Ahir Zaman Alametleri ve Fitneler

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
(1) Zaman hızlı akmaya başlar; günler, haftalar, aylar ve yıllar çok çabuk geçer. Bunu anlayan anlar, anlayamayan fark etmez.

(2) Bina ve zina çoğalır. Dünkü deve çobanları birbirleriyle “Senin binan mı daha yüksek benimki mi?” diyerek nisbet yapar.

(3) Mesafe nefhumu kaybolur, eskiden 14 günde gidilen yere 45 dakikada gidilir.

(4) Cinayetler, adam öldürmeler anormal şekilde artar, tavuk gibi insan boğazlanır.

(5) Haramlar helal, helaller haram olur.

(6) İnsanların bir kısmı din konusunda o kadar cahil bırakılır ki, Müslümanım diyen bazı kişiler Kelime-i Şehadet’i okuyamazlar.

(7) Müslümanların sayısı çok olur, lakin ağırlıkları, güçleri, tesirleri olmaz; sel suyunun geriye bıraktığı köpük ve süprüntü gibi olurlar.

(8 ) Ayaklar baş, başlar ayak olur.

(9) Tâzimi gereken şeyler tahkir edilir, tahkiri gereken şeyler ululanır.

(10) Zır cahil bazı kişiler, “Biz Müslümanız ama Şeriata karşıyız” diye zırva laflar edip dinden çıkarlar.

(11) Riba ticaretin önüne geçer.

(12) Anneler köleleşir, efendilerini doğurur.

(13) Müslümanlar gayr-i müslimleri öylesine taklid ederler ki, onlar sıçan deliğine girseler Müslümanlar da girer.

(14) Zelzeleler, tsunamiler, yanardağ indifaları (patlamaları), kasırga ve tayfunlar, taşmalar ve seller dünyayı kasıp kavurur, insanlığı perişan eder.

(15) Savaşlar çoğalır ve çok tahripkâr, çok öldürücü, çok yıkıcı olur.

(16) Küçük ve orta Deccallardan sonra büyük Deccal zuhur eder ve cihanı fitne ve fesat ile doldurur.

(17) Müslümanlar içinde reformcu ve değişimciler adında bir fırka peydah olur; Kitabullahı kendi heva ve re’yleri ile tefsir ederek küfran-ı nimet ederler, kimisi küfre düşer.

(18) Öyle bozukluklar meydana çıkar ki, bir fırka  ‘Tevhid ile Teslis’i aynı kefeye koyar.

(19) Hahamlar, papazlar, sarıklı hocalar Ramazanlarda birlikte can ciğer kuzu sarması birlikte iftar ederler.

(20) Yine birtakım kimseler kendi cemaat ve tarikat büyüklerini erbab haline getirerek putlaştırırlar.

(21) Camiler son derece ziynetli, süslü, altın yaldızlı, konforlu lüks olur, fakat günlük namazlarda içlerinde yeterli cemaat bulunmaz.

(22) Tefsir, hadîs, fıkıh, kelam, akaid, tasavvuf kitapları ticaret için yazılır ve yayınlanır.

(23) Para en büyük değer haline gelir; araç olmaktan çıkar amaç olur.

(24) Lüks, konfor ve ihtişam o derecelere varır ki, bazı zenginler evlerindeki helaların madenî aksamını (kısımlarını) altınla kaplatırlar.

25) Fırat nehrinin yatağından altın çıkar. Altınperestler (altına tapanlar) deliler gibi, çılgınlar gibi, kudurmuşlar gibi oraya koşar ve helâk olurlar.

(26) Takvalı ve salih Müslümanlar dinlerini koruyabilmek için dağdan dağa vahşi hayvanlar gibi seğirtirler.

(27) Dinini muhafaza etmek, Şeriat ahkamı ile amel etmek avucunda kor tutmak gibi zor ve zahmetli bir hale gelir.

(28) Uğursuz bir taife zuhur eder, onların dinleri para, kıbleleri karıları olur.

(29) (.......) şehri küffar eline geçer, sonra korkunç savaşlar olur ve Müslümanlar tarafından tekrar feth edilir.

(30) Kefere ve fecerenin icad etmiş oldukları akıllara hayret veren makinalar, aletler, cihazlar çalışmaz hale gelir ve bunlara mübtela olan fasıklar büyük ıztıraba duçar olur.

(31) Atom silahları kullanılır, dünya harap olur, büyük sayıda insan ölür.

(32) Haram yiyiciler, iddihar temiş (yığmış, biriktirmiş) oldukları büyük servetleri nerelerde ve nasıl saklayacakları konusunda şaşırır; dünyanın öbür ucunda edinmiş oldukları müzeyyen malikanelere kaçmaya fırsat bulamazlar.

(33) ALLAH’ın kitabına, Resulullahın Sünnetine, Şeriat-ı garra-yı Ahmediyyeye sımsıkı yapışanlar ölseler de kalsalar da mes’ud olurlar.

34) Dünyada şimdiye kadar görülmemiş korkunç ve esrarlı hastalıklar zuhur eder.

35) Etrafı, zehirli ve mikroplu-virüslü böcekler istila eder.

(36) Mehdi zuhur eder, birtakım nasipsizler onu inkar ve tekzib eder.

(37) İsa aleyhisselam nüzul eder, Müslümanların arasında yer alır.

(38) Siyon ehlinden zulm edenler, yeryüzünü fesada verenler, masum çocukları katl edenler feci bir akıbete duçar olurlar. (Onların bazı bilgeleri/hahamları yapmayın diyorlar ama laf anlatamıyorlar.)

(39) Büyük bir süper devlet gümbür gümbür yıkılır.

(40) İnsanlığın kurtarıcısı, Resul-i Kibriya efendimize haşa terörist diyen azgın Haçlılar mağlub ve muzmahil olurlar.

(41) Ahir zaman fırtına, zelzele ve kasırgaları içinde nice kilise ehli, nice ruhban, Garbın nice hükema ve filozofu ihtida eder, İslâm ile şeref bulur.

(42) Siyah sarıklı, taylasanlı, yeşil bayraklı gayb orduları Müslümanların yardımına koşar.

(43) Kendi şahsî menfaatleri, nüfuzları, prestijleri, riyasetleri uğrunda küffar ile ittifak eden, işbirliği yapan münafıklar rezil ve makhur olurlar.

Her şeyin en doğrusunu ALLAH bilir.
 
 

 
 
uffff neler varmış yaaaaa  :o :o

cogu gerceklesti galiba :(

Alıntı
(39) Büyük bir süper devlet gümbür gümbür yıkılır.
keşke bu en kısa sürede gerçekleşse...

Alıntı
(39) Büyük bir süper devlet gümbür gümbür yıkılır.
keşke bu en kısa sürede gerçekleşse...

gerçekleşmedi mi?  osmanlı devleti süper güçtü ............ yıkıldı gitti.......
İNSANLARIN BEYNİNDEKİ ÖNYARGIYI YOK ETMEK, ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR !..

YAŞAM ZORLUKLARI YENME SAVAŞIDIR !..

Alıntı
(39) Büyük bir süper devlet gümbür gümbür yıkılır.
keşke bu en kısa sürede gerçekleşse...

gerçekleşmedi mi?  osmanlı devleti süper güçtü ............ yıkıldı gitti.......
ben alamatte bahsedilen süper devletin abd olduğunu tahmin adiyorum.hem osmanlının yıkılışı gümbür gümbür olmadı.tam 250 sene boyunca sürekli geriledi.ben abd nin ani bi çöküş yaşamasına yoruyorum bu alameti,daha doğrusu gönlümden böyle olması geçiyo...

Ahirzaman ve Fitneler


Rasulüllah (SAV) birçok hadis-i şeriflerinde ilerde ümmet içinde fitnelerin olacağından söz etmektedir. Böyle bir zamanda islamı yaşamak, Kurân hakikatlerini benimsemek, sünnet-i seniyyeye uymak kolay olmayacaktır. Misal olması bakımından fitnelerle ilgili birkaç örnek hadis sunmak yerinde olacaktır kanaatindeyiz:

1) Kişiyi Kardeşinden, Babasından Ayıran Fitne:

“İlerde büyük fitneler olacak, kişi o fitnelerde kardeşinden ve babasından ayrılacak. (O zaman) fitneler erkeklerin kalplerinde kıyamete kadar yayılacak. Hatta O fitne zamanında bir kimse, zinakâr kadının zinasıyla ayıplandığı gibi, ALLAHın emirlerine uymasından dolayı (1) ayıplanacak.” (2)

Rasulullahın (SAV) bu haberine göre, kıyamete kadar devam edecek şiddetli fitnelerde, özellikle ahir zamanda gelecek fitnede, kişi düşünce, fikriyat, hayatı anlama ve yorumlama, hatta din edinme hususunda kardeşinden ve babasından farklı olacak. İki kardeş, baba ile oğul bu hususta aynı değerleri paylaşmayacak. Çünkü O zaman fitne çok yaygın hale gelecek, kişiler ailelerinden, ana babalarından kopup, başka kaynaklardan etkilenecekler. Çok uzaklarda ortaya çıkan kötü yanlış bir fikir, gönülden gönüle, zihinden zihine, dilden dile yazı ile veya başka yollardan hemen ortalığa yayılacak. Fitne kuş gibi kalpden kalbe uçacak, zihinlerde yuvalanacak. Böyle kritik ve tehlikeli zamanlarda elbette islamı yaşamak, benimsemek, onu dosdoğru şekilde hayatı boyunca devam ettirmek, elbette güç olduğu kadar da sevaplı olacaktır.

2) Başınıza Bilmediğiniz Şeyleri Emreden Yöneticiler Gelecek:

“Benden sonra başınıza, bilmediğiniz (o güne kadar hiç görmediğiniz) şeyleri emreden yöneticiler gelecek. Onlar üzerininde imamlar (halifeler) (3) değildirler.” (4)

Bu hadis-i şerifte, bir zaman gelip ümmetin başına müslümanların bilip duymadığı, islami olmayan, islam dışı şeyler emreden yöneticilerin geleceği haber verilmektedir. “Onlar üzerinizde halife değillerdir” buyrulduğuna göre bu yöneticiler “halife” ünvanı taşımıyan, halife olmayan yöneticiler olacaktır veya adlarında “Halife” ünvanı olsa bile, görevlerinin başında islamı koruma ve kollama gelen gerçek halifeler olmayacaklardır. Gümüşhanevî bu hadisi şerifi fitne ile ilgili hadisler içinde zikrediyor. (5)

3) Kişi Sabah Mümin Akşam Kafir Olacak:

“İlerde bir fitne olacak. O fitne içinde kişi mümin olarak sabahlayacak, kafir olarak akşamlayabilecek. Ancak ALLAHın ilimle kalbini dirilttiği kimseler hariç.” (6) Bu hadis-i şerif fitne ile ilgili ilk hadis-i şerifi ve diğerini tekid etmektedir. Burada da fitnenin, bozulmanın yaygın bir hal olacağı anlatılır. Müslüman bir cemiyette sabahleyin Müslüman olarak uyanan, evinden çıkan bir kimse, toplumdan, arkadaşlarından, yayın organlarından veya başka mihraklardan aldığı tesirle, sabah mümin evinden çıktığı halde akşam, bir şüphe, bir söz veya bir başka sebeple evine kafir dönebilecektir. Burada en önemli faktör, kişinin dinini bilmemesi olarak görülmektedir. Çünkü ALLAHın kalbini islam bilgisi ile, iman hakikatleri ile dirilttiği kimse bu duruma düşmekten korunabilecektir. Bu durumda fitne ve bozulma devrinde, toplumda islamı bilenlerin azalacağı, islami bilginin kifayetsiz olacağı, islamı muhtaçlara ulaştırmanın güçleşeceği hususları akla gelmektedir.

Özetleyecek olursak, bidatların ve dalaletlerin, ümmeti ve islam cemiyetini istilası zamanında, takva ehli dindar kimselerin sünnete uymaları, islamın hükümlerine ittibaları, onlara pek büyük sevaplar kazandıracaktır. Çünkü o zamanda imanı muhafaza edebilmek bile, büyük bir iştir.

Rasulüllah bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:

“Tû»bâ (ne mutlu) beni görene ve bana iman edene! sonra ne mutlu, sonra ne mutlu, sonra ne mutlu beni görmeksizin bana inanana! (Dinleyenler tarafından) denildi ki: Tû»bâ ne demektir? O (bu soru üzerine) şöyle buyurdu: “Tû»bâ, (altında) yüz senelik yürüme mesafesi olan bir ağaçtır. Onun tomurcuklarından cennetliklerin elbiseleri çıkar”. (7)

Rasulullah (SAV) burada, kendi asrında kendini görüp kendine ve kendi vasıtası ile iman edenler için, “Tû»bâ” buyuruyor. Arkasından, kendisini görmeden kendisine ve getirdiği dine inananlara üç defa “Tû»bâ” diye hitap ediyor. Burada, Asrında kendini gören ve gördükten sonra inananlar için bir defa “Tû»bâ!”, buyururken neden kendinden sonra gelenler için üç defa Tû»bâ demiştir? Bu durum, Onu görmeden inanmanın önemini göstermektedir. Onu görmeden söyledikleri, yaptıkları ve takrirleri ile bize bıraktığı Kuran-ı Hakime inanmanın -imanın güçlü güçsüz olması bir yana- önemli ve büyük mükafatlar kazandıracağını ifade etmektedir. İmanımızda, Amellerimizin sevabında, ibadetlerimizde sahabelere yetişemesek de(8) Rasulüllahı görmeden ona ve kendi vesilesi ile gelen Ahkâma inanmak onun gereğini yapabilmek gerçekten çok önemlidir. Tû»bânın cennette bir ağaç(9) olduğu düşünülürse o müminlerin cennetle müjdelenmesini de buradan çıkarabiliriz.


Kaynaklar:
1. el-Müfredât s. 61. Bela, imtihan, sıkıntı, mihnet, meşakkat manalarına gelmektedir.
2. Gümüşhanevî, Ahmed Ziyaüddin, Râmû»zul-Ehâdîs, terc. Naim Erdoğan, İstanbul ty. s. 298-3715 nolu hadis (Nuaym fiten, Tabarani Evsattan); Ayrıca bk. İbn-ü Mâce, Muhammed b. Yezîd. Sunenu İbn-i Mâce I-II, İstanbul ty. II, s. 1306, 1317, 1333 İlerde Gelecek Fitnelerle İlgili Hadis Kitaplarının özellikle “Kitabul-Fiten” bölümlerinde birçok hadis-i şerife rastlamak mümkündür.
3. Hilafete imamet, imamet-i uzma, halifelere imamlar, (eimme) de denmektedir.
4. Ramuzul-Ehâdîs, s. 299-1316, Sunenu İbn-i Mâce II, 1331, hadis no: 4015. İdarecilerin bozulması ile ilgili başka hâdis-i şeriflerde vardır. Bk. II, 1339.
5. Bk. Râmû»zul-Ehâdîs s. 298-299 fitne ile ilgili diğer hadisler için bk. s. 298 vd. 3715-3725 arası hadisler ve devamı.
6. Râmû»zul-Ehâdîs s. 299, 3722 hadis. (Tabaranî Kebîrden, İbn-i Mâceden, Deylemî Ebî Umameden), en-Nevevî, Ebû» Zekeriyyâ Yahya b. Şeref, Riyazüs-Sâlihîn, Terc. Emre, Mehmed, İstanbul 1974, s. 99 87. hadis; Sunenu İbn-i Mâce, II, 1305, 1310 (3954, 3961) hadisler.
7. Râmû»zul-Ehâdîs s. 313. 3885. hadis (ibn-i Hıbbân, Ahmed b. Hanbel, Ebû» Yala, Dıyâ el-Makdisi, İbn-i Cerir, İbn-i Hatim, Ebû» Saidden); Ayrıca bk. Şerhul-Makâsıd V, 318; es-Savâikul-Muhrika, s. 211, Sübülüs-Selâm, IV, 127. -el-Beyzavi, Ebû» Sâid Abdullah Envârut-Tenzîl, İstanbul. 1317. (Altı ciltlik Mecmaut-Tefâsîr içinde) -el-Hâzin, Muhammed b. İbrahim, Lübâbut-Tavîl, İstanbul, 1317. (Altı ciltlik Mecmaut-Tefâsîr içinde) -Feyva Abadi, Muhammed b. Yâkû»b, Tenvîrul-Mekâbîs, İstanbul 1317. (Altı ciltlik Mecmaut-Tefâsîr kenarında). -En-Nesefî Ahmed b. Muhammed, Medârikut-Tenzîl, İstanbul, 1317. (Altı ciltlik Mecmuut-Tefâsîr kenarında); Bk. Mecmaut Tefâsîr (Envârut-Tenzîl, Lubâbut-Tevîl, Medârik, Tenvîrul-Mekâbîs) III, 392-393; Hayatus-Sahâbe II, 563; Bema Hadisleri için bk. Tuba ile ilgili hadisler, Rad Sû»resi 29. ayeti ile ilgili olarak ele alınıyor. Ayrıca Bk. Sunenu İbn-i Mâce II, 1319, (3887 nolu hadis) el-Kurtubî, Ebû» Abdullah Muhammed, el-Câmili Ahkâmul-Kurân, I-IX, Mısır, 1952, IV, 17.
8. Herşeyden önce sahabelerin bize ulaştırması ile bu imana ulaştığımız düşünülür ve bizim aldığımız sevap kadar onlarında kazandığı düşünülürse onlara yetişemiyeceğimiz açıktır, Bk. es-Savâikul-Muhrika s. 211 vd.; Şerhul-Makâsıd, IV, 308.
9. Bk. el-Mufredât s. 309.



Alıntı
Rasulüllah bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:

“Tû»bâ (ne mutlu) beni görene ve bana iman edene! sonra ne mutlu, sonra ne mutlu, sonra ne mutlu beni görmeksizin bana inanana! (Dinleyenler tarafından) denildi ki: Tû»bâ ne demektir? O (bu soru üzerine) şöyle buyurdu: “Tû»bâ, (altında) yüz senelik yürüme mesafesi olan bir ağaçtır. Onun tomurcuklarından cennetliklerin elbiseleri çıkar”. (7)

Rasulullah (SAV) burada, kendi asrında kendini görüp kendine ve kendi vasıtası ile iman edenler için, “Tû»bâ” buyuruyor. Arkasından, kendisini görmeden kendisine ve getirdiği dine inananlara üç defa “Tû»bâ” diye hitap ediyor. Burada, Asrında kendini gören ve gördükten sonra inananlar için bir defa “Tû»bâ!”, buyururken neden kendinden sonra gelenler için üç defa Tû»bâ demiştir? Bu durum, Onu görmeden inanmanın önemini göstermektedir. Onu görmeden söyledikleri, yaptıkları ve takrirleri ile bize bıraktığı Kuran-ı Hakime inanmanın -imanın güçlü güçsüz olması bir yana- önemli ve büyük mükafatlar kazandıracağını ifade etmektedir. İmanımızda, Amellerimizin sevabında, ibadetlerimizde sahabelere yetişemesek de(8) Rasulüllahı görmeden ona ve kendi vesilesi ile gelen Ahkâma inanmak onun gereğini yapabilmek gerçekten çok önemlidir. Tû»bânın cennette bir ağaç(9) olduğu düşünülürse o müminlerin cennetle müjdelenmesini de buradan çıkarabiliriz.

İnşallah bizde Tû»bâ denen müminlerden oluruz.



KIYû‚METİN KÜÇÜK ALû‚METLERİ

Kıyâmetin kopma zamanı bildirilmedi, “Onu ancak Allah bilir.” buyuruldu. (Araf: 187)

Kıyâmetin kopmasına yakın önce küçük alâmetler, sonra da büyük alâmetler çıkacaktır. Kıyâmetin küçük alâmetleri ile ilgili Hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır:

*“Ahlâksızlık ve fuhuş açık olmadan, komşular kötüleşmeden, hâinler emin, eminler hâin sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan, kıyâmet kopmaz.” [İ. Ahmed]

*“İnsanlarda cimrilik artar ve kıyâmet kötülerden başkası üzerine kopmaz.” [İ. Neccar]

*“Yemin ederim ki; cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, hâine güvenilmedikçe, iyiler helâk olup kötüler kalmadıkça kıyâmet kopmaz.” [Hakim]

*“Yağmurların bereketi kaldıkça, kıyâmet kopmaz.” [Ebû» Ya’la]

“Yeryüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça, kıyâmet kopmaz.” [Müslim]

“Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe, kıyâmet kopmaz.” [Tirmizi]

“İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça, kıyâmet kopmaz. ” [Buhari]

*“Mal çoğalıp artmadıkça, kıyâmet kopmaz. Öyle ki, zekât verilecek kimse bulunmaz. Birine zekât teklif edilince, “Benim buna ihtiyacım yok” der.” [Buhari]

*“Dâvâları bir olan iki büyük tâife çarpışmadıkça, (Allahın resû»lüyüm) [peygamberim] diyen yalancılar çıkmadıkça, kıyâmet kopmaz.” [Buhari]

*“Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile, “Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi’yi öldür!” diye haber vermedikçe, kıyâmet kopmaz.” [Buhari]

*“Yetmiş tane “peygamberim” diyen yalancı çıkmadıkça, kıyâmet kopmaz.” [Taberani]

*“Livata mubah sayılmadıkça, kıyâmet kopmaz.” [Deylemi]

*“Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyâmet kopmaz.” [Buhari]

*“Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyâmet kopmaz.” [Deylemi]

*“Kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyâmet kopmaz.” [Tirmizi]

*“Kıyâmet alâmetleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder.” [İ. Ahmed]

İçki çok içilir.
Zekât verilmez.
Cihad terk edilir.
Gençler fâsık olur.
İyiliğe mâni olunur.
Erkekler ipek giyer.
Komşuluk kötüleşir.
Günaha teşvik artar.
Çalgı aletleri çoğalır.
Cansızlar da konuşur.
Emanete riayet kalkar.
Her yerde çalgı çalınır.
Adam öldürmek çoğalır.
Tefecilik, fâiz aşikâre olur.
Gayrimeşru çocuklar çoğalır.
Aşağı kimseler söz sahibi olur.
Sonra gelenler, önce gelen âlimleri bilgisizlikle, cahillikle suçlar.
Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.
Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.
İslâma uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.
Mescitlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir.
Emr-i bil mâruf ve nehy-i anil münker kalkar.
Câmilerde Kur’ân-ı kerîm teganni ile okunur.
Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.
Hanıma uyup, anneye isyan edilir.
Dine uymak, güzel ahlâklı olmak, ayıp sayılır.

alıntı

Özellikle

Alıntı
“Yeryüzünde ALLAH diyen Müslüman kaldıkça, kıyâmet kopmaz.” [Müslim]


bu çok dikkatimi çekti :-X

Demek ki her Allah diyen müslüman sayılmayacak gibi bir hal vuku bulacak. Bekleyip göreceğiz.

rabbim büyüğünden esirgesin...


“Yeryüzünde ALLAH diyen Müslüman kaldıkça, kıyâmet kopmaz.” [Müslim]


müslümanlar kalmadığı zaman kıyamet kopacak anlamındadır... 
vesselam

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Ahir Zaman Alametleri ve Fitneler hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Ahir Zaman Alametleri ve Fitneler siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com