Kutuplarda Namaz

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 

KUTUPLARDA NAMAZ

Şurası unutulmamalıdır ki bu (normal namaz) saatleri, yalnız Ekvator ve sıcak memleketlerde bir mahzur olmadan tatbik edilebilir. Kutuplara doğru çıkılınca gece ile gündüz arasındaki   fark yaz ve kış   mevsimlerinde o kadar büyük ki güneşin hareketi namaz vakitlerinin tayininde az rol oynamağa başlar. Gece ile gündüzün eşit olduğu senede bir tek gün (ekinoks-itidal noktası) hariç 90 derece Kuzey enlem dairesi ile 90 derece Güney enlem dairesinde güneş devamlı olarak altı ay doğmaz ve yine bir itidal noktası (ekinoks) günü müstesna güneş devamlı olarak ufkun üzerinde altı ay kalır. Hattâ daha aşağıda:

72 derece Kuzey enlem dairesinde 9 Mayıstan 4 ağus­tosa kadar,

70 derece Kuzey enlem dairesinde 17 Mayıstan 27 Temmuza kadar,

68 derece Kuzey enlem dairesinde 27 Mayıstan 17 Temmuza kadar,

66 derece Kuzey enlem dairesinden 13 Hazirandan 29 Hazirana kadar

güneş devamlı olarak ufkun üzerinde kalır, ne "gün" esnasında batar, ve ne de gece esnasında batar, buna tekabül eden kış   mevsiminde  güneş ufkun  altında kalır ve günün 24 saatinde bir tek defa ufkun üstünde görünmez. 66 derece Kuzey enlem dairesinde 30 Haziranda güneş gece yarısı 03,00 de doğar ve 23,46 da batar; 2 Temmuzda 03.00 de doğar 23,32 de batar, ilâh... Bu, güneşin batık kaldığı birkaç dakika içinde bütün gece namazların (akşam, yatsı ve sabah) eda edilmelidir demektir. Bu bölgelerden, insanlar uzun zamandan beri geçmekte idiler şimdi daha fazla uğraş yeri oldu, hatta bu bölgelerde insanlar iskân etmeğe başladılar. Malû»mdur ki Sovyet kamplarında birçok Müslüman işçi vardır ve yine söylemeğe hacet yoktur ki bu gibi anormal bölgelerde güneşin hareketi ne namaz ve ne de oruç için bir ölçü olarak alınamaz. Güneşin her yedinci batışında sırası gelince cuma'nın da durumu karışıklıklar arz eder. Bunun için İslâm hareketine değil, saatin hareketine uyulmasına hükmetmişlerdir. Mesele normal mıntıka ile anormal bölgeyi birbirinden ayıran sabit bir çizginin tayinine kalmaktadır. Gayrı tabiî (anormal) bölgede uyulacak olan saatin hukukçuları namaz ve oruç için bu bölgelerde güneşin hareketine ölçü ne olmalıdır? Muhtelif Müslüman memleketlerin Ulema meclisleri tarafından tasvibedilmiş olan kesin bir hal şekli şöyledir:

Kur'an-ı Kerîm (2/286) “Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez” prensi­bini koymuştur. Ayrıca yine (94/5-6) “Demek, hakikaten güçlükle beraber bir kolaylık vardır; muhakkak güçlükle beraber bir kolaylık var.” esasını koymuştur. Hz. Peygamber de tâbilerine ve delegelerine “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın ve insanları şeriatten nefret ettirmeyin, fakat insanlara kardeş muamelesi yapınız.” diyerek bunu sadece teyit etmiştir Bu genel emirlerden başka Hz. Peygamber Müslim, Ebû» Dâvud, Tirmizî, İbn Mâce ve daha başkaları tarafından rivayet edilen bir kutsi hadîste anormal uzun günlerle ilgili bir soruya da şu cevabı vermiştir: “Deccal (kelime manası büyük aldatıcı) insanları dalâlete sürüklemek için gelince o, yeryüzünde kırk gün kalacaktır ki birinci gün bir sene kadar, ikinci gün bir ay kadar, üçüncü gün bir hafta kadar uzun olacaktır; kalan günler de sizin normal günleriniz gibi olacaktır. Ashaptan biri sordu: Bir sene kadar uzun olacak günde sadece beş vakit namaz kılmak yetecek midir? Hz. Peygamber cevap verdi: Hayır, hesap ediniz.” Bu hadîste tavsif edilen birinci gün, güney 90 derece paralelindeki, yani kutuplardaki şartlara; ikinci gün kuzey yarı kürenin 68 derece paralelinin biraz güneyindeki durumlara ve üçüncü gün de 66 derece paralelin biraz güneyindeki ahvale benzemektedir. Peygamber (s.a.) in bu emrinden hareketle İslâm ulema meclisleri böyle durumlarda güneşin değil de saatin hareketini takip etmeyi emrettiler ve yükü hafifletmek için de 45 derece paralel ile kutuplar arasındaki yerler için 45 derece paralelindeki zamanı takip etmeyi emrettiler.

Ekvatorda bütün mevsimler esnasında güneşin batış ve doğuş saatleri değişmez, sabit kalır; en büyük istikrarsızlık yahut tahammülü imkânsız şartlar kutuplarda bulunuyor Coğrafyacılar Ekvator ile kutup arasını 90 dereceye bölmüşlerdir. Binaenaleyh tespit edilecek çizgi 45 derece Kuzey enlem dairesi 45 derece Güney enlem dairesidir. Ekvatorda ve sıcak memleketlerde yaşayan insanlar yani Kuzey ve Güney 45 inci enlem dairesi arasında bulunanlar muhtelif mevsimlerdeki değişikliklerde güneşin hareketlerini takip etmelidirler. Bununla beraber bu kuşağın ötesinde yaşayan mahallî saatlerin, güneşin doğuş ve batışına bakmayıp 45 derece arz dairesindeki saatin hareketini takip etmelidirler. Bu o demektir ki bu gayrı tabiî bölgelerde yaşayanlar bazı mevsimlerde güneş hâlâ semada parlarken oruçlarını bozacaklar ve diğer bazı mevsimlerde güneş çoktan batmış olduğu halde oruçlarını bozmayacaklardır.

45 derece Kuzey 45 derece Güney enlem daireleri üzerinde taksim, dünyayı nazarî olarak eşit iki parçaya böler, fakat hakikatte yerleşik olan dünyanın dörtte üçü bu normal mıntıkanın içinde bulunuyor. Dünyada yaşayanların büyük bir çoğunluğu bu normal bölgede bulunuyor, zira bütün Afrika'yı ve bütün Hindistan'ı, Okyanusu ve hemen hemen bütün Çini ve iki Amerika’yı (Kanada ile Arjantin-Şili'nin güney uçları dışında) ve Avustralya'yı (Okyanusya’yı) ihtiva etmektedir. Özellikle şunu da belirtelim ki bu taksim çizgisi, Müslümanların bir senelik alışkanlıklarına dokunmadan geçiyor: Ara­bistan, Suriye, Türkiye, Mısır, İspanya, İtalya, İran, Gü­ney Fransa, Türkistan, Hin-Pakistan, hattâ uzak ve kalabalık Malaya ve Endonezya gibi Hz. Peygamber (s.a.) ve Ashabı zamanında İslama girmiş olan memleketler asırlardan beri alıştıkları şekilde adâb ve dinî ibadetlerine devam edeceklerdir. Avrupa'da tavizat (kendini normal mıntıka saatine uydurma) Bordeaux - Bükreş - Sivastopol hattının Kuzeyini; Kuzey Amerika'da Halifaks - Partland hattının üst tarafını ve Güney yarım kürede yalnız Arjantin ve Şili'nin Güney kısımlarını ve Yeni - Zelanda'nın Güneyinde bazı adaları alâkadar etmektedir. İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da, Hollanda'da, İskandinavya'da, Finlandiya'da, Kazan'da, Kanada'da, v.s de bulunan Müslüman cemaatleri İslâm hukukunun bu açıklamasından faydalanacaklardır ve bu açıklamada Hz. Peygamber (s.a.) in verdiği aşağıdaki paragrafta izah edilen emirlerden hüküm çıkarılmıştır…  


TABİİ OLMAYAN BÖLGELERDE NAMAZ VAKİTLERİNİN HESABI

...Her Müslüman günde beş defa Allaha ibadet maksadıyla namaz kılar, (bu namaz vakitleri normalde şöyledir):

1. Hakikî fecrin (Fecri sadık) başlamasından (güneşin doğmasından takriben bir buçuk saat evvelinden itibaren) güneşin doğmasına kadar olan zaman zarfında kılınan sabah namazı,

2. Güneşin semada en yüksek noktasını geçmesinden itibaren üç saat sonraya kadar olan zaman zarfında kılman öğle namazı.

3. Öğle namazının vaktinin bitmesinden güneşin batmasına (bir az önceki zamana) kadar olan za­man zarfında kılınan ikinci namazı,

4. Güneşin batmasından sonra alaca karanlığın kaybolmasına kadar geçen zaman zarfında kılman akşam namazı,

5.  Alaca karanlığın kaybolmasından sabah namazı vaktine kadar geçen zaman zarfında kılman yatsı namazı,,

Ekvatordan pek uzaklarda, tarif edilen bu vakitler pratik olmaktan ziyade mahzurludur. Bunun için güneşin hareketi yerine saatin hareketine bakılır ve hesap edilir; ve izah edildiği gibi 45 derece arz dairesindeki zaman (namaz ve oruç vakitleri) bu arz dairesiyle kutup arasındaki mıntıkaların tekmili için muteber olur. Böylece Avrupa'da Bordo-Bükreş, Şimal Amerika'da Portland -Halifaks normal bölgenin sınırlarını teşkil ederler; bu mahallerin kuzeyinde bulunan bütün memleketler bu mev­kilerin evkat cetvelini (Namaz vakitlerini gösteren cetvel) takip edeceklerdir. Aynı şey gerekli tadilât yapılarak Güney Amerika'da, Arjantin ve Şili’nin en uzak güney uçları için de tatbik edilir.

Aşağıda 45 derece Kuzey enlemi ve 45 derece Güney enlemi için mahallî vakte göre saatler verilmiştir. Bunları izah için birkaç kelime ilâvesi faydadan hâli değildir.

a) Yalnız güneşin doğuş ve batış saatlerini verdik. Öğle vakti mevsime göre 12 den biraz evvel alınarak 12.30'a kadar gidebilir. (Kışın erken, yazın geç) diğer iki vaktin namazı yani ikindi ile yatsı namazlarının' vakit­leri yukarıda verdiğimiz kaideye göre hesaplanır.

b) Mahallî vakitle,  Mülkî vakit (memleket saati) arasında geniş bir fark vardır, gerçekte Ekvatorda her on-beş mil veya buna yakın bir miktar bir dakika fark meydana getirir; kutuplara yaklaştıkça aynı vakit farkı için mesafe daha yakındır. Birleşik Amerika, Kanada, Rusya gibi geniş memleketlerde şark hudutlarında güneşin doğuşu batı hudutlarındaki güneşin doğuşundan sekiz on saat daha erkendir. Bizim vakit cetvelimiz mahalli vakte göre düzenlenmiştir ve bir memlekette kullanılmakta olan “mülkî vakit’e” memleket saat ayarına uydurulması zeki bir kimse için güçlük arz etmez.

Meselâ Fransa'daki saat hakikî mahallî saatten bir saat ilerdedir. Saat 12'yi çalarken hakikî mahallî saat 11'dir. Oruç bakımından imsak ve iftarda olduğu gibi günlük namazlarda da bu olgunun dikkate alınması gerekir.

c) Dünyanın yuvarlaklığı dolayısıyla günün başlaması lâzım gelen yerde keyfî bir çizgi çizilmiştir.   Bu varsayılan tarih çizgisi Asya ile Amerika arasından geçiyor; siyasî düşünceler bazı noktalarda bu çizgiyi başka tarafa meylettirmiştir.   Japonya,  Avustralya,   Endonezya’dan Amerika’ya veya Amerika'dan aksi istikamete vapurla,  uçakla seyahat eden Müslümanlar için bu çizginin ehemmiyeti vardır. Amerika'ya giderken bu hayalî çizgiyi geçer geçmez 24 saatlik bir fark meydana gelecektir: Cumartesi, cuma olur ve diğer cumartesi alışılmış seyrini takip ederek gelir. Amerika’dan Asya'ya gelirken aynı bakış noktasından bü­tün bir gün ilâve edilmek lâzım gelir ve cuma, cumartesi olur. Eğer bir kimse öğleden evvel karaya inecek olsa terk edilen memleketin değil, varılan memleketin vaktine göre cuma namazının kılınması icap eder.

d) Gittikçe hızı artan hava seyahatleri karar verilmesi asla mümkün olmayacak meseleler ortaya çıkarmaktadır. Şimdi diyelim ki güneşin doğmasından biraz sonra hareket edip, yolda giderken güneşin şarkta battı­ğını görerek bir müddet sonra güneşin henüz doğmadığı bir memlekete ulaşmak mümkündür yahut hareket eğer güneşin batmasından sonra olacak olursa yolda giderken güneşin batı’dan doğduğunu görmek mümkündür.  (Kim bilir acaba bu Aleyhissalâtü vesselam Efendimizin ihtiyar dünyanın sonuna alâmet olarak verdiği haberin bir işareti değil midir?). Bunun aksine bir memleket saat 6 da terk edilir ve yalnız üç saat sonra varılan yerde mahallî saat 9 olacağına 12 olabilir. Aklıselim bu gibi hallerde güneşin hareketini değil terk edilen memleketin saatine uyulmasını icap ettirir. Böyle süratli seyahatlerde güneşin hiç batmadığına ve yahut günde müteaddit defalar battığına şahit olmak mümkündür.

e) Hava yollarıyla yapılan süratli seyahatten doğan birçok problem arasında orucun iftarının zamanı meselesi vardır. Meselâ biri ilkbaharda saat 4'te sahur yapmış ve diyelim ki saat 6'da Tokyo'dan Taşkent yolu ile Tunus'a hareket etmiştir. Saatte 900 km. sür'atle 8 saat uçtuktan sonra uçak alana inince mahallî saat öğleden sonra 2 olmayacak, bilakis sabah 6 olacaktır ve güneş de henüz doğmuş bulunacaktır. Bu böyle oluyor, çünkü bu iki  (kalkış ve iniş) yerdeki güneşin doğması arasında 8 saatlik bir fark vardır. Ve uçak güneşin yörüngesiyle aynı istikamette ve güneşle aynı hızda hareket etmiştir. Bu duruma göre, eğer yolcular akşam 6'ya kadar Tunus'ta bekleyecek olursa 14 saat değil, 22 saat oruç tutmuş olacaklardır. Keza eğer Tunus'tan Tokyo'ya seyahat edilirse o zaman normalden iki misli daha süratle geçecektir ve 6 saatlik bir uçuştan sonra kol saati öğle 12'yi gösterirken güneş Taşkent'in doğusunda bir yerde batacak ve iki saat sonra da uçak Tunus'taki zaman ölçüsüyle öğleden sonra saat 2'de Tokyo'ya inince vakit Japonya'da gece saat 10 olacaktır. Aynı hadise zaman farkından başka mevsimlerin dahi değişmesi bahis mevzu olan kuzey yarım küreden güneye ve güneyden kuzeye yapılan uçak seyahatlerinde da ortaya çıkar. Aralık ayı Norveç ve Kanada'da çok soğuk bir aydır; hâlbuki aynı anda Şili ve Cope Tawn'da çok sıcak var. İcma derki böyle hava seyahatinde gerek oruç ve gerekse namaz için üzerinden aşılan memleketlerin durmadan değişen mahallî saatlerine göre değil de seyahatin başlangıç yeri zamanına göre hareket edilmelidir.

f) Eğer bir insan aya inerse yeryüzünün kâbesinin onun namazı için kıble olması imkânsız olur. Belki orada dünyaya bakan kısmında ve bize de gözüken bir ay kâbe’sinin inşası gerekecektir.

g) Keza eğer bir sputnik içinde dünyanın çevresinde seyahat edilecek olursa normal olarak bir çevre uçuşu 90 dakika olacaktır. Güneş görünüşü kuzeyden güneye, güneyden kuzeye, doğudan batıya ve batıdan doğuya uçuşuna göre değişecektir. Güneşin doğup batması her 24 saatte bir değilse her bir buçuk saatte bir defa olacaktır. Biz dünyalı seyyahla için yapma peyklerinki değilse dünya güneşin doğup batmasına dayalı dünya saati tatbik edilmeli.

Prof. Dr. Muhammed Hamidullah



 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Kutuplarda Namaz hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Kutuplarda Namaz siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2020 ilgiliFORUM.com