ilgiliforum facebook   ilgiliforum google plus   ilgiliforum instagram   ilgiliforum youtube   ilgiliforum tumblr   ilgiliforum pinterest   ilgiliforum rss  

Kulak nedir? Kulak ne demek?

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

Kulak nedir? Kulak ne demektir?

Kulak kısaca anlamı, tanımı:

  • Saban kulağı.
  • Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
  • Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı.
  • Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü.
  • Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
  • Varlıklı Rus köylüsü.
  • Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
  • Başın her iki yanında bulunan işitme organı.
  • Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri

"Kulak" cümle içerisinde nasıl kullanılır?

  • "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum." - H. C. Yalçın
  • "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu." - H. E. Adıvar

Kulak ile ilgili Atasözü, Deyimler, Birleşik Sözler veya Fiiller

  • Kulağına gelmek: kulağına çalınmak. duymak.
  • Kuzukulağı: Karabuğdaygillerden, nemli yerlerde yetişen, yaprakları salata olarak kullanılan, çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak bir bitki, ekşikulak (Rumex acetosa).
  • Baca kulağı: Ocağın iki yanında taştan yapılmış ufak raf.
  • Kulağını açmak: dikkatle dinlemek.
  • (birinin)  kulağının zarı patlamak: gürültü yüzünden rahatsız olmak.
  • Kulak zarı: Dış kulakla orta kulağı birbirine bağlayan zar, kulakdavulu.
  • Kulağı (bir şeyde) olmak: dikkatini bir şeye vermek
  • Kulağını doldurmak: bir kimseye başkasından bilgi almadan önce konu üzerinde bilgi verirken kendi düşüncesini aşılamak.
  • Kulak kulağa: Gizlice, başkası duymaksızın.
  • Kulak çivisi: Kağnıda tekerleğin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi.
  • Kulağı ağır işitmek: kulağı iyi işitmemek.
  • (birinin)  kulağını bükmek: bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak.
  • Kulak altı bezi: Kulağın yakınında bulunan tükürük bezlerinin en büyüğü.
  • Tavşankulağı: Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki, buhurumeryem, siklamen (Cyclamen coum).
  • Kulak sadakası: Duyulan ve öğrenilen bilgilerin bir bölümünün başkalarına aktarılması.
  • Kabakulak: Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).
  • Kepçe kulak: Kocaman ve öne doğru kulakları olan (kimse).
  • Müzik kulağı: Müziğin seslerine olan duyarlılık ve yatkınlık durumu.
  • Kulağına girmemek: söylenilen sözlere önem vermemek, söylenenleri anlamamak, benimsememek.
  • Dış kulak: Kulağın, kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşan bölümü.
  • Kulağı kirişte: Söylenecek sözü, gelecek haberi sabırsızlıkla bekleyen (kimse), kulağı tetikte. Söylenecek sözü, gelecek haberi sabırsızlıkla bekler bir biçimde.
  • Kulak kepçesi: Kulağın sesi toplayarak orta kulağa göndermeye yarayan, yarım daire biçimindeki bölümü, sayvan.
  • Saban kulağı: Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça, kulak (I).
  • (bir şeye)  kulak vermek: merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak.
  • Kulağına koymak (veya sokmak): bir duruma veya söze hazırlamak için önceden kısaca anlatmak, düşünce aşılamak, telkin etmek.
  • Kulak tıkacı: Sesleri, gürültüleri hafifletmek veya su kaçmasını engellemek için kulağın içine veya üzerine konulan araç.
  • Kulakları dolmak: aynı şeyi dinlemekten usanmak.
  • Kulakdavulu: Kulak zarı.
  • Kulağı duvar olmak: sağır olmak.
  • Aslankulağı: Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.
  • Kulağına fısıldamak: çok alçak ve hafif bir ses tonuyla kulağına eğilip bir şeyler söylemek.
  • Kulağı (veya kulakları) çınlasın: konuşulan yerde bulunmayan, sevilen biri anıldığında söylenen bir söz.
  • Kulağına küpe olmak (veya etmek): başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak.
  • Kulakları patlatmak: Gürültüyle rahatsız etmek.
  • Kulak arkası (veya ardı) etmek: dikkate almamak, göz önünde tutmamak.
  • Karakulak: Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan (Caracal melanotis). Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci.
  • Ayıkulağı: Bir tür çuha çiçeği (Primula auricula).
  • Kulaklarını dikmek: hayvan dikkat kesilmek.
  • Kulaklarının pasını gidermek: hoşa giden ses veya güzel bir müzik dinlemek.
  • Kulağına çarpmak: duyulmak.
  • (birinin)  kulağını çekmek: ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek. uyarmak için hafif bir ceza vermek.
  • Ağzı kulaklarında: Çok sevinçli, mutlu (kimse).
  • Kulak kıvırmak: domatesin olgunlaşmasını sağlamak için işlem yapmak.
  • Kulağı ters taraftan göstermek: kolay yolu varken bir işi daha zor ve uzun yollar kullanarak yapmak.
  • Kulağına söylemek: fısıldamak.
  • Deniz kulağı: Açık denizden bir kum setiyle ayrılan veya kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini alan sığ koy veya körfez, lagün.
  • (birinin)  kulağını çınlatmak: birini anmak.
  • Kulağı tıkalı: Sağır, ağır işiten. Dinlemek istemeyen.
  • Kulak (veya kulağını) tırmalamak: kulağı rahatsız etmek.
  • Kulağına gitmek: duymak.
  • Farekulağı: Çuha çiçeğigillerden, tohumu kuş yemi olarak kullanılan bitkilerin cins adı, bağırsak otu, sıçankulağı (Anagallis). Yabani mercanköşk.
  • Kulağı dikilmek: konuşulanları dinlemek için dikkat kesilmek.
  • Kulak vermek: merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak.
  • İç kulak: Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç.
  • Kamışkulak: Kulakları ince, düzgün ve dik at.
  • Kulağı kesik: Görmüş geçirmiş, deneyimi fazla olan, uyanık.
  • Kulak tutmak: dinlemek, işitmek istemek.
  • Filkulağı: Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium). Pazarlarda satılan bir sünger türü.
  • Kulağı delik: Olup bitenleri çabuk haber alan (kimse).
  • Kulak memesi: Kulağın yumuşak ve kıkırdaksız olan alt ucu.
  • Kulak tırmalayıcı: Kulağı rahatsız eden.
  • Ekşikulak: Kuzukulağı.
  • Yelken kulak: Yelken kulaklı.
  • Kulağına kar suyu kaçmak: bir duyum almak.
  • Cankulağı: Çok yakın dost, sırdaş.
  • Denizkulağı: Yassı kabuklu, içi sedefli, 10 santimetre uzunluğunda bir deniz yumuşakçası (Haliotis).
  • Kulağı okşamak: kulağa hoş gelmek.
  • Kulakları uğuldamak: kulakta uğultu olmak.
  • Kulağı olmamak: ses titreşimlerinin yükselip alçalmasını ayırt edememek.
  • Eşekkulağı: Karakafes.
  • Kulak kabartmak: belli etmemeye çalışarak dinlemek.
  • Kulak misafiri: Yanında konuşulanları konuşmaya katılmadan dinleyen kimse.
  • Kulak kesilmek: büyük bir dikkatle dinlemek.
  • Kulak (veya kulaklarını) tıkamak: bir şeyi duymazlıktan gelmek.
  • Eli kulağında: Nerede ise olacak, çok yakında olması beklenilen.
  • Kulak demiri: Pullukta, uç demirinin kaldırdığı toprağı ters çeviren demir.
  • Kulağına kar suyu kaçırmak: dolaylı olarak duyurmak.
  • Kulak asmak: önem vermek, dinlemek.
  • Kulağı tetikte: Kulağı kirişte.
  • Kulaklarına kadar kızarmak: çok utanmak.
  • Kulakları paslanmak: çoktan beri müzik dinlememiş olmak.
  • Kulağını sağır etmek: sağırlaşmasına sebep olmak, işitemez duruma getirmek.
  • Kulak dolgunluğu: İşiterek elde edilen (bilgi).
  • Kulağına çalınmak: başkasına söylenirken kendisi de duymuş olmak.
  • Kulağının üzerine yatmak: görmezlikten, duymazlıktan gelmek, dikkate almamak.
  • Orta kulak: Kulak zarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm.
  • Kulaktozu: Kulağın arkasındaki çukur bölüm, kulağın kökü.
  • Sıçankulağı: Farekulağı.
  • Kulak erimi: Sesin işitilebileceği uzaklık.
  • Kulağına inanmamak: duyduklarının doğruluğundan şüphe etmek.

Kulak hakkında resimler
(Resimleri Göster)

Kulak ile ilgili diğer yazılar

 
 
Forumlar okunmak ve paylaşmak içindir...

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Kulak nedir? Kulak ne demek? hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Kulak nedir? Kulak ne demek? siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com