterli gibi gözüküyo anlamak için ama.. Neyse işte.anlamıyosak biraz daha vakit ayıralım..

Neye inanıp neye inanmadığımı 100binlerce kez yazmak istemiyorum. Lütfen dikkatli okuyun ve ona göre yorum yapın. Üstteki aradaşın daha öncede bu gibi durumlarını gördüğümden, konuyu yazar yazmaz kim nerede' ye baktım, bu arkadaş konuyu okuyodu, 20 sn. geçmeden tekrar baktım ve aynı konuya cevap yazıyodu. Aslında 20 sn. de yeterli gibi gözüküyo anlamak için ama.. Neyse işte.anlamıyosak biraz daha vakit ayıralım..

sen ne demek istiyorsun bu 20 saniye olayında? ben bu yazmış olduğun yazııyı okudum

ben önceki  yazılarından anladığım kadarı ile yazdım bu yazıyı ve sordum...sen okumadan cevapladığımı mı sanıyorsun?  neyse ...go on.... ama sen tam olarak '' ben burçlara inanmıyorum '' demiyorsun..... boşver
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Başkası sorarsa yine cevaplıcam ama ne olur sen sorma tekrar.
Burçlara inanıyorum diyen kişi neyi kasteder, --> belirli zaman diliminde doğan kişilerin (belirli burçtaki insanların) o zaman diliminde doğan diğer insanlarla benzer yatkınlıkları olduğuna inandığını..
Ben de güneşi gördüğüm gibi burçların özelliklerinin genellikleden biraz daha öte tuttuğunu gördüm ve inandım.
Ama belirli zaman dilimlerinde insanlara ne etki edio da böyle benzerlikler oluyo buna kesin inancım yok. Sadece gezegenlerin etkisinin olma ihtimali yüksek ve bu görüş mantıklı..

Başkası sorarsa yine cevaplıcam ama ne olur sen sorma tekrar.
Burçlara inanıyorum diyen kişi neyi kasteder, --> belirli zaman diliminde doğan kişilerin (belirli burçtaki insanların) o zaman diliminde doğan diğer insanlarla benzer yatkınlıkları olduğuna inandığını..
Ben de güneşi gördüğüm gibi burçların özelliklerinin genellikleden biraz daha öte tuttuğunu gördüm ve inandım.
Ama belirli zaman dilimlerinde insanlara ne etki edio da böyle benzerlikler oluyo buna kesin inancım yok. Sadece gezegenlerin etkisinin olma ihtimali yüksek ve bu görüş mantıklı..


tmm anladım...tam bir reddiye yok sende...  az da olsa inanıyorsa...neyse

BEN TOPTAN REDDEDİYORUM
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

siz ne tartışıyorsunuz ya saçmalamayın Allah aşkıan bırakın nşu saçma konuyu
Dua ve Selametle...

Ne tam ne de en ufak bir reddiye var.
Emin olduğum şeyi söyledim ki önemli olan ve tartışılan konu bu.
Etki edenin benim için önemli olmadığını önceki mesajlarımda anlattım. Hiç kimse emin olamaz zaten neyin etki ettiğinden.


furalbay'a ..Konu hiç de saçma değil, daha önemli konularda yazılanlarla meşgul olup buraya dönüp konunun hafif gözükmesi tuzağına düşme. Gün içindeki çok daha saçma meşgalelerini hatırla..

siz ne tartışıyorsunuz ya saçmalamayın ALLAH aşkıan bırakın nşu saçma konuyu


saçmalıyorsun derken aslında hiçbirşey demiş olmuyorsun :D    ikala alınmıyorsun bu yazında
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

saçma tabi biriinanmıyorum diyor,diğeri ne inanıyorum ne inanmıyorum diyor.hala inanıyormusun inanmıyormusun tartışmasını yapıyorsuuz.konu saçma değil ama tartışmanız saçma.Boş boş konuşuyorsunuz aslında ne yazıcağınızı düğşünmeden önce karşı tarafınn yazısını adam gibi okusanız bu kadar tartışmanıza da grek kalmayacak.konu saçma değil siz saçmasınız.
Dua ve Selametle...

saçma tabi biriinanmıyorum diyor,diğeri ne inanıyorum ne inanmıyorum diyor.hala inanıyormusun inanmıyormusun tartışmasını yapıyorsuuz.konu saçma değil ama tartışmanız saçma.Boş boş konuşuyorsunuz aslında ne yazıcağınızı düğşünmeden önce karşı tarafınn yazısını adam gibi okusanız bu kadar tartışmanıza da grek kalmayacak.konu saçma değil siz saçmasınız.

tşkler sen de bu konuya yazmış olarak enaz bizim kadar saçmaladın ve boş konuştun  ;)
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Bilakis ben boş konuşmuyorum, laf salatasını da artık midem kaldırmıyor, o yüzden kısaca diyeceğim ki: "piyasada" bilinen burç tabiri ile kişilik sınıflandırması tamamen safsata, boş ve anlamsız. Çünkü, o insanlar yüzyıllardır aynı davranış kalıbına uyuyor olsa bile BU ONLARIN ÖNÜMÜZDEKİ YÜZYILDA DA AYNI DAVRANIŞLARI GÖSTERECEKLERİNE BİR DELİL OLAMAZ. Anladın mı kuzucum, safsatadan ibaret bir şey bu. Hiç bir bilimsel temele dayanmaya bu "davranış kalıbına sokma çabasını" kabul etmemi bekleme, benim gibi bir bilim insanına bu ters gelir. Öte yandan, sadece senin bildiğin bir "burç" tanımlaması var da bunun üzerinden konuşuyorsan, sen konuşmaya devam et.

Son olarak diyeceğim ki; ben, yıllarca aldığım eğitim ve şahsi ilgimden kaynaklanan takibimden sonra, bu gün gözden kaçan ama var olması kuvvetle muhtemel olan bir "kişiliğe etki faktörü" olduğuna kanaat ettim ki o da şudur: Genler. Yani bir insanın genetik faktörler ışığında belirli bir kalıba göre davranabileceğine inanıyorum. Daha doğrusu bir tür "Genetik bilgi" aktarımı olduğuna, insanlığın sürekli ilerleyişinin buna bağlı olduğuna inanıyorum ki bu ayrı bir konuda tartışılabilir, isteyen arkadaşlar benimle bağlantı kursun. Son sözüm budur.
Hayır! Boyun eğmeyeceğim, ne geçmişin acıları ne de sorunlara gebe geleceğin doğum sancıları beni korkutup yıldıramayacak! Buradayım, burada kalacağım ve var olacağım!

Bilakis ben boş konuşmuyorum, laf salatasını da artık midem kaldırmıyor, o yüzden kısaca diyeceğim ki: "piyasada" bilinen burç tabiri ile kişilik sınıflandırması tamamen safsata, boş ve anlamsız. Çünkü, o insanlar yüzyıllardır aynı davranış kalıbına uyuyor olsa bile BU ONLARIN ÖNÜMÜZDEKİ YÜZYILDA DA AYNI DAVRANIŞLARI GÖSTERECEKLERİNE BİR DELİL OLAMAZ. Anladın mı kuzucum, safsatadan ibaret bir şey bu. Hiç bir bilimsel temele dayanmaya bu "davranış kalıbına sokma çabasını" kabul etmemi bekleme, benim gibi bir bilim insanına bu ters gelir. Öte yandan, sadece senin bildiğin bir "burç" tanımlaması var da bunun üzerinden konuşuyorsan, sen konuşmaya devam et.

Son olarak diyeceğim ki; ben, yıllarca aldığım eğitim ve şahsi ilgimden kaynaklanan takibimden sonra, bu gün gözden kaçan ama var olması kuvvetle muhtemel olan bir "kişiliğe etki faktörü" olduğuna kanaat ettim ki o da şudur: Genler. Yani bir insanın genetik faktörler ışığında belirli bir kalıba göre davranabileceğine inanıyorum. Daha doğrusu bir tür "Genetik bilgi" aktarımı olduğuna, insanlığın sürekli ilerleyişinin buna bağlı olduğuna inanıyorum ki bu ayrı bir konuda tartışılabilir, isteyen arkadaşlar benimle bağlantı kursun. Son sözüm budur.

pardon bu sözleriniz kime idi? bana olmasına ihtimal veremiyorum çünkü ben hiçbir şekilde burçlara inanmıyorum
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

"kuzucum" dan kasıt quxzed idi.
Hayır! Boyun eğmeyeceğim, ne geçmişin acıları ne de sorunlara gebe geleceğin doğum sancıları beni korkutup yıldıramayacak! Buradayım, burada kalacağım ve var olacağım!

Mengücekli bence de boş konuşmadı, sadece buna ktılıyorum, şu an için vaktim olmasa da sadece şu "kuzucum" fiyaskosu hakkında sözümü söyleyim. Güzel kardeşim belki hoşuma gittiğini zannederek kullanmışsındır bu tabiri ama hoşuma gitmiyo ok¿ tekrar benzeri anormal tabirler kullanma bana karşı. Hadi bakiyim..

evet haklısın-o şevkini duruma bende düştüm ama kedimi zor topladım ben hem kötü ortamda bulundum(saygınlık kazanmak için)-hemde okulda durumları daha iyi olan çocukların içinde bulundum(bu bu benim elimde deil ki halada üniversitemdeki durum bu-insanlar sonradan görünce neoldum delisi oluorlar)
ama bu terazini ne alakası var anlayamadım...ya anladımda biras şimdi anlatırsam saçma şeyler çıkar ortaya

ya ben biraz kafa karıştırmak istedim bazı yazılarda açıkçası. Daha çabuk meyve alabilmek içindi. Gözlem yapmaya yöneltmek daha zor gelmişti  :-\ Sonra yine anlatmaya çalışırım.. kafa karıştırmadan  ;D

Kimileri, bir insan kaldırımda yürürken herhangi bi sebepten dolayı yoldan geçen arabanın şoförüne bakması ve bu bakışa aldırış etmemezlik etmeyen şoförün adama daha dikkatli bakmak uğruna yurt dışındaki arkadaşıyla konuşmak üzere kulağına götürdüğü telefonu kapatıp bir kenara itmesi ve şoförün yurt dışındaki arkadaşının aranmış olsaydı dikkatsizliği eseri az sonra kendisine çarpacak olan aracın önünde duruyo olmak yerine telefonla konuşmasını bitirmek üzere kaldırımda bir müddet daha beklemek suretiyle kazadan kurtulacak olması gibi durumları tevafuk saymaz..
İnsan doğduğunda insanın çözülmesi zor yapısına etki eden faktörler olduğuna inanan kişiler bu faktörlerin kişiliğe etki etme olasılığı olduğunu da kabullenir.
Bu topicte doğduğumuzda bize etki eden bişeler varsa (burçlar varsa) bunlar kişiliğe de etkir mi konusu irdelenmeli bence. Burçlara inanmayan kişi tabii ki etki olma ihtimaline de inanmaz.

Evet bravo! Yarım yüzyıldır "Burç diye bir şey yok, aha da bilimsel ispatı, olmayan şey nasıl kişiliğime etki edecek?" diyordum, helal olsun!
Hayır! Boyun eğmeyeceğim, ne geçmişin acıları ne de sorunlara gebe geleceğin doğum sancıları beni korkutup yıldıramayacak! Buradayım, burada kalacağım ve var olacağım!

Söylediğinden bişe anlamadım ki. Gerçekten inanmıyo musun. başka şey söyleyere başka bişeler ima edilmeye mi çalışılmış. yoq çıkaramadım..
Neyse..
İnanmayan kişiler burçların kişiliğe etkisi varmıdır yok mudur konusunda kişiliğe etkisi yok derse bazılarına burçların varlığını kabul etmiş gibi gözükebilir hem. O yüzden inanmayan kişilerin burçların yokluğunu savunması daha akla yatkın. 

İnanmayan kişiler burçların kişiliğe etkisi varmıdır yok mudur konusunda kişiliğe etkisi yok derse bazılarına burçların varlığını kabul etmiş gibi gözükebilir hem. O yüzden inanmayan kişilerin burçların yokluğunu savunması daha akla yatkın. 

Ben burçlara inanmayan biri olarak durumu şöyle özetleyeyim

Ben burçlara inanıyorum ama sizin inandığınız burçlara değil, burç demek gökyıldızları - göktakımları demek, Kuranda bu anlamda geçer ve bunun dışında hiçbir anlamda geçmez....

ve benim inandığım burç, varolan yıldızlardır, o zaman sizin inandığınız burçlara evet inanmıyorum, yok sayıyorum, ama yıldızlar her zaman vardır  ;)

yani ben varolan , bilim ile kanıtlanmış olan somut yıldzların varlığına inanıyorum ki herkes buna inanır zaten... diğer türlü  I DON'T BELİEVE :=)

İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

 quxzed kepsi tamamda bu     "aldırış etmemezlik etmeyen şoförün"   nasıl bi ifade tarzıdır , hönk   
                  

Kuran' da geçen halini de yazmıştım tüm ayetleri ve tefsirlerini. Tefsirini yapanlardan bazıları doğduğumuzda bize etki ettiği varsayılan burçlara da değinmiş. Yapacak bişe yok, mevzu bahis burçların varlığına gözlemlerle şahit olunabiliyo. Kuranda yazmıyo diye inkar etmek çok yanlış. Tüm ışık renklerini birleştirdiğimizde beyaz elde ettiğimiz de yazmıyo Kuran' da ama Allah akıl vermiş fikir vermiş..

quxzed kepsi tamamda bu     "aldırış etmemezlik etmeyen şoförün"   nasıl bi ifade tarzıdır , hönk   

Bilmiyom ki roadrunner, o da öyleymiş işte öyle uydurdum onu  :)

E ben de sana bunun cevabını vermiştim " Binlerce yıl gözlemlediğimiz davranış kalıbı bundan sonra da devam edecek diye bir şey sözkonusu olamaz, binlerce yıl gelir yarın değişir, o zaman ne olacak? " demiştim, sen ışık teorisiyle kaba gözleme dayalı ve hiçbir bilimsel dayanağı olmayan burç kavramını bir tutmuşsun...  Örnek mi yani bu şimdi? "Nasıl 0 dercenin altında su donuyorsa burç diye de bir şey yoktur!" dedim ben de şimdi, ne olacak? Senin kanıt ne kadar tutarlıysa, bu ifade de o kadar tutarlı....
Hayır! Boyun eğmeyeceğim, ne geçmişin acıları ne de sorunlara gebe geleceğin doğum sancıları beni korkutup yıldıramayacak! Buradayım, burada kalacağım ve var olacağım!

E ben de sana bunun cevabını vermiştim " Binlerce yıl gözlemlediğimiz davranış kalıbı bundan sonra da devam edecek diye bir şey sözkonusu olamaz, binlerce yıl gelir yarın değişir, o zaman ne olacak? " demiştim, sen ışık teorisiyle kaba gözleme dayalı ve hiçbir bilimsel dayanağı olmayan burç kavramını bir tutmuşsun...  Örnek mi yani bu şimdi? "Nasıl 0 dercenin altında su donuyorsa burç diye de bir şey yoktur!" dedim ben de şimdi, ne olacak? Senin kanıt ne kadar tutarlıysa, bu ifade de o kadar tutarlı....

 +1  katılıyorum sANA

quxezd  bu sizin  savunduğunuz burçlar bilim değildir, ben varolan yıldızları kabul ediyorum , ama kişiliğimize etki ettiği bilimsel değildir! hiçbir şekilde kanıtlanamaz,  bir yıldız nasıl kişinin,  karakterine etki edebilir? bir yıldıZ  birinde , sabırısz bir kişilik etkisi yaratmışsa, bu adaletsizce değil mi? o kişinin  ne suçu var şimdi?  böyle birşey elbette olamaz diyorsan o zmaan nasıl etki ediyor?

neden bu kadar anlaşamıyoruz?  bu tamamen bilimdışı, mantık dışı, Allahın yasalarına aykırı bir durum!

Kurandand a dediğin gibi  hiçbir anlam çıkmaz.........

İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Ya ama bakın adaletsiz sayılabilecek başka durumlarda çıkar ona kalırsa. Misal nisan sen neden Sabancının kızı olarak doğmadın ona kalırsa, veya Yaşar Nuri denen adam neden benim kadar akıllı değil bu adaletsizlik değilmi. Sakat doğanlar downsendromlular neden öyle doğdu.
Hem burçlar hususunda kimsenin kimseye üstün bi tarafı yok arkadaşlar size bi grafik göstrecem orda daha iyi anlaşılacak demek istediğim şey. Valla anlatmakta güçlük çekiyom. Ben bunun bilimliğini tartışmıyom ama avrupa da bu konuda oluşturulmuş laboratuarlar olduğunu söylesem beni tanımadığınız için belki yalan söylediğimi düşüneceksiniz. Gözlemlemesi çok kolay, bunu da deneyebilirsiniz. Hayatta o kadar sıradışı şeyler varki ben bunlardan bahsetmek için sabırsızlanırken siz buncaacığını bile belki de zıtlık olsun diye anlamak isetmionuz. Hayırlısı olsun tabi, anlatmaya kapasitem yok belki. İlham gelirse ve zamanım olursa yine denerim. Ben gördüğümü bilirim siz gördüğünüzü bilirsiniz. Zaten hayati bi konu değil bu ama bu türlü sıradışı olaylara inanmayanları duyunca moralim bozuluyo, bu da belki benim psikolojik sorunumdur :)

Ya ama bakın adaletsiz sayılabilecek başka durumlarda çıkar ona kalırsa. Misal nisan sen neden Sabancının kızı olarak doğmadın ona kalırsa, veya Yaşar Nuri denen adam neden benim kadar akıllı değil bu adaletsizlik değilmi. Sakat doğanlar downsendromlular neden öyle doğdu.



merak ettim

şimdi bunlar burçların özelliğnden mi kaynaklanıyor? ben mi yanlış anladım? sadece soruyorum anlamak için.....bunu mu demek istedn?

ayrıca ben neden sakıb sabancının kızı olarak doğmadım? bunu mu sorgulayayım? bana ne yararı var? öyle doğmadıysam suç burçlarn mı?
yaşar nuriden  daha akıllı olduğunu kim söyledi saana? ilhamın mı?
sakat doğanlar neden öyle doğdu? bilmiyorum

bana yararı olmayack bilginin ardına düşmüyorum.....

İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Sakat veya başka türlü sorunlarla doğanları haksızlığa uğramış olarak görmek veya görmemek, hangisinin doğru olduğu bilgisi gereksiz değil, düşününce bunu sen de anlarsın. Belki yakınlarında sakat yoktur mesela, o yüzden seni bu konuda düşünmeye itmemiştir. Kimisi de sakat yakını olsa bile hiç düşünmeden bu halin haksızlık olmadığını bilir. Şu söylediğimi yanlış anlamayın, imanı çok güçlü birisi zaten çok imanlı olduğunu söyleyip durmaz. Sakat doğan çocuktan yakınma hatasından en kusursuz kurtarıcı iman dır. Kuran da verilen örnekleri temiz akılla düşünüp, İslamın gerçek manasının da yansımasıyla teslim olmak bir sürü fitneyi ortadan kaldırdığı gibi bu yakınma hatasını da kaldırır.

burçlar arası haksızlıkların olduğunu düşünmek ise kaynaktan yanlış. Çünkü kefeler arası bi fark dahi yok.
 Bakın müsaade edin, aklıma bişe geldi benim, ama müsait değilim yakında burada onu izah etmeye çalışacam.

Sakat veya başka türlü sorunlarla doğanları haksızlığa uğramış olarak görmek veya görmemek, hangisinin doğru olduğu bilgisi gereksiz değil, düşününce bunu sen de anlarsın. Belki yakınlarında sakat yoktur mesela, o yüzden seni bu konuda düşünmeye itmemiştir. Kimisi de sakat yakını olsa bile hiç düşünmeden bu halin haksızlık olmadığını bilir. Şu söylediğimi yanlış anlamayın, imanı çok güçlü birisi zaten çok imanlı olduğunu söyleyip durmaz. Sakat doğan çocuktan yakınma hatasından en kusursuz kurtarıcı iman dır. Kuran da verilen örnekleri temiz akılla düşünüp, İslamın gerçek manasının da yansımasıyla teslim olmak bir sürü fitneyi ortadan kaldırdığı gibi bu yakınma hatasını da kaldırır.

burçlar arası haksızlıkların olduğunu düşünmek ise kaynaktan yanlış. Çünkü kefeler arası bi fark dahi yok.
 Bakın müsaade edin, aklıma bişe geldi benim, ama müsait değilim yakında burada onu izah etmeye çalışacam.



bilmem belki alaksı olacak ama yazma k istedim

biri sakat doğmuş ise eğer

- ya akraba evliliğidir, ya kan uyuşmazlığı vardır

- ya doğum esnasında bir yanlışlık olmuştur, yada hamilelik dönemnde annenin yaptığı yanlş bir şey sebep olmuş oalbilir, mesela sigara içen annenin, çocuğu zihinsel engelli doğma olasılığı gibi

- ya Allah deniyordur, başımıza gelen felaketler, rastlantısal, olağanüstü- insanüstü güçlerden değil, kendi kazandıklarımızdan dolayıdır....

- çocuk sakat doğmuşsa muhakkak bilimsel bir sebeple açıklanabilir, ayrıca hakkaniyet ilkesiyle bağdaşabilir, yada Allahın vermek istediği bir mesajdır.... sebeplerini insan kendinde arar,çözme yoluna gider.....

böylesi burç gibi hiçbir bilimselliği kanıtlanmamış olaya bağlayamayız bunu..................

İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

burçlarla sakat doğmanın bağdaşıklığını savunduğumu düşündürebilecek şeler yazıyosun, insanlar görse hakkaten savunuom zannedip kahkahayla güler bana. Kesinlikle burçlarla bi alakası olduğunu düşündüğüm yok. Hani dedinya o burç şöyle bu burç böyle haksızlık değilmi. Ben onu örnek olsun diye verdim ama güzel örnek de değil aslında. Çünkü burçlarda insanın yaşam kalitelerinin aşağı veya yukarı olmasına hiç bir etki yok. İnsanlar arasında bir fark oluşturmuşluk yok. Sakatlıkta var ve buna rağmen onu da haksızlık olarak düşünmemeliyiz.
Bilimsel açıklaması var demek, çözümü var demek değil. Saydığın hiç bir durumun olmamasına rağmen sakat doğumlar oluyo. elbet başka sebepleri vardır ama bu sebeplere bağlayan ALLAH, sebeplerin üstesinden gelebiliyosan gelirsin.
Bir de şöyle bi durum var. Örnek vericem anlamak için zorlayın kendinizi bi zahmet. Bir insan yolda yürürken ayağına çivi batas ve kendi kendine dese ki, ""yau dikkat ettim ev çözdüm ben bu olayı, ayaklarımı yere çok sürtüyom ben. Bu alışkanlığımdan vazgeçersem ayağıma çivi batması iihtimalini düşürürüm." Adam ayağını sürtmeden yürümeye başlar kendisini bi güzel alıştırır, artık zorlanmaz düzgün yürümekte. Zorlanmadığı için artık dikkat etme ihtiyacı hissetmez doğal olarak, hareketleri otomatikleşmiştir. Bu otomatik ve dikkatsiz düzgün yürüyüşlerin herhangi birisinde adam belki yorgunsa farkında olmadan yine ayağını sürüyerek yürümeye başlar, belki de yorgun değildir ve küçük bi tümsekçik kendini adamın ayağına sürter, belki yakından geçen bi uçak görür ve ona bakıyorum derken ayağını yere sürter, belki bi müzik duyar ve ritme katılım yapmak için isteyerek ayağını sürter.. teoride sonsuuuz sayıda sebeplerr..

Aşağıdaki mesajda da belirtilen gerekçelerle bu konu bir süreliğine kilitlenmiştir..

http://ilgiliforum.com/index.php?topic=1574.msg9381#msg9381

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Kişiliğe Etki Üzerine.. hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Kişiliğe Etki Üzerine.. siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com