Küsuf ve Husû»f Namazı

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
kaan
 
 
 
Küsû»f Namazı[1]:

Güneş ve Ay tutulması, Yüce ALLAH’ın ayetlerinden bir ayettir. Güneş veya Ay tutulmasına tanık olanlar, hemen ALLAH’ı zikre yönelmeli, dua ve istiğfarda bulunmalıdır.  Tekbir getirmeli ve sadaka vermelidir. û‚işe radiyALLAHu anhâ anlatıyor; ‘Güneş ve Ay tutulması durumunda, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; ‘…bunu gördüğünüz zaman ALLAH’a dua ediniz, tekbir getiriniz, namaz kılınız ve sadaka veriniz’.[2]

Erkekler için olduğu gibi, hanımlar içinde ‘küsû»f namazı’ mükekked sünnettir. Faziletli olan bu namazın cemaat halinde kılınmasıdır. Ancak yalnız kılınması da caizdir.

Hanımların, erkeklerin arkasında ‘küsû»f namazı’ kılması caizdir. Esmâ radiyallâhu anhâ anlatıyor; ‘Güneş tutulmuştu, û‚işe’ye geldiğimde insanlar da, o da namaz kılıyordu. O kıyamda iken, ‘insanlara ne oluyor’ dedim. Eliyle gökyüzünü işaret etti…’[3].

û‚işe radiyALLAHu anhâ, ‘küsû»f namazını’ anlatırken ‘… odaları arasında hanımlarla birlikte Mescide çıktım…’[4]  demiştir.

        Küsû»f Namazının Kılınışı:

 Küsû»f namazı iki rekâttır. Her rekâtında iki rükû» ve iki secde yapılır. Bu namızın kılınışını şöylece sıralayabiliriz;

1. Tekbir getirilir ve Fatihâ okunur. Sonra da uzun bir kıraat yapılır.

2. Tekbir getirilir ve uzunca bir rükû» yapılır.

3. Rükû»dan «semia’l-lâhu limen hamideh Rabbenâ leke’l-hamd» denilerek kalkılır.

4. Rükû»dan kalktıktan sonra secdeye gidilmez. Fatiha okunur, uzun bir kıraat yapılır. Ama bu kıraat birinciden daha az tutulur.

5. Tekbir getirilir ve uzunca ikinci rükû» yapılır. İkinci rükû» birinciden daha kısa tutulur.

6. Rükû»dan «semia’l-lâhu limen hamideh Rabbenâ leke’l-hamd» denilerek kalkılır.

7. Daha sonra -normal namazlardaki gibi- secdeye gidilir.

8. İkinci rekâtta da, birinci rekâtta yapılanların aynısı tekrarlanır.

        Hatırlatma:

Küsû»f namazı kılıp, selam verdikten sonra imamın hutbe okuması, insanlara vaaz etmesi, hatırlatmalarda bulunması ve Sâlih amellere teşvik etmesi sünnettir. Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem böyle yapmıştır.


[1] Güneş ve Ay tutulması esnâsında kılınan namaza ‘küsû»f namaz’ denir. (Çev.)

[2] Buhârî, 1044; Müslim, 901.

[3] Buhârî, 1053; Müslim, 905.

[4] Buhârî, 1056; Müslim, 903.
 
 

 
 

KÜSUF VE HUSû›F NAMAZI


(K.S.F) Kökünden "küsû»f" ve (H.S.F) kökünden "husû»f" sözlükte; güneş ve ay tutulmasını ifade eden iki mastar. Küsû»f; daha çok güneş tutulması, husû»f ise, ay tutulması için kullanılır. Küsû»f, astronomi ilmi bakımından; güneş ışıklarının tamamının veya bir bölümünün, gündüz, güneşle dünya arasına ay'ın gölgesinin girmesiyle dünyanın belli bir yöresine ulaşamamasıdır. Husû»f ise, geceleyin ay ışığının tamamının veya bir bölümünün, dünyanın gölgesinin güneşle ay arasına girmesi yüzünden dünyaya ulaşamamasından ibarettir. Bu iki terim, birbirinin yerine de kullanılabildiği için, bunlara "iki küsû»f" veya "iki husû»f" da denilmiştir.

Küsû»f ve husû»f namazı İslâm hukukçularının büyük çoğunluğuna göre müekked sünnettir. Yalnız Hanefî ve Mâlikîler husû»f namazım mendû»b görürler. Kur'ân'da şöyle buyurulur: "Gece, gündüz güneş ve ay, O'nun varlığını gösteren âyetlerdendir. Güneşe veya ay'a secde etmeyiniz. Bütün bunları yoktan var eden Allah'a secde ediniz" (Fussilet, 41/37). Bu âyet-i kerîme, ay ve güneş tutulması sırasında, bunları yaratan Allah için namaz kılmaya işaret etmektedir.

Hz. Peygamber, (s.a.s) oğlu İbrahim vefat ettiği zaman üzülmüştü. Aynı günde güneşin tutulması üzerine bazı insanların, güneşin de Hz. Muhammed'in üzüntüsüne ortak olduğunu öne sürmesi üzerine, Allâh'ın elçisi şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz güneş ve ay, Allâh'ın âyetlerinden iki âyettir. Herhangi bir kimsenin ölümü veya dünyaya gelmesi yüzünden tutulmazlar. Siz onların tutulduğunu gördüğünüz zaman, tutulma sona erinceye kadar namaz kılınız ve dua ediniz" (Buhârî, Küsû»f, 1,3,8,13,15,17; Müslim, Kusû»f, 10; Ahmed b. Hanbel, IV, 249, 253; eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, III, 326).

Küsû»f namazı, mukîm veya misafir olsun, beş vakit namazla yükümlü olan erkek ve kadınlar için meşrû»dur. Çünkü küsû»f ve husû»f namazında Rasû»lüllah (s.a.s)'in uygulaması böyle olmuştur. Bu namaz ezan ve kametsiz kılınır. Bir münâdî sadece "essalâtü câmia= namaz toplayıcıdır" diye seslenir (eş-Şevkânî, a.g.e., III, 325). Cemaatle veya tek tek, gizli veya açık okunarak, hutbeli veya hutbesiz kılınması mümkün ve caizdir. Ancak bu namazın mescidde ve cemaatle kılınması daha fazîletlidir.

Deprem, fırtına, yıldırım düşmesi, şiddetli yağmur, dolu, kar ve salgın hastalık gibi felâket zamanlarında, cemaatsiz olarak, diğer namazlar gibi iki rek'at namaz kılmak mendub'tur. Burada küsû»f namazına kıyas yapılmıştır (Zeylaî, Nasbu'r-Râye, II, 234, 235).

Hanefilere göre küsû»f namazı, bayram, cum'a ve nâfile namazlar gibi iki rek'attan ibarettir. Ezansız, kametsiz, hutbesiz kılınır ve her rek'at; bir rükû» ve iki secdeli olur. Delil, Ebû» Davud'un naklettiği şu hadistir: "Rasû»lüllah (s.a.s) iki rek'at namaz kıldı ve rek'atlarda ayakta duruşları (kıyamı) uzun yaptı. Sonra geri döndü, güneş açılınca da şöyle buyurdu: "Bunlar, Allah'ın kendisiyle kullarını korkuttuğu belgelerdir. Bu gibi mucizeleri gördüğünüz zaman, farz namazlardan en yeni kıldığınız namaz gibi namaz kılınız" (Buhârî, Küsuf, 6, 14; Müslim, Küsû»f, 21, 24; Ebû» Dâvud, İstiskâ, 3, 4).

Çoğunluk İslâm hukukçularına göre, küsû»f namazı iki rek'at olup, her rek'atte iki kıyâm, iki kırâat, iki rükû» ve iki secde bulunur. Sünnet olan okuyuş şöyledir: İlk kıyamda Fatiha'dan sonra, Bakara sû»resi veya ona denk bir sû»re, ikinci kıyamda Fatiha'dan sonra, bundan daha az, üçüncü kıyamda Fatiha'dan sonra, daha da az, dördüncü kıyamda yine Fatiha'dan sonra, bir öncekinden daha az miktarda Kur'ân okunur. Kıyamda ilk okuyuştan sonra rukû»ya varılır, sonra doğrulur ve ikinci okuyuşu yapar, sonra yine rukû»ya varılır ve secdeye gidilir. İlk rukû»da yaklaşık yüz, ikincide seksen, üçüncüde yetmiş ve dördüncüde elli âyet okuyacak kadar "SübhanAllah= Allâh'ım seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim" der (Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletuh, 1405/1985, II, 399). Çoğunluğun bir rek'atta iki rüku için dayandığı delil şu hadistir. Abdullah b. Amr şöyle demiştir: Hz. Peygamber (s.a.s) zamanında güneş tutulduğunda "namaz toplayıcıdır" diye nidâ olundu. Rasû»lüllah (s.a.s) bir secdede iki rükû» yaptı, sonra ayağa kalktı, tekrar bir secdede iki rükû» yaptı. Sonra güneş açıldı. Hz. Aişe şöyle dedi: Bu namazın rükû»undan daha uzun hiç rükû» yapmadım. Secdesinden, daha uzun hiç bir secde de yapmadım" (eş-Şevkânî, a.g.e., III, 325).

Ebû» Hanîfe'ye göre, imam, küsû»f namazında okuyuşu gizli yapar. İbn Abbas şöyle demiştir: "Rasû»lüllah (s.a.s) ile küsû»f namazı kıldım. O'nun kıraatinden bir harf bile işitmedim" (Zeylaî, Nasbu'r-Râye, II, 232). Husû»f namazı ise, münferid olarak ve gizli okuyuşla kılınır. İmam Muhammed ve Ebû» Yusuf'a göre ise İmam Küsû»f namazında sesli okur. Çünkü Hz. û‚işe, Rasû»lüllah (s.a.s)'in böyle bir namazda sesli okuduğunu söylemiştir (eş-Şevkânî, a.g.e., III, 331; Zeylaî, a.g.e., II, 232; bk. İbnü'l Hümâm, Fethu'l-Kadir, 432-436; el-Kâsânî, Bedâyîu's-Sanâyi: I, 281-282, Meydânî, el-Lübâb, I, 121).

Hanefi ve Hanbelîlere göre, küsû»f namazı için hutbe yoktur. Çünkü Hz. Peygamber hutbeyi değil, yalnız namazı emretmiştir. O'nun namazdan sonra hutbe irad etmesi, hükmü bildirmek içindir. O'nun bir küsû»f namazından sonra yaptığı bir konuşma şöyledir: "Şüphesiz güneş ve ay Allah'ın mucizelerinden bir mucizedir. Bir kimsenin ölümü veya dünyaya gelmesi yüzünden tutulmazlar. Bunu görünce Allah'a dua edin, namaz kılın ve sadaka verin. Şüphesiz şu makamımda size söz verilen her şeyi gördüm. Beni öne geçer gördüğünüzde ben de kendimi Cennet'ten bir salkım almayı arzu eder görüyordum. Beni biraz geri çekilirken gördüğünüzde ben Cehennem'in bir kısmının diğer tarafını yediğini görüyordum " (Müslim, Kusuf, 3901; Mâlik, Muvatta', I, 186; Beyhakî, III, 323, 324; Şevkânî, a.g.e., III, 325). Hadîsin başka bir rivayeti şöyledir:

"Cehennemi gördüm. Bugünkünden daha korkunç bir manzarayı hiç görmemiştim. Cehennemliklerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm". Bir sahabenin, bunun sebebini sorması üzerine, de şöyle buyurdu: "Onlar kocalarına nankörlük ediyorlar. Hatta sen onlardan birine bütün ömür boyu iyilik yapsan, sonra sende küçük bir kötülük görse, şimdiye kadar senden zaten hiç iyilik görmedim, der" (Buhârı, İbn Abbas'tan, II, 28; Mâlik, Muvatta', I, 186; İbn Huzeyme, 1379; Beyhakî, III, 321).

İslam Ansiklopedisi

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Küsuf ve Husû»f Namazı hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Küsuf ve Husû»f Namazı siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com