10 Eylül 1922, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa İzmir’de

Suluman

Active member
6 Kas 2020
2,550
0
36
10 Eylül 1922, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa İzmir’de
10 Eylül 1922 günü, Gazi Mustafa Kemal Paşa, yanında Mareşal Fevzi Paşa, Garp Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, Garp Cephesi Kurmay Lideri Yarbay Asım Beyefendi ile birlikte İzmir’e girmişlerdir. Bu geliş, onun İzmir’e dördüncü misafirliğiydi. Kendisinin ve İzmirlilerin hasret duyduğu bu kavuşmayla, yalnızca İzmir kurtulmamış, Kurtuluş Savaşı’nın son kurşunu da atılmıştı.

‘Gazi’nin İzmir Günleri’ belgeselinde konuşan ve 2004 yılında kaybettiğimiz Mekteb-i Sultani mezunu Enver Kösemen, Gazi’nin İzmir’e girişini şöyleki anlatmıştır:

“Geldiler, Çorakkapı Karakolu’nu geçtiler, yanında Fevzi Paşa ve öbürleri vardı. Ben de gerilerinden koştum. Hatuniye, Peştemalcılarbaşı, Başoturak derken Konak’a kadar geldim.”

Gazi, Kordon’da otomobiliyle ilerlerken; “Bir hayal görmüş gibiyim” diye mırıldanmış ve İzmirliler tarafınca büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılanmıştır. Hükümet Konağı ile Konak Vapur İskelesi içinde büyük bir kalabalık oluşmuş, meydan hıncahınç dolmuştu. Alkışlar ve “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” sesleri göklere yükseliyordu. Gazi, bir orta Hükümet Konağı’nın balkonundan kendisini çılgınca sevgi gösterisinde bulunan İzmirlileri selamlarken, onlara şöyleki seslenmiştir; “Başarı benim değil, sizin milletindir.”

Ruşen Eşref Beyefendi, İzmir Valiliği önünde yaşananları şöyleki anlatmıştır:

“Güneş ışığı altındaki pırıl pırıl Akdeniz üzere karşında sevinçten kamaşmış halkın uğuldattığı o meydanın bir kenarından konağın kapısına hakikat bir büyük çiçek ve kurdaliye demetinin ilerlediği görüldü. Sırtı al beyaz kurdelelerle bezenmiş bembeyaz bir kuzu… ‘Aman çabuk gidin söyleyin, şu kuzuyu kesmesinler.

Aşağıya süratle koştum. Ama kapının önüne varınca gördüm ki beyaz mermere al kanlar yayılmış. Vaktinde yetişemediğimizi arz etmek için başımı ve ellerimi üst sana yanlışsız baktım. Gördüm ki balkondan çekilmişsin.

Valilikte, tam yemeğe buyurun’ denileceği sırada bir top ve mitralyöz yaylımı başladı. O; ‘Pusuya mı düşürülmüştük?’

Torbalı tarafınca gelen Yunan askerleri, Üsteğmen Çolak İbrahim’in önünden kaçıyorlarmış’ dedin. daha sonra gülümseyerek:

‘Bilesin, sıkıntıydı, yani. Onlar bilmeden bizi bastırabilirlerdi’ dedin.

O gün İzmir Valiliği’nin önünde atının kuyruğuna bağladığı Yunan bayrağını yerlerde sürükleyen Süvari Çolak İbrahim’i bakılırsan Gazi, buyruk çavuşu Ali Metin’le, ona şu haberi yollamıştır:

“Bayrağı yerde sürümesinler. Bu bizim adaletimize yakışmaz.” Bunun üzerine Yunan bayrağı atın kuyruğundan çözülmüştür.

O, ordular birinci amacınız Akdeniz’dir, derken İzmir’i kastetmiştir. 1240 günlük vuslat bitmiş, İzmir kurtulmuş ve de vatan kurtulmuştur. Sırada Karşıyaka İplikçizade köşkünde üç gün kalmak, Uşakizade Latife Hanım ile tanışmak var. O’nun Uşak’ta ve İzmir Konak’ta Yunan bayrağına karşı saygıyı daha evvel işlemiştik. Fikri Altay’ın Karşıyaka’daki meskeninde yaşananları da haftaya anlatacağım.

Ahmet Gürel

Atatürk Araştırmacısı