Mısır'da yaşanan olayların metafizik yönü

 
Bu konu ile benzer olabilecek diğer forum sayfaları
 
 
 
 
MISIR'DA YAŞANAN OLAYLARIN METAFİZİK YÖNÜ

Gülgün Göktan

Mısır'la ilgili her gün yeni gelişmeler yaşanıyor. Yeni planların, yeni oyunların yeni felaketlerin kapıları açılıyor. Hepimiz dikkatle bu gelişmeleri izliyor, değerlendiriyor ve yorumluyoruz. Ve bir Müslüman olarak, vicdanımız ve Hamiyet-i İslamiye duygularımız gereği, bu sorunların çözüme kavuşmasını can-ı gönülden istiyoruz. Ve çözüme ait sırların da yalnızca Kuran'da olduğuna inanıyoruz.

Ve işte Kuran'da bize bildirilen birinci sır; dünyada her şeyin belirli sebeplere bağlı olarak yaratıldığı. Ve ancak bu sebeplerle hareket edildiğinde sonuçlara ulaşılacağı. Bu dünyanın bir kanunu, Allah'ın bir Adetullahı. Öyleyse öncesinde neler olmasaydı, bu duruma gelinmezdi; ya da neler yapılmış olsaydı bu durum engellenebilirdi, bu önemle değerlendirilmesi gereken bir konu.


MISIR'DA NELER OLMASAYDI, BU GÜNLER YAŞANMAZDI?

1- Evet, eğer Mısır'da bağnazlığın nasıl büyük bir tehlike olduğu daha önce fark edilmiş; Müslüman kardeşler ve Muhammed Mursi bu tehlikeye karşı tedbir almış; halkın bu konuya ne kadar tepkili olduğunu görüp buna kulak vermiş olsalardı, belki bu noktaya gelinmezdi.

2- Mursi ve Müslüman Kardeşler, Mısır halkını, her kesimden her fikirden her inançtan insanlarıyla daha iyi kucaklayabilmiş olsalardı, belki bu sıkıntılar yaşanmazdı.

3- İhvan, sadece Müslüman Kardeşleri destekleyenlerin, tesettürlü bayanların partisi değil, Kuran hükümlerine uymadan yaşayan ya da açık giyinen, dekolte giyinen bayanların, dindar olmayan gençliğin, özgürlük arayışındaki insanların, Selefiler'in ya da Hristiyanlar'ın da sesi olduğunu daha iyi hissettirebilseydi, evet belki bu olaylar yaşanmayacak, tansiyon bu kadar yükselmeyecek, insanlar sokaklara dökülecek kadar hırslanmayacaktı.

4- İhvan ve Mursi, “Mutlu bir toplumda halk ayaklanmaz” gerçeğini bilerek hareket etse, önceliği Mısır halkının sosyal açıdan da mutlu olmasına verselerdi, belki muhaliflerinde bile bir hoşgörü filizlenecek ve Mursi yönetimine karşı daha ılımlı bir yaklaşım olacaktı. Bir senede her şeyi düzeltemeyeceklerini düşünerek, belki biraz daha süre tanımak için sabırlı olabileceklerdi.

5- Mursi hükümeti, insanlara güzellik sunmaya; güzel ve temiz şehirlerin, mekanların, sokakların oluşmasına, temiz, güzel, kaliteli, bakımlı, modern, iç açıcı, aydın insanlar yetiştirilmesine önem vermiş olsaydı, evet insanlar bu güzelliklerden mutlu olacak ve içlerinde ayaklanacak, saldırganlaşacak, öfkeye, kin ve nefrete, kavgaya yönelecek güç bulamayacaklardı.

6- Ve yine eğer İhvan ve Mursi, Kuran ahlakının özündeki en önemli konulardan biri olan ‘sevgi'ye gereken önemi vermiş olsalardı, insanlar onlardan sürekli sevgi dolu sözler duysalar, sevgi dolu yüzler görseler, hoşgörü, şefkat ve merhamet dolu bir yaklaşımla karşılaşsalardı, farklı fikirler arasında dostluğu pekiştirselerdi, toplumda böylesine bir ayrılık, böylesine bir gerilim oluşmayacaktı. Sevgi, sevgi ile, hoşgörü, hoşgörü ile, şefkate şefkat ile karşılık bulacak; nefret, kin, taşkınlık, saldırganlık, azgınlık yerine sabır, anlayış, merhamet hakim olacaktı.

7- Ve eğer Mursi hükümeti ve Müslüman Kardeşler insanlara özgürlük vermenin, demokrasiyi çok daha iyi vurgulamanın, başta Kuran ahlakının çok önemli bir gereği ve toplumların en büyük ihtiyaçlarından biri olduğunu daha iyi görebilmiş olsaydı, yine bugün şahit olduklarımızın hiçbiri belki de yaşanmayacaktı. Özgürlükleri kısıtlanan ya da sürekli bu korkuyla yaşayan insanların, “Denize düşen yılana sarılır” gibi çok daha hatalı bir mantığa saplanabileceklerini düşünebilselerdi, elbette buna karşı tedbirler alınacak ve insanlar bugün kardeş kanı dökecek kadar zalimleşmeyeceklerdi.

8- Mursi muhalifleri de, “Mursi gitsin de, sonra ne olursa olsun” gibi tarihi bir yanılgıyla hareket etmeselerdi, demokratik çözümlerle seslerini duyurmaya çalışsalardı ve ülkelerini bu kadar kolay harcamasalardı, elbette yine bugünkü tablo ortaya çıkmayabilirdi.

9- 30 yıllık diktatörlüğün ardından, ülkelerinin demokrasi yolunda attığı adımların kolay olmayacağını, elbette ki eksik, kusurlu hatalı yönler olabileceğini, buna karşı çözümün millet olarak birlik olarak çalışmak olduğunu göz ardı etmeselerdi, bugün orada ağlayan anneler, şehitler, gaziler olmayabilirdi.

9- Aynı şekilde Mısır Ordusu da, darbeci zihniyetin ülkeye getireceği zararı biraz olsun düşünse, ülkesini böyle bir kargaşaya, kan gölüne sürüklemekten biraz olsun çekinseydi, elbette ülke yine bugün içerisine düştüğü bu durumda olmayacaktı.

10- Ve en önemlisi de, Mısır'daki Müslüman halk, Kuran'ın en önemli farzlarından biri olan Allah'ın ‘birlik olma' emrini yerine getirseydi,

11- “Müminler ancak kardeştirler…” (Hucurat Suresi, 10) ayetinin hükmünü unutmasalardı,

12- "... Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur." (Enfal Suresi, 73) ayetindeki, Allah'ın Adetullah'ını göz ardı etmeselerdi, kendi ülkelerini, kendi elleriyle bugün bu duruma getirmeyeceklerdi.

13- Ve tabi ki bir de Dış Güçler, olaya hemen menfaat elde etme gözüyle yaklaşmasalar, çıkar için bir halkın ezilmesine göz yummasalar, kendi çirkin hesapları için darbeye ve insanların katledilmesine destek olup arka çıkmasalar, Mısır'daki muhalifler de böyle bir şeye belki de daha en başından hiç cesaret etmeyeceklerdi.


DOĞRU MU? GERÇEKTEN DE BUNLAR OLMASAYDI, MISIR BU DURUMA GELMEYECEK MİYDİ?

Elbette ki, tüm bu saydıklarımız ancak birer varsayımdan ibaret. Tüm bunlar, eğer tam olarak düşündüğümüz gibi yapılsaydı da, belki yine de sonuçlar hiç değişmeyecekti. Tabi, elbette biz bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Ama bildiğimiz bir şey var. Mısır'da olup biten olaylar, sadece görünenlerden ibaret değil. DÜNYADA YARATILAN HER OLAYDA OLDUĞU GİBİ, MISIR'DA YAŞANANLARIN ARDINDA DA METAFİZİK GERÇEKLER VE SIRLAR GİZLİ.

Evet bu doğru. Buna inanmak ya da inanmamak, bu gerçeği değiştirmez. Çünkü inanmayan da, ne kadar reddetse de, aslında bu gerçeğin tam içinde yaşar. Nedir bu gerçek? DÜNYADA ALLAH'TAN BAŞKA HİÇBİR GÜÇ YOKTUR.


DÜNYADAKİ TÜM EGEMEN GÜÇLER ALLAH'INDIR!

Allah dilemedikçe hiçbir olay olmaz, tek bir toz tanesi, tek bir yaprak dahi yerinden kıpırdayamaz. Allah dilemedikçe hiçbir insan, tek bir adım dahi atamaz, hiçbir söz söyleyemez, hiçbir karar alamaz. Dünyadaki canlı cansız her şey Allah'ın bu kanununa, -isteyerek ya da istemeyerek- de olsa tabidir. Kimse bu kuralın dışına çıkamaz. Allah'ın dilemediği, Allah'ın izin vermediği, Allah'ın emretmediği, hükmetmediği hiçbir şey yapamaz. Bir virüs, bir mikrop, bir insanın hücrelerine Allah emretmeden giremeyeceği gibi; bir insan, bir toplum, bir hükümet de Allah emretmeden, Allah dilemeden, Allah izin vermeden bir girişimde bulunamaz. Kararlar alamaz.

İşte dünyanın tüm süper güçleri, tüm ülkeler, tüm Ordular, tüm liderler, tüm milletler bu kurala kesin olarak tabidirler. Tüm bu Egemen Güçlere sahip olan yalnızca Allah'tır.

Illuminati'ye de hakim olan Allah'tır, Masonluğa hakim olan da Allah'tır. Tapınak Şövalyeleri'ne de hakim olan Allah'tır, Gülhaç Teşkilatı'na da, Derin Dünya Hakimiyeti'ne de hakim olan Allah'tır. Amerikan Derin Devleti'ne, Rus Derin Devleti'ne de hakim olan Allah'tır. Her biri yalnızca Allah'ın kontrolünde hareket eden, Allah'ın gücü karşısında tamamen aciz, gariban, zavallı insanlardan oluşan ‘GÖLGE TOPLULUKLAR'dır.

Ve işte tüm bu -Sözde Dünyayı Yöneten Güçler- sadece ve sadece Allah'ın emriyle hareket ederler. Dolayısıyla Allah izin vermeden, ne darbe kararı alınabilir, ne darbe yapılabilir, ne Başbakan değiştirilebilir, ne yeni hükümet kurulabilir.
VE İŞTE MISIR'DAKİ OLAYLARIN ARDINDA GİZLENEN METAFİZİK GERÇEK DE BUDUR.

Allah dilediği için bölgede karışıklıklar başlamış, Allah dilediği için muhalifler ayaklanma kararı almış, Allah dilediği için Mısır Ordu'su darbe yapmıştır. Darbeyi destekleyen, para yardımı yapan, planlanmasına yardım eden, yol gösteren tüm sözde gizli güçler de yine hep Allah'ın kontrolünde bunları yapmışlardır. Ve Allah yaptığına göre, tüm bu olaylarda elbette derin hikmetler de vardır.


BU METAFİZİK GERÇEĞİ NEDEN ANLATIYORUM?

Mısır'daki olayların ardındaki metafizik bir gerçeğin ne olduğunu bilmek neden önemli? Çünkü bu olayların nasıl meydana geldiğini bilmezseniz, bunları çözüme kavuşturmanın yolunu da bulamazsınız. Eğer tüm bunları ‘Egemen Güçler'in ya da Mursi muhaliflerin planladığına ve gerçekleştirdiğine inanırsanız, daha en başından mağlup olursunuz. Ama eğer tüm bu fikir ayrılıklarını, karışıklıkları yaratanın Allah olduğunu bilirseniz, Allah'tan başka hiçbir gücün konuya etki edemeyeceğini anlarsanız, işte o zaman çözümü de doğru yerde ararsınız ve mutlaka galip gelirsiniz.

ÇÖZÜM NEDİR? ALLAH'IN İSTEDİĞİ AHLAKI YAŞAMAKTIR. En başta ‘KARDEŞ OLDUĞUNUZU HATIRLAMAK' ve 'BİRLİK OLMAK'tır.

Yapılacak olan sadece Kuran'ın yeterliliğine inanmak, bağnaz uygulamalardan arınmak, samimi olmak ve coşkun bir sevgiyle Allah'ı sevmektir. O kadar.


BU GERÇEĞE İNANMAZSANIZ, UNUTMAYIN, SİZ DE BAŞTAN KAYBEDERSİNİZ!

BUNU OKUYUP DA, ‘BU KADAR KOLAY OLSAYDI!' DEYİP DE BU SÖZÜME İNANMAYANLARA HEMEN SÖYLEYEYİM, BÖYLE DÜŞÜNÜRSENİZ, SİZ DE BAŞTAN KAYBEDERSİNİZ, BUNU HİÇ UNUTMAYIN! Allah'ın bu kanunu, buna inanmayanlar için değil, inanıp Allah'a güvenenler içindir!

Ve ‘Evet, her şey bu kadar kolaydır.” Neden çünkü dünya metafiziktir. Allah diler, kışın en ağır fırtınaları arasından yazı yaratır, dilerse en kavurucu sıcakların içinden en dayanılmaz soğukları yaratır. Allah her şeye kadirdir; Tek ve Sonsuz güç sahibidir. Ve vadetmiştir, O'na güvenip dayananları, O'na katıksız olarak inananları mutlaka galip getirir, güzel bir hayat yaşatır ve onlara zorluklar içerisinde kolaylıklar yaratır.


EĞER İNANIRSANIZ, EN İMKANSIZ DEDİĞİNİZ OLAYLARIN BİLE GERÇEK OLDUĞUNU GÖRÜRSÜNÜZ!

Siz buna samimiyetle inandığınızda ve Allah'ın istediği ahlakı yaşadığınızda, Allah Mısır Ordu'suna da, dış güçlere de, muhaliflere de, Müslüman Kardeşlere de ilham eder; hoşgörüyü, barışı huzuru, adaleti, eşitliği, özgürlüğü Mısır'da da, dünyanın her yerinde de hakim eder. Dolayısıyla ister Mursi taraftarı olsun, ister Mursi muhalifi, ister darbe yanlısı, eğer hep birlikte bu önemli gerçeği görür ve samimi imandan yana tavır alırlarsa, Allah onlar üzerindeki sıkıntıları mutlaka giderecek ve onları güvenliğe kavuşturacaktır.

VE TEKRAR SÖYLÜYORUM BU BENİM KENDİ YORUMUM DEĞİLDİR, ALLAH'IN SÖZÜ VE ALLAH'IN KESİN BİR VAADİDİR:

* Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır. (Yunus Suresi, 103)

* “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.” (Nur Suresi, 55)

Buna inanırsanız, sorunlarınız daha en başından çözülmüş demektir.

İnanmazsanız, -ki inanmamakta elbette serbestsiniz-, o zaman Allah'ın sonsuz gücünü takdir edememekle, bu ‘Sonsuz ve Muhteşem Güzellikteki Gücün' sizinle birlikte olmasından da mahrum kalmışsınız demektir.


Gülgün Göktan
http://facebook.com/gulgun.goktan
http://twitter.com/GulgunGoktan

 
 

 
 

 ~ 

Bu konunun linki : 

Yukarıdaki linki arkadaşlarınıza göndermek için kullanabilirsiniz ve bu sayfada; Mısır'da yaşanan olayların metafizik yönü hakkında bilgiler nedir yazıları veya şiirleri gibi sözleri veya resimleri Mısır'da yaşanan olayların metafizik yönü siteleri gibi benzer birçok forum konularını bulabilirsiniz.

 ~ 

Son Forum Mesajları

Kaynak linkimizi belirtmek koşulu ile her türlü bilgiyi kopyalayabilirsiniz. Forum içerisinde yazılan tüm mesajların hukuki sorumlulukları mesajları yazanlara aittir. Üyeler, üyelik sözleşmesi gereği bu kuralı kabul etmiş sayılır. Ziyaretçilerimiz bu forumu kullanmadan önce Forum Kurallarını okumak zorundadırlar. Aksi durumda meydana gelecek bütün olumsuz durumlardan ziyaretçilerin bizzat kendileri sorumludur. Sitemizde telif, kişi haklarına; yasalara aykırı olduğunu düşündüğünüz bir konu görürseniz bize aşağıdaki iletişim adresinden ulaşabilirsiniz.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700, 750, 800, 850, 900, 950, 960

© 2006-2019 ilgiliFORUM.com